
Timur Soykan:
AKP'de bir saray isyanı var. Milli Gazete'nin haberine göre, toplantıda bazı parti kurmayları ve milletvekilleri Erdoğan'la konuşmuşlar ve demişler ki: "Ya biz size ulaşamıyoruz."
Düşünün; halktan kopmayı geçtim, Erdoğan artık AKP'den bile kopmuş. Milletvekilleri diyor ki: "Biz size ulaşamıyoruz. Biz size partinin sorunlarını anlatacağız, partiyle ilgili çalışmalarımızla ilgili bilgi vereceğiz ama saraydakiler bize diyorlar ki: 'Erdoğan devleti yönetiyor; şimdi sizin bu sorunlarınızla ilgilenemez, siz çözün.'"
Yani artık AKP saraya ulaşamıyor, AKP saraydan kopmuş; onu görüyoruz. Şimdi, bire bir görüşmelerde hem bu şikâyetleri iletmişler hem de şunu söylemişler: "Bakın Sayın Cumhurbaşkanımız; sahadan, teşkilatlardan gelen olumsuz raporları, şikâyetleri ve sitemleri size ulaştırmak istiyoruz. Ancak bunlar birtakım engellemelere uğruyor. 'Sayın Cumhurbaşkanımızı böyle şeylerle meşgul etmeyin, o devleti yönetiyor, sorunlarınızın çaresine siz bakın' deniliyor."
Ondan sonra devam ediyorlar; yani Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sorunlarının doğrudan aktarılması için bir beklenti olduğunu söylüyorlar. Bir de parti kaynaklarına göre milletvekilleri; özellikle hayat pahalılığı, emekli maaşları ve alım gücüne ilişkin vatandaşlardan yoğun şikâyet aldıklarını, bu nedenle sahada vatandaşların karşısına çıkmakta zorlandıklarını ifade etmişler. Erdoğan da gerçekleri böyle mi öğreniyor, bilmiyoruz artık.
Ya demişler ki AKP'liler, AKP parti yöneticileri, milletvekilleri: "Ya biz bu pahalılıktan, bu emekli maaşlarından dolayı sokağa çıkamıyoruz!" Bunu Erdoğan'a söyleyebilmişler nihayet. Bu kamp olmasa onu da söyleyemeyeceklerdi.
Ve bakın, saraydan şikâyetleri çok net. Aynı Şamil Tayyar'ın tweet'inde yazdığı gibi... Bu rejim inşa edilirken hani böyle çok ballı ballı anlatırlardı, bu rejimi överlerdi ya; şimdi gerçekle nasıl yüzleşiyorlar? "Tek adam, tek adam" dediniz, şimdi o tek adama ulaşamıyorsunuz değil mi?
AKP'liler; şimdi mutlak butlanla CHP'yi yok etmek, artık siyasi partileri ve seçimi manasız hale getirmek istiyorsunuz da size gerek kalacak mı zannediyorsunuz? Erdoğan'ın planında sizin olduğunuzu nereden çıkartıyorsunuz? Yani artık seçime gerek yoksa, seçimle iktidar değişmeyecekse AKP'ye de gerek yok. Sayın AKP'liler, sayın MHP'liler; hiçbirinize gerek yok! Seçimle, halkın oyuyla bir iktidar değişmeyecekse saray tek başına yönetir ülkeyi, değil mi? Birkaç elitle birlikte orada yönetebilirler.
Şimdi buralara baktığınızda, genel çıkan sonuç yine ne oluyor? "Erdoğan'ın etrafı kötü," değil mi? Yine her zamanki hikâyeye geldik: Erdoğan iyi, etrafı kötü!
Hayır arkadaşlar; sistemi Erdoğan inşa etti, bu sistemi inşa eden Erdoğan. O "etrafında kötü" dediğiniz kişiler, zamanla o sistemdeki beklentilere uygun bir şekilde bir duvar ördüler ve orada bir çıkar ağı yaratıldı. Orada çeşitli odaklar, vesayet odakları yaratıldı. Şimdi onlar bir bariyer olarak AKP'nin de, AKP'li siyasetçilerin de oraya ulaşmasını engelliyor.
Bir de demişler ki: "Ya bakanlara da ulaşamıyoruz, bakanlara da bilgi veremiyoruz, bakanlardan da dönüş alamıyoruz." Bakanları da şikâyet etmişler. Tam sistemin özü bu: Halktan kopuk bir yönetim, değil mi? Onu devam ettiriyorlar.
Türkçe