
Son kez yazayım.
“Daha kötülerini de gördün, neden bunu paylaştın?” mantığıyla hareket edeceksek hiçbir yanlışı eleştirmeyelim, hiçbir kural ihlaline ses çıkarmayalım.
Bir yanlışın başka yanlışlarla savunulması, onu doğru yapmaz.
Ben plakasına değil, yapılan davranışa dikkat çektim. Kural; Türk’e ayrı, Alman’a ayrı, gurbetçiye ayrı işlemez.
Asıl düşündürücü olan, yanlışı eleştirmek yerine yanlışı savunmak için bu kadar çaba harcanmasıdır.
Kaldı ki ben Avrupa’ya defalarca gitmiş, birçok Avrupa ülkesini görmüş bir insanım. Avrupa’da yaşayan çok sayıda akrabam, dostum ve arkadaşım var. Bu nedenle konunun gurbetçilerle ya da Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızla hiçbir ilgisi yoktur.
Benim eleştirdiğim şey bir kimlik değil, bir davranıştır.
Türkiye’de de Avrupa’da da kurallara uyan insanlara sözüm yok. Ancak yapılan bir yanlışı eleştirdik diye kimse bize “gurbetçi düşmanı”, “ötekileştirici” gibi yaftalar yapıştırmasın.
Herkes kendi sınırını ve haddini bilsin.
Şahsıma yönelik asılsız ithamlar, hakaretler ve kişilik haklarıma saldırı niteliğindeki yorumlar devam ederse hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağımı da özellikle belirtmek isterim.
Yanlışa yanlış diyemediğimiz gün, doğrunun da bir anlamı kalmaz.
Konu benim için kapanmıştır. İyi akşamlar.
Türkçe






































