
Fatih Sultan Mehmed Han'ın, 545. doğum yıl dönümünde… 💫✨🇹🇷🌹 Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Konstantiniyye muhakkak fetholunacaktır; onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir” müjdesine nail olan, bir medeniyetin kapısını kapatarak yenisini açan büyük hükümdar ve mütefekkir Fatih Sultan Mehmed’i, vefatının 545. senesinde ilim, irfan ve hikmetiyle yâd ediyoruz. Osmanlı tahtına geçtiğinde henüz 21 yaşında olan bu genç sultan, yalnızca askerî dehasıyla değil, derin entelektüel birikimiyle de tarihin akışını değiştirmiştir. Arapça, Farsça, Latince, Rumca ve İtalyanca gibi dilleri kusursu bir şekilde konuşan, klasik İslâm ilimlerini (tefsir, hadis, fıkıh, kelam) tahsil etmiş, aynı zamanda Batı felsefesi ve bilimini de yakından takip etmiş bir münevverdi. İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’yı camiye çevirirken bir yandan da burayı ilim merkezi haline getirmiş, kendi adıyla anılan Fatih Külliyesi’nde medreseler kurarak dönemin önde gelen âlimlerini bir araya toplamıştı. Fatih, Molla Hüsrev, Molla Gürani, Akşemseddin gibi âlimlerle münazaralar yapan, astronomi, matematik ve coğrafyaya meraklı, hatta kendi döneminde Batı’da basılan ilk kitapları sarayına getirten bir hükümdardı. Kendisi de şiir yazan, resim ve mimariye ilgi duyan, hümanist bir ruha sahip entelektüel bir liderdi. Onun nezdinde ilim ile devlet, kılıç ile kalem bir bütündü; fetihleri sadece toprak kazanımı değil, aynı zamanda ilim ve kültür coğrafyasının genişlemesiydi. Bir çağı kapatan ve yeni bir çağ açan bu büyük şahsiyet, bugün de medeniyet tasavvurumuzun en parlak simgelerinden biri olarak durmaktadır. Ruhuna Fâtiha, mekânı cennet olsun. Rahmet, hürmet ve minnetle…























