
#KRONT Nakit akışı konusundaki endişelerime rağmen genel olarak Kron için olumluyum. Piyasa nakit akışına bakmayıp, satış artışını fiyatlayacaktır diye düşünüyorum. 2026 portföyümde bir miktar yerini bugün itibariyle alacak.
Tayfun
521 posts

@TayfunCts
Burada yer alan yorumlar yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

#KRONT Nakit akışı konusundaki endişelerime rağmen genel olarak Kron için olumluyum. Piyasa nakit akışına bakmayıp, satış artışını fiyatlayacaktır diye düşünüyorum. 2026 portföyümde bir miktar yerini bugün itibariyle alacak.





$KBORU 2025/12 finansal tabloları açıklandı. Detaylı analiz için: fintables.com/sirketler/KBORU Mobilde incelemek için: app.adjust.com/b8veq3c #KBORU


$ALBRK 2025/12 finansal tabloları açıklandı. Detaylı analiz için: fintables.com/sirketler/ALBRK Mobilde incelemek için: app.adjust.com/b8veq3c #ALBRK



Portföy Yönetimi sektörel olarak ciddi bir dönüşümün içinde. 2021 yılında yatırım fonu yatırımcısı sayısı 3.2 milyonken, 2025 sonunda 5.7 milyona yükselmiş. Bu süreçte portföy büyüklüğü ise yaklaşık 28 kat artmış. Bu büyümenin etkisiyle sektörde istihdam imkanları da artıyor. PYŞ'lerin son yıllardaki yıllık personel büyümesi %23 olmuş. Aynı süreç aracı kurumların personel büyümesi %9 civarında kalmış. (Kaynak Tspb)





#DZGYO Bilanço için beğendiğim şirketlerden birinden bahsedeyim. Şirketin yaklaşık 2 milyar TL net nakdi var ve piyasa değeri 3,5 milyar TL. 2025 sonu değerlemeleri ile varlıklarının değeri yaklaşık 8,6 milyar TL seviyesinde. Yani aslında nakdi düştüğümüzde, 8,6 milyarlık GYO portföyünü 1,5 milyar TL’ye piyasadan alınabiliyor. Mevduatta ciddi bir nakit var, yıllık kira gelirlerinden fazla, buradan bir nakit gelecek. Yıllık kira geliri 127 milyon TL, kiralanabilir portföy ise 2,5 milyar TL seviyesinde, böylece kira çarpanı 20 seviyesine geliyor. Ama buradaki önemli nokta, bir varlıktaki çok yüksek değerleme artışı. Sarıgerme’nin 2024 sonu 1,3 milyar TL değeri varken, şu anda 5,4 milyar TL’ye ulaşmış bir değeri var. Buradan doğrudan yaklaşık 4 milyar TL’lik değerleme karı yazılabilir. Bu değerleme artışının arkasında, 2024 yılı değerleme raporunda 256 odalı varsayımlarla değerlendirilmiş ve üst hakkı değeri 1,28 milyar TL olarak takdir edilmişti. 2025 yılı değerleme raporunda ise proje, kapasite artışı kapsamında 534 oda üzerinden ele alınmış; ÇED Olumlu kararı alınmış, belediye ruhsat ve tadilat süreçleri tamamlanmış ve inşaat seviyesi %77’ye ulaşmış durumda. Son çeyrekte Piyasa değerinden çok değerleme karı yazması söz konusu. Piyasanın bu değerleme karını fiyatlayıp fiyatlamayacağını bilmiyorum ama son iki çeyrektir kar çubuğunun yüksek gelmesi, piyasanın alması için yeterli bir sebep gibi duruyor. YTD







Market sektörü emek yoğun bir iş modeliyle çalışıyor. BİM, Migros ve Şok gibi halka açık zincirlerde personel giderlerinin ciroya oranı yaklaşık %10 ve bu oran şirketler arasında büyük ölçüde benzer. Bu da marketten alınan her ürünün fiyatının ortalama %10’unun doğrudan emek maliyeti olduğu anlamına geliyor. Buna karşılık sektörün net kâr marjı yalnızca %1–2 civarında; yani satılan üründen şirkete kalan pay oldukça sınırlı. Bu şirketler yüksek rekabet ve çok düşük kârlılık altında faaliyet gösteriyor. Sert fiyat rekabeti nedeniyle ücretler fiilen tüm sektörde asgari ücret seviyesine sıkışmış durumda. Dolayısıyla düşük ücret meselesi, tek tek firmalardan ziyade sektörün yapısal bir sorunu. Bu çerçevede Migros özelinde yaşanan eylemler, şirket bazlı değil, tüm market sektörünü ilgilendiren ortak bir problemi işaret ediyor. Tek bir zincirin ücretleri rakiplerinden belirgin şekilde artırması, bunu fiyatlara yansıtmasını gerektirir; bu da o firmayı rekabet edemez hâle getirir. Somut olarak: Eğer “market çalışanı 2 asgari ücret almalı” deniyorsa, bu personel giderinin ciro içindeki payının %10’dan %20’ye çıkması anlamına gelir. Başka bir ifadeyle, satılan her ürünün beşte biri işçiye gidecektir. Bu, ancak tüm sektör için eş zamanlı ve zorunlu bir uygulamayla mümkündür. Böyle bir durumda da oluşacak yaklaşık %10’luk fiyat artışını tüketicinin kabul etmesi gerekir. Dipnot: •BİM: ~75 bin çalışan •Migros: ~55 bin çalışan •Şok: ~50 bin çalışan Üç şirkette de personel giderleri cironun yaklaşık %10’u düzeyindedir. Bu tablo, ücretlerin düşük olmasının tekil tercihlerden değil, sektörün ekonomik gerçeklerinden kaynaklandığını gösterir. Özetle: Bu mesele işçiye karşı değil; sürdürülebilir ücret, rekabet ve tüketici fiyatı dengesini birlikte çözmeyi gerektiren bir sektör sorunudur.




