


#dmrgd TAVAN. Düzeltmeden sonra 3 seans %20 .
Mustafa
186 posts

@Mistik__
Köşe Yazarları Bilim Eğlence ve Mizah Haber Sinema Politikacılar Mizah Teknoloji Spor Türkiye Siyaseti Siyaset Enteresan



#dmrgd TAVAN. Düzeltmeden sonra 3 seans %20 .


#yıgıt Herkesin yoğun şekilde takip ettiği gibi ben de Yiğit Akü tarafında yaşanan gelişmelerle ilgili 2 kelam etmek isterim. Bugün atılan 2 önemli KAP var. İlki %4,9’luk pay satışı. Dikkat edin %5 değil, tam sınırda. Yani nitelikli yatırımcı statüsüne girmeden yapılmış bir alım. Çünkü %5 ve üzeri olsa, sattığı 1 lotu bile KAP’la bildirme yükümlülüğü doğuyor. 14,7 milyon lot 27,50 TL’den, yaklaşık 405 milyon TL büyüklükle Seyit Alatepe’ye geçiyor. Kendisi Öztepe Plastik’in sahibi. Bu detay önemli. Çünkü plastik sektöründe geniş bir üretim ağı var ve özellikle akü plastikleri ile ekipmanları tarafında faaliyet gösteriyor. Yani bu atılan KAP rastgele bir satış gibi durmuyor; arka planda ticari bir bağ ve olası bir iş birlikteliği ihtimali var. Fiyat 27,50 TL görünüyor ama patronla olan ilişkiyi bilmediğimiz için burada iskonto var mı yok mu net konuşamayız. Bu tamamen taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı. Hemen ardından ikinci KAP geliyor. Behay Holding tarafındaki 14,7 milyon lot tipe dönüşüyor. Yani bu lotlar artık borsada işlem görebilir hale geliyor ve 9 Nisan itibarıyla Seyit Alatepe hangi aracı kurumu kullanıyorsa oraya geçecek. Şimdi dümdüz mantıkla bakalım… Eğer amaç hızlıca malı piyasaya vermek olsaydı, buna gerek yoktu. Dün A1 Capital, İnvestaz ve Yapı Kredi üzerinden 27,45 TL’den alınan lotlar, bugün 25,50 TL civarında zararına satıldı ve hisse tabana kilitlendi. Burada yeni bir mal boşaltımı yok; piyasadan aldıklarını tekrar piyasaya verdiler ve bunu zararına yaptılar. Bu da bana yapılan hareketin sıradan bir satış olmadığını, yatırımcıyı korkutmaya yönelik bilinçli bir hamle olduğunu düşündürüyor. Eğer gerçekten yıkım olsaydı burada çok daha büyük lotların piyasaya verildiğini görmemiz gerekirdi. Benim kafama takılan tek nokta %4,9 meselesi. Eğer bu oran %5 ve üzeri olsaydı, çok daha net “yeni bir ortaklık, yeni bir hikâye” derdim. Ama 4,9’da kalması, bu lotların ileride satılacağı ihtimalini de açık tutuyor. Bunun için ne gerekir? İlgi gerekir, hareket gerekir, kâr yazdıracak bir zemin gerekir. Yani kısacası, bu lotların sağlıklı şekilde el değiştirmesi için tahtada güçlü bir hikâye yazılması gerekir. Ben bu büyüklükte bir lotun, tahtada aksiyon olmadan kolay kolay satılabileceğini düşünmüyorum. Bakalım… zamanı gelince zaten bize gösterecek. Not: Yazdıklarım tamamen kendi düşüncemdir. Kimseye al-sat tavsiyesi değildir. Herkes kendi kararını kendi versin. Alım-satımınızı kendi stratejinize göre yapın. Burayı sadece biz değil, tahtayı yapanlar da okuyor. Piyasada her zaman farklı senaryolar masadadır, tek bir ihtimale bağlı kalmak yanıltabilir. Her ihtimale karşı stopunuzu kendi göze alabileceğiniz zarara göre belirleyin.




#balsu Hissede bir süredir tespit ettiğimiz HALK tarafındaki lot satışları devam ediyor ve tahtadaki baskının ana nedeni de burası gibi görünüyor. Ocak ayından bu yana bakıldığında neredeyse tek baskı kaynağı bu satışlar. Sevindirici tarafı ise şu; yaklaşık 24 milyon lot satılmış durumda ve ellerinde yaklaşık 4,5 milyon lot kaldı. Bu bölüm de tamamlandığında hissede hareketin başlamasını beklerim. Bu süreçte yatırım fonları satıyormuş gibi bir görüntü oluştu fakat detayına bakıldığında satışların büyük kısmının TEFAS’a açık, çok sayıda yatırımcısı olan fonlardan geldiği görülüyor. Bizim için önemli olan kısım Hedef Portföy tarafındaki fonlar çünkü bu fonlar nitelikli yatırımcı statüsünde olduğu için yaptıkları satışları KAP ile bildirmek zorunda. Bu tarafta şu an için dikkat çeken bir çözülme yok, yani fon tarafında bir problem görünmüyor. Hissede şu an kârda olan bir kurum görünmüyor, neredeyse herkes zararda. Bu durum bizim işimize gelmediği gibi onların da işine gelmiyor. Ancak tahtadan uzaklaştırmak istedikleri yatırımcılar varsa bu tarz baskı dönemleri sıkça kullanılır. Umuyorum satılmasını istedikleri lotlar gerçekten HALK tarafında kalan bu miktar ve o bölüm temizlendiğinde tahtanın önü açılır. Teknik tarafta ise son düşüş hariç tutulduğunda fiyatın Fibonacci seviyelerine göre yönlendirildiği görülüyor. Son geri çekilmede ise fiyat İmamoğlu operasyonu sırasında düştüğü seviyede tutunmuş durumda. İlk analizimde de söylediğim gibi Hedef Portföy insanın sabrını tüketebilen yapılardan biri. Çoğu zaman tam vazgeçildiği anda, istediklerini aldıklarında sert hareketler başlatmalarıyla bilinirler.


