Ali Cenk Gözen@acgozen
Bilanço örüntüleriyle başlayalım.
Analizin en çarpıcı bulgularından biri bilanço tarafında ortaya çıkıyor. İncelenen yüksek getirili şirketlerin tamamında, zayıf ve kırılgan bilançolardan daha sağlam ve dayanıklı yapılara doğru belirgin bir geçiş görülüyor.
Bu dönüşümün merkezinde ise dört temel unsur yer alıyor: Özkaynakların güçlenmesi, kaldıraç seviyesinin düşmesi, net borç pozisyonunun normalize olması ve işletme sermayesi yönetiminin iyileşmesi.
İlk ve en güçlü sinyal özkaynak tarafında görülüyor. 10 şirketin tamamında özkaynak/toplam varlık oranı dramatik biçimde artmış durumda. Başlangıç noktası birçok şirkette oldukça zayıftı. Bu artışın önemli kısmı dışarıdan gelen sermayeyle değil, içeride biriken kârla sağlanmış.
Bu güçlenmenin ikinci ayağı kaldıraç azaltımı. Finansal borç/toplam varlık oranı, bilanço sağlamlaşmasının en doğrudan göstergelerinden biri ve burada da net bir iyileşme var. 2020’de %20–96 gibi çok geniş bir bantta bulunan bu oran, 2025’e gelindiğinde çoğu şirkette %2–30 bandına gerilemiş durumda. Yalnızca iki şirkette bu oran yükselmiş. Ancak bu artışın nedeni bozulan nakit akışı değil, agresif yatırım harcamaları. Üstelik her iki durumda da özkaynak oranı %45’in üzerinde kalmaya devam ediyor.
Üçüncü önemli başlık net borç pozisyonu. Örneklemin dört şirketi dönem boyunca veya dönem sonunda net nakit fazlasına sahip hale gelmiş durumda. Bazı şirketlerde net borç/özkaynak oranı aşırı yüksek seviyelerden dramatik biçimde normalize olmuş. Örneğin bir şirket 179 katı aşan seviyeden 0,3 kata, bir diğeri 7,6 kattan 0,7 kata, bir başkası ise 4,2 kattan 1,2 kata gerilemiş. Bu tür rakamlar ilk bakışta ekstrem görünse de, aslında başlangıç noktasının ne kadar bozuk olduğunu ve sonrasındaki toparlanmanın ne kadar güçlü gerçekleştiğini anlatıyor.
Bilanço kalitesini tamamlayan son katman ise işletme sermayesi yönetimi. Dönen varlık yapısı şirketlerin iş modeline göre ciddi biçimde farklılaşıyor; nakit ağırlıklı, alacak ağırlıklı, stok ağırlıklı ya da finansal yatırım ağırlıklı profiller görmek mümkün. Bu yapıların hiçbiri tek başına iyi ya da kötü sinyal değil. Esas işlevleri, iş modelinin nasıl çalıştığını anlamaya yardımcı olmaları.
Asıl dikkat çekici ortaklık ise nakit dönüşüm döngüsü tarafında ortaya çıkıyor. Genel tabloya bakıldığında, yüksek getirili şirketlerin nakit dönüşüm döngüsü ya zaten düşük ya da zaman içinde sistematik biçimde geriliyor.
(3/7)