Binali Yıkmış

2K posts

Binali Yıkmış

Binali Yıkmış

@byikmis

T. C Ziraat Bankası 'dan Emekli Şube Müd.

Yakutiye, Erzurum Katılım Ağustos 2011
4K Takip Edilen518 Takipçiler
Binali Yıkmış retweetledi
Türk Dünyası Kültürü
Türk Dünyası Kültürü@Turkicultures·
Toroslar’ın sarp kayalıklarından süzülüp gelen, Türklük gururunu ve vatan sevdasını küçücük yüreğine sığdırmış asil bir Yörük evladı. “Yörüğüm, Türküm, Atatürkçüyüm; sonuna kadar.”
Türkçe
9
138
948
6K
Binali Yıkmış retweetledi
Aykırı Yazar
Aykırı Yazar@vL92QaX7mPk·
“Sen her camiye benim kesemden neden imam atayasın? Din vergisi alın! Camiyi vatandaş yaşatsın! Camilerde cuma dışında namaz kılan yok. 30 binlik camiye 50 kişi gitmiyor. Sabah namazında bir Allah’ın kulu yok.(..)” “Din vergisi alınsın” diyenler için bu twit beğen butonudur.
Türkçe
77
479
3.8K
76.4K
Binali Yıkmış retweetledi
Nergis
Nergis@Nergiz25Kara·
Benim sadık yarim kara topraktır.
Türkçe
8
31
193
3.9K
Binali Yıkmış retweetledi
Khristos
Khristos@_molla_khristos·
“Anadolu insanının samimiyeti, saygısı, hoşgörüsü ve misafirperverliği dünyaya bedel… O sıcaklığı başka yerde bulmak gerçekten zor. ❤️”
Türkçe
9
26
217
6.9K
Binali Yıkmış retweetledi
Deniz 🇹🇷🇹🇷ATAkızı💙🐾
"Asansör arızalandı, öğretmeni öğrencisini sırtında taşıdı... Sınıf arkadaşları ise tekerlekli sandalyeyi birlikte indirdi. İşte vicdan, işte eğitim..." Çok duygulandım ama 🥹🥺🤍
Türkçe
42
94
657
9.1K
Binali Yıkmış retweetledi
Ugur Մինաս
Ugur Մինաս@Uguralbert·
Saygılı konuşmasını bilen ve hakiki sanatçıların olduğu zamandan şimdi ne dediği belli olmayan ama hav hav diyenlerin sanatçı olduğu günlere geldik. Ben Buna tamamen çürümüşlük derim. Siz ne dersiniz?
Türkçe
13
13
153
2.5K
Binali Yıkmış retweetledi
nerde o eski şarkılar
nerde o eski şarkılar@eskisarkiIar·
Âşık olmayan biri bile bu şarkıyı dinlerken kendini âşık olmuş gibi hisseder…
Türkçe
23
317
3.9K
211.4K
Binali Yıkmış retweetledi
nerde o eski şarkılar
nerde o eski şarkılar@eskisarkiIar·
Bu eseri senden daha duygulu söyleyenini görmedim…
Türkçe
13
129
1.5K
60K
Binali Yıkmış retweetledi
Gabriele Corno
Gabriele Corno@Gabriele_Corno·
CCTV Footage Shows Cat Secretly Saving Baby From Falling Off Sofa
English
44
256
2.1K
148.3K
Av. Ali Erdem GÜNDOĞAN
Av. Ali Erdem GÜNDOĞAN@av_gundogan·
SEYYANEM ZAM DAVASI HAKKINDA ZORUNLU BİLGİLENDİRME; 1. 2023 yılında hükümet tarafından görevdeki memurlara 8.077,00 TL seyyanen zam verilmişti, aynı yasal mevzuata tabii olan memur emeklisine ise bu zammın verilmemesi için seyyanen zamdan damga vergisi hariç hiçbir kesinti yapılmaz şeklinde madde kanuna eklenerek Anayasa’ya ve hukuka aykırı bir şekilde memur emeklisinin seyyanen zam alması engellendi. Bu seyyanen zam her 6 ayda bir kat sayı artışı nedeniyle bugün için 23.000,00 TL civarındadır. 2. Seyyanen zamla ilgili üstat Yargıtay 7. Ceza Dairesi onursal üyesi Seyfettin ÇİLESİZ adına Anayasa Mahkemesi’nde karar bekleyen iki bireysel başvuru bulunmaktadır. 