GiuliaC
45.8K posts




İnsan ilişkilerinde kıskançlık, genellikle bir üçüncü şahsın varlığından ziyade, kişinin kendi iç dünyasındaki eksikliklerin bir başkası tarafından tamamlanması korkusundan doğar. Cihan’ın, karşı daireye taşınan Engin’e karşı duyduğu huzursuzluk, tam da bu psikolojik zemine oturmaktadır bana göre. Cihan, Alya’nın hayatında huzur ve sadelik aradığı bir döneme denk gelmesinden endişe ediyor. Engin'in o "temiz yüzlü, kendiyle barışık, Batılı ve modern" imajı, aslında Cihan’ın kendi içinde eksik hissettiği veya Alya’ya sunamadığı (belki de geçmişindeki prangalar ve mecburiyetler yüzünden sunmakta zorlandığı) tarafları temsil ediyor olabilir. Cihan’ın Engin’e "caka satıyor" ya da "gösteriş yapıyor" gözüyle bakması, aslında bir nevi savunma mekanizması. Çünkü Engin, tehdit edici bir normallik ve haflflik sunuyor. Engin’in modern ve rahat tavırları, Cihan’a kendi karmaşasını ve belki de "eski kafa" kalan sertliğini hatırlatıyor. Cihan, Alya'nın bu dinginliğe kapılıp gitmesinden korktuğu için Engin'deki her olumlu özelliği birer "numara" ya da "caka satma" olarak görmeye meyilli. Cihan'ın bu kıskançlığı aslında Engin’den ziyade, Alya’yı kaybetme korkusuyla ilgili. Engin ne kadar terbiyeli ve düzgünse, Cihan’ın gözünde o kadar "tehlikeli" bir rakip haline geliyor. #UzakŞehir #CihAl














