crowviole

1.1K posts

crowviole

crowviole

@crowviole

Katılım Ekim 2024
11 Takip Edilen10 Takipçiler
crowviole
crowviole@crowviole·
@sedefology Niye teşhircilik yaptiginizi merak etmistir kanka
Türkçe
0
0
0
3
crowviole
crowviole@crowviole·
@etkilihaberyeni Bu çarkın bir dişlisi olmayan herkes sikililecek artık ayağınızı denk alın
Türkçe
0
0
0
2
Etkili Haber
Etkili Haber@etkilihaberyeni·
Kılıçdaroğlu: "Osmanlı'nın topraklarına bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada kendi kişiliğini geliştirmek zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı."
Türkçe
461
52
192
580.3K
Muharrem İNCE
Muharrem İNCE@vekilince·
Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP’nin yanındayım.
Muharrem İNCE tweet mediaMuharrem İNCE tweet media
Türkçe
2.4K
526
6.9K
1.6M
crowviole
crowviole@crowviole·
@muhammedetoyy Arama yaparken AI özetini atlıyorum ama çok kullanisli oldugunu inkar edemem.Bu durdurulamaz
Türkçe
1
0
1
15
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷
Medyada büyük bir kırılma yaşanıyor. Farkında mıyız? Google artık yalnızca haber kaynaklarını sıralamıyor. Arama sonuçları ve web kaynakları üzerinden eriştiği bilgileri yapay zekâ ile özetleyerek kullanıcıya doğrudan cevap olarak sunuyor. Bu, basit bir teknoloji yeniliği değil; internetin çalışma mantığının değişmesidir. Eskiden kullanıcı arar, kaynakları görür, haber sitesine giderdi. Şimdi kullanıcı soruyor, cevabı Google’ın yapay zekâ arayüzünden alıyor, çoğu zaman asıl kaynağa gitmeden çıkıyor. Yani internet, link ekonomisinden cevap ekonomisine geçiyor. İlk bakışta bu kullanıcı için kolaylık gibi görünüyor. Ama eleştirel soru tam burada başlıyor: Bu kolaylığın bedelini kim ödüyor? Haberi hâlâ medya kuruluşları üretiyor. Muhabir sahaya gidiyor. Editör doğruluyor. Kurum arşiv, emek, hafıza ve güvenilirlik sağlıyor. Fakat yapay zekâ o haberi özetleyip kullanıcıyı platformda tutarsa; emek yayıncıda, trafik platformda, veri platformda, reklam geliri platformda kalıyor. Bu, medyanın görünmez biçimde sömürülmesi riskidir. Çünkü platform, haberin maliyetini üstlenmeden haberin değerini kendi içinde tüketilebilir hâle getiriyor. Eleştirel analizlerin “tıklamasız internet” dediği risk tam da budur. Kullanıcı cevabı alıyor ama kaynağa gitmiyor. Kaynağa gitmeyince haber sitesi okurunu kaybediyor. Okur kaybolunca reklam geliri düşüyor. Gelir düşünce haber merkezi küçülüyor. Haber merkezi küçülünce sahaya giden muhabir azalıyor. Sonunda toplum daha az haber, daha az doğrulama, daha az saha bilgisi ve daha zayıf gazetecilikle baş başa kalıyor. Bu yüzden mesele sadece medya şirketlerinin para kaybetmesi değildir; kamusal bilgi üretiminin ekonomik zemininin aşınmasıdır. Sosyal medya geleneksel medyaya ilk büyük darbeyi vurdu. Yapay zekâ araması ikinci büyük darbeyi vurabilir. Çünkü sosyal medya çağında haber en azından dolaşıma giriyordu. Yapay zekâ çağında ise haber, platform tarafından özetlenip kaynağa gitmeden tüketilebilir hâle geliyor. Bazı analizlerde buna “Google Zero” deniyor. Ama mesele yalnız Google’dan gelen trafiğin sıfırlanması değildir. Daha derin tehlike “People Zero”dur. Yani okurun haber kurumuyla, muhabirle, kaynakla ve bağlamla bağının kopmasıdır. Okur habere değil, platformun cevabına temas eder. Haber kurumu görünmezleşir. Kaynak görünmezleşir. Emek görünmezleşir. Bağlam görünmezleşir. Tam bu noktada dijital telif meselesi hayati hâle geliyor. Türkiye’de TBMM’ye sunulan dijital telif düzenlemesi bu yüzden sadece medya sektörünü ilgilendiren dar bir başlık olarak görülmemeli. Bu mesele, yapay zekâ çağında haber emeğinin, medya üretiminin ve çevrimiçi haber içeriklerinin platformlar