#zgyo %45 düşüş var ama fonlar mal bırakmıyor… burada dönen asıl hikâye sence ne? ZGYO 16 Ocak’ta 9,77’den işlem görmeye başladı. Halka arz sürecinde kurumsal taraf oldukça iştahlıydı, bireyselin eline çok lot geçmedi. Daha ilk gün tavan bozması da zaten klasik bir “bekle izle” hikâyesi olmayacağını gösterdi. Ama asıl dikkat çeken yer birkaç gün sonraydı. 19 Ocak’ta gelen KAP… Önce %7 pay alımı, ardından saatler içinde gelen düzeltme ile %14’e çıkış. Bu tarz hareketler genelde lafla değil, niyetle olur. Orada birileri “ben buradayım” dedi, duyan duydu. Sonrasında işler daha netleşti. Yatırım fonları devreye girdi ama öyle herkesin bildiği fonlar değil… TEFAS’a kapalı, sayılı yatırımcılı, ne yaptığını bilen yapı. Lotları planlı şekilde topladılar. Dikkat çeken detay ise işlemlerin büyük kısmının Bulls üzerinden geçmesi. Alırken de satarken de aynı kapı kullanıldı, yani süreç kontrol altında ilerledi. Derken hisse zirve yaptı ve ardından %45 geri çekildi. Ama bu düşüş alıştığımız tarzda değildi. Ne panik vardı ne de yoğun satış baskısı… daha çok sessiz bir geri çekilme gibiydi. En tepeden giren ciddi zarar yazdı ama bu süreçte fonların satış tarafında adı sanı yoktu, deyim yerindeyse tek lot satmadan %45’lik bir düşüş gerçekleşti. Sanki bir adım geri çekilip piyasayı kendi haline bırakmış gibiydiler. Bugün geldiğimiz noktada fonların elinde 34,9 milyon lot var. Ortalama maliyetleri 13,15 TL civarında. Yani bu fiyattan %90 civarında kardalar. Şimdi mesele çok basit ama cevabı zor: Bu kâr yeterli mi? Eğer yeterliyse, bir noktada hacim artar, dikkat çeker ve ellerindeki lotları yavaş yavaş piyasaya verirler. Eğer yeterli değilse… zaten onları durduracak bir şey yok, yoluna devam eder. Ama piyasa bazen düz gitmez. Önce düşürür, ucuz algısı oluşturur, sabrı olmayanı eleyip sonra yönünü belli eder. Bu yüzden olup bitene sadece fiyatla bakmak çoğu zaman eksik kalır. Teknik tarafta hisse yeni olduğu için çok sağlıklı bir yapı oluşmuş değil. Bu yüzden ben kendi adıma riski net tutuyorum; stop seviyem 23,26 TL. Şu an izlenmesi gereken yer net: Bulls. Oradan gelecek yüklü işlemler bu hikâyenin gidişatını belirleyecek. Herhangi bir yüklü satışta niyet olumsuza dönebilir. Bu sebeple dikkatle izlemek gerekiyor. Benim şahsi fikrimi soracak olursanız da ; böyle bir yapının bu seviyelerde kalması bana çok olası gelmiyor. Ama bu sadece bir bakış açısı. Herkes kendi riskini kendi yönetmeli Şimdi karar senin…


#ucaym Yapmış olduğumuz analizde, Ak Yatırım’ın 31,45 TL’den 8,4 milyon lot alması, ardından 8 milyon lotu Destek’e virmanlaması ve Destek’in bunun 3 milyonunu zararına satmasının mutlaka bir nedeni olduğunu, bunun da zamanla netleşeceğini söylemiştim. Gelinen noktada o zararına satışın biraz daha anlam kazandığını ve sürecin biraz daha pozitif tarafa evrildiğini görüyoruz. Destek, bu süreçte 2,4 milyon lotu yaklaşık 25 TL maliyetle takasına attı ve takasta 1. sıraya yerleşti. Eğer bu alımların devamı gelirse burada güzel bir hikâye izleriz. Aksi senaryoda ise duruma göre aksiyon alır, en ufak zararla yolumuza devam ederiz. Teknik tarafta da görüntü olumlu. Hissede düşüş trendinin son bulduğunu ve yükseliş trendine geçiş denemesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada en kritik yer, yükselen trend çizgisi. Fiyat tekrar bu çizginin altına sarkarsa stop olmakta fayda var. Yukarı yönlü hareket kalıcı olursa da önünde ciddi bir engel görünmüyor; o zaman da yolu açık der, süreci izlemeye devam ederiz.