3. Bazı sosyal medya mecralarında seyyanen zam davasının reddedildiği ya da seyyanen zammın alınma umudunun bittiği şeklinde gerçekle ilgisi olmayan paylaşımlar yapılmaktadır. Bunların doğru olmadığına dair açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur. 4. Seyyanen Zam davası kanunla düzenlendiğinden dolayı ve kanun maddesini İdare Mahkemeleri iptal edemediğinden dolayı seyyanen zam davasını düzenleyen kanun maddesinin öncelikle Anayasa Mahkemesi tarafından iptali gerekmektedir. İptali için de Ankara 9. İdare Mahkemesinde seyyanen zammı düzenleyen kanun maddesinin memur emeklisine zammın verilmemesi için eksik düzenleme olduğu bunun da Anayasanın hukuk devleti, eşitlik, Anayasanın bağlayıcılığı, sosyal devlet- sosyal güvenlik, mülkiyet hakkına, ayrımcılık yasağı hak ve ilkelerine açıkça aykırı olmasından dolayı Ankara 9. İdare Mahkemesinden kanun maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvuru yapılması istenmiş idare mahkemesi ise seyyanen zammın memura verilip memur emeklisine verilmemesinin hukuka aykırı olmadığı şeklinde Anayasa’ya aykırı bir gerekçe ile Anayasa Mahkemesine başvuruyu reddetmiştir. İdare Mahkemesinin hukuka aykırı bu kararı tarafımızca istinaf edilmiş aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’ne doğrudan bireysel başvuruda da bulunulmuştur. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruyu incelemek için dosyayı gündemine almış ancak henüz bir karar vermemiştir. İstinaf incelemesini yapan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi ise istinaf incelemesinde başkan emeklilerin lehinde görüş bildirerek seyyanen zammın memur emeklisine verilmemesinin Anayasanın eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerinin ihlal edildiğine dair kanaat getirmiş, iki üye hakim ise Anayasaya başvuruyu kabul etmediklerinden istinaf başvurusu kabul edilmemiştir. 5. İstinaf mahkemesinin başvuruyu kabul etmemesi üzerine ikinci defa üstat Seyfettin ÇİLESİZ adına Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yapılarak memur emeklisinin hakkı olan seyyanen zammın verilmesi için bir an önce Anaysa Mahkemesinin bu haksız ve Anayasaya aykırı kanun maddesinin iptal edilmesi talep edilmiş ayrıca yeni yapılan başvuru ile daha önceden yapılan başvurunun birleştirilmesi istenmiştir. 6. Her iki başvuru da Anayasa Mahkemesinin gündeminde olup bir an önce Anayasa Mahkemesinin seyyanen zam davasıyla ilgili başvuruları inceleyip karara bağlaması için tüm emeklilerimizi çok yakın bir tarihte Anayasa Mahkemesine kendi durumlarını da belirten, kendisinin memur emeklisi olduğu kanun maddesinin iptal edilmesi halinde kendisinin bu haktan yararlanacağı dolayısıyla menfaatinin olduğu, seyyanen zammın emekliye verilmemesi nedeniyle her ay eksik ödeme aldığını almış olduğu emekli maaşı ile geçinemediği dengeli beslenemediği dolayısıyla sağlık sorunlarının olduğu vs gerekçelerle bir an önce dosyaların incelenerek karara bağlanmasını talep etmeleri gerekmektedir. 7. Anayasa Mahkemesine verilecek dilekçe örneği ile dilekçelerin nereye verileceği hakkında ayrıntılı açıklama ile dilekçe örneklerini paylaşacağız. Emeklilerimiz lütfen bizi takip etsin, emeklilerimizin Anayasa Mahkemesine verecekleri dilekçeler karşısında Anayasa Mahkemesinin kayıtsız kalamayacağını bir an önce dosyaları görüşüp karara bağlayacağı dolayısıyla bu haksızlığın da sona ereceği emekli memurun da hak ettiği zammı alması için gereken tüm hukuki çalışmaları sonuna kadar yapacağımızı emeklilerimize saygıyla duyururuz. Seyfettin ÇİLESİZ vekili Av. Ali Erdem GÜNDOĞAN
Av. Ali Erdem GÜNDOĞAN tweet media
Türkçe
188
715
2.2K
37.5K
Binali Yıkmış retweetledi
Felsefe Parrhesia
Felsefe Parrhesia@Fparrhesia·
Bizde çok ciddi bir sosyal dönüşüm var…
Türkçe
135
3K
17.8K
584.2K
Binali Yıkmış retweetledi
Spor & Motivasyon
Spor & Motivasyon@sporrmotivasyon·
Bel fıtığı egzersiz programı.
