Emre Bozkuş

232 posts

Emre Bozkuş banner
Emre Bozkuş

Emre Bozkuş

@cayseverbarista

İçerik Üretici, Yazar, Editör Ay Kızılıydı Gece | Editör @bilimkurgukulup & @ormfantastik | Redaktör @roketbilimkurgu | @edebiotopsi

Katılım Mart 2023
130 Takip Edilen111 Takipçiler
Emre Bozkuş
Emre Bozkuş@cayseverbarista·
@m_tatari Ne denir bilemedim; emeğiniz için teşekkür etmekten fazlası keşke gelse elden. Umarım dönüş müjdesini de alırız 🙏
Türkçe
1
0
1
27
M. İhsan Tatari
M. İhsan Tatari@m_tatari·
Ve perde... 2012 yılında başladığım profesyonel çevirmenlik hayatıma bugün itibarıyla noktayı koyuyorum. Bundan sonra yayınevleri ve benzeri kuruluşlar için çevirmenlik ve editörlük yapmayacağım. Bunun birkaç farklı sebebi var. Birincisi ailevi sağlık sorunları. İkinciyse+++
M. İhsan Tatari tweet media
Türkçe
55
33
522
154.1K
Emre Bozkuş retweetledi
Mehmet Berk Yaltırık
Mehmet Berk Yaltırık@SonGulyabani·
Emrah Ece ile Ötüken Neşriyat'tan basılan "Uğursuz Rivayetler" derleminin hem önsözü hem de bu alanda yazanlar ve yazacaklar için "Türk Edebiyatında Folklorik Korku Manifestosu"nu kaleme aldık. Aynı zamanda kaynakçalı bir tarihçe. Academia linki: academia.edu/167593457/T%C3…
Mehmet Berk Yaltırık tweet mediaMehmet Berk Yaltırık tweet mediaMehmet Berk Yaltırık tweet media
Türkçe
2
22
88
9.3K
Emre Bozkuş retweetledi
Şato Dergi
Şato Dergi@SatoDergi·
Sevgili okurlarımız, Matbu yayımlanan ilk sayımız olan 13.sayımızı shopier.com/satodergi adresinden temin edebilirsiniz. 🦇🖤
Türkçe
1
5
19
1.1K
Emre Bozkuş retweetledi
Şato Dergi
Şato Dergi@SatoDergi·
Sevgili korkuseverler, Şato Dergi 15 Mayıs'ta yayımlanacak olan 13.sayımızdan itibaren yayın hayatına matbu formatla devam edecek.🦇
Türkçe
1
5
21
1.7K
Emre Bozkuş retweetledi
Galip Dursun
Galip Dursun@gdursun·
Bu Pazar, 17 Mayıs’ta Çanakkale’de olacağım. Saat 14:00 - 16:00 arası Troy CON bünyesinde hızlı bir Korku Öyküsü Yazım Atölyesi yapacağız. Biraz korku konuşacağız, biraz öykü yazacağız. Herkese açıktır, beklerim #korku #bilimkurgu #edebiyat #sinema #troycon
Galip Dursun tweet media
Türkçe
0
4
6
517
Emre Bozkuş retweetledi
Mehmet Berk Yaltırık
Mehmet Berk Yaltırık@SonGulyabani·
Koray Sarıdoğan ( @koraysaridogan ) haber verdi, "Tiny Bookshop" diye bir kitapçı işletme oyununu oynarken "Yedikuleli Mansur"a denk gelmiş. Oyun yabancıymış ama veritabanından çektikleri için böyle çıkmış sanıyorum. Denk gelirseniz şaşırmayın :)
Mehmet Berk Yaltırık tweet media
Türkçe
0
3
35
1.6K
Emre Bozkuş retweetledi
Bilimkurgu Kulübü
Bilimkurgu Kulübü@bilimkurgukulup·
Sizce günümüzde Türkçe çeviriler neden bu kadar zayıf? Tek bir sebebi olduğunu iddia etmek elbette imkânsız. Ancak sebepleri sunmadan evvel gelin takvimleri biraz geriye saralım... bilimkurgukulubu.com/edebiyat/edebi…
Türkçe
2
4
18
7.7K
Emre Bozkuş
Emre Bozkuş@cayseverbarista·
@bunyagil @doguyucel Etnik kökenin belirleyici olduğu kanısı neden? Kürt Edebiyatı kadar Türk Edebiyatı da olağan bir ifade. Zira dil, kuralları, yapısı ve çağrışımları itibarıyla tanımlanır. Kültürel aktarımı varlığıyla üstlenirim. Bunu politik saiklerle değiştirme çabası komik.
Türkçe
2
0
0
48
Emre Bozkuş
Emre Bozkuş@cayseverbarista·
@bunyagil @doguyucel Ek olarak bu tarz polemiklerin mazruftan çok zarfa odaklı olduğunu bilmek trajikomik.
Türkçe
0
0
0
53
Emre Bozkuş retweetledi
Grande Aquila
Grande Aquila@turkificator·
Ansiklopedik Türk Mitoloji Sözlüğü, 1700 sayfa. Sanat ve edebiyat aracılığıyla tekrar tekrar yorumlanan işlenen mitlerin modern milli kimliklerin oluşumundaki payını pek konuşmuyoruz ama bu tür eserlerin ihtiva ettiği gerçek değer de tam olarak orada yatıyor.
Grande Aquila tweet media
Türkçe
4
31
275
16.7K
Emre Bozkuş retweetledi