karşısında nasıl korunacağı meselesidir. Çünkü artık sorun yalnızca haber linkinin paylaşılması değildir. Sorun, haberin yapay zekâ cevaplarının hammaddesi hâline gelmesidir. Eğer haber, yapay zekâ cevaplarının hammaddesi oluyorsa, yayıncıya sadece link vermek yetmez. Kaynak görünür olmalı. Yayıncıya trafik dönmeli. Gelir adil paylaşılmalı. Haber emeği için yeni ve güçlü bir dijital telif düzeni kurulmalı. Fakat burada da dikkatli olmak gerekir. Sadece “yayıncı isterse AI özetinden çıksın” demek çözüm olmayabilir. Çünkü yayıncı AI özetinden çıkarken klasik aramadaki görünürlüğünü de kaybetme korkusu yaşıyorsa, bu gerçek bir tercih değil; platform gücü altında zorunlu kabuldür. Bu nedenle dijital telif yasası yalnız klasik link paylaşımını değil; yapay zekâ özetlerini, kaynak görünürlüğünü, veri değerini, kullanıcı davranışını ve platform içinde tutulan dikkati de hesaba katmalıdır. Çünkü yapay zekâ çağında haber sadece okunmuyor. Haber işleniyor. Haber özetleniyor. Haber veri hâline getiriliyor. Haber cevap motorlarının yakıtına dönüşüyor. Bu düzenin bir başka tehlikesi editoryal güç devridir. Google artık yalnızca arama motoru değil; hangi haberin görünür olacağını, hangi kaynağın öne çıkacağını ve hangi bilginin cevap olarak paketleneceğini belirleyen yeni bir medya arayüzüne dönüşüyor. Eskiden editör haberi seçerdi. Şimdi algoritma hangi kaynağın özetleneceğine, hangi bilginin öne çıkarılacağına ve kullanıcının ilk ne göreceğine karar veriyor. Bu teknik bir yenilik değil; editoryal gücün platforma devridir. Daha derin sorun şu: Yapay zekâ araması, klasik arama sıralamasıyla aynı kaynakları her zaman öne çıkarmıyor. Bazı kaynakları görünür kılıyor, bazılarını tamamen dışarıda bırakıyor. Bu yüzden yeni dönemde mesele sadece SEO değildir. Mesele, yapay zekâ arayüzlerinde kimin kaynak sayılacağı, kimin görünür kalacağı ve kimin bilgi üretiminin sistemin dışında bırakılacağıdır. Bu da haber alanında yeni bir kapı bekçiliği düzeni kuruyor. Açık web’in zenginliği, birkaç güçlü kaynak ve platform tarafından daraltılmış bir cevap düzenine sıkışabilir. Küçük yayıncılar, yerel medya, bağımsız haber siteleri ve uzmanlık üreten kaynaklar daha kırılgan hâle gelebilir. Bu dönüşüm hakikat krizini de büyütebilir. Sosyal medya çağında yanlış bilgi hızlanıyordu. Yapay zekâ çağında ise eksik, hatalı ya da bağlamından kopuk bilgi; düzgün, akıcı ve güvenilir görünen bir cevap formatında sunulabiliyor. Sorun sadece yalan bilginin yayılması değildir. Sorun, eksik ya da sorunlu bilginin “güvenilir cevap” gibi paketlenmesidir. Kullanıcı farklı kaynakları görmeden, tartışmanın bağlamına gitmeden, tek ve pürüzsüz bir cevapla karşılaşabiliyor. Cevap akıcıysa güvenilir görünüyor. Güvenilir görünüyorsa daha az sorgulanıyor. Bu yüzden yapay zekâ araması yeni bir hakikat filtresi kuruyor. Bazı çalışmalar bu durumu “cevap balonları” olarak tartışıyor. Yani aynı soru, farklı yapay zekâ sistemlerinde farklı kaynaklarla, farklı tonlarla ve farklı eksiltmelerle cevaplanabiliyor. Böylece kullanıcı yalnız farklı yorumlara değil, farklı bilgi gerçekliklerine maruz kalıyor. Google hangi kaynağı seçecek? Hangi kaynağı dışarıda bırakacak? Hangi cümleyi öne çıkaracak? Hangi bağlamı eksiltecek? Hangi haber görünür olacak? Hangi haber görünmez kalacak? Bunlar teknik sorular değildir. Bunlar medya politikası, ekonomi, telif, hakikat ve egemenlik sorularıdır. Meselenin bir de istihbarat boyutu var. Bugün açık kaynaklar çağın en büyük istihbarat alanlarından biridir. Haberler, arama eğilimleri, sosyal medya paylaşımları, yorumlar, görüntüler, kullanıcı davranışları, kriz anındaki bilgi arayışları ve toplumların duygusal