Türkçe
1
118
610
109.1K
Binali Yıkmış retweetledi
Aykırı Yazar
Aykırı Yazar@vL92QaX7mPk·
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz; EĞER; TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar... BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar... FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar... KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar... TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar... JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar... ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar... PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu... EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar... Ama hiçbir şey okumazsan sana ne söylenirse ona inanırsın. Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın, başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın, seni herkes kandırır. Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile... 12 adaları 1912’de verdik..... Nerde mi? Lozan şehrinin Ouchy semtinde. Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!! Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı... Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor. Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak. Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek. Fakat şartlara uyum sağlanmıyor. Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor. Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok. Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz. Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir. Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir. Bu adam kim mi? Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır. 12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır. Şimdi asıl olaya gelelim... Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir. İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve 12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar. Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler. Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir. Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır. Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir... Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir... Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Aykırı Yazar tweet media
Türkçe
312
3.2K
10.6K
786.3K
Binali Yıkmış retweetledi
HastalıkNedir
HastalıkNedir@Hastalikogrenn·
Karanfil Sadece Bir Baharat Değildir - Doğru Karıştırıldığında İyileştirici Bir Silahtır.
Türkçe
9
748
3K
266.3K
Binali Yıkmış retweetledi
GENCO
GENCO@genco_19233·
Birazda gülelim 😆 Çok güzel yapmış Erzurum şivesini ! Tamda böyle çünkü Erzurum’da okudum ben 🤣🤦‍♂️
Türkçe
73
71
1.3K
506.8K
Binali Yıkmış retweetledi
GENCO
GENCO@genco_19233·
80 kez izlesem yine izleyeceğim bir video ! Muhteşem bir konuşma ya ! "Peygamberler bile değiştirilmiş, bir tane adamı değiştiremiyoruz."
Türkçe
106
501
3.9K
77.6K
Binali Yıkmış retweetledi
Fatih Eryılmaz
Fatih Eryılmaz@fatiheryilmaz0·
