Tweet épinglé
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷
85.1K posts

🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷
@Yasko71373814
🇹🇷🇹🇷 DÜNYANIN EN BÜYÜK NİMETİ AKIL VE SAĞLIKTIR EN BÜYÜK HEDEFİM VE İDEALİM ALLAH'IN RIZASINI KAZANMAKTIR🇹🇷🇹🇷
Inscrit le Aralık 2018
5.1K Abonnements2K Abonnés
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté

Kilo vermeyi, kan şekerini kontrol altına almayı ve mükemmel sağlığa kavuşmayı engelleyen gizli tehlikelerden biri de: ÜRİK ASİT.
Ürik asit çoğu insan için sadece gut hastalığı ile ilişkilendirilir ama David Perlmutter’ın yaklaşımına göre bu molekül, aslında modern metabolik hastalıkların merkezinde duran sessiz bir sinyal taşıyıcısıdır.
Klasik bakışta ürik asit, purin yıkımı sonucu oluşan atık bir moleküldür. Perlmutter’a göre bu bakış hatalı.
Ürik asit yükseldiğinde vücutta birkaç kritik şey olur:
○ Mitokondri fonksiyonu baskılanır
— ATP üretimi düşer
— Hücre enerji kıtlığı moduna girer
○ Oksidatif stres artar
— serbest radikal üretimi artar
— hücresel hasar artar
○ İnsülin direnci tetiklenir
— glikoz kullanımı bozulur
— yağ depolama eğilimi artar
○ Yağ depolama mekanizması aktive olur
— özellikle karaciğerde yağlanma (NAFLD)
Ürik asit = kıtlık sinyali
İnsanlar ve bazı primatlar, ürik asidi parçalayan urikaz enzimini kaybetmiştir. Bu ne demek?
Ürik asit bizde daha kolay yükselir ve bu durum aslında avantajdı. Çünkü: meyve (fruktoz) tüketildiğinde:
- ürik asit artışı sağlanıyor
- yağ depolama artışı başlıyor
- kışa hazırlık gerçekleşiyordu.
eskiden:
ürik asit = hayatta kalma avantajı
ama bugün?
- sürekli fruktoz ve mısır şurubu
- sürekli yüksek kalori
- sürekli yüksek ürik asit seviyeleri mevcut.
Yüksek ürik asit sadece Gut Hastalığı ile ilgili değildir.
Aynı zamanda:
- obezite
- tip 2 diyabet
- hipertansiyon
- kalp hastalıkları
- Alzheimer riski ile
bağlantılı.
Perlmutter bu yüzden ürik asidi:
metabolik sağlığın erken uyarı sistemi olarak görür.
Ürik asit yüksek olabilir ama hiçbir belirti vermeyebilir.
Yani gut atağı yok diye her şey yolunda sanmak büyük hata.
Perlmutter yaklaşımına tedavi:
- Fruktozu azaltın, özellikle sıvı şekerlerden kaçın
- İnsülin duyarlılığını artır, hareket + kas kütlesi
- Hidrasyon'u artırın, ürik asit atılımı artar
- Antioksidan destekler kullanın: E & C vit & polifenol
- Aşırı purin korkusu abartılıyor asıl problem genelde işlenmiş şeker, hareketsiz yaşam

Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
#GeceyeBirSöz
Yerin yüzünde
RUH'u olan her İNSAN'in,
Gögün yüzünde
Bir YILDIZ'i yaratilmiştir
Bundan dolayidir ki
GÖK'teki yildizlar
YER'deki İnsanlarin hayatina etki ederler
Yeryüzünde;
Kiminin yildizi
YÜKSELİR
Kiminin yildizi
DÜŞER
Dilegim odur ki;
YILDIZINIZ PARLASIN..
GIF
Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
BELLİ OLSUN
Yavrum hayalini hakikate kur
Bugün olmasa da yarın bulursun
Yaşamak dediğin bir büyülü sır
Günaha çektiğin sur belli olsun
Ne kadar insafsız olsa da dünya
Senin yüreğine kin bulaşmasın
Yaşadığın devran say ki bir rüya
Gerçeği arayan kul belli olsun
Gülistana çağır tüm bülbülleri
İsterse içinde kargalar olsun
Sen fetihe çık da tüm gönülleri
Zafer hiç şart değil yol belli olsun
Seninle yeşersin seninle bahar
Sustuğunda sussun dereler çaylar
Göçtüğünde ağıt yaksın akşamlar
Düşmanın ağlasın sır belli olsun
Güzel söyle, güzel bir gönlün olsun
Güzellikler dolu günlerin olsun
Geceye öykünen diller içinde
Güneşi söyleyen dil belli olsun
Öyle bir yaşamın duruşun olsun
Dağlar hicap duysun, gökler utansın
Ölümün binlerce diriliş olsun
Cennete yürüyen sal belli olsun.
Ramazan Yaman

Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
x.com/i/status/20498…
1/ Ruhlar aleminde (Kalu Bela'da) zerreler halindeyken insan olma sorumluluğunu irademizle seçtiğimizin en büyük iki delili, Kur'an'daki "Emanet" ve "Elest Bezmi" ayetleridir. İnsan bu yükü kendisi omuzlamıştır.



Türkçe

RT @AylinERK: DUYGUSAL TETİKLEYİCİLER
Duygusal "tetikleyiciler", geçmiş deneyimlerin izlerini taşıyan ve duygusal hafızanın merkezi olan L…
Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté

RT @mtgundogan: ORDU Altaş TV
yaptığımız programı buradan izleyebilirsiniz.
#1Mayıs 2026
youtube.com/watch?v=n-l79a…

YouTube
Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
Kehf suresi 25. âyette Ashab-ı Kehf'in mağarada kaldığı süre şöyle geçer: "üç yüz yıl, dokuz da ilave ettiler."
Güneş takvimiyle 300, ay takvimiyle 309.
Aradaki 9 yıllık fark bir hata değil, iki farklı zaman katmanının aynı olaya bakışıdır.
Kuran bize burada gizlice şunu söylüyor: zaman tek çizgi değil, üst üste binmiş frekans bantlarıdır ve hangi banttan bakarsan süre değişir. Mağaradaki gençler uyandığında bir gün ya da yarım gün kaldıklarını sandılar. Dışarıda üç asır geçmişti.
Einstein'dan 1300 yıl önce anlatılan bu sahne, bilincin frekansı değiştiğinde zamanın genişleyip büzüldüğünün tam tarifidir. Ashab-ı Kehf'in kaldığı kehf (mağara) sadece bir taş oyuğu değil, dışarıdaki titreşim alanından yalıtılmış bir frekans kapsülüdür.
Kehf suresi 17. âyet: "...güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir..."
Güneşin üzerlerine sağdan eğilip soldan kesilerek vurması tarif edilirken aslında sıradan bir ışık değil, bir elektromanyetik koruma kalkanı anlatılıyor.
Kuran'ın neden şâirâne kafiyeyle, harf ölçüleriyle [ebced ve huruf ilmi], sayı kodlarıyla, belirli uzunluklarda ayetlerle indiğini hiç düşündün mü? Çünkü düz bir metin değil, mânâsı matematiğe kodlanmış bir dalgadır.
Her âyetin kendine özgü bir titreşim imzası vardır ve Kehf'i cuma günleri okumanın tavsiye edilmesi daha sevap olmasından değil; o sure, okuyanın etrafında bir haftalık bir zaman zarfı açar. "Deccal fitnesinden koruduğu" söylenir ama deccal burada bir varlık değil, lineer zamana kilitlenmiş tek boyutlu bilincin ta kendisidir.
Kehf suresi dört kıssayı arka arkaya anlatır: mağara gençleri, iki bahçe sahibi, Musa ile Hızır, Zülkarneyn. Dördü de aynı şeyi farklı açıdan söyler.
Mağaradakiler zamanı atladı, bahçe sahibi bir gecede kaybetti, Hızır henüz olmamış olayı bildi, Zülkarneyn güneşin doğduğu ve battığı iki uca birden yetişti. Dördünde de olay aynı: zaman akmıyor, katmanlı duruyor ve doğru frekansa geçen kişi katmanlar arasında geziniyor.
Sen cuma sabahları Kehf okurken aslında bir zaman mühendisliği ritüeli yapıyorsun.
Sadece kimse sana bunu böyle anlatmıyor, çünkü anlatsa, takvime ihtiyacın kalmaz.