Tolga Acaroğulları
Tolga Acaroğulları@Acarogullari10·
Kıyıda köşede kalmış, az kişinin bildiği muhteşem kitaplar var. Yok mu dostlar, tavsiye edebileceğiniz bu tip kitaplar? 📚 Arşivlik bir liste oluşturalım birlikte.
Türkçe
150
25
399
112.3K
Emre Bozkuş retweetledi
gamze efe
gamze efe@gamze_efe_·
1 Mayıs: Yazının Sessiz Sömürüsü Ben yazıyorum. Uzun, yorucu, kimsenin görmediği saatlerde. Bir hayatı cümlelere çevirmeye çabalıyorum. Elbette bu benim kararım ve hatta varoluş biçimim. Sonra o cümleler bir kapağın içine giriyor ve o kapak, çoğu zaman yazarını dışarıda bırakıyor. Bu küçük ama iyi bir şey aynı zamanda. Edebiyat "ünlü" olmak için çok yanlış bir seçim, dileyen oyunculuğa kafa yormalı. Fakat bundan sonra söyleyeceklerim sadece beni değil yazı işçiliğini yalnızca sözcüklerle yapanları da kapsıyor çünkü çevremde, ilmek ilmek sözcük işleyen, çok severek okuduğum insanların da hikâyesi bu. Eğer çok satan bir “isim” değilseniz, kitabınızın kaderi çoğu zaman sessizlik. Mesela yarışmalar mı? Siz kitabınız o yarışmaya yetişsin diye uğraşırsınız yayınevi göndermeyi "unutur". Bir de bu unutkanlık nedense hep sessiz kalacak isimleri bulur. Bazen ödüller verilir. Ben de etimle kemiğimle en büyüklerinden birini, kimseleri tanımadan aldım ne mutlu ki. Ama kimi zaman en kıymetli dediğimiz ödüller bir eser bile işaret edilmeden, bir yazara verilir. Yani yazı değil de yalnızca isim ödüllendirilir. Ya da ödülünüzü hakkınızla alırsınız. İlk fuarınıza gidersiniz ve bir bakarsınız bu defa kitabınızı getirmeyi “unutmuşlardır.” Aylar geçer üzerine bir ödül çıkartması yapıştırılmaya minnet edilmez. Kısa listelere girersiniz. Ama yayıneviniz nezdinde tek bir paylaşım bile yapılmaz. Başarı, sessizlikle geçiştirilir. Kolayca. Acımasızca. Tanıtım mı? Kendi kitabınız için kendi kapınızı çalarsınız. Bir paylaşım için, bir duyuru için, bir görünürlük kırıntısı için. Yazar, kendi emeğinin dilencisine dönüşür. Yayınevine baskı hatalarınız için ulaşmaya çalışırsınız. Yazarsınız. Bir daha yazarsınız. Cevap gelmez. Acaba ben gerçekten var mıyım? Sorgularsınız. Telif? Bir kitabın karşılığı bazen birkaç fatura eder. Geri kalan her şey “prestij” diye adlandırılır. Prestijle kira ödeyebilen varsa, tanışmak isterim. Söyleşi mi yapmak istiyorsunuz? Kendiniz ayarlayabilirsiniz. Zaten söyleseniz de "unutacaklar". Fuarlara çağrılırsınız. Gidersiniz. Masanız vardır, kitabınız vardır. Ama yol sizden, konaklama sizden, var olma mücadelesi sizden. Yayınevi görünür olur, yazar görünmek için borçlanır. Ama zaten sistem herkese aynı cümleyi öğretmiştir: “Bu işler böyle, sen de şükret.” Hayır. Böyle olmak zorunda değil. Bugün 1 Mayıs. Ve ben şunu söylüyorum: Yazmak yalnızca ilham değildir. Bir iştir. Bir emektir. Ve bu emeğin sistemli bir şekilde değersizleştirilmesi, adı konmamış bir sömürüdür. Ben yazmaya devam edeceğim. Ama bunu da söyleyerek. Çünkü en tehlikeli düzen, herkesin alıştığı düzendir. Ve ben alışmıyorum.
Türkçe
2
45
206
44.1K
Emre Bozkuş
Emre Bozkuş@cayseverbarista·
@furkyj23 @atavratpitbull Ya yemin ediyorum şu yorumu görünce sinirden güldüm; gol atınca jilet mi atacaktı adam, toynakla nasıl yazıyorsunuz anlamıyorum :))
Türkçe
0
0
0
740
P İ T B U L L
P İ T B U L L@atavratpitbull·
Seninle dalga geçmeyeceğiz, çünkü sen onlara gelmiş en saygılı hocaydın, değerini bilemediler
P İ T B U L L tweet media
Türkçe
416
1.6K
62.4K
1M
cem akas
cem akas@_CemAkas·
zülfü livaneli’nin “balıkçı ve oğlu”nun yeni baskısı @canyayinlari’ndan çıktı. ders kitabı gibi bir roman. roman yazanlara ve yazmak isteyenlere gerçekten tavsiye ederim. yalın bir hikayesi, yalın bir anlatımı var, taklası yok. ./..
cem akas tweet media
Türkçe
14
3
49
45.7K