Elazığ’da trafikte kural ihlali yapan bir sürücüyü megafonla uyaran komiser, sürücünün sigara içtiğini fark edince bu konuda da uyarıda bulundu. Sigarayı yere atan sürücü bunun üzerine durduruldu.
Durdurulan kadın sürücü “Ben hakimim” diyerek karşılık verdi, kimliğini unuttuğunu söyledi ve savcıyı arayarak kendisini teyit ettirdi.
Yaşanan tartışmanın ardından sürücünün şikayeti üzerine komiser hakkında soruşturma başlatıldı ve açığa alındı.
(Sözcü)
2015 yılında milletvekili seçildiğimden beri askerin, polisin sorunuyla dertlendim, yaşadıkları her soruna çözüm üretip Parlamento’ya taşıdım.
Bunu seçim kazanmak için değil bir astsubay çocuğu olarak askerin ve polisin hangi koşullarda görev yaptığını yaşayarak öğrendiğim için, o evlerde büyüdüğüm için yaptım.
Bu mesele benim için kürsü meselesi değil, vicdan meselesidir.
İktidara defalarca “Gelin beraber çözelim bu sorunları” dedik.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar Genel Kurula getirdiğimiz her teklif, her öneri AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Defalarca komisyon kuralım istedik; polis intiharlarını araştıralım, polislerimizin yaşadığı sorunları araştırıp çözelim dedik, reddedildi.
Kanun teklifi verdik, sendika kursunlar dedik; reddedildi.
Gerçekleri hep biz anlattık; polislerimizin yaşadığı sorunları, haksızlıkları, mobbingi, angaryayı… İntihar eden polislerin geride bıraktıkları notları okuduk kürsülerden…
Yine de inandıramadık, ikna edemedik iktidarı. İktidar polisin sesini yaşarken duymamayı tercih etti hep.
Efkan Ala’dan Soylu’ya, Yerlikaya’dan Çiftçi’ye… Göreve gelen her Bakan, polislerin şartlarını iyileştireceğini söyledi; hiçbiri hiçbir şey yapmadı.
“Polis Meslek Kanunu” ile ilgili yürütülen hazırlığı yakından takip ediyoruz. İktidarın hazırladığı bu kanun bir vitrin düzenlemesi değil, sahadan gelen gerçeklere dayalı yapısal bir reform olması gerektiğini vurguluyoruz.
CHP olarak Haziran 2025’te sunduğumuz ve kanunun omurgasını oluşturması gereken çözüm paketimizi polis kardeşlerim için bir daha paylaşıyorum:
∙12-24 ve 12-36 çakma sistemleri kaldırılmalı
∙Polise fazla mesai ücretleri ödenmeli
∙Gece 8 saat üzeri mesai yasaklanmalı
∙Polise sendika hakkı tanınmalı
∙Mülakatsız, liyakate dayalı terfi sistemi uygulanmalı
∙Her ile lojman ve kreş yapılmalı, rehabilitasyon merkezleri açılmalı
∙Polis Sandığı yeniden yapılandırılmalı ve Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı gelirleri doğrudan polislerin refahı için kullanılmalı
∙Ortaokul ve lise mezunu polislerin intibak sorunu çözülmeli; emekli polisler sefalet sınırında yaşamamalı.
Biz her zaman olduğu gibi polisimizin yanındayız. Polis kardeşlerim kimlerin seslerini duyduğunu, kimlerin kulaklarını kapattığını iyi bilir.
Tekrar ediyorum sesinizi duyuyoruz ama seçim kazanmak için değil derdinizle dertlendiğimiz için.
#PolisinSesiniDuyanKazanacak
Yıllarca Emniyet Müdürlüğü yapmış bir AKP’li vekilin, Meclis’te polislerin sorunlarının tartışılmasını “popülizm” diye nitelemesi utanç vericidir!
Polislerimiz; bu ülkenin güvenliği için gece gündüz fedakarca çalışan, en zor şartlarda görev yapan emekçilerdir.
Polis Haftası’nda lafa gelince güzel sözler söyleyip, iş haklarını konuşmaya gelince susmak samimiyet değildir!
Artık sözü bırakın, özde sahip çıkın!
Elazığ'da görevdeki bir komiser, trafikte sıkışıklığa sebep olan sürücüyü megafonla uyardı. Ardından sürücünün sigara içtiğini gören komiser, bu konuda da uyarı yaptı. Uyarının ardından sürücünün sigarayı yere atması üzerine komiser söz konusu aracı durdurdu.
Durdurulan kadın sürücü, 'Ben hakimim' diyerek karşılık verdi. Komiser ise kimliğini görmek istedi. Sürücü kimliğinin yanında olmadığını ancak savcının kendisini teyit edeceğini söyleyerek bir savcıyı aradı. Savcı, kadın sürücünün hakim olduğunu teyit etti. Bu esnada taraflar arasında tartışma yaşandı.
Olaydan sonra hakim olan kadın sürücünün şikayetçi olması üzerine Elazığ Valiliği, açılan soruşturma kapsamında komiseri açığa aldı. (Sözcü)
Türk Polisine Kim mi el kaldırabilir?Tabiki de Türkeş’in kellesini istediği polis katili vatan haini öcalana ‘KURUCU ÖNDER’ diyerek Umut hakkı isteyecek kadar Türkeş’in kişilik ve fikirlerine düşman olan,insanlıktan nasibini almamış Türk düşmanı fıtratı bozuk münafıklar kaldırabilir!
Bir Hemşirenin feryadı
mart ayı maaşı olarak 75 bin tl aldım .
Hastane yatan serviste neredeyse yalvararak temizlik yaptırdığımız Temizlik personeli okuma yazması bile olmayan bir dönem yönetim benden rica etmişti okuma/yazma öğretebilir misin dedikleri personel mart ayı hesabına yatan para 135 bin artık personele bir şey diyemiyoruz işlerini zaten yapmıyorlar tiktokla meşguller bir şey dedin mi ?
Bu ifadeler üzerinde düşünmek zorundayız. Şayet bu ifadeler doğruysa Sistemsel sorunlar sorun üretiyor demektir. Bizden hatırlatması.
Burası İngiltere ya da Alman 3-4. Ligi falan olsa dünyada paylaşmayan spor sayfası kalmazdı.
Bursaspor alıştırdı, artık olağan geliyor.
Üstüne çıkmak da zor iş.
Bir kadın, 37 yaşında olmasına rağmen neden evlenmediğini açıkladı:
“Neden evlenmedin tarzında sorular Türkiye’de var, Avrupa’da yok.
Bir erkekten beklentim; az para kazanmayacak, ev temizliğine yardım edecek, yemek yapmayı bilecek.
Çocuğun, doğumundan 18 yaşına gelinceye kadar olan sürecinde bakacak ve mal, mülk, para miras bırakacak.
Annesinden bağımsız bir hayat yaşayacak.
Bunların hiçbiri de Türk erkeğinde yok. Avrupalı erkekler de var. Onlarla da evlenmem.”
⚪️ Arabayla suyun ortasında kalan kadın, duruma sitem etti:
“Bu ülkede kadın olmak çok zor. Yolda kaldık, adam 2000 TL istiyor. Ben bir bayanım ve yanımda çocuğum var.”
Şerit aralarından ilerleyen motosikletli, taksinin ani şerit değiştirmesi sonrası tıra çarptı.
Kazada yaralanan olmazken motosiklet kullanılamaz hale geldi.