LÜTFEN OKUYUN VE PAYLAŞIN… Rahmetli Durmuş Hocaoğlu hocamızın, her Türkün, her sabah dikkatlice okuması ve güne öyle başlaması gereken yazısı… EY TÜRKLER Vatanınıza ve devletinize sahip çıkınız! Çünkü, Ey Türkler; vatanınız ve devletiniz elinizden çıkma çizgisinde; ağır-ağır, usul-usul, yavaş-yavaş, ceste-ceste! Ey Türkler! Vatanınızı ve devletinizi, bir yandan AB üyeliği safsatacılığı ile ülkenizin hakimiyetini devretmek suretiyle, bir milletler-üstü oluşumun sıradan ve parçalanmış bir eyaleti olarak ve diğer yandan da çoğu da sanal olarak icad edilmiş alt-kimlikler yoluyla içten parçalanarak kaybetmek üzeresiniz. Ey Türkler! Ben vicdanım; vazifem ve vazifem olduğu kadar da tek imkanım, ikaz ve ihtar etmektir; bunun için de durmadan, bıkıp usanmadan sizin vicdanlarınız üzerinizde baskı yapmak mecburiyetindeyim ve bu vazife bilinciyle haykırıyorum: Ey Türkler! Sizler ki, Asya'nın çocuklarısınız; Asya'nın, yani bütün büyük dinlerin ana rahmi, hikmetin kaynağı ve ahlakın menba'ı, Güneş'in doğduğu bu azametli kıt'anın en muhteşem çocukları! Sizler ki Asya'dan kopup Küçük-Asya'ya geldiniz, burada bütün tarihin tanıdığı en muhteşem imparatorluğu kurdunuz ve burada kendi tarihinizin de zirvesine çıktınız; geniş ve kudretli kanatlarınızın altında dinleri, dilleri, ırkları, renkleri sulh ile idare ettiniz, sonra küçüldünüz ve tekrar Küçük-Asya'nıza ric'at ettiniz; Edirne ile Ardahan arasına, bu gayri tabii hudutlara sıkıştınız. Ey Türkler! Ya İkinci Endülüs, ya da İkinci Ergenekon olma çizgisindesiniz. Ey Türkler! Anadolu, Küçük-Asya, dikkatli olmazsanız sizi boğacak bir tuzağa, İkinci Endülüs'e dönüşmek üzeredir. Çünkü Ey Türkler, millletlerin yükseldiği yerden düştüğünü unutmayınız! Sizler ki Asya'nın bağrından kopup gelerek tarihinizin zirvesine burada çıktınız, amma, burada düşmek üzeresiniz; burada "efendi" oldunuz, amma, burada "kul" olmak üzeresiniz. Ey Türkler! Tarih'te bir kazananlar vardır ve bir de kaybedenler ve dahi, Tarih, kaybedenleri değil kazananları baş tacı yapar. İmdi Sizler, kaybedenleri oynuyorsunuz; ikbal yıldızınız sönmek üzere. Ey Türkler! Keza Tarih, merhametsizdir; yere düşenlerin üstüne basarak ilerler. İmdi Sizler, yere düşmek üzeresiniz. Yere düşmeyiniz! Aksi takdirde, Tarih, ağır gövdesiyle sizi de ezer geçer ve çöplüğüne atar. Ey Türkler! Gökler'i veYer'i yaratan ve onları direksiz ayakta tutan Rabbim, ki amenna ve saddakna, her şeye gücü yeter, amma, kendisini değiştirmeyenleri kendisi değiştirmez; ol sebebe binaen kendinizi değiştiriniz, değiştiriniz de elinizi kolunuzu bağlayarak boş yere dua etmeyiniz; burası duanın hükmünün batıl olduğu noktadır. Ey Türkler! Ve dahi yine O, Halık-ı Zü'lcelal, devirleri insanlar arasında döndürür, bazan birini yükseltir, bazan da diğerini; liyakatini kaybeden, uyuşan kavimleri yere indirir, genç ve dinamik olanları tepeye çıkarır. Onun için, vicdanınız olarak haykırıyorum: Ey Türkler! Liyakatinizi kaybetmek ve uyuşmak üzeresiniz. Sakın ha! Ey Türkler! Bu da geçer" demeyiniz! Sakın ha! Aksi takdirde, elbet de geçer; lakin unutmayınız ki, "geçer amma deler de geçer" ve ölüyü diriye, geceyi gündüze dönüştüren Rabbim, efendileri kula, kulları da efendiye dönüştürür; sizi indirir, ve hatta yere çakar, çakar da dün yönettiklerinizi başınıza geçirir. Ey Türkler! Milletler yükseldiği yerden düşer; amma, düştüğü yerden de yükselir. Ey Türkler! Sizlerde yükselecek güç var; sizde her şey var. Yeter ki gerçek ile sahteyi, gerçek aydın ile propagandistleri ve lobicileri, gerçek lider ile fareli köyün kavalcılarını ayırdedebilecek bir bilinç ve ferasete kavuşunuz; gücünüzü keşfediniz ve iradenizi hareket geçiriniz. *** Ey Türkler! Bu bir manifestodur. Sizi, kanayan vicdanınız olarak, hiç rahat bırakmayacağım. Durmuş Hocaoğlu.
