

Doğanay KÖSE
1.4K posts

@DoganayKose_MP
Cumhuriyet Sevdalısı.










Memleket Partisi’nde İstanbul İl Başkan adayı olduğumda, söylem ve eylem olarak kaderini CHP ile birlikte görenlerin iradesine karşı tavır aldım. İnce’nin söylemleriyle beyan ettiği üçüncü yol iradesinin, partide yer edinen CHP’lilerce gasp edilmemesi için arkadaşlarımla bu tavrı başlatıp devam ettirdim. Bu sürede alışılagelmiş “her şeye muhalif olan ama iş yapmaya gelince ortada olmayan” modellerden farklı olarak vazifelerimi de fazlasıyla yerine getirdim. CHP’leşmeye karşı tavır alırken Kurucu İl Başkanı’nın kendi belirlediği delegelerle seçim kaybetmesinin ne kadar zor olduğunu gayet tabi biliyordum. Yine de partisinde CHP heveslilerden başka, temsil yeteneği ve maddiyat açısından gayet yeterli kadrolara sahip olduğunu İnce’nin görmesini umdum. Partide tanıdığım kaliteli vatansever isimleri partide tutmak için ekip halinde tavrımı devam ettirmeye çalıştım. Sağlıklı bir parti içi muhalefetin, siyasete yeni girenlerden oluşan bir partiyi bir arada tutmak için ne kadar önemli olduğunun İnce’den daha fazla farkındaydım. Bugün bu düşüncelerimi, bizzat İnce’nin bilerek o ekibi orada tuttuğunu ve kayırdığını anladığım için siyaseten gençlik hataları olarak görüyorum. Fakat siyaset simsarlarıyla mücadele ederken “çarpa çarpa öğrenmiş” olmak, simsarların peşinde haysiyetini yitirmenin yanında hata bile sayılmaz. Biz haysiyetimizi kaybetmeden bu süreci tamamladık ve mecazen ilk kurşunu attığımız bu kavgada haklı çıktık. Yaklaşık iki senedir bugünün geleceğini gördüysek bile her türlü mobbinge rağmen emek vermeye devam ederek bize yakışanı yaptığımızı düşünüyorum. Üzüntülü olsak da Türk milletinin derin duygusunu, yüksek şuurunu ve kadim töresini temsil etmesini umduğumuz partinin kapandığı bugün yas tutup ah-vah etme zamanı değildir. AKP-MHP iktidarı eliyle uçurumun kenarına geldiğimiz bugünlerde bizim gibi gelecek nesilleri düşünenlerin her yerde olduğu gibi siyasette de masada olması gerekiyor. Bugüne kadar omuz omuza mücadele ettiğim haysiyetli arkadaşların siyasetten dolayı çok yıprandığını ve devam etmek konusunda tereddütte olduklarını görüyorum. Milletimiz Cumhuriyet tarihinin en büyük tehlikesiyle karşı karşıyayken, “Siyaset dosta tavsiye edilmez ama düşmana bırakılmayacak kadar önemlidir” sözünü bu arkadaşlara hatırlatmak istiyorum. Eğer bir gün siyasetten soğuyacaksanız o gün bugün değildir. Bugün tabela partisi kurup “en haklı benim” demek sadece konforlu bir kendini avutma yöntemi olacaktır. Bugün sayımızı belli etme ve harekete geçme günüdür. Yukarıdaki sebeplerle, daha önce yapacağımı söylediğim gibi Zafer Partisi’ne üyelik başvurumu yaptım. Cumhuriyet tarihinin en büyük tehlikelerine karşı Türk milletinin sesinin Zafer Partisi vesilesiyle güçlü çıkacağına inanıyorum. Eski partimde tanıdığım veya henüz tanışamadığım, her ilden ve ilçeden makam ve konfor sevdalısı olmayan samimi vatanseverleri mücadeleye iki sene önce kaldığımız yerden devam etmeye çağırıyorum. Aynı heyecan, aynı samimiyetle Zafer Partisi’nde görüşmek üzere.


























