Selma Koçoğlu
117.7K posts

Selma Koçoğlu
@selmakocoglu
Zaman duvarının bir penceresi var: Oradan görünüyor yüzüm #FreePalestine #StopHolacaustİnGaza TV-Sinema-Exc.Prd -Leylaksever-Okuryazar-Müslüman-Türk




izlediğiniz en iyi yüzleşme sahnesi





Ciddiye alınacak biri değil. Babası sayesinde orda. Fakat babası öllürse ve yerine geçerse savaş bile ikan edebilir

Türkiye Cumhurbaşkanı @RTErdogan, İran’dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra, antisemitizme başvuruyor ve Türkiye’de İsrail’in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor. Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas’taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail’i soykırımla suçluyor. İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek - Erdoğan’ın ise oturup sessiz kalması ve susması daha iyi olur. @kilicdarogluk @ekrem_imamoglu @mansuryavas06

Türkiye Cumhurbaşkanı @RTErdogan, İran’dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra, antisemitizme başvuruyor ve Türkiye’de İsrail’in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor. Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas’taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail’i soykırımla suçluyor. İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek - Erdoğan’ın ise oturup sessiz kalması ve susması daha iyi olur. @kilicdarogluk @ekrem_imamoglu @mansuryavas06





Meşhur Büyükelçilik baskını ( 4 Kasım 1979'dan 20 Ocak 1981) sırasında ABD'nin İran Büyükelçiliğinde Basın Müşaviri olarak görev yapan ve büyükelçilik baskınında 444 gün rehin kalan ABD'li diplomat Barry Rosen'in değerlendirmesi; "İranlı öğrenciler beni bir odaya sürükleyip hiçbir yere gitmediğimi söylediklerinde otuzlu yaşlarımdaydım. 444 gün sonra oradan yürüyerek çıktım. O günden bu yana geçen on yılları, olan biteni ve iki ülke arasında yaşanmaya devam edenleri anlamlandırmaya çalışarak geçirdim. Bu yüzden bana İran’dan sanki soyut bir kavrammış gibi bahsetmeyin. Ben o çatışmanın bizzat içinde yaşadım. Onu hissettim. İşte bu yüzden, bu ateşkesle ilgili her şey çileden çıkarıcı olsa da, onu tamamen silip atmaya hazır değilim. Pakistan’daki müzakerelerden hiçbir sonuç çıkmayabilir. Görüşmeler daha başlamadan çökebilir. Amerikan diplomasisinin İran karşısında sayısız kez başarısız olduğuna tanık oldum; genellikle de hep aynı sebeplerden: aşırı gurur, yetersiz sabır ve odanın köşesinde elinde kibritle bekleyen İsrail. Ancak iliklerime kadar bildiğim bir şey var: Başka bir savaş İran’ı dize getirmeyecek. Az önce denedik ve işe yaramadı. İran kırılmaz; o içine çeker, uyum sağlar ve bekler. Ben bu inadı 444 gün boyunca yakından izledim. Beni en çok rahatsız eden şey İran’ın şu an kazanıyor olması değil; bu kazanımı onlara bizim altın tepside sunmuş olmamızdır. Bu müzakereleri Tahran’ın çizdiği çerçeve yönetiyor. İran hâlâ Hürmüz Boğazı’nı kontrol ediyor. Hâlâ geçiş ücreti topluyor. Trump onların teklifine baktı ve 'uygulanabilir' dedi. Bugünleri göreceğim hiç aklıma gelmezdi ama işte buradayız. İran masada her şeyi istiyor: yaptırımlar, zenginleştirme hakları, Amerikan askerlerinin çekilmesi ve Lübnan ile Gazze’de olup bitenleri de kapsayan bir anlaşma. Bu yutulması zor bir lokma. Ve bu görüşmeye davet edilmeyen İsrail, bu anlaşmayla sınırlandırılmaya hiç niyeti olmadığını şimdiden açıkça belli ediyor. Beni en çok endişelendiren kısım da bu. Çünkü eğer İsrail bombalamaya devam ederse ve Washington bunu durduramazsa ya da durdurmazsa, bunların hiçbirinin hükmü kalmaz. Yine de (ve bunu Tahran’a güvenmemek için her türlü sebebi olan biri olarak söylüyorum) topyekûn bir savaşa geri döneceğimizi sanmıyorum. Birileri aniden akıllandığı için değil, matematik tutmadığı için. İkinci bir raunt da aynı şekilde sonuçlanır. İran hâlâ Boğaz’ı kontrol ediyor. Tahran kaslarını her gerdiğinde küresel ekonomi hâlâ irkiliyor. Yöneldiğimiz şey barış değil. Daha küçük ve daha pamuk ipliğine bağlı bir şey; iki ülkenin, ellerinde hiçbir belge ve hiçbir garanti olmadan, bugün birbirlerini yok etmemek konusunda sessizce anlaşması. Bu kadar kırılgan bir şeye tutunarak hayatta kalmanın ne demek olduğunu biliyorum. 444 gün boyunca elimdeki tek şey buydu."

Dubai’de yerleşik bir çok şirket İstanbul’da araştırma yapıyor… Farklı sektörlerden ilgi var, fakat İstanbul Finans Merkezine yönelik çalışma yapanlar da çok. Kiralık ofis arayışları artıyor… Stabil, gelişen ve geniş imkanlar sunan ülke olmanın avantajını kullanacağız gibi görünüyor…




