Dilek Kaya İmamoğlu:
Evet, ortada bir örgüt var; ama bu, iddia edilenin aksine bir fedakarlık ve hizmet örgütüdür. 2014’ten beri şahit olduğum, insanlara fayda sunan, emek veren, bu ülkenin dört bir yanında alın teriyle çalışan insanlardan oluşan hizmet örgütü…
Artık bu hizmet örgütünü serbest bırakın. Herkes görevine dönsün, en iyi bildikleri işi yine yapmaya devam etsin. Gelin vazgeçin bu zulümden. Çünkü yapılanların ne bu ülkeye, ne bu millete, ne de size hiçbir faydası yok. Türkiye bunu hak etmiyor. 18 Mart 2025 sabahına geri dönün. Hepimizin isteği aynı; adalet ve vicdan.
Çorum, Deniz Köyü’nde, içinde 300 hayvan bulunan bir ahır, Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri tarafından kaçak yapı olduğu için mühürlenmiş.
Hayvanların sahibi “Hayvanlarımız ölmek üzere. Elektriğimizi, suyumuzu da kestiler” diyor.
Devam eden bir davadan dolayı alınacak tedbir bu olabilir mi?
Bu nasıl akıl, bu nasıl tedbir?
Bu kafa millete et yerine taş yedirmeyi planlıyordur.
@nasuhbektas 100 milyar ₺, sadece bir AKP'li bürokratın evinden çıktı. Adam 10 ay hapis yatıp, çıktı. İşini bilen memur, aklı ve zekasıyla kazandığını iddia etti. #emeklimemur
CHP’li belediyeler için “iddia edilen” rakam 100 milyar TL civarında bunun üzerine tutuklamadıkları kimse kalmadı
AKP’nin yarattığı kamu zararı onlarca trilyon TL
Bunlar devletin resmi rakıyla sabit rakamlar.
En ufak hukuki bir işlem yok.
Enflasyon yüksek kalacak.
O zaman para yerine mal almak gerekli .
Elbette parası olana ya da tasarruf edebilene
İnsanların birikimlerine yardımcı olmaya çalışıyoruz
Yoksa ekonomi kötü
Gelir dağılımı bozuk
Ona da yapılacak belli
Mali kural gelecek
Adalet reformu yapılacak
Yoksa zenginin daha zengin
fakirin daha fazkir olduğu
pahalı bir ülke olmaya devam edeceğiz
Paranızı dolar bazında korumak istiyorsanız
TL de kalacaksınız
Hatta dolar short yapacaksınız
Enflasyona karşı korunmak istiyorsanız
Ev araba alacaksınız
Özellikle de uygun kredi ile
Altın dolar bazında para kazandırır
Çok iyi hisse seçip tutarsanız para kazanırsınız ama
Savaş ve kıtlık ile batacak çok firma olacak
Önce emtia sonra borsada olmak lazım
Bunları böyle anlatırken
tepki duyanlar da olacak
Çok haklılar
Batsın bu dünya ....
Zaten batacak
Fatih Altaylı:
"Mircea Lucescu öldü.
Tam da istediği gibi, futboldan kopmadan, neredeyse saha kenarında.
Galatasaray’da 2. başkanlık yaptığım dönemde Lucescu ile çalıştık, kendisini yakından tanıma fırsatı bulduk.
Kendisi benim tanıdığım en düzgün, en beyefendi, en çalışkan ve görev yaptığı kulübün menfaatlerini önde tutan futbol adamıydı diyebilirim.
Buna o gün yönetimde beraber olduğumuz futbol şube sorumlusu yöneticilerimiz Abdurrahim Albayrak ve Özer Saraçoğlu da şahitlik edecektir.
Lucescu’nun görev yaptığı dönem Galatasaray’ın mali açıdan en zor dönemiydi.
Türkiye 2001 krizi ile boğuşuyordu.
Tarihin en büyük kur krizi ile dolar uçup gitmişti.
Gelirler dip seviyedeydi.
Toplam 14 milyon dolarlık bir futbol bütçesi yapabilmiştik.
100 bin dolar ücret alan Victoria, ondan biraz fazla alan Fleurquin, hemen hemen tamamı birkaç yüz bin dolar seviyesinde yıllık sözleşmelerde oynayan bir takım.
