Emre Bozkuş retweetledi
Emre Bozkuş
232 posts

Emre Bozkuş
@cayseverbarista
İçerik Üretici, Yazar, Editör Ay Kızılıydı Gece | Editör @bilimkurgukulup & @ormfantastik | Redaktör @roketbilimkurgu | @edebiotopsi
Katılım Mart 2023
130 Takip Edilen111 Takipçiler

@m_tatari Ne denir bilemedim; emeğiniz için teşekkür etmekten fazlası keşke gelse elden. Umarım dönüş müjdesini de alırız 🙏
Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi

Emrah Ece ile Ötüken Neşriyat'tan basılan "Uğursuz Rivayetler" derleminin hem önsözü hem de bu alanda yazanlar ve yazacaklar için "Türk Edebiyatında Folklorik Korku Manifestosu"nu kaleme aldık. Aynı zamanda kaynakçalı bir tarihçe. Academia linki: academia.edu/167593457/T%C3…



Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi

Sevgili okurlarımız,
Matbu yayımlanan ilk sayımız olan 13.sayımızı shopier.com/satodergi adresinden temin edebilirsiniz. 🦇🖤
Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi
Emre Bozkuş retweetledi

Bu Pazar, 17 Mayıs’ta Çanakkale’de olacağım.
Saat 14:00 - 16:00 arası Troy CON bünyesinde hızlı bir Korku Öyküsü Yazım Atölyesi yapacağız. Biraz korku konuşacağız, biraz öykü yazacağız.
Herkese açıktır, beklerim
#korku #bilimkurgu #edebiyat #sinema #troycon

Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi

Koray Sarıdoğan ( @koraysaridogan ) haber verdi, "Tiny Bookshop" diye bir kitapçı işletme oyununu oynarken "Yedikuleli Mansur"a denk gelmiş. Oyun yabancıymış ama veritabanından çektikleri için böyle çıkmış sanıyorum. Denk gelirseniz şaşırmayın :)

Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi

Blake Crouch’un altıncı romanı Karanlık Madde, paralel evrenler etrafında birtakım sorulara odaklanan akıcı bir öykü vadediyor… bilimkurgukulubu.com/edebiyat/kitap…
Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi

Sizce günümüzde Türkçe çeviriler neden bu kadar zayıf? Tek bir sebebi olduğunu iddia etmek elbette imkânsız. Ancak sebepleri sunmadan evvel gelin takvimleri biraz geriye saralım... bilimkurgukulubu.com/edebiyat/edebi…
Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi

Isaac Asimov'un, "En sevdiğim öyküm," dediği unutulmaz bir başyapıt: Son Soru... bilimkurgukulubu.com/edebiyat/kisa-…
Türkçe

@bunyagil @doguyucel Etnik kökenin belirleyici olduğu kanısı neden? Kürt Edebiyatı kadar Türk Edebiyatı da olağan bir ifade. Zira dil, kuralları, yapısı ve çağrışımları itibarıyla tanımlanır. Kültürel aktarımı varlığıyla üstlenirim. Bunu politik saiklerle değiştirme çabası komik.
Türkçe

@bunyagil @doguyucel Ek olarak bu tarz polemiklerin mazruftan çok zarfa odaklı olduğunu bilmek trajikomik.
Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi
Emre Bozkuş retweetledi
Emre Bozkuş retweetledi