#eupwr Paylaşım yaptığımız yerden sonra hisse yaklaşık %15 zararda görünüyor. Bizim çalışmamıza göre 38,80 TL civarında stop olmak gerekiyordu. Eğer o noktada stop olunmadıysa içerideki durumu şöyle özetleyebiliriz. EUPWR herkesin takip ettiği, gözde şirketlerden biri. Atılan KAP’lara göre hareket etse hisse şu an bu fiyatların çarpanlı üzerinde olması gerekirdi ama bizim borsamızda işler böyle yürümüyor. Bu yüzden gelen KAP’ların fiyat tarafında ciddi bir karşılığı görülmüyor. Savaş haberlerinden EUPWR da fazlasıyla nasibini aldı. Zaten hisse oldukça kırılgan; olumsuz bir haber oluşsa hemen düşmeye hazır gibi duruyor. Teknik anlamda bakıldığında kanal içerisinde hareket ediyor görüntüsü var. Bu yüzden teknik tarafın bozulmaması için fiyatın kanal içinde kalması gerekiyor. Takas tarafında ise bizim izini sürdüğümüz ekip hâlâ içeride ve elleri dolu şekilde bekliyor. Yatırım fonlarının elinde 15,2 milyon lot, emeklilik fonlarının elinde ise 12,5 milyon lot bulunuyor. Bazen alıyorlar bazen satıyorlar ama ellerini güçsüzleştirmiyorlar. Tahtacı kimseyi sırtında taşımak istemiyor. Farklı kurumlarla trade atılıyor, alınıp satılıyor ve tahtada negatif bir hava yayılıyor. Şimdilik istediğim hareketlilik başlamadı. Daha bekletir mi, kafasında başka bir plan mı var bunu zaman gösterecek...




#genkm Hissenin %53’ü patronlara ait(fiili dolaşımdan bahsetmiyorum). Çoklu ortaklık yapısı var, o yüzden isimlere girmiyorum ama asıl mesele şu: fiili dolaşım 124 milyon lot ve bunun neredeyse tamamı bireysel yatırımcıya verilmiş. Halka arzın %99,80’i yurt içi bireysele gitmiş. Aynı tabloyu en son #BESTE’de görmüştük. 6 Mart’ta 11 TL’den işlem görmeye başladı. Halka arzı Deniz Yatırım yaptı. Kurumsal yok, yabancı yok… neredeyse tamamen bireysel bir dağılım. Şimdi durup bir düşünelim: 124 milyon lot yaklaşık 1 milyona yakın yatırımcıya dağılmış ve toplam büyüklük 1,37 milyar TL. (Paranın büyüklüğüne bakar mısınız ! Ülkemizin %95 'i 3 ömür yaşasa bu parayı bir arada görme imkanı var mıdır ?) Yaklaşık 1 milyona yayılmış 124 milyon lot ...bu kadar dağınık yapı… O zaman operasyonu kim yapacak? Genel manada 5 tavan serisi, ardından 6. gün taban. ve tepeden yaklaşık %30 geri çekilme ve taban arayışı… 06–12 Mart arasında tavan serisinde Deniz ve Tacirler ön planda. Toplamda 3,9 milyon lotu 16,60 TL maliyetle (yaklaşık 65 milyon TL) alıp yatırım fonlarına gönderiyorlar. Hemen arkasından 13 Mart’ta yine aynı ekip 3,6 milyon lotu kârsız şekilde boşaltıyor ve o gün hisse taban yapıyor. Bu hamle çok net: yatırımcıyı korkutup dökmeye yönelik bilinçli bir hareket. Nitekim bu sert satış sonrası süreç yataya bağlanana kadar yaklaşık 6 milyon lot yatırımcı tarafından satılıyor. Aynı oyunu bu sefer ilerleyen tarihlerde Bank of tarafında görüyoruz. Alımla hisseyi tavana taşıyorlar, ardından yine tavana giderken bir anda yön değiştirip ellerindeki lotları kâr etmeden piyasaya veriyorlar. Panikleyen yatırımcı yine satışa geçiyor. Bu şekilde toplamda yaklaşık 20 milyon lot yatırımcıdan alınmış oluyor. Ve sahneye tekrar tanıdık bir oyuncu çıkıyor… 03 Nisan Cuma günü hisse yine tavan yaparken Deniz tek başına 7,2 milyon lotu 14,48 TL maliyetle yaklaşık 105 milyon TL’lik alım yapıyor. Tahta için devasa bir lot olmayabilir ama tek günde alınması sebebiyle çok kritik bir hamle. Şimdi asıl soru şu: Deniz bu lotlarla ne yapacak? Henüz 2 gün geçmeden bu lotların nereye aktarılacağını göremiyoruz. Daha önce yaptığı gibi fonlara mı verecek, yoksa kendi takasında mı tutacak? Açıkçası bu bizim için ikinci planda… çünkü burada asıl mesele Deniz değil, onu kullanan oyuncu. İlk senaryoda olduğu gibi tekrar satışa geçip içerideki bireyseli korkutup dökmeye mi çalışacaklar? Yoksa artık “yeter” deyip sazı eline alıp tahtayı yukarı mı sürecekler? Aynı masada oturmadığımız için bunu net şekilde bilmemiz mümkün değil. 124 milyon lotun tamamı bireysele dağılmıştı. Yaklaşık 20 milyon lot bu süreçte el değiştirdi. Bir kısmının oyuncuda olduğunu varsaysak bile hâlâ 70–80 milyon lotun bireyselin elinde olduğunu düşünüyorum. Bu kadar dağınık mal varken çok güçlü ve kesintisiz bir sürüş beklemek bana mantıklı gelmiyor. Siz tahtacı olsanız, mal bu kadar dağılmışken herkesi zengin etmek ister misiniz? Ama şu da var: Bu işin matematiği basit. Buradan 2 tavan yaptırır, ardından 2–3 taban gösterir… o panikle bir bakmışsın milyonlarca lot satılmış , gitmiş. Bireyseli dökmek bu kadar basit… Ne yapacaklarını bilmiyoruz ama bildiğimiz bir şey var: oyuncu sürekli aynı aracı kurumları kullanıyor. Deniz ve Tacirler bu işin merkezinde. Bu yüzden basit ama hayat kurtarabilecek bir tüyo verelim: Eğer işlemlerde Deniz veya Tacirler tarafından güçlü satışlar görürseniz, bu daha önce yaptıkları gibi yatırımcıyı dökmeye yönelik hamledir, anladığınız anda durmanın bir anlamı yok. Ama aynı kurumları güçlü alım tarafında görürseniz, “ben bu işi götüreceğim” mesajı verirler, ses çıkarmadan yanlarına kıvrılıverin. Kararı siz vereceksiniz... Bank of tarafının kâr etmeden satış yapması da aklıma “oyuncu olabilir mi?” sorusunu getiriyor ama tek hareketle hüküm vermek yanıltır. Biraz daha izlemek gerekiyor. Teknik tarafta hisse yeni olduğu için net bir yapı çizmek zor ama genel görüntü taban arayışı ve denge sürecine işaret ediyor. Eğer hiç girmediyseniz acele etmeyin. Bırakın hisse hareketini yapsın, istemediği yüklerinden kendini arındırsın, kendini güzelce bir sürüme hazırlasın. Ama yok ben direk dalacağım diyorsan da dikkat etmeniz gerekenleri zaten yazdık. Bundan sonrası sizin hikayeniz… Nasıl yazacağınızı siz belirleyeceksiniz.



