Aykut Kocaman: "Fenerbahçe'nin dönemi bir gün başlayacak. Bir 20 yıl, bu dönemin tam tersi olacak. Çünkü Fenerbahçe'nin büyüklüğü, kolay elde edilen bir büyüklük değil. Bu büyüklük, zaman zaman sıra dışı nedenlerle akamete uğrayabilir ama geçicidir. Geçecek."
💥 Atletico Madrid'in Barcelona maçı öncesi yaptıkları:
🔸 Pasları ve koşuları engellemek için stadın çimlerini bilerek uzun bıraktılar.
🔸 Maç öncesi antrenmanda Barcelona oyuncularını ıslattılar.
Serdar Ali Çelikler: “MHK Başkanı azıcık tarafsızım diyorsan, Fenerbahçe-Rizespor maçına Ali Şansalan denen hakemi verceksin. Guendouzi golü attıktan sonra tribüne çıkarak taraftarına sarılacak, Brown golden sonra kornere direğine tekme atacak ve kart görmeyecek. Tarafsızım diyorsan bunu yaparsın!”
(🔗@neosportr)
@EltunHaber1 Ya buna 10 yaşındaki çocuk güler bizim yanimizda devlet hükümet tff mhk var biz 12 senedir şampiyon olamıyoruz siz bunlarla mücadele ediyorsunuz ve galip geliyorsunuz sizin o ananızı bayıltana kadar
YAPI’ya karşı çıktığı için Erden Timur’u tasfiye ettiler.
Şimdi ise aynı şekilde YAPI’ya karşı duran Burak Yılmaz’a operasyon çekiliyor.
Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaksınız diye ülke futbolunu bitirdiniz.
@sukunetlideli@uqt_zr@leuropefootball Griezman bitik oblak anası sikilmiş ederson gibi simeone nin oglu baris alper kadar futbolcu digerleri zaten aptal ordusu
Yalnız Bırakılan Değerler!!! @yilmazburak17
Burak Yılmaz’ın sitemini de, haykırışını da anlayabiliyorum. Bazen insanın en çok zorlandığı yer, sadece mücadele etmek değil; mücadele ederken kendini yalnız hissetmesi ve yanında güçlü bir destek görememesidir. Burada sadece isimleri konuşmak yetmez. Asıl konuşulması gereken, böyle değerli isimlerin yalnız bırakılmaması, doğru ekiple desteklenmesi ve daha sağlıklı bir zeminde güçlendirilmesidir. Türkiye’de doğmuş, büyümüş, bu ülkenin içinden çıkmış; formasını taşımış, bizi hem ülkemizde hem yurtdışında en iyi şekilde temsil etmiş bir kardeşimizin bugün geldiği noktaya üzülmemek elde değil. Burak Yılmaz gibi isimler sadece futbol oynamış insanlar değildir; onlar aynı zamanda bu ülkenin yetiştirdiği değerlerdir, birikimidir, karşılığı olan markalarıdır. Böyle kardeşlerimizi kaybetmek, yıpratmak ya da yalnız bırakmak yerine; anlamamız, desteklememiz ve daha sağlıklı bir zeminde güçlendirmemiz gerekir. Çünkü değer üretmek zordur, kaybetmek ise çok kolay. Eleştiri elbette olur ama kendi içimizden çıkmış, bu ülkeye hizmet etmiş, ay-yıldızlı formayı taşımış insanlara biraz daha sahip çıkmayı da öğrenmeliyiz. Asıl soru da şu: Bir kulüpte başkan, yönetici, sportif direktör ve futbol aklı görevini doğru yapsa, bir teknik direktörün bu kadar şeyi tek başına söylemek ve taşımak zorunda kalması gerekir miydi?
Burak kardeşime gönülden selam olsun.