Fatih Eryılmaz tweet media
Türkçe
5
105
321
17.7K
Binali Yıkmış retweetledi
Dr.Ramazan Kubat
Dr.Ramazan Kubat@kubat_ramazan·
3 ŞEHİT BABASINI OKUYUN PAYLAŞIN LÜTFEN 🌿🌿🌿 Salona eli bağlı üç kişi getirildi,sanık sırasına oturtuldular. Mahkeme başkanı Saruhan Mebusu Mustafa Necati, sanıklardan en yaşlısına, ihtiyar köylüye sordu. -Baba Adın ne? Dinleyicilerde bir ferahlama görüldü. Demek bu ihtiyarın suçu ötekilerden daha hafifti. Bu yüzden ilk yargılanıyordu. İhtiyar ayağa kalktı. -Hüsnü -Baba adı ? -Ramazan -Nerelisin ? -İnebolu’nun Çatal bucağından. -Baba, sen askerden kaçan oğlunu evinde saklamış, bir asker kaçağına yataklık etmişsin! -Tövbe de Reis bey ! -Ben tövbe dedim,sen ne dersin ? İhtiyar köylü başkanın üstelemesinden sıkılmıştı. Elini koynuna sokup yıpranmış, buruşuk iki tomar kağıt çıkardı kürsüye doğru salladı: -Reis Bey, Reis Bey!.. Şu kafa kağıtlarının içini okusan bana dediğinden utanırsın!.. -Neden ? -Bu kağıtlar Balkan Harbin'de ve Çanakkalede şehit düşen oğullarımın nüfus kağıtlarıdır. İki arslanını millet için şehit veren baba, üçüncü oğlunu bu ölüm dirim savaşında bir kahbe gibi gizlemez Reis Bey! Salonda çıt yoktu. Mahkeme üyeleri birbirlerinin yüzüne baktılar. Şaşkındılar. İhtiyar birden yamalı mintanını yırttı. Çıplak, ak kıllı göğsü dışarı fırladı. -Hele gel Reis Bey, yakın gelde şu kalbura dönmüş göğsüme bak! Bu gördüğün yaraları Makedonya'da Bulgar çeteleri ile döğüşürken aldım. Sekiz yıl askerliğim var benim. Kurşun yarasına yara demem. Şehit arslanlarımın yarasıdır bağrımı delen. Benim oğlum askerden kaçsa bile ben saklamam. Bunu böyle bil ! Mustafa Necati Bey sıkıntısını gizleyemeyerek sordu: -Peki baba. Oğlunu en son ne zaman, nerede gördün ? -En son ilk kar düştüğünde gördüm. Aha şurada, Kastamonu askerlik şubesinin önünde. Ankaraya selametlerken... -Sonra hiç haber almadın mı?" İhtiyar duraladı. Bu soruyu beklemediği belliydi. Kuşkulu gözlerle dinleyicilerden yana baktı. Orada birilerinden, birilerinin bir şeyler söylemesinden korkuyordu sanki. Kararsızdı. Bir süre sağına soluna baktı. Sonra tükenmiş bir sesle başkana döndü: -Diyecem diyecem, emme o itin ipini de ben çekecem! Başkan gün görmüş geçirmiş bir tavırla sordu: -Anlat bakalım baba ! -Askerin bazısı kandırılmış, başıbozuk olmuş dediler. Askerden kaçanları ortalıkta görmüyorduk, emme kulağımıza geliyordu. Kaçaklar yakalanırım korkusuna evine ocağına gelmezmiş. Kimi dağa çıkıp eşkiyalık edermiş. Kimi de bir kıyıya siner mektup yazıp evden para istermiş. Bir ay önce bana da bir mektup geldi. Muhtar getirdi. Hah dedim, oğlan askerden kaçtı para ister. Benim okumam yazmam yok. Utancımdan kimseye okutamadım. Muhtar her önüne gelene demiş bana mektup geldiğini. Ele güne bakamaz oldum. Dünyaya kahrettim eve kapandım. İhtiyar eğildi, bağlı elleriyle yün çorabının arasından katlanmış bir kağıt çıkardı. -Aha mektup bu!.. Alın okuyun. Nerdeyim diyorsa gidin yakalayın. Asarken de ipini bana çektirin! Mahkeme başkanı Mustafa Necati kağıdı açtı, okudu. Birden yerinden fırladı, ağlayarak kürsüden indi. İhtiyarın önüne geldi. Boğuk sesiyle hıçkırdı: -Baba bizi bağışla. Küçük oğlun da İnönü'de şehit düşmüş. Sana gelen mektup askerlik şubesinin şehitlik ilmuhaberiymiş. İhtiyar elini öpmek isteyen Mustafa Necati Beyi durdurdu: -VATAN SAĞ OLSUN!.. SİZ ASLANLARIM SAĞ OLUN!... İhtiyar sessizce ağlamaya başladı. Çıplak ak kıllı göğsü körük gibi inip kalkıyor, kırışık yanaklarından süzülen gözyaşları sakallarının içinde kayboluyordu. Vatan hainliği suçlamasından kurtulduğuna mı ağlıyordu, son oğlunu da yitirdiğine mi? Kimse anlayamadı... BU VESİLEYLE BU CENNET VATANIMIZI BİZE BIRAKAN BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZİ GAZİLERİMİZİ MİNNETLE ANIYORUZ BU VATAN ÖYLE KOLAYLA KURULMADI ÖYLE KOLAYLADA SATILAMAZ .....🇹🇷🇹🇷🇹🇷 Alıntı kaynak 🔽 somuncubaba.net/makale/3-sehit…
Dr.Ramazan Kubat tweet media
Türkçe
7
72
135
41.3K