biyogala
334 posts


değerli bağlantılarım.. htalks yayın takvimimizin müsait olduğu günlerde yayın açmaya ve bilgisayarda vakit geçirirken keyif aldığım şeyleri sizlerle yapmaya karar verdim. ilk yayın çok yakında.. merak ettiğiniz sorular cevaplanacaktır, sorabilirsiniz..
kick.com/turancan
Türkçe
biyogala أُعيد تغريده

Dün Gece Ne Oldu?
18 Mart 2026 gecesi, İsrail Hava Kuvvetleri İran'ın South Pars gaz sahasını vurdu. Bu, savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana ilk kez bir enerji üretim tesisinin doğrudan hedef alınmasıydı. Saldırı kamuoyunda "bir sonraki adım" olarak yorumlansa da aslında çok daha köklü bir hesabın parçası.
Gelin bu geceyi sadece bir haber olarak değil, bir ders gibi ele alalım. Çünkü olanları düzgün okuyabilmek için enerji çatışmalarının nasıl işlediğini bilmek gerekiyor. Bu tür krizleri analiz ettiğimizde karşımıza dört farklı mekanizma çıkıyor ve şu an hepsini aynı anda yaşıyoruz.
Birincisi "kaynak savaşları": toprak ele geçirerek enerji rezervlerine ulaşmayı hedefleyen çatışmalar. 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgali bu kategorinin en klasik örneği.
İkincisi "transit güzergah çatışmaları": enerji taşıyan boğaz, boru hattı veya güzergahların kontrol altına alınması meselesi. Hürmüz Boğazı tam da bu kategorinin kitabına uygun bir örneği.
Üçüncüsü ise "petro-agresyon": petrol geliri, bir liderin hesap verebilirliğini azaltır ve savaş başlatmanın maliyetini düşürür. Irak, Libya, Rusya bu yoldan geçti.
Dördüncüsü "petro-isyan": petrol geliriyle finanse edilen vekil güçler. İran-Hizbullah ilişkisi bu mekanizmanın en çarpıcı örneği.
Şu an yaşadığımız çatışmaya bu çerçeveden baktığımızda ortaya çok katmanlı bir tablo çıkıyor. İsrail'in South Pars'ı vurması bir transit güzergah meselesi: İran Hürmüz Boğazı'nı kapatıyor, İsrail de buna karşılık "senin ekonominin kaynağına dokunabilirim" mesajını veriyor. Aynı zamanda güçlü bir petro-agresyon dinamiği de var: İran yıllardır petrol ve gaz gelirleriyle hem kendi rejimini hem de bölgedeki vekil güçleri ayakta tutuyor. Bu gelir kesilirse çatışma kapasitesi de zayıflıyor.
İran boş durmadı. Birkaç saat içinde Katar'daki Ras Laffan Sanayi Bölgesi'ni balistik füzelerle hedef aldı. Beş füze ateşlendi, dördü düşürüldü, biri isabet etti. QatarEnergy'nin sabah saatlerinde yaptığı açıklamada kullandığı ifade "kapsamlı hasar"dı. Ras Laffan'ın ne anlama geldiğini bir rakamla özetlemek gerekirse: küresel LNG arzının yaklaşık %20'si tek başına buradan çıkıyor. ExxonMobil, TotalEnergies ve Shell burada milyarlarca dolar yatırım yapmış durumda. Gece saatlerinde Ras Laffan'a yakın sularda seyir halindeki bir gemi de kimliği belirlenemeyen bir mermiyle vuruldu, mürettebat sağ kurtarıldı.
Saldırılar Katar'da bitmedi. İran Devrim Muhafızları, Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt'teki enerji tesislerini de tehdit etti ve bir kısmını fiilen vurdu. Suudi Arabistan Doğu Eyaleti'nde füzeler hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü. BAE'nin Habshan gaz tesisinde operasyonlar askıya alındı. Kuveyt'teki Mina El-Ahmadi rafinerisine drone saldırısı düzenlendi, küçük çaplı yangın çıktı.
