can atalay@CanAtalay1
HATAY’DA hayat normale döndü mü ki kira yardımı kesiliyor!
Hatay’da depremzedelere kira yardımlarının kesilmesi, ekonomik bir karar değil; aynı zamanda bu kente ve bu halkın yaşadığı büyük yıkıma karşı sergilenen politik yaklaşımın açık bir göstergesidir. Hayat normale dönmüş, insanlar evlerine yerleşmiş, kent yeniden ayağa kalkmış gibi davranılamaz. Hatay’da insanlar hâlâ konteyner kentlerde yaşamaya çalışıyor, teslim edilen konutların önemli bir kısmında altyapı ve kalite sorunları sürüyor, işsizlik ve yoksulluk her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Böylesi bir tabloda kira yardımının kesilmesi, depremzedeye “artık kendi başınızın çaresine bakın” demekten başka bir anlam taşımıyor. Üstelik bu süreç sessiz sedasız yürütüldü. Yurttaşlara uzun süre “evlere yerleşmeden yardımlar kesilmeyecek” denildi. Şimdi ise insanlar hâlâ evlerine kavuşamamışken, belirsizlik içinde yaşamaya devam ederken verilen sözler bir kez daha ortada bırakıldı. Özellikle Hatay dışında yaşam mücadelesi veren, geri dönebilmek için evlerinin teslim edilmesini bekleyen binlerce insan için bu karar yeni bir mağduriyet anlamına geliyor.
Ekonomik krizin faturasını depremzedeye kesmek, politik bir tercihtir. İktidara yakın şirketlerin milyarlık vergi borçları tek bir imzayla silinirken, evsiz kalmış bir yurttaşın 7500 TL’sine göz dikilmesi adaletle değil, ancak vicdan tutulmasıyla açıklanabilir. İktidarın yapması gereken, yarattığı bütçe açıklarını depremzedenin cebinden değil, palazlandırdığı sermaye gruplarının kasasından karşılamaktır.
Hatay’da hayat normale dönmedi. Normalleşen şey yalnızca iktidarın unutma hızı oldu. Depremin ardından verilen sözler, ekranlarda kurulan büyük yeniden inşa anlatıları ve bitmeyen “başarı” propagandası gerçekliğin duvarına çarpıyor. İnsanlar hâlâ en temel ihtiyaçları için mücadele ediyor. Barınma krizi sürüyor, geçim koşulları her geçen gün ağırlaşıyor, sosyal destekler ise azaltılıyor.
Bir kentin yaralarını sarmak, yalnızca beton dökmekle olmaz. İnsanların güvende hissedebildiği, geleceğe dair umut kurabildiği bir yaşamı yeniden inşa etmek gerekir. Bugün Hatay’da eksik olan tam da budur. Ve kira yardımının kesilmesi, bu eksikliğin en somut göstergelerinden biridir. Barınma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluktur. Depremzedelerin cebinden tasarruf ederek “normalleşme” ilan edenler şunu bilmelidir: Hatay’da hayat hâlâ enkazın gölgesinde sürüyor. Bu gerçeği görmezden gelmek, Hatay’ın dertlerini görmezden gelmektir..
Ş. Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
Marmara (Silivri) Cezaevi, 9-A47