refleksleri artık stratejik veridir. Bir toplumun neyi merak ettiği, hangi kriz anında hangi bilgiye yöneldiği, hangi habere öfkelendiği, hangi konuda korktuğu ve hangi kavramları büyüttüğü analiz edilebilir veriye dönüşüyor. Bu nedenle arama motorları, sosyal medya platformları ve yapay zekâ şirketleri yalnızca teknoloji şirketi değildir. Aynı zamanda toplumların bilgi davranışını okuyabilen devasa açık kaynak istihbarat altyapılarıdır. Çünkü arama çubuğu sadece soru sorulan yer değildir. Arama çubuğu, toplumun zihinsel haritasının çıkarıldığı yerdir. Türkiye açısından mesele çok daha kritiktir. Yarın bir kullanıcı “Gazze’de ne oluyor?”, “depremde ne yapmalıyım?”, “çocuklar sosyal medyada nasıl korunmalı?”, “Türkiye’nin savunma sanayii ne durumda?”, “Filistin meselesinde Türkiye’nin tezi nedir?” diye sorduğunda cevabı doğrudan yerli haber kaynaklarından değil, küresel bir yapay zekâ arayüzünden alabilir. O zaman şu soru kaçınılmaz hâle gelir: Türkiye’nin haberleri, kriz bilgisi, kültürel meseleleri, güvenlik hassasiyetleri ve dış politika tezleri hangi kaynaklara dayanarak özetlenecek? Hangi algoritmik süzgeçten geçirilecek? Hangi bağlamla sunulacak? Hangi kaynaklar görünür olacak? Hangi kaynaklar görünmez kalacak? Dijital egemenlik artık sadece veri merkezi kurmak ya da yerli uygulama geliştirmek değildir. Dijital egemenlik, bir ülkenin bilgisinin, haberinin, kültürünün, güvenlik hassasiyetlerinin ve hakikat alanının hangi dijital kapılardan geçtiğini görebilmesidir. Bugünün medya sorusu artık sadece şu değildir: Haberi kim yazıyor? Asıl soru şudur: Haberi kim özetliyor? Kim görünür kılıyor? Kim cevaba dönüştürüyor? Kim kaynakla kullanıcı arasına giriyor? Toplumun bilgi davranışını kim okuyor? Bu veriyi kim stratejik güce dönüştürüyor? Google’ın yapay zekâ araması bu yüzden önemlidir. Çünkü internet link ekonomisinden cevap ekonomisine geçiyor. Ve bu geçiş; medyanın ekonomik geleceğini, dijital telif kavgasını, açık kaynak istihbaratını, kamusal hakikati ve dijital egemenlik tartışmasını kökten değiştiriyor. Türkiye bu süreci sadece teknoloji gündemi olarak izleyemez. Bu mesele medya politikasıdır. Bu mesele dijital teliftir. Bu mesele geleneksel medyanın ekonomik varlığıdır. Bu mesele açık kaynak istihbaratıdır. Bu mesele kamusal hakikattir. Bu mesele dijital egemenliktir.
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷 tweet media
Türkçe
4
9
25
2K
ezel akay
ezel akay@ezop2011·
Barış Yarkadaş’ın Nedim Şener’e dönüşeceğini valla tahmin etmemiştim:(. 😀))
Türkçe
201
161
4.1K
144.3K
Halk TV
Halk TV@halktvcomtr·
#SONDAKİKA | JANDARMA ERİ, İMAMOĞLU'NU MERDİVENDEN İTTİ! 👉 İBB davasında 47. gün... Ekrem İmamoğlu "Tam yol ileri" diyerek aşağı inerken bir jandarma müdahalede bulundu. İmamoğlu, "Sen mi ittin, kim itti arkadan" diyerek bağırdı. İmamoğlu, "Araba bozuktu derken de yalan konuştunuz şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz" diyerek tepki gösterdikten sonra jandarma erini, albaya şikayet etti. İmamoğlu, "Beni arkadan kontrolsüz bir şekilde ittiler" dedi. halktv.com.tr/turkiye/ibb-da…
Halk TV tweet media
Türkçe
795
2.3K
9.8K
1.3M
Pirat_Nation 🔴
Pirat_Nation 🔴@Pirat_Nation·
GOG-Games has announced that it is shutting down. (Not the official site) According to a message posted on the site, all operations have stopped, meaning there will be no new game uploads or updates. The site is expected to go offline in 90 days, with September 6 as the target date. The operator says the shutdown is a personal decision and not the result of legal pressure. They also said that the remaining donation funds, around €700 in Monero, will be donated to Torrminatorr.