#yıgıt Yiğit Akü bugün akşama doğru tavana kitledi ve dün analizimde bahsettiğim haber de KAP olarak geldi. Yaklaşık 500 milyon TL’lik iş anlaşması açıklandı, ardından tavanı bozup günü +5 civarında kapattı. Teknik tarafta 0,38 bandı güçlü bir direnç olarak çalıştı ve fiyat buradan tepki aldı. Sağlam bir hareketten bahsedebilmek için öncelikle 28,38 TL (fib 0,38) seviyesinin hacimli şekilde aşılması gerekiyor. İşin daha dikkat çeken tarafı ise: Bugün A1 Capital 27,48 TL maliyetle 1 milyon lot daha ekledi.Yanına eşlikçi olarak Invest AZ yaklaşık 750 bin lotu takasına atarak sahneye dahil olmuş olabilir. Şimdi asıl soru şu: Dün işaret ettiğimiz haber geldi, alımlar devam ediyor… Sizce aradığımız hikayeyi bulmuş olabilir miyiz?


#meysu Bu hissede gerçekten mal dağıldı mı, yoksa sadece dağıtılmış gibi mi gösteriliyor? Hissenin %74’lük kısmı Güldüoğlu ailesine ait. Güldüoğlu ailesi gıda sektöründe faaliyet gösteriyor ve herkesin bildiği Meysu markasının sahibi. 7,50 TL fiyatla, Alnus Yatırım ve Tera Yatırım aracılığıyla halka arzı gerçekleşti ve zaten hissede bizi en çok çeken nokta bu iki ismin yan yana olması oldu. Fiili dolaşım 175 milyon lot, dağılım tarafında %45 bireysel, %45 kurumsal ve %10 yüksek talepli bir grup var. Bu tarz yapılarda operasyon olacaksa işin kilidi o %10’luk grup ve kurumsal tarafın birlikte hareket etmesidir, bireysel taraf kağıt üzerinde büyük görünse de parçalı olduğu için yön veremez. Halka arz sonrası gelen tavan serisinin ardından yapı bozuluyor ve asıl hikâye burada başlıyor çünkü fonlardan çıkan yüksek miktardaki lotlar tek bir yerden değil birçok aracı kurum üzerinden dağıtılıyor, bir yandan satışlar yapılırken diğer yandan virmanlarla lotlar farklı kurumlara aktarılıyor ve dışarıdan bakınca “piyasa karşılıyor” görüntüsü oluşurken içeride çok daha kontrollü bir dağıtım yapıldığı hissi oluşuyor. Daha ilk aşamada bile onlarca aracı kurumun devrede olması ve lotların bilinçli şekilde parçalanması aslında baştan itibaren planlı bir yapı kurulduğunu gösteriyor. Devamındaki süreçte ise aynı döngü sürekli karşımıza çıkıyor; hisse bir gün sert yükseliyor, ardından aynı sertlikte geri çekiliyor, gün içinde tavan-tabana, tabandan eksiye, oradan nötre kadar giden hareketler görüyoruz ama asıl kritik nokta şu ki roller değişse de sahnedeki oyuncular hep aynı kalıyor ve bu durum artık yatırımcı davranışıyla açıklanamayacak kadar net bir organizasyon izlenimi veriyor. Bu noktada özellikle Bank of tarafı belirleyici hale geliyor; yüklü alımlarla takasta üst sıralara yerleşmesi ve ardından satışa geçtiğinde trendin yönünü aşağı çevirmesi dikkat çekiyor. Bu büyüklükte ve bu kadar zamanlamalı hareketlerin algoritma işi olması bana oldukça zayıf geliyor, aksine bilinçli şekilde oluşturulmuş bir algı yönetimi görüyorum. Çünkü aynı anda “yabancı geldi, lotlar dağıldı” hikâyesi yazılırken perde arkasında aynı yapı farklı aracı kurumlar üzerinden işlemleri döndürmeye devam ediyor. Zaman zaman klasik düzen de devreye giriyor; önce alım varmış gibi bir görüntü oluşturuluyor, ardından satış geliyor ve yatırımcıya “toplanıyor” hissi verilip ters köşe yapılıyor. Bu tarz hareketler özellikle Tera tahtalarında sık gördüğümüz bir yapı ve burada da birebir aynı şekilde işliyor. Tahtada 15’ten fazla aracı kurumun aktif olması da bu oyunu kolaylaştırıyor. Ama detaylı baktığında tablo çok farklı; işlemler büyük ölçüde aynı kurumlar arasında dönüyor ve bu da malın önemli kısmının hâlâ içeride tutulduğu ihtimalini güçlendiriyor. Bu yüzden “mal dağıldı, operasyon bitti” görüntüsüne çok takılmıyorum. Şu an geldiğimiz noktada yeniden bir zemin oluşmuş durumda, ister Bank of üzerinden ister takasta öne çıkan kurumlar üzerinden yeni bir hikâye yazabilirler ama burada asıl mesele şu: eğer piyasaya verdikleri lotları geri toplayabildilerse hareket başlar, toplayamadılarsa aynı sert ve yorucu hareketleri izlemeye devam ederiz. Bu yüzden bu tahtada “kim aldı kim sattı” kısmına fazla takılmadan yapıyı okumak çok daha önemli. Alnus detayı da ayrı bir soru işareti olarak duruyor; “acaba Nusret buraya el atar mı” sorusu ister istemez akla geliyor çünkü eğer böyle bir senaryo olursa bu tahtada çok daha sert ve dengesiz hareketler görmemiz mümkün, kimseyi içeride tutmazlar, iyi mi olur kötü mü orası tamamensize kalmış. Teknik tarafta ise üçgen formasyonun sonuna gelinmiş durumda ve kırılım için çok az bir süre kalmış görünüyor, yukarı yönlü kırılım gelirse yol açılır, aşağı yönlü kırılımda ise trend dışına çıkıldığı anda stop olunması gerektiğini düşünüyorum. 2 Mart sonrası başlayan yükseliş trendi devam ediyor, trend içinde kalındığı sürece sorun yok ama kırılım aşağı gelirse risk alınmamalı. Maliyet konusuna özellikle girmedim çünkü bu tarz tahtalarda görünen maliyetlerin gerçek maliyetleri yansıtmadığını düşünüyorum ancak şunu net söyleyebilirim; her işlemde maliyet yukarı taşınıyor. Benim okuduğum tablo net: bu tahtada “topla–dağınık göster” taktiği çalışıyor, mal içeride ve oyun henüz bitmiş değil. Bakalım bundan sonra ne yapacaklar ...




