
Basın özgürlüğü, demokratik toplumun gereğidir. Gazetecilik faaliyetinin cezalandırılması, toplumun haber alma hakkına doğrudan müdahale anlamına gelir. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanan gazetecilere ilişkin yaşanan süreçler; ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu kamusal yaşam açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır.
Gazeteciliğin, dolayısıyla kamusal denetim işlevinin yargısal baskı altında tutulması, demokratik rejimlerin taşıyıcı sütunlarını zayıflatır. Bu nedenle gazetecilik, suç değil; kamusal sorumluluğu yüksek bir faaliyet olarak demokratik toplumun vazgeçilmez unsurlarından biridir. Yargı süreçlerinin özgür basını susturmanın aracı hâline gelmemesi; tutukluluğun istisna, özgürlüğün ise esas olduğu hukuk ilkesinin titizlikle korunması gerekir.
İsmail Arı ve benzer durumda olup da tutuklanan gazetecilerin neredeyse tamamına yakını isnat edilen suçlardan beraat etmiş olmaları da başlı başına dikkat çekici bir gerçektir. Bu durum, siyasi tutukluluklarda olduğu gibi gazetecilere yönelik tutukluluk uygulamalarının da fiilen bir cezalandırma aracına dönüştüğünü göstermektedir. Hukuk devleti ilkesinin ve adalet duygusunun korunabilmesi için, basın özgürlüğünü zedeleyen bu tür uygulamalardan vazgeçilmesi ve gazetecilik faaliyetinin ceza tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaması zorunludur.
@ismailari_
@BirGun_Gazetesi
Türkçe