1 Mayıs: Yazının Sessiz Sömürüsü
Ben yazıyorum.
Uzun, yorucu, kimsenin görmediği saatlerde. Bir hayatı cümlelere çevirmeye çabalıyorum. Elbette bu benim kararım ve hatta varoluş biçimim.
Sonra o cümleler bir kapağın içine giriyor ve o kapak, çoğu zaman yazarını dışarıda bırakıyor. Bu küçük ama iyi bir şey aynı zamanda. Edebiyat "ünlü" olmak için çok yanlış bir seçim, dileyen oyunculuğa kafa yormalı.
Fakat bundan sonra söyleyeceklerim sadece beni değil yazı işçiliğini yalnızca sözcüklerle yapanları da kapsıyor çünkü çevremde, ilmek ilmek sözcük işleyen, çok severek okuduğum insanların da hikâyesi bu.
Eğer çok satan bir “isim” değilseniz,
kitabınızın kaderi çoğu zaman sessizlik.
Mesela yarışmalar mı?
Siz kitabınız o yarışmaya yetişsin diye uğraşırsınız yayınevi göndermeyi "unutur".
Bir de bu unutkanlık nedense hep sessiz kalacak isimleri bulur.
Bazen ödüller verilir. Ben de etimle kemiğimle en büyüklerinden birini, kimseleri tanımadan aldım ne mutlu ki.
Ama kimi zaman en kıymetli dediğimiz ödüller bir eser bile işaret edilmeden, bir yazara verilir. Yani yazı değil de yalnızca isim ödüllendirilir.
Ya da ödülünüzü hakkınızla alırsınız. İlk fuarınıza gidersiniz ve bir bakarsınız bu defa kitabınızı getirmeyi “unutmuşlardır.” Aylar geçer üzerine bir ödül çıkartması yapıştırılmaya minnet edilmez.
Kısa listelere girersiniz.
Ama yayıneviniz nezdinde tek bir paylaşım bile yapılmaz.
Başarı, sessizlikle geçiştirilir. Kolayca. Acımasızca.
Tanıtım mı?
Kendi kitabınız için kendi kapınızı çalarsınız.
Bir paylaşım için, bir duyuru için, bir görünürlük kırıntısı için.
Yazar, kendi emeğinin dilencisine dönüşür.
Yayınevine baskı hatalarınız için ulaşmaya çalışırsınız.
Yazarsınız.
Bir daha yazarsınız.
Cevap gelmez. Acaba ben gerçekten var mıyım? Sorgularsınız.
Telif?
Bir kitabın karşılığı bazen birkaç fatura eder. Geri kalan her şey “prestij” diye adlandırılır.
Prestijle kira ödeyebilen varsa, tanışmak isterim.
Söyleşi mi yapmak istiyorsunuz? Kendiniz ayarlayabilirsiniz. Zaten söyleseniz de "unutacaklar".
Fuarlara çağrılırsınız.
Gidersiniz.
Masanız vardır, kitabınız vardır.
Ama yol sizden, konaklama sizden, var olma mücadelesi sizden. Yayınevi görünür olur, yazar görünmek için borçlanır.
Ama zaten sistem herkese aynı cümleyi öğretmiştir:
“Bu işler böyle, sen de şükret.”
Hayır.
Böyle olmak zorunda değil.
Bugün 1 Mayıs.
Ve ben şunu söylüyorum:
Yazmak yalnızca ilham değildir.
Bir iştir.
Bir emektir.
Ve bu emeğin sistemli bir şekilde değersizleştirilmesi,
adı konmamış bir sömürüdür.
Ben yazmaya devam edeceğim.
Ama bunu da söyleyerek. Çünkü en tehlikeli düzen, herkesin alıştığı düzendir.
Ve ben alışmıyorum.
Türkçe
Emre Bozkuş retweetledi


@furkyj23 @atavratpitbull Ya yemin ediyorum şu yorumu görünce sinirden güldüm; gol atınca jilet mi atacaktı adam, toynakla nasıl yazıyorsunuz anlamıyorum :))
Türkçe

@_CemAkas @canyayinlari Aynı roman adı duyulmamış bir yazarın ilk romanı olsa basılır miydi hocam?
Türkçe

zülfü livaneli’nin “balıkçı ve oğlu”nun yeni baskısı @canyayinlari’ndan çıktı. ders kitabı gibi bir roman. roman yazanlara ve yazmak isteyenlere gerçekten tavsiye ederim. yalın bir hikayesi, yalın bir anlatımı var, taklası yok. ./..

Türkçe