#yıgıt Son inceleme yaptığımız yerde oyuncularımızın maliyet noktalarını, içeride dönen oyunu ve teknik tarafı detaylı şekilde konuşmuştuk. O günden bugüne güncellememiz gerekirse, güzel birkaç gelişme yaşanmış. Bunların en önemlisi; baskı unsuru olarak duran 6 milyon lotluk Bank of malının yaklaşık 5 milyonunun, çok düşük kârlarla tahtacının kullandığı aracı kurumlar tarafından toplanmış olması. Bu ciddi bir detay. Bir diğer önemli konu teknik taraf. Hissede düşen trend bu sefer hacimli şekilde yukarı kırılmış görünüyor ve yükseliş trendini başlatmak isteyebilirler. Daha önce bu kırılımı iki kez denediler ancak kalıcı olamadı. Bu sefer fark, denemenin hacimli gelmesi. Destek-direnç tarafına baktığımda tahtacının Fibonacci’ye göre hareket ettiğini düşünüyorum; kritik seviyeler de grafikte net şekilde ortada. Cuma günkü yükselişe baktığımda ise A1 Capital öncülüğünü görüyorum. Daha önce tahtada bu kadar belirgin olmayan bir oyuncuydu. Eğer bu hareketin devamını getirirse yeni bir oyuncu ihtimali doğar. Ama bugün alıp yarın satarsa, bunu sadece trade olarak okurum ve tahtayı taşıyacak daha güçlü bir hikâye ya da kurum ararım. Son olarak dikkatimi çeken bir nokta daha var. 2024’teki yaklaşık %100’lük yükselişin arkasındaki hikâye 175 milyon euroluk harp bataryaları sözleşmesiydi. 16 Ocak’ta bu işle ilgili güncelleme geldi ve işin devam ettiği, teslimatların sürdüğü açıkça belirtildi. Eğer tahtada olumlu bir niyet oluşursa, yine benzer etkide bir KAP ihtimalini de masada tutuyorum. Ayrıca çok büyük olmasa da Şubat ayında alınan yaklaşık 200 milyon TL’lik akü ihalesi de cabası. Bakalım bundan sonra ne izleyeceğiz… Gerçek bir hareket mi başlayacak, yoksa yine günlük dalgalarla mı oyalanacağız? Bunun cevabını bize yine onlar verecek.

#lxgyo Herkesin de gördüğü gibi Tera fonu (TLY–T3B) oyundan tamamen çıkmış görünüyor. Bu benim için sevindirici bir gelişme diyebilirim. Zaten fonların çıktığı, 2 gün önce A1 ve Info üzerinden gelen satışlardan belliydi. Bunu da alıntıladığım mesajda açıkça görebilirsiniz. Bugünkü KAP aslında sadece malumun ilanı oldu. Benim için yeni bir bilgi değeri yok. Ben burada olumsuz senaryoyu değil, aksini düşünüyorum. Artık manipüle edebilecekleri bir “fon hikâyesi” kalmadı. Bundan sonra hisse kendi dinamiğini bulacaktır. Önce tabanını oluşturup bir süre yatay sürece girecektir. Bunun örneğini daha önce gördük. Ardından zamanla yukarı yönlü hareketini yapmasını bekliyorum. Tabii bu bir günde olacak bir süreç değil. Zaten ne kadar manipülasyon yapıldığını anlatmaya bile gerek yok. Hisse +5’lerde gezerken, seans kapanmadan bu haberin servis edilmesi… Üzerine ekstra panik yaratılması… Bunlar bana hâlâ içerideki yatırımcıyı dökmek istediklerini gösteriyor. Katılırsınız, katılmazsınız… Herkes kendi kararını verir.