Pirat_Nation 🔴 tweet media
English
160
186
3.5K
693.9K
Pirat_Nation 🔴
Pirat_Nation 🔴@Pirat_Nation·
Instagram has added a paid feature that lets users watch Stories anonymously for $3.99 a month. The new Instagram Plus subscription includes the ability to view Stories without appearing on the viewer list, along with other premium features such as rewatch insights, extended 48-hour Stories, and custom audience lists. The feature is rolling out gradually and is separate from Meta Verified.
Pirat_Nation 🔴 tweet mediaPirat_Nation 🔴 tweet media
English
113
31
586
68.8K
Eileen Filler-Corn
Eileen Filler-Corn@EFillerCorn·
Increasingly, support for Israel has become subject to political litmus tests in some corners of Democratic politics, while antisemitism is too often excused, minimized, or ignored. Zionism did not emerge from privilege or power. It grew out of centuries of persecution, expulsions, pogroms, inquisitions, and the repeated denial of the Jewish people’s right to live safely and freely. It was never about conquest. It was about self-determination, security, and survival in the ancestral homeland of the Jewish people. To characterize Zionism as colonialism is to disregard both Jewish history and the reality that Jews have maintained a continuous connection to the land of Israel for thousands of years. For more than 75 years, Israelis have lived under the constant threat of terrorism, war, and those who openly seek the destruction of the Jewish state. Any honest conversation about the conflict must begin with that reality. And must also acknowledge the horrors of October 7. More than 1,200 people were murdered. Hundreds were kidnapped and taken hostage. Families were slaughtered in their homes. Men, women, children, and the elderly were brutally attacked. There are documented acts of torture, sexual violence, and unspeakable brutality. Entire families were burned alive. People were targeted not because of anything they had done, but because they were Jews and because they lived in Israel. When discussions of this conflict minimize, excuse, or ignore these atrocities, they fail to recognize the trauma that Israelis and Jews around the world continue to carry. A commitment to human rights and human dignity requires acknowledging these horrors, condemning them unequivocally, and rejecting any effort to justify or rationalize them. We can and should debate policies, governments, and leaders. But criticism of Israel that ignores Jewish history, dismisses Jewish self-determination, or holds the Jewish state to standards NOT applied to any other nation raises serious concerns. At a time when antisemitism is rising at alarming levels, we should be working to combat hatred and misinformation, not amplifying narratives that erase Jewish history, deny Jewish self-determination, or contribute to the isolation of the world’s only Jewish state! Antisemitism is antisemitism. It should never be tolerated, excused, minimized, or normalized, regardless of whether it comes from the political left, the political right, or anywhere in between. axios.com/2026/06/07/jew…
English
175
84
331
61.3K
Abdullah Esin
Abdullah Esin@AbdullahEsin·
Boğaziçi'ne polisin girmesinden, özel güvenlik şiddetinden, akademisyen kıyımından, tutuklanan öğrencilerden tabii ki haberi var; ancak bunlara bir eleştiri getirirse zaten paraşütle, kayyım rektörün desteğiyle atandığı koltuğunu kaybedeceğini biliyor. Türkiye'deki zulüm ve baskı karşısında suspus olup Avrupa'yı eleştirerek yapılmaya çalışılan bu hesaplı ve kurnazca olduğunu düşündükleri aktivist modeli, yeni tür bir rejim aparatlığı yaratmaya başladı. En ucuz örneklerinden biri de bu. 🔽
Türkçe
16
58
475
30.6K
Amit Segal
Amit Segal@AmitSegal·