Tüm bunların ortasında Trump, Truth Social'dan bir açıklama yaptı. İsrail'in South Pars saldırısından haberdar olmadığını söyledi, İsrail'in "öfkeyle davrandığını" belirtti. Ardından ekli: eğer İran Katar'ı bir daha vurursa ABD, South Pars sahasının tamamını "massive bir şekilde" yok eder. Tek bir gönderide hem müttefikinden mesafe koydu hem de İran'a açık bir savaş eşiği tehdidi savurdu. ABD ile İsrail arasındaki bu çatlak, askeri denklem kadar diplomatik denklemi de değiştiriyor.
Enerjinin Mevcut Durumu
Piyasaların tepkisi anında geldi. Brent ham petrol %4,6 artışla 112 dolara çıktı. Avrupa doğalgaz benchmarkı TTF sabah seansında %30 fırlayarak 70 euro/MWh'e ulaştı. Savaş öncesinde bu fiyat 32 euro civarındaydı, yani iki katından fazla artmış durumda. Heating oil futures 2022'nin en yüksek seviyesine döndü ve savaşın başından bu yana %50'yi aşkın artış kaydetti.
Bu fiyat artışları rastlantısal değil. Hürmüz Boğazı neredeyse işlevsiz hale geldi. Küresel petrol ve LNG arzının %20'si bu boğazdan geçiyor. Şu an binlerce gemi Körfez içinde mahsur, en az 22 tanesi saldırıya uğramış. Ortadoğu'daki toplam üretim kayıpları günlük 7 ile 10 milyon varil arasında tahmin ediliyor. Bu küresel talebin yaklaşık %10'u.
Asya meselesine ayrıca değinmek gerek. Katar, Asya'nın en büyük LNG tedarikçisi. Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan'ın enerji dengesi Katar gazına sıkı sıkıya bağlı. Ras Laffan hasar görmeden önce bile bazı Asya ülkelerinde enerji kıtlığı ve karneleme tartışılıyordu. Şimdi bu risk somut bir krize dönüşmüş durumda.
Avrupa için tablo belki daha da düşündürücü. Rusya-Ukrayna savaşından sonra Avrupa büyük çaba harcayarak Rus gazından uzaklaştı ve bu süreçte Katar LNG'sine olan bağımlılığını ciddi ölçüde artırdı. Şimdi o alternatif kaynak da tehlike altında. Enerji kaynaklarının coğrafi yoğunlaşması ve bu yoğunlaşmanın yarattığı bağımlılık ilişkileri bir anda çok daha görünür hale geliyor. Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde yirmisi enerjiyle ilgili ve bu ticaretin büyük bölümü birkaç kritik boğaz ile birkaç dev tesise bağımlı.
Enerjinin Geleceği
Enerji fiyatları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki tarihsel olarak çok nettir: büyük fiyat artışları durgunlukların habercisidir. 1973 petrol ambargosu, 1979 İran Devrimi, 2008 spike'ı, her birinin ardından ciddi ekonomik yavaşlamalar geldi. Bugün yaşananlar bu örneklerle kıyaslandığında hem coğrafi yayılım hem de kalıcılık riski açısından çok daha ağır bir tablo sunuyor.
Mekanizma basit ama yıkıcı. Enerji bir üretim faktörü, yani ekonomide üretilen her şeyin içinde bir miktar enerji maliyeti var. Fiyat yukarı çıktığında bu maliyet önce fabrikaya, oradan nakliyeye, oradan markete, sonunda tüketicinin faturasına yansıyor. Gübrenin hammaddesi doğalgaz, yani tarımsal üretim de bu döngünün içinde. Bunun adı genel enflasyon. Ama asıl tehlike stagflasyon: fiyatlar yüksek, büyüme ise aynı anda yavaşlıyor. Bu noktada merkez bankası çok kötü bir köşeye sıkışıyor. Faiz artırırsan büyümeyi daha da vuruyorsun, artırmazsan enflasyon kontrolden çıkıyor. Doğru karar yok.
Gelişmekte olan ülkeler için bu tablo çok daha sert. Aynı miktarda ekonomik çıktı üretmek için gelişmiş ülkelere kıyasla ortalama üç kat daha fazla enerji harcıyorlar. Enerji verimliliği düşük çünkü altyapı yeni ve sermaye yoğun yatırımlar henüz tamamlanmamış. Fiyat böyle artınca ithalat faturaları şişiyor, döviz rezervleri eriyor, dış borç yükü ağırlaşıyor ve zaten kırılgan olan ekonomik denge daha da sarsılıyor.