#ucaym Destek 3 milyon lotu %15 zararla sattı. Yaklaşık 100 milyon TL… Peki neden? Bu sorunun cevabını bulabilmek için biraz geriye gitmek gerekiyor. 22 Ocak 2026’da UCAYM borsada 18 TL fiyattan işlem görmeye başladı. İlk günler oldukça hareketli geçti ve hisse 6 gün üst üste tavan yaptı. 7. tavanda yatırımcıya alım fırsatı verdi, ardından toparlayıp yine tavan kapattı. Sonraki gün 8. tavana giderkensert satış geldi ve hisse bir anda tabana oturdu. Sonrasında da tahtada bir süre oyalayan bir süreç başladı. Bu süreçte hisse yaklaşık %35 düşüş yaşadı, ardından yataya bağlayarak fiyatı belli bir seviyede dengelemeye çalıştı. Halka arz eşit dağıtım yöntemiyle yapıldığı için yaklaşık 800 bin yatırımcı pay aldı. Yani içeride oldukça kalabalık bir yatırımcı kitlesi var. Tahtada gördüğümüz bazı sert ve tuhaf hareketlerin nedeni de büyük ihtimalle bu kalabalığı elemek, yatırımcı dökmek olabilir. İlerleyen süreçte bunu daha net göreceğiz. Şirkette yaklaşık 60 milyon lot fiili dolaşım var ve bunun 42 milyon lotu halka arzda yatırımcılar tarafından alındı. Gelelim Destek tarafındaki satışın arkasındaki sürece; Hisse düşüş sürecindeyken Ak Yatırım 31,45 TL maliyetle 8,4 milyon lot topluyor. Bu yaklaşık 210 milyon TL’lik bir pozisyon demek. Ardından bu lotların 8 milyonluk kısmı Destek Yatırım’a virmanlanıyor. Destek tarafına gelen yaklaşık 8 milyon lotun ise 3 milyonunu piyasaya veriyorlar. Üstelik bunu yaklaşık %15 zararına yapıyorlar. Aslında bu hissede yabancı olduğumuz bir durum değil. Halka arzdan beri benzer hareketler görüyoruz. Özellikle Bank of öncülüğünde birçok aracı kurum tarafında kar zarar gözetmeksizin yapılan alım satımlar dikkat çekiyor. Bugün alıyorlar, birkaç gün sonra satıyorlar. Takası sıfıra kadar indirip çıkan Bank of, bir süre sonra yeniden alıma geçiyor. Belli bir noktaya gelince tekrar satış tarafına dönüyor. Tahtada bir süredir bu döngü devam ediyor. Bir diğer önemli gelişme ise halka arzdan gelen yatırım fonları ve emeklilik fonlarının lotlarını bitirip oyundan çıkması oldu. Böylece tahtadaki önemli bir satış baskısı da ortadan kalkmış oldu. Özetle tahtada kar zarar gözetmeksizin yapılan trade hareketleri dikkat çekiyor. Bu hareketler ; *Büyük bir oyunun kurulumu mu *Halka arzdan gelen lotların boşaltılması mı *İçerideki kalabalık yatırımcıyı korkutup kaçırma süreci mi ? bunu söylemek için henüz erken. Hissenin hareketlerinin biraz daha olgunlaşması gerekiyor. Şimdilik bildiğimiz şu: Destek’in elinde yaklaşık 5 milyon lot bulunuyor. Bu lotlar satılacak mı, başka bir yere mi aktarılacak, ya da oyuna yeni oyuncular mı girecek ? Bunu zaman gösterecek ve bende yakından takip ediyor olacağım. Eğer olumlu yada olumsuz bir gelişme olursa buraya yazar güncellemesini yaparız. Hisse yeni olduğu için şimdilik yalandan bir teknik çalışma yapalım. Her itimale karşı stop seviyem 24,16 TL. Tahtada dönen hikâye henüz bitmiş gibi durmuyor. Ben yakından takip ediyorum...


#YIGIT #YİĞİTAKÜ Yiğit Akü 06.06.2024 tarihinde 34,68 TL fiyattan halka arz edildi. Fiili dolaşım yaklaşık 75 milyon lot seviyesinde. Hissenin %67’si Yiğit ailesinin kontrolünde. Şirket, 30.09.2025 tarihli faaliyet raporunda enerji depolama alanına girmeyi planladığını açıkladı. Bu adım, %8 paya sahip Grup Enerji Sistemleri ile olan ortaklıktan da okunabiliyor. Halka arz sonrası hisse tavan bozdu ve yaklaşık %20 geri çekildi. Bu düşüşte Halk 6,2 milyon lotu 34,52 TL maliyetle topladı. Böyle bir düşüşte bu büyüklükte alım yapılması, o noktada bilinçli bir birikim süreci yaşandığını gösterir; çünkü malı değerlendirme niyeti olmadan kimse düşerken malı toplamaz. İşte tam da burada bu hissede olmak gerekir. Ardından gelen %45 yükselişte Halk 8 milyon lotu 32,12 TL maliyetle aldı. Sonrasında %25’lik bir geri çekilme yaşandı. Bu sürecin ardından hisse yaklaşık %80 yükseldi. Yükseliş sırasında Ziraat, Garanti, Vakıf, Ak, Deniz ve İş Yatırım, halka arzdan aldıkları malların bir kısmını yabancı kurumlara sattı. Bank of tarafına 7,2 milyon lot, Deutsche tarafına ise 1,6 milyon lot, her ikisi de 43,60 TL seviyesinden gitti. Sonrasında gelen %20’lik düşüşte yabancı kurumlar aldıkları malları piyasaya verdi. Buna rağmen hisse sert şekilde dağılmadı; yerli kurumlar tahtayı tuttu. Yabancı çıktıktan sonra hisse %40 daha yükseldi. Bu yükselişte Halk 7,7 milyon lotu Garanti ve Yapı Kredi’ye virmanladı, toplamda 15 milyon lot piyasaya satıldı. Bu satışların 4,1 milyon lotunu Deniz Yatırım 54,49 TL seviyesinden aldı. Ardından gelen sert düşüşte bu mallar tekrar piyasaya verildi ve operasyon başarıyla tamamlandı. Bugün gelinen noktada hisse uzun süredir yatay. Bu yatayda Bank of 6 milyon lotu 24,36 TL maliyetle topladı. İş Yatırım 9,1 milyon lotla 42 TL, diğer büyük kurumlar ise yaklaşık 35 TL maliyetle pozisyonda. Hissede şu an aranılan ana oyuncu yok; fakat sevindirici taraf şu ki tahtadaki neredeyse herkes zararda. Bu da şunu gösteriyor; birileri bugün gelmese bile yarın mutlaka gelecektir. Asıl soru ne zaman ? Böyle yapılar genelde zamanla çözülür ve bunu da yine hacim ve rakamlar ele verir. O gün geldiğinde kimin ne yaptığını zaten rakamlar gösterecek. Bizim yapmamız gereken ise tablo netleştiğinde doğru yerde durmak.

