Hulusi Gölpınar 🇹🇷 retweetledi
Nüfus üzerine birkaç söz:
Yıllar önceydi…Bir konferansımda Viyana’dan bizi döndüren gücün Avrupa olmadığını, bilakis nüfusumuzun Balkanlar ve Orta Avrupa’da hakimiyet kurmak için yeterli olmadığını söylemiştim. Tarihimizi doğru analiz etmemiz gerektiğini de anlatmışım… Dahası nüfusun 16. yüzyılda durağanlaşmasındaki nedenleri anlatırken de Anadolu’ya göç Erdebil tekkesinin değişimi örnek vermişim…
Yıllar geçtikçe aslında savaşların değil, nüfusun milletlerin hakimiyet alanlarında ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Göçlerin fethedilen yurtları vatan yapıp yapmadığı konusunda ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Biz Viyana’ya ordu sevk ederken Orta Avrupa’da her ne kadar askeri garnizonlarınız varsa da bu garnizonları lojistik anlamda destekleyecek nüfustan mahrumduk. Dahası Şah İsmail’den önce Anadolu’ya oradan Balkanlar ve Orta Avrupa’ya akacak nüfus da kesilmişti. Kısa süreli askeri başarılar fetih yaptığımız coğrafyayı vatan yapmaya muktedir değildi…Bu coğrafyayı ancak adalet ve suhuletle yönettiğimiz için vazgeçilmezdik… Yıllarca Şii Türk coğrafyası büyük devletin bu kaynağını birbirinden ayırdı ve güçlü kaynağı engelledi... Yani 15. ve 16. yüzyıllar Türklerin de tıpkı Araplar ve Farslar gibi mezhebi akımlara kapıldığını ve töreyi unuttuğunu gösteren yüzyıllar oldu. Dahası bu kırılma 18. ve 19. yüzyıllarda vahhabi akımlarla ikiye katlandı…. Arap coğrafyasındaki büyük Türk devletinin geri dönüşünün kısa hikayesidir bu…Devletteki mezhep ve köklü ayrılıklar hanedan mücadelelerine benzemiyordu; milleti derinden ikiye bölüyor; boyların ayrılmasına alan boşalmasına sebep oluyordu. 16. yüzyıl kayıtlarında Anadolu’da Türk boylarının geri dönüşü işte bu nedenliydi ve artık Balkanlar ve Orta Avrupa nüfusu Türkler tarafından beslenmiyordu.
Bu meseleyi neden açtım biliyor musunuz? Son günlerde nüfusun bekamız olduğu işleniyor ve doğru da yapılıyor. Türk islam nüfusu olmadan bu coğrafyada yaşamak imkansız… Ancak nüfusun dinamiklerinde geçmişte olduğu gibi kaynağa ihtiyaç var; bu kaynak homojen olan ve bize benzeyen alanların açık olmasıyla tamamlanabilir. Yani Hazar vasıtasıyla Türkistan coğrafyası doğrudan bir koridor olmak zorundadır. Çünkü göç artık dünyanın kaçınılmaz vahim hadisesi olarak kabul ediliyor. Tanımlı göç ise eksiği tamamlamada doğru tercih olarak karşımıza çıkar… Türkistan coğrafyası bizim köklerimize ve kültürel genetiğimize en uygun ve uyumlu alandır.
Türkçe




