What made Iran bold enough to strike Israel directly? The answer is Trump. Tehran may not field a first-class air force or navy, but they possess the absolute best detection equipment in the world for one specific signal: a lack of willingness to fight. For years, Hamas and Hezbollah detected this exact hesitation in Israel and exploited it to gain ground. Today, Iran is doing the exact same thing to the United States. It comes down to the old idiom: give them an inch, and they’ll start firing at a mile of your sovereign territory. Two months of projected American weakness and a blind obsession with securing a deal have brought us straight to this moment. The collapse started when Washington chose to look the other way during Iranian missile and drone launches in the Gulf. It accelerated every time the U.S. conceded ground just to keep Tehran from abandoning the talks, culminating in the immense pressure to hold Israel back from striking Beirut and the forcing of a hasty, fragile “ceasefire” in southern Lebanon. Tehran smells the desperation and knows exactly what the U.S. is terrified of losing. As an advisor to Supreme Leader Mojtaba Khamenei phrased it: “In the bombing in Beirut, the enemy set the negotiating table on fire for the third time.” So far, it seems Iran guessed correctly. Overnight, Trump went on Fox News with a message for Tehran: “You’ve shot your missiles, that’s enough, get back to the table and make a deal.” In so many words, Trump is simply repackaging Joe Biden’s infamous April 2024 warning to Iran: “Don’t.” Judging by the multiple, separate ballistic barrages launched from Iranian territory this morning, it promises to be just as effective. .... To read the rest of today's newsletter click here amitsegal.substack.com/p/its-noon-in-…
Amit Segal tweet media
English
155
645
2.3K
184.3K
Tunç Üğdül
Tunç Üğdül@TuncUgdul·
Ülkemizde İçişleri Bakanı koltuğunu işgal eden şahsın, Cumhuriyetimizin geleneksel dış politikasına, “yurtta sulh cihanda sulh” ilkesine, devletler hukukuna ve ez cümle Türkiye’nin çıkarlarına son derece aykırı olan açıklamasına, İsrailli bir cevap vermiş. Bu tepki, hadi İsrail’den geldi diye ciddiye alınmasın da, Bakanın açıklamasının, Filistinliler ve Arapların geneli açısından da son derece olumsuz karşılanacağını tahmin etmek hiç de zor değil… Bir de düşünelim, bir yabancı ülke yetkilisi, Ankara veya İstanbul veya ülkemizin herhangi bir parçası hakkında benzer ifadeler kullansa bizler ne düşünür, nasıl tepki verirdik?
ישראל כ”ץ Israel Katz@Israel_katz

Kudüs’ü yönetmeyi hayal eden ve tehditler savuran Türkiye İçişleri Bakanı’na şunu söylüyorum: Kudüs, Konstantinopolis değildir ve İsrail Devleti de çökmekte olan bir Haçlı İmparatorluğu değildir. İsrail, her türlü tehdide karşı kendini savunma kapasitesini kanıtlamış güçlü ve kararlı bir devlettir. Kudüs, 3.000 yıldır Yahudi halkının başkentidir ve sonsuza dek İsrail’in başkenti olmaya devam edecektir. Siz ve Erdoğan’ın hayalini kurduğu Osmanlı İmparatorluğu ise çökmüştür ve bir daha asla geri dönmeyecektir. Ne yazık ki, Türkiye’yi modern bir devlete dönüştürmek için çalışan Atatürk’ün mirasından hiçbir ders çıkarmadınız; aksine, Türkiye’yi yeniden karanlık ve geri kalmış bir döneme sürüklemek için çalışıyorsunuz. @RTErdogan @mustafaciftcitr @kilicdarogluk @ekrem_imamoglu @mansuryavas06

Türkçe
1.4K
16
160
212.1K
Esfandyar Batmanghelidj
It has long been hard for ordinary Iranians to imagine a brighter political future. It is becoming even harder… “A retired professor in Tehran who was critical of the government said in an interview that people had simply given up on political change and were focused on surviving day to day.” nytimes.com/2026/06/07/wor…
English
5
10
26
15.5K
Pirat_Nation 🔴
Pirat_Nation 🔴@Pirat_Nation·
Konami has revealed Castlevania: Belmont’s Curse, a new side-scrolling action game in the series. The story follows Rose Belmont, successor to Trevor Belmont Developed by Evil Empire and Motion Twin and published by Konami, the game launches October 15, 2026 on PC, PlayStation 5, Xbox Series X|S, and Nintendo Switch.
Pirat_Nation 🔴 tweet mediaPirat_Nation 🔴 tweet media
English
61
32
537
26.1K
Laura Loomer
Laura Loomer@LauraLoomer·
The @IDF should air drop Barak Ravid into Iran since he loves assisting Islamists so much.
Laura Loomer tweet media
English
237
616
4K
117K