#ecogr İlk analizimden sonra hisse yaklaşık %40 yukarıda seyrediyor. 13 Mart’taki paylaşımda Gedik’in aldığı lotların Citi takasına atılması ihtimalinden bahsetmiş, bunun tahtadaki olumlu yapıyı ciddi şekilde güçlendirebileceğini söylemiştik. Dediğimiz gibi de oldu; lotlar Citi takasına geçti ve tahta güzel bir hareket yakaladı. Burada eklemek istediğim bir detay daha var. Sadece Gedik tarafı değil, Info da oyuna dahil oldu. Info’nun topladığı 4 milyon lotun yaklaşık 30 TL maliyetle Citi takasına gitmesi, bu olumlu yapıyı daha da kuvvetlendirdi. Bir diğer önemli konu ise şirketin halka arzdan elde ettiği sermayenin 700 milyon TL’lik kısmıyla ilgili gelen KAP haberi oldu. Haber ilk bakışta “para faize yatırılacak” gibi servis edildi ama işin aslı tam olarak öyle değil. Şirket burada esas kullanım alanının yatırım olduğunu söylüyor; yani fabrika, arsa ve benzeri alanlar. Sadece bu hazırlık süreci tamamlanana kadar paranın boşta beklememesi adına değerlendirilmesi düşünülüyor. Ne zaman yatırıma döneceğine dair ise net bir süre kısıtı yok. Tam bu noktada 24 Mart’taki fiyat hareketi ayrıca dikkat çekiyor. Çok yüksek takipçili bir hesabın haberi “tüm para faize yatırılacak” şeklinde vermesi, aynı gün hissenin tabana gitmesi, bu harekette Bank of’un sattığı 1,2 milyon lotun etkili olması ve ardından 24 Mart sonrası bu 1,2 milyon lotun 900 binini geri toplaması bana oldukça kasıtlı bir silkeleme görüntüsü veriyor. (Bank of burada yabancı değil, kendi oyuncumuzun kullandığı bir yapı) Biz burada gördüğümüz veriyi yorumluyor, tahtada dönen oyunu okuyabildiğimiz kadarıyla ortaya koymaya çalışıyoruz. Ama şunu da unutmamak lazım; bu paylaşımları sadece yatırımcılar değil, tahtayı yöneten taraf da görüyor. Zaman zaman bu okunanlar üzerinden pozisyon alındığını, planların buna göre güncellendiğini düşünüyorum. Bu yüzden yaşanan hareketi de yatırımcıyı dökmeye yönelik planlı bir süreç olarak değerlendiriyorum. Elbette bu benim şahsi yorumumdur. Ayrıca teknik tarafta da dikkat çeken bir flama görüntüsü mevcut. Bu yapıyı nasıl kullanacaklarını, yukarı kırılım mı yoksa tekrar baskı mı geleceğini önümüzdeki hafta daha net göreceğiz. Maliyet tarafını da hatırlatalım: Citi: 24,6 milyon lot – 27,85 TL Bank of: 12,6 milyon lot – 25,50 TL İş: 7,4 milyon lot – 21 TL Benim paylaştığım yerlerden maliyet yaptıysanız, şu an tahtacıya göre daha avantajlı bir noktadasınız. Herkes kendi riskini kendi almalı !