Enerji altyapısının bir özelliği de bu sarsıntıyı kalıcı kılıyor. Ras Laffan'daki bir LNG ünitesi hasar gördüğünde onu onarmak ve üretim bandına geri getirmek aylar, büyük hasarda yıllar alıyor. Savaş yarın bitse bile enerji piyasalarındaki etki çok daha uzun süre devam edecek.
Bu noktada yenilenebilir enerjiye geçiş tartışması yeniden gündeme geliyor. Evet, her enerji krizi fosil yakıt bağımlılığının ne kadar kırılgan bir zemin olduğunu gösteriyor. Bir güneş tarlasını veya rüzgar santralini bombalamak bir LNG terminali bombalamak kadar belirleyici değil. Enerji güvenliği açısından yenilenebilir kaynaklar çok daha savunulabilir. Bu gerçeği artık sadece çevreciler değil, savunma analistleri de dile getiriyor.
Ancak geçiş o kadar hızlı gerçekleşemez. Enerji altyapısının ömrü onlarca yıl. Bugün inşa edilen bir gaz santrali 35-40 yıl çalışır. Var olan sistemin üzerine yeni bir sistemi inşa etmek hem zaman hem de sermaye istiyor. Bu arada dünya mevcut enerji altyapısıyla yaşamaya devam etmek zorunda.
Körfez ülkeleri için ise tablo daha da karmaşık. Katar'ın oil rent'i, yani petrol ve gaz geliri ile bu gelirin ekonomiye oranına bakıldığında tablo açık: Körfez ekonomilerinin büyük bölümü hâlâ bu rantla ayakta duruyor. Katar'ın son yıllarda yapmaya çalıştığı şey tam da bu bağımlılıktan çıkmak. Eğitim, kültür, turizm, spor yatırımları bu çeşitlendirme stratejisinin parçası. Ama o çeşitlendirme henüz gelir tarafında fosil yakıtların yerini alamadı. Dün gece bu ülkeler için hem tehdit hem de çok sert bir ders oldu: kaynak gelirine bağlı kalmak, seni doğrudan ateşin ortasına çekebiliyor.
Ama asıl korkulan şey şu: enerji fiyatlarındaki bu şok, kendi başına bir kriz değil, bir zincirin ilk halkası. Petrol 112 dolar olduğunda ilk etkilenen havayolları, nakliye şirketleri ve ağır sanayi.
Onların maliyetleri arttığında bu maliyet bir sonraki halkaya geçiyor, üreticiye, toptancıya, perakendeciye. Gıda fiyatları yükseliyor çünkü gübre üretiminin hammaddesi doğalgaz, nakliyenin yakıtı ise dizel. Enflasyon tüm ekonomiye yayılıyor. Merkez bankaları faiz artırmak zorunda kalıyor. Faiz artışı kredi maliyetlerini yükseltiyor, yatırımlar duruyor, işsizlik artıyor. Büyüme yavaşlıyor ama fiyatlar hâlâ yüksek, stagflasyonun tam ortasındasın.
Gelişmekte olan ülkeler bu zincirin en zayıf halkası. Döviz rezervleri ince, dış borç yükü ağır, enerji ithalatına bağımlılık yüksek. Fatura şişince önce bütçe açığı büyüyor, sonra IMF kapısı çalınıyor, sonra kemer sıkma politikaları geliyor. Bu ülkelerin insanları o krizin ne zaman başladığını bilmeden içinde buluyorlar kendilerini. Suçlu olarak gösterdikleri hükümetleri oluyor ama kökün Hürmüz Boğazı'na dayandığını kimse konuşmuyor.
2008'de mortgage krizi böyle yayıldı. Herkes "bu sadece ABD'nin bankacılık sorunu" dedi, iki yıl içinde dünyanın dört bir yanındaki küçük işletmeler kapandı. Şu an yaşadığımız enerji şoku çok daha evrensel bir hammaddeyi vuruyor. Elektrik, yakıt, ısınma, üretim, nakliye, tarım, hepsinin ortak paydası enerji. Domino taşları sıralanmış, ilk taş düştü.
Son olarak şunu söylemek istiyorum. Dün gece olanlar izole bir askeri olay değil. Bir gaz sahasının vurulması, Avrupa'da fatura, Asya'da karne, küresel piyasalarda resesyon korkusu, gelişmekte olan ülkelerde borç krizi anlamına geliyor. Enerji, ekonominin her köşesine işlemiş durumda. Enerjiyi anlamadan dünyayı anlamak bugün artık gerçekten mümkün değil.
Türkçe
biyogala أُعيد تغريده

