Sabitlenmiş Tweet
Neşve
9.5K posts


Müthiş aşınmış ve harap olmuş kelimeler bunlar, milyonlarca kez kullanılmaktan yıpranmışlar. Hâlâ bir anlam taşıyorlar mı? Elbette, kelimeler yer değiştiriyor, insanlar onlara göre hareket ediyorlar, gülüp ağlıyorlar, sola ya da sağa gidiyorlar, garson kahveyi ya da çayı getiriyor. Ama benim sormak istediğim bu değil. Sorum şu: Kelimeler düşüncelerin ifadesi mi hâlâ? Yoksa, lakırdıların içe kazılı izleri durmaksızın parladığı için insanları oraya buraya sürükleyen etkili ses oluşları mı sadece? #Kitap
Türkçe

Yaşadığımız binlerce şeyden olsa olsa bir tanesini dile getiririz, onu da gelişigüzel ve hak ettiği özeni göstermeden yaparız. Dile getirilmemiş bütün o deneyimlerin arasında hayatımıza belli etmeden biçimini, rengini ve tınısını verenler de vardır. Bizler, ruhları araştıran arkeologlar olarak, bu hazinelere yöneldiğimizde, onların ne kadar dağınık olduklarını keşfederiz. İncelediğimiz şey, kımıldamadan durmak istemez, kelimeler yaşananın üzerinden kayıp gider, sonunda kâğıdın üzerinde bir sürü çelişki kalır. Uzun zaman, bunun bir eksiklik, üstesinden gelinmesi gereken bir şey olduğuna inandım. Bu günse durumun başka türlü olduğunu düşünüyorum: Bu bildik ama yine de gizemli deneyimlerin anlaşılabilmesi için geçerli çözüm yolu, dağınıklığı kabul etmektir. Kulağa tuhaf geliyor bu, evet hatta aykırı, biliyorum. Ama olaya bu açıdan baktığımdan beri ilk kez gerçekten uyanık ve hayatta olduğumu hissediyorum. #Kitap
Türkçe

İçlerinde geçmişte kalan her şeyin sükûnetini barındırdıkları için seviyordu Latince cümleleri. İnsanı bu konuda yorum yapmaya zorlamadıkları için. Boş laf olmanın ötesinde dil oldukları için. Sarsılmazlıkları içinde güzel oldukları için. Ölü diller diyen insanların hiçbir fikri, gerçekten hiçbir fikri yoktu. #Kitap
Türkçe

Gregorius öğrencilerin hepsini inceledi. İlk önce onlar için hissettiklerinin sadece bir ara bilançosunu çıkardığını sanmıştı, ama sıraların arasındayken, gitgide daha da çok şöyle düşündüğünü fark etti: Önlerinde daha ne kadar uzun bir hayat var, gelecekleri ne kadar açık; daha başlarına neler gelebilir; daha neler yaşayabilirler! #Kitap
Türkçe
Neşve retweetledi
Neşve retweetledi

Biz, burada toplananlar, hayatın sonunun ölüm olduğunu biliyoruz. Şimdi bunu duyanlar, yeni bir şey söylemediğimi düşünecekler. Ama ben, bir şairi alıntılayarak. güneşin altındaki hiçbir şeyin yeni olmadığını söyleyeceğim. Kaderimiz ölüm, son nokta burası ve hiçbir canlı başka bir şey bekleyerek doğmuyor. #Kitap
Türkçe

Felaket! Tabii tabii! Mahşer günü! Daha neler! Felaket de sizsiniz, Mahşer Günü de sizsiniz, ayağınız bile yere basmıyor, geberesice uyurgezerler! Bahsine varım ki, -Nadaban Bey'i omuzlarından tutup sarsmaya başladı- ne anlattığımı bile anlamıyorsunuz! Çünkü siz konuşmuyorsunuz, siz anca 'fısıldaşıyorsunuz' ve 'laf kalabalığı ediyorsunuz', siz yolda yürümüyorsunuz, siz 'hararetle koşuşturuyorsunuz' ve siz bir yerlere girmiyorsunuz, 'eşiği geçiyorsunuz' ve siz üşümüyorsunuz ya da terlemiyorsunuz, ya 'titriyorsunuz' ya da 'sırtınızdan ter boşanıyor' ! Saatlerdir tek bir düzgün kelime duymadığım gibi ancak viyaklıyorsunuz ve becerebildiğiniz tek şey de Mahşer Günü gelecek diye altınıza sıçmak. #Kitap
Türkçe








