

Airborn
40.1K posts

@Authorized34
#MustafaKemalATATÜRK 🇹🇷 #NeMutluTÜRKümDiyene #FENERBAHÇE



İskoç bilgin James Fergusson, "Dünya Mimarlık Tarihi" adlı eserinde (1872) şunları söylüyor: Asya'dan, Çin'den başlayarak, Tataristan'da, Hindistan'da İran'da Mongollar, Yunanistan'da Pelaslar, İtalya'da Etrüskler dahil Avrupa'daki tüm Kurganları inşa edenler Turanlılardır. Turanlıların yaşadığı yerlerde Aryanlar yoktur. Avrupa'daki Dolmenleri inşa edenler Turanlılardır ve Avrupa'da son dönemlere kadar en geniş şekilde yayılmışlardır. Dolmenleri inşa eden Turanlılar, dünyanın en uzak köşelerine hakim olmayı sürdürdü, Turanlılar 8. ve 9. Yüzyılda İngiltere'ye ve Fransa'ya, 11. ve 12. Yüzyıllarda İskandinavya'ya hakim oldular. J. Fergusson, ariler gelmeden önce Fransa'da ki yer adlarını da yazarak bunların Turanilere ait olduğunu ortaya koymuştur ve işin ilginç olanı bu yer adlarının bir çoğu halen bugün devam etmektedir. İşte listesi. Lütfen dikkat; Bunları biz değil İskoç bilgin James Fergusson, 1872'de yazdığı 4 ciltlik "Dünya Mimarlık Tarihi" adlı eserinde yazmaktadır. Anlayan anlamıştır.... Aktaran Cengiz Özakıncı'ya çok teşekkürler 🙏🏾. #TarihinBilinmeyenYüzü


İzmir’de bir vatandaş, öğretmenlerin protestosuna evinin balkonundan elinde Atatürk portresi ile destek verdi.

Yusuf Tekin, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlarının uydurmalarını, iftiralarını tekrarlamış. Çok yazık! 1) Camilerin kapısına kilit vurulması iddiası bir çarpıtma. Kurtuluş Savaşı sırasında, 16 Mart 1920’de, İngilizler İstanbul’u resmen işgal ettiklerinde, Kuvayı milliyeciler, İngilizlerin eline geçmesin diye Topkapı Sarayı’ndaki kutsal emanetleri sakladılar. Hüseyin Rauf Bey’in, 29 Ocak 1924 tarihli TBMM gizli oturumunda verdiği bilgiye göre kutsal emanetler İstanbul’da İngilizlerin bulamayacağı bir yerde korunuyordu. Bu durum, sadece 2. Dünya Savaşı sırasında Kutsal Emanetlerin ve bazı tarihi eserlerin korunduğu camiler için geçerliydi. Yani amaç din düşmanlığı değil ülkenin tarihi kültürel varlığına sahip çıkmaktı. Devlet o camileri korudu. Örneğin 21 Ağustos 1944 tarihli bir kararla “Milli Saraylar’dan Divriği Ulu Cami’ye korunması için konulan kıymetli eşya, caminin kubbeleri aktığı için korunamayacağından süratle caminin tamiratının yapılması” istenmişti. (BCA, Sayı: 6061, Dosya: 25945, Fon kodu: 30.10.0.0, Yer no: 213.448.18.) 2) Cumhuriyeti kuranlar camileri ahıra çevirmedi. Camileri yakıp yıkan ve ahıra çeviren işgalci Yunan ordularıydı. Yunan ordularının zarar verdiği camileri Atatürk ve İnönü döneminde CHP Hükümeti tamir ettirmişti. Ayrıca 1930'larda yüzlerce tarihi cami yine CHP hükümetinin kararıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmişti. İşte belgeler: x.com/i/status/18356… x.com/i/status/18597… 3) Cumhuriyet döneminde Kuran okumak yasak değildi. 1924 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbe ve din kitapları hazırladı ve yayımladı. Ayrıca 1924'ten itibaren çeşitli illerde Kuran Kursları açıldı. Yasak olan Kur'an değildi. 1928 Harf Devrimi sonrası Arap harfleriyle eğitim öğretim yasaktı. Dönemin CHP Hükümeti, Atatürk'ün de isteği ile Kuran tefsir ve tercümesi yaptırmak için bütçe bile belirlemişti. Devletin isteği ile Elmalılı Hamdi Yazır'ın yaptığı Hak Dini Kur'an Dili adlı 9 ciltlik Kuran tefsiri 1930'larin sonunda tamamlanıp halka ulaştı. Ayrıca Cumhuriyet hükümeti ilk okullar için ve ordu için de din kitapları hazırlattı. x.com/i/status/19164… Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir Milli Eğitim Bakanının, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının kara propaganda ürünü gerçek dışı bilgilerini tekrarlaması üzerinde durup düşürülmesi gereken bir durumdur. Yusuf Tekin'in iddialarına verdiğim ayrıntılı cevap için bkz. 👇 cumhuriyet.com.tr/yazarlar/sinan…