SAĞLIK RAPORU
Şampiyonlar Ligi Son 16 Turu rövanşında Liverpool ile deplasmanda oynadığımız karşılaşmanın ilk yarısında koluna darbe alan ve ilk yarıyı tamamlayan futbolcumuz Victor Osimhen, devre arasında yapılan kontroller sonrasında kolunda kırık olma riskinden ötürü karşılaşmanın ikinci yarısında oynatılmadı. Maç sonrasında sağlık ekibimizin denetiminde hastanede yapılan kontrolde futbolcumuzun sağ ön kolunda kırık olduğu tespit edildi ve alçı yapıldı. Yapılacak değerlendirmeler sonrasında ameliyat konusundaki karar önümüzdeki günlerde verilecektir.
Aynı mücadelenin ikinci yarısında yaralanma yaşayan futbolcumuz Noa Lang’ın sağ baş parmağında ciddi bir kesik oldu ve maç sonrasında Liverpool’da önümüzdeki saatlerde sağlık ekibimizin katılacağı bir operasyona alınması planlandı.

Türkçe

@osorumludegil Yolun sonuna geldin Metin, yoksa Umut mu demeliydim?
Türkçe

Hadi Bülentle Icardiye tamam diyelim. Senede 25 milyon cukkalayan yağlı ballı sözleşmesi olan Osimhen'in aksine küfür yeme pahasına ihtiyaç halinde daha ağır sakatlıklarla oynayan ve Osimhenden genç 50 topçu sayarım. Birçoğu da Osimhenin takım arkadaşı. Zayıf argüman nexxxxt.
-@wsanejder
bülent korkmaz omzu çıktığında 32 yaşındaydı emekli olmasına az kalmıştı futbola daha fazla verebileceği bir şey yoktu. icardi dünya tarafından dışlanan birisi sahibi olduğu tek şey için çabaladı. osimhen'in önünde uzun yıllar ve futbola verebileceği daha milyonlar var
Türkçe

Hem Lang hem de Osimhen çok güçlü bir şekilde tekrardan aramıza katılacaktır. Asıl olay, kırık kol ile 40 dakika sahada kalan adamı vicdansızca eleştiren ve kendine "Galatasaraylı" diyen hesaplar. Bel altı vuran bazı hesaplar kulüp yöneticilerine aktarıldı.
biyogala@biyogala
Osimhen için MR çekilmesi yapılmış ve durumunun beklenenden daha ciddi olduğu bilgisi mevcut. Oyuncunun uçuş planlaması hala yapılmış değil, Lagos uçuşu da iptal.
Türkçe

@Erzurumspor @derrierebut Teşekkür ederiz, Süper Lig'e yükselme mücadelenizde başarılar. 🩵
Türkçe

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ülkemizi başarıyla temsil eden ve bugüne kadar göstermiş olduğu mücadeleden ötürü temsilcimiz Galatasaray Spor Kulübü’nü tebrik ederiz.
Galatasaray SK@GalatasaraySK
Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiğiniz mücadele ve verdiğiniz emek için teşekkürler Galatasaray. Şimdi #Hedef2026 yolunda tam konsantrasyon zamanı!
Türkçe

Bir sene içinde iki kere eze eze yendik, yetmedi DK elemelerinden siktir çektirdik. Bu acı sana bir ömür yeter macar iti.
FutbolArena@futbolarena
Szoboszlai: "Galatasaray'ın ilk maçtan sonra yaptığı kutlamaları ben kişisel algıladım. Sadece ben değil, bazı takım arkadaşlarım da öyle."
Türkçe
biyogala أُعيد تغريده

Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiğiniz mücadele ve verdiğiniz emek için teşekkürler Galatasaray.
Şimdi #Hedef2026 yolunda tam konsantrasyon zamanı!

Türkçe
biyogala أُعيد تغريده