#atatr Aynı aracı kurumlar hem alıcı hem satıcı tarafında sürekli yer değiştiriyorsa, bu gerçekten piyasa mı yoksa kurgulanmış bir akış mı? Ahmet Serdar Körükçü hissenin %65’ine sahip. Fiili dolaşım 280 milyon lot. Halka arz dağılımına baktığımızda %40 bireysel – %40 yerli kurumsal – %10 yüksek talep – %10 yabancı. Buradaki %10 yüksek talep kısmı bence kritik; kağıt üzerinde küçük gibi görünse de aslında birkaç güçlü talebin birleşmesiyle oluşmuş, daha çok grupsal bir yapı izlenimi veriyor. Bireysel taraf %40 gibi ciddi bir oran olsa da bu kitlenin dağınık hareket ettiğini düşünürsek fiyatı tek başına sürükleyecek bir güçten bahsetmek zor. Halka arzdan gelen paranın %80’i, yani yaklaşık 2,59 milyar TL, kiracı oldukları taşınmazların alımında kullanılmış. 19 Şubat’ta 11,20 TL’den Tera Yatırım üzerinden halka arz oldu ve asıl hikâye bundan sonra başlıyor. 24 Şubat öncesine kadar süreç oldukça “kitap gibi” ilerliyor; seri şekilde 3 gapli tavan… Halka arz için güçlü bir başlangıç. Ama 24 Şubat’taki gapli tavana geldiğimizde tablo değişiyor. Tera’nın 21,4 milyon lotu dağıtma şekli öyle bir noktaya geliyor ki, burada doğal bir akıştan çok planlı bir organizasyon hissediyorsunuz. Sabah 09:40’ta herkes aynı anda emir girmiş gibi, tavan hiç bozulmadan lotlar alınıyor. Dağılım o kadar nizami ki, sanki cetvelle çizilmiş gibi… 25 Şubat’ta işin rengi tamamen değişiyor. Tabandan tavana kadar uzanan bir gün ve tam 16 farklı aracı kurum üzerinden dönen işlemler… Maliyetin hiçbir önemi yok, önemli olan akış. Aynı gün ciddi bir şekilde yatırım fonlarına lot geçişi oluyor ve ertesi gün gelen KAP ile Pardus Portföy’ün oyuna dahil olduğunu görüyoruz. O gün alıcı tarafın yaptığı işlem büyüklüğü 1,5 milyar TL’nin üzerinde. Ama burada asıl kritik nokta şu: işlemlerin hangi kurumlar üzerinden döndüğü. Bir gün önce Tera Yatırım’nın sattığı lotları alan aracı kurumlara bakıyorsunuz, ertesi gün tavandan tabana hareket başladığında yine aynı kurumlar sahnede. Yani tablo değişiyor gibi görünse de perde arkasındaki yapı değişmiyor; sadece roller yer değiştiriyor. 26 Şubat sabahı Pardus’un sahneye çıktığını görüyoruz ama aynı gün senaryo tamamen tersine dönüyor. Tavandan tabana sert bir hareket başlıyor. Yine aynı düzen, yine aynı “nizami” dağılım… Fonlar yaklaşık 800 milyon TL’lik malı dağıtıyor, diğer satışlarla birlikte toplam 1 milyar TL’nin üzerinde bir çıkış var. Ve yine karşımızda aynı yapı; aynı aracı kurumlar. İşte tam burada durup sormak gerekiyor; bu büyüklük gerçekten bireysel yatırımcıdan mı geliyor, yoksa bize öyle mi gösteriliyor? Gerçekten bireysel yatırımcının bu seviyede bir gücü var mı? 27 Şubat’ta gelen KAP ile birlikte Pardus Portföy bir gün önce aldığı lotları satıp tamamen çıkıyor. Giriş – dağıtım – çıkış… hepsi çok kısa sürede tamamlanıyor. Ardından zirveden yaklaşık %50’lik sert bir düşüş geliyor. Ve bu süreç boyunca değişmeyen tek şey yine aynı: aynı kurumlar, aynı yapı, sadece farklı günlerde farklı roller. 30 Mart’a geldiğimizde bu kez tekrar Tera Yatırım alımıyla tahta tavana çekiliyor. Döngü devam ediyor ama oyuncular hâlâ aynı. Burada özellikle altını çizmek istediğim nokta şu: Bu tahtada baştan sona dönen olay bana göre dağınık gösterme meselesi. Farklı aracı kurumlar, fon girişleri, çıkışlar… ilk bakışta çok parçalı, çok oyunculu bir yapı varmış gibi duruyor. Ama detayına indiğinizde aynı yapıların sürekli yer değiştirerek işlem yaptığını görüyorsunuz. Yani aslında dağınık değil, dağınık gösteriliyor. Fon girdi, fon çıktı… Pardus geldi, TLY gelecek mi… bunların hepsi bence işin görünen yüzü. Asıl hikâye, bu dağınık görüntüyle yatırımcının algısını yönetmek. Çünkü tahtada öyle dengesiz hareketler yapılıyor ki yatırımcının içeride kalması gerçekten zorlaşıyor. Bazı görüşler olacaktır; “yüksek fiili dolaşımla halka arz edildiler, bu yapılanlar da halka arzdan gelen sermayeyi yemek için” diye yorumlayanlar çıkacaktır. Bu görüş de doğru olabilir. Fakat ben böyle düşünmüyorum. Bu kadar nizami dağılım, bu kadar aracı kurumun karşılıklı işlemi bana rastlantısal gelmedi. %50 düşmüş bir hissede kaç kişi sabredebilir? Kaç kişi “buradan döner” diye girip biraz daha aşağıda panikle satış yapar? Bu hareketlerin büyük kısmı zaten bu psikolojiyi oluşturmak için yeterli. Bu yüzden bu tarz tahtalarda işlem alacaksanız sizi etkilemeyecek bir tutarla girmeniz çok daha sağlıklı olur. Maliyet hesabı burada çok anlamlı değil çünkü halka arzdan gelen lotlar sürekli el değiştirerek 15’in üzerinde aracı kuruma dağılmış durumda ve tablo bilinçli olarak karmaşık tutuluyor. Aksini düşünen çok olacaktır, saygım sonsuz. Buyrun yorumlarda tartışalım. Herkes ölçsün, biçsin, hesabını yapsın, kendine göre yorumlasın; alım ya da satım kararını kendi versin. Bu yazdıklarım, içeride gördüğüm kadarıyla yatırımcı kardeşlerime bir gram dahi olsa fayda sağlasın diyedir, başkada bir maksadım yoktur. Herkes okur, ölçer, tartar ve kararını kendi verir.