En yüksek ücreti alan Ümit Karan’ın aldığı para 400 bin dolar civarındaydı.
Bunun üzerinde bir sözleşmeye imza atan İlhan Mansız’ın sözleşmesinden vazgeçmek ve Beşiktaş’a gitmesine göz yummak zorunda kalmıştık.
Milyon doların üzerinde para alacak olan tek oyuncu Jardel’di.
Lucescu “Jardel’i satın, hem maliyetinden kurtulun hem de satıştan gelecek para ile diğer futbolcuların ödemesini yapabilirsiniz” dedi. Jardelsiz de şampiyon olacağına inanıyordu.
Sattık.
Bu sırada takımın bir diğer önemli parçası Ümit Davala idi.
Milan istiyordu ama takımda alternatifi yoktu.
“Satabilirsiniz” dedi.
Davala’yı da sattık.
Yerine müthiş bir topçu olan ama sakatlığı nedeniyle bir maç var bir maç yok şeklinde oynayan Perez’le devam ettik.
Tüm bunlara rağmen Şampiyonlar Ligi’nde ön elemeyi geçti takım.
Dahası, grup aşamasında hayli zorlu bir gruptan çıkmayı başardık. Hem de Liverpool’un önüne geçerek.
Sezon ortasında Lucescu Antep’te oynayan Batista’yı istedi.
“Batista’yı alın, takımı şampiyon yapayım” dedi.
Celal Doğan’dan Batista’yı almaya giderken yolda Lucescu aradı.
Çok kızgındı.
“Takımın maaşlarını ödeyemiyoruz, siz ne Batista’sı almaya gidiyorsunuz. Batista falan istemiyorum. Çocukların parasını ödeyin” diye bağırıyordu.
Şaşırdık.
Yarım saat önce Batista’yı isteyen adam neler söylüyordu.
Celal Doğan ile anlaşıp Batista’yı aldık.
Haberi duydu. Çok sevindi.
Dayanamayıp “Delirdin mi, alın diyorsun sonra arayıp almayın diye tepiniyorsun. Sonra da aldık diye teşekkür ediyorsun.” diye kızdım.
“Oyuncular yanımdaydı ve öyle yapmam gerekiyordu. Onların parası ödenemezken oyuncu almanıza bozulur, oynamazlardı” dedi.
O takımla Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalin kapısından döndük ve tek gol averajıyla Barcelona’ya elendik.
Ama yıl sonunda takımı şampiyon yaptı.
Bu arada başkanlık koltuğuna Özhan Canaydın oturmuştu ve yönetimde olmamamıza rağmen Abdürrahim Albayrak ve ben de futbol şubesinde çalışmaya devam ediyorduk.
Lucescu’nun da özverili desteği ile borçlar sıfırlanmış, yüksek faizli banka borçlarını kapatmış, yönetimi Canaydın’a çok az bir piyasa borcu ile devretmiştik.
Kocaeli maçında şampiyonluğumuzu ilan ettik.
İstanbul’a döndük.
Florya’da Özhan Canaydın ile takımın gelmesini beklerken Başkan Canaydın bombayı patlattı.
“Kimseye söyleme Fatih Terim ile anlaştım. Lucescu’yu yarın yolluyorum” dedi.
“Başkan yapma” dedim. “Yaptım bile” dedi.
İnan Kıraç’ın isteği ve desteği ile buna karar verdiğini anladım. “Abi, kulübü batıracaksın” dedim.
Kalktım, kapıya yöneldim.
Ben çıkarken Ali Dürüst, Özer Saraçoğlu ve Burak Elmas içeri giriyordu.
“Girmeyin, asabınız bozulur. Lucescu’yu kovdu. Galiba Terim’i getirecek” dedim.
İnanmadılar.
Lucescu’ya kovulduğu tebliğ edildiğinde hüngür hüngür ağladı.
Hiç beklemiyordu.
Herkes şampiyonluğu kutlarken, bir birkaç Galatasaraylı Lucescu’ya teşekkür ve veda gecesi düzenledik.
Büyük bir sevgi ve coşku ile veda ettik.
Orada da hüngür hüngür ağladı.
O gün bana verdiği ve üzerinde teşekkür ederim diye yazdığı sarı kırmızı atkı hâlâ duruyor.
