
TT
2.1K posts



Tıp hekimin mülkiyetinde değildir; 14 Mart da sadece hekimlerin bayramı değildir. Ayrışmak istiyorsanız, ayrı bir Hekimler Günü ilan edin. Tıp, hekim için değil, halkın hayatını korumak için vardır. Tıp bir bilim dalıdır; tek başına hekimle sınırlı değildir. Tıp bir ekip işidir; tek bir mesleğin günü olamaz. Bu nedenle Tıp Bayramı, vatandaşın sağlığına dokunan herkesin bayramıdır.

🚨 Bir Hekimin Ömrü Boyu Kazanamayacağı Ceza! 🚨 Gaziantep'te özel bir hastanede tonsillektomi ameliyatı sonrası komplikasyon nedeniyle dava açılmıştı. 39 milyon TL'lik talep, bugün 108 MİLYON 790 BİN TL'lik bir cezaya dönüştü! 😱 İtiraz için bile 110 MİLYON TL'ye karşılık teminat gerekiyor.. Hekimin ömrü boyu çalışsa bile hayal bile edemeyeceği bir yük! Bir hekimin maaşıyla bu rakamı kapatmak en az YÜZ YILLIK MESLEK ÖMRÜ demek! Bu sadece bir tazminat kararı değil, mesleğimizin sonunun kararı.. Yüksek tazminatlar avukatları hastane önlerinde "hasta avına" çıkarıyor. Emsal olursa devlette, özelde yeni davalarda devlet koruması da yetersiz kalır. Bundan sonra nasıl hasta bakacağız, nasıl ameliyat yapacağız? Korkuyla mı? Giderlerse gitsinler denilen hekimlerle mi? Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Bu davalarda Hekimler doğrudan muhatap olmamalı; Devlet, sigorta şirketleri ve hastalar arasında adil mekanizmalar kurulmalı. Hekimlerin çalışma koşulları düzeltilmeli ve is yuku azaltilmali ve riskle orantılı adil bir ücret verilmeli.. #HekimlereAdalet #TıbbiMalpraktis #SağlıkReform #DoktorHakları @hekim_birligi @saglikbakanligi @drmemisoglu @OHSAD_


İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen ve öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan menfur saldırıyı derin bir üzüntü ve büyük bir öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Görevi başında bir eğitimcinin öldürülmesi kabul edilemezdir. Bu vahşeti en güçlü şekilde kınıyor; merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bu olay, yalnızca bir eğitim kurumunda yaşanmış bireysel bir saldırı değildir. Ülkemizde son yıllarda artan şiddet vakaları; eğitim kurumlarında, sağlık kuruluşlarında, kamu hizmeti sunulan alanlarda ve gündelik yaşamın her noktasında karşımıza çıkmaktadır. Şiddet artık münferit değildir; toplumsal bir soruna dönüşmüştür. Eğitim iş kolundaki sendikaların 3 Mart tarihinde aldıkları iş bırakma kararını, şiddete karşı yükseltilmiş meşru bir tepki ve farkındalık çağrısı olarak değerlendiriyor; bu haklı duruşlarını desteklediğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Devletin tüm kurumlarını; •Kamu hizmeti sunulan tüm alanlarda güvenlik tedbirlerini derhal güçlendirmeye, •Kamu görevlilerine yönelik şiddete karşı daha etkin ve caydırıcı düzenlemeleri hayata geçirmeye, •Toplumda şiddet kültürünü besleyen unsurlarla kararlılıkla mücadele etmeye davet ediyoruz. Toplumun her kesimine yönelen şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor; benzer acıların tekrar yaşanmaması için atılacak her adımın takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
