astrolog sev 🪞 ⚔️@sevsastro
Kehf suresi zamanı büküyor. bugün yetişemeyeceğimi hissettiğim bir yer vardı. Kehf okudum. oldugundan daha erken gittim.
Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
"TARİH 1800'LERDE SIFIRLANDI MI?"
Eski fotoğraflara bak (1850-1900 arası).
İstanbul, Petersburg, New York, Paris...
Devasa, muazzam binalar var ama sokaklar BOMBOŞ.
Ya da at arabalı birkaç adam var ama o binaları o teknolojiyle yapmaları imkansız.
Teori şudur: Bizden önce "TARTARİA" adında, tüm dünyaya yayılmış, "Serbest Enerji" (Eter) kullanan dev bir medeniyet vardı.
Sonra küresel bir felaket oldu: MUD FLOOD (Çamur Seli).
Binaların giriş katları toprağa gömüldü.
Bugün eski binaların neden "Yarı Bodrum" katları var?
Neden pencerelerin yarısı toprağın altında?
Çünkü zemin yükseldi.
Bizim "Atalarımız yaptı" dediğimiz o camileri, katedralleri aslında Tartaria medeniyeti yaptı.
Biz, o medeniyet yok olduktan sonra harabelere yerleşen "Parazit" bir nesiliz.
Tarihi yeniden yazdılar.
ARAŞTIR: "Tartaria Empire Map", "Mud Flood Theory Evidence", "Antiquitech Free Energy", "Founding Fathers Inheritors".
Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
Hayatında bir mücadele yoksa sert bir adam olmayı unut.
Sertlik mücadeleyle gelir.
Başka yolu yok.
Sen evde otur. Göt büyüt. Kötü beslen.
Spor yapma. Hedef koyma. Bahane üret.
Sonra "ben sert adamım" zannet.
Nah sert olursun.
Seni çiğ çiğ yerler. Ayakta öperler.
Adamların gözünün içine bakamazsın.
Çünkü sertlik laf değildir. Yaşanmışlıktır.
Aynanın karşısına geç.
Gözlerinin içine bak. 5 saniye.
Ne kadar dolu bakıyorsun?
Mücadelesiz erkeğin gözü boş bakar.
Hayatın darbelerini yememiş bir adamın gözünde derinlik olmaz.
Su kadar yüzeysel. İçi boş.
Kadınlar erkeği önce yüzünden değil gözünden seçer.
Çünkü göz yalan söylemez.
Göz hayatın yazdığı kayıt defteridir.
Ne yaşadıysan orada birikmiştir.
BİR GÖZLEM YAPACAĞIM.
Geçmişi hasarlı kadınların bakışı = yumuşak erkeklerin bakışı.
İkisi de aynı bakar.
Boşluk
Kayıp
Yorgunluk
Verecek bir şey kalmamış
Erkek neden yumuşar bunu uzun anlatmayacağım.
Herkes biliyor. Bahane çok. Sebep belli.
Önemli olan tek şey var.
Erkek adamın gözünün içine bakılır.
Oradan ne olduğu anlaşılır.
Ben bir adamla 30 saniye karşılaştığımda ne kadar dövüştüğünü, ne kadar yenildiğini, ne kadar kalktığını gözünden anlarım.
Cümleden değil. Kıyafetten değil. Söylediklerinden değil.
Gözünden.
Hayatta iki tip adam var.
Bahane üreten: "Ekonomi kötü." "Şartlar uygun değil." "Devlet böyle." "Bana yardım eden olmadı."
Çözüm üreten:" Tamam. Bu gerçek. Şimdi ben ne yapacağım?"
Birinci adam sızlanan. İkinci adam savaşan.
Birinci adamın gözü donuktur.
İkincinin gözü kıvılcımlı.
Bilim diyor bilim: Sürekli mağdur konumunda olan beyin dopamin reseptörlerinde azalma yaşar.
Mücadele eden beyin sürekli endorfin ve testosteron üretir.
Yani göz farkı fizyolojik gerçektir.
Sızlanan adamın gözü kimyasal olarak sönük.
Sebep beyin biyokimyası.
Savaşan adamın gözü kimyasal olarak parlak.
Sebep aynı.