Galatasaray’ın kovduğu Lucescu ile hemen Beşiktaş anlaştı. Serdar Bilgili çok doğru bir iş yaptı ve Lucescu da Beşiktaş’a 100. yılında bir şampiyonluk hediye etti.
Galatasaray ise Lucescu’nun yerine getirdiği Terim ile peş peşe başarısız sezonlar geçirdi.
Bizim ödediğimiz borçlar yeniden alındı. Kulüp şimdi şimdi zor bela kurtulduğu bir borç batağına saplandı.
Sonunda Canaydın da Terim’i yollamak zorunda kaldı.
Bana sorarsanız o gün Lucescu yollanmasaydı, bugün Galatasaray’ın müzesinde bir Avrupa Kupası daha olabilirdi.
Türk Milli Takımı’nın bugünkü başarısında bile onun başlattığı değişimin izleri var.
Büyük bir futbol adamı, anlayış olarak Rumen’e benzemeyen bir Rumen’di.
Tanıdığım için, birlikte çalıştığım için kendimi hep şanslı hissettim.
Huzur içinde uyusun, toprağı bol olsun!"
Fatih Erbakan:
"AK Parti, 23 senede 598 milyar dolar faiz ödedi. 2028 yılına kadar ödedikleri faiz 850 milyar dolara çıkacak, dünya faiz şampiyonu olacaklar.
2028'e kadar iktidarda kalırlarsa 250 milyar dolar daha faize gidecek. Bu nedenle erken seçim istiyoruz."
Emekli Bir Astsubayımızın Paylaşımıdır‼️‼️‼️‼️
Lisans mezunu bir Astsubay olarak 1/4 dereceden, 2 Kad. Kd. Bçşv. olarak 3600 ek göstergeden emekli olmuş, TSK mensubu olarak devletimizin vermiş olduğu 600 puan ek gösterge puanı ile 4200 gösterge puanına yükselmiş olduk. Bunun neticesinde maaşımızda yaklaşık 216 TL gibi bir artış meydana geldi. Ancak devletimizin yapmış olduğu 3600 gösterge düzenlemesi ile TSK mensubu olarak görev yapıp emekli olan Uzman Çavuşların da maaşlarında 2400 TL artışa neden olmuş ve maaşları Ocak 2023 ayında verilen %30 zam ile birlikte benim statümdeki Astsubay emekli maaşlarından daha fazla bir orana ulaşmış durumdadır. Bu da TSK'daki hiyerarşik statü farkını ortadan kaldırmaktadır ve biz Astsubay rütbesinden emekli olan kişilerin mağduriyetine sebebiyet vermiş durumdadır. Bu hiyerarşik düzen Sb.ve Asb. arasında değişik tazminatlar ve yüksek Ek göstergelerle korunmuştur. Emekli bir Uzman Çavuş, emekli bir Astsubaydan daha fazla bir maaş alır hale gelmiştir. Bu haksız durum bizleri üzmüştür. Emekli Astsubayların ek gösterge puanlarının yeniden ek bir madde ile düzenlenerek veya Kd. Bçvş. ve daha üst rütbedeki Astsubaylara tazminat verilmesi hususunu değerlendirilmesini talep ediyoruz. Bu konuda gerek Sayın Cumhurbaşkanımız, gerekse Sayın Milli Savunma Bakanımız farklı zaman ve ortamlarda tazminat konusunun çözüleceği sözünü vermiştir. Ancak sonuç ortadadır. Bir dönem "ASTSUBAYIN MAAŞI, SUBAYLA BİR OLAMAZ, BU TSK'DA Kİ HİYERARŞİK DÜZENİ BOZAR" söylemlerini, tüm uzman çavuşları tenzih ederek, UZMAN ÇAVUŞLARIN ÜSTÜ VE AMİRİ OLAN ASTSUBAYLAR İÇİNDE SÖYLEYEREK, "BU DÜZEN KORUNMALIDIR" denilmelidir, Saygılarımı sunarım.
Arkadaşlar bu metni devre farkı olmadan emekli devrelerin, tanıdığınız tüm emekli astsubaylar ve gruplarında kopyala yapıştır yaparak, paylaşım sağlayalım lütfen……….