
Talay Bey
11K posts

Talay Bey
@Talay_Bey
Serious matters...ciddi meseleler. Efendiler, iyi biliniz ki; Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. M.K. Atatürk



Bakın bu kadar yalana tahammül edemiyorum! Bunların işi hamaset! Hukuku yorumlamayı dahi bilmiyorlar ! İnanılır gibi değil! Deve kuşu gibiler! Bu konuda video yayınlayacağım!







Lozan ve Adalar Denizi’nde Türkiye’nin Haklarının Yeniden Değerlendirilmesi Türkiye’nin Adalar Denizi’nde 6 mil, Akdeniz ve Karadeniz’de 12 mil esasına dayanan yeni deniz yetki alanları düzenlemesini gündeme getirmesinin ardından, Lozan Antlaşması’nın 6. maddesi ve bu maddenin üç milin ötesindeki bütün ada, adacık ve kayalıkları Yunanistan’a bıraktığı yönündeki tartışmalar yeniden gündeme gelmiştir. Oysa Lozan’ın 6. maddesinde böyle bir hüküm bulunmamaktadır. Maddede yalnızca kıyılarımıza üç milden yakın ada ve adacıkların Türkiye’ye ait olduğu belirtilmektedir. Üç milin ötesindeki bütün ada, adacık ve kayalıkları Yunanistan’a bırakan bir ifade ise kesinlikle yer almamakta ve hangi adaların hangi devlete bırakıldığı Lozan’ın diğer maddelerinde ayrıca düzenlenmiştir. Aslında bugün yaşanan tartışma yalnızca bir Lozan tartışması olmayıp, bu yorumun kabul edilmesi halinde Adalar Denizi’nde kıta sahanlığı belirlenirken Anadolu’nun binlerce kilometrelik kıyıları yerine adalar esas alınacaktır. Bu durumda da Türkiye’nin kıta sahanlığı daralacak, Yunanistan’ın adalardan başlattığı kıta sahanlığı anlayışı sebebiyle deniz yetki alanlarımız önemli ölçüde küçülecektir. Bu durum da elbette yalnızca denizlerdeki egemenlik haklarımızı değil, enerji kaynakları üzerindeki hak ve menfaatlerimizi de doğrudan etkileyecektir. Halbuki iddia edildiği gibi bu mesele Lozan ile 1923 yılında kesin olarak çözülmüş olsaydı, yüzyılı aşkın süredir bu konu neden devam etmektedir? Üstelik bu konu artık yalnızca Türkiye ile Yunanistan arasındaki bir sınır anlaşmazlığı olmayıp Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz; enerji kaynaklarının, deniz ticaret yollarının ve askerî dengelerin kesiştiği stratejik bir coğrafya üstünde güç elde etme mücadelesidir. ABD, İngiltere, Fransa ve Rusya gibi küresel güçlerin bölgeye gösterdiği ilginin temelinde de bu jeopolitik gerçek yatmaktadır. Bu devletler kendi menfaatlerine göre Türkiye veya Yunanistan yanında pozisyon almaktadır. Çoğu zaman bu tercihin Yunanistan’dan yana olması da artık şaşırtıcı değildir. Bu nedenle asıl konu, Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını, kıta sahanlığını, enerji kaynakları üzerindeki tasarruf yetkisini ve Mavi Vatan’daki stratejik konumunu koruma meselesidir. Biz , Lozan Antlaşması’nın hükümlerinin tarihî bağlamı içinde değerlendirilmesi gerektiğine ve ayrıca II. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan gelişmeler ve İtalya’nın hâkimiyetinde bulunan 12 Ada’nın bir oldu bittiyle Yunanistan’a devredilmesi sürecinin de hukuki zeminde tartışmaya açılması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda hiçbir zaaf ve taviz kabul edilemez nitelikte olup tarih Türkiye lehine akmalıdır. Gücümüz buna yeter. #MaviVatan #Lozan #AdalarDenizi #KıtaSahanlığı #Yunanistan #DoğuAkdeniz#AnahtarParti


Kesinlikle evet. İlber Hoca da demişti hatırlarsanız, Fırat ve Dicle havzasına Uygurlar getirilmeli diye. Sayısız faydası olacaktır. Çiftçilikte iyiler, tarım faaliyetlerimiz artar. Demografimize olumlu etkileri olur. Hem de çin zulmünden kurtulmuş olurlar. Kesinlikle gelmeliler.





@AveEuropae 🇬🇷🇪🇺


🔴|#SONDAKİKA CHP’liler Genel Merkez Binasına “Halkın Umudu Kılıçdaroğlu” sloganları ile giriyor!
