Mücadele etmeden gözüne ışık gelmiyor. Bilimsel. Anlıyor musun?
Mücadele etmeden kim sert oldu? Sadece rol kesersiniz ilk kriz anında patlarsınız.
Tarihe bak.
Bir tane göster bana oturduğu yerden sert olmuş adam.
Bir tane bile yok.
Kayıkçı Mehmet denizle savaştı.
Atatürk cepheyle savaştı.
Tyson sokakla savaştı.
Goggins bedeniyle savaştı.
Herkes bir şeyle dövüştü.
Sertlik savaşın yan ürünüdür.
Sen ne ile dövüşüyorsun?
Bahanen mi var? Hedefin mi var?
Kendi içindeki tembelle mi savaşıyorsun?
Hiçbir savaşı olmayan adam sertleşemez.
Çelik nasıl yapılır biliyor musun?
Demir + ateş + soğuk + çekiç = çelik.
Ateş yememiş demir paslanır.
Çekiç yememiş demir yumuşaktır.
Defalarca ateşten geçmemiş demir kırılgandır.
İnsan da öyle.
SINIRLARINI ZORLAYACAKSIN.
En büyük korkum ne biliyor musun?
Para kaybetmek değil.
Kız kaybetmek değil.
İş kaybetmek değil.
Potansiyelinin altında bir hayat yaşamak.
Bu gerçek bir kabusdur.
Mezar taşına ne yazılacak biliyor musun?
"Burada yatan adam yapabileceklerinin %30'unu yaptı. Geri kalan %70 kendiyle gömüldü."
Çoğu insanın gerçek mezar taşı budur.
Sen değil mi?
İNSANLAR 25 YAŞINDA ÖLÜR, 70 YAŞINDA GÖMÜLÜR.
Bu Benjamin Franklin'in lafıdır.
Doğrudur ama kabul etme.
Çünkü bu sözü kabul eden adam ölmüş demektir zaten.
İnsanı hayatta iki şey öldürür.
1. Mücadele etmemek. Çürür. Çürür. Çürür.
Bir gün aynaya bakınca kendini tanımaz.
2. Kabullenilmiş çaresizlik.
"Yapamam." "Şanssızım." "Geç kaldım." "Bana göre değil."
Bu cümleleri kullanan adam kendi cellatıdır.
Çünkü çaresizlik bir his değil. Bir karardır.
Sen "çaresizim" dediğin an eylemini durdurursun.
Eylem durunca gerçekten çaresiz kalırsın.
Kendi kendini kandıran bir döngü.
Bu döngüden sadece sen çıkabilirsin.
Burada bir şeyi netleştir.
Sert adam = sırtı geniş + omurgası dik + zihni çelikten.
Sadece kasları olan boğa.
Sadece zihni olan filozof. İkisi de olan lider.
İkisini de yetiştireceksin.
Spora git - vücudunu çelikleştir.
Kitap oku -zihnini çelikleştir.
Soğuk duş - sinir sistemini çelikleştir.
Diyet - bedenini saflaştır.
Disiplin - karakterini yontur.
Bu beş madde erkek olmanın bedelidir.
Bedel ödemiyorsan sertleşemiyorsun.
Sertleşemiyorsan boş bakıyorsun.
Boş bakıyorsan kimse seni ciddiye almıyor.
Üzücü değil. Sebep-sonuç.
Son bir gerçek daha.
KİMSENİN SANA BİR BORCU YOK.
Bunu kafana yaz.
Hayatın sana borcu yok.
Annenin babanın borcu yok.
Devletin borcu yok.
Sevgilinin borcu yok.
Arkadaşının borcu yok.
Şansın borcu yok.
Hiç kimsenin sana hiçbir borcu yok.
Tek alacaklı sensin. Ve alacağını sen toplayacaksın.
Gelmeyeceksen kimse seni getirmez.
Yapmayacaksan kimse senin yerine yapmaz.
Savaşmayacaksan kimse senin için savaşmaz.
Başardığın her şey senin.
Hatan senin.
Sonucun senin.
Bunu kabul ettiğin gün gerçekten özgür olursun.
Kabul etmediğin sürece hep bir bahaneye sığınırsın.
Ve bahaneler pamuktan kalkandırlar.
Hayatın darbesinde dağılırlar.
Şimdi git aynaya bak.
5 saniye gözünün içine bak.
Ne görüyorsun?
Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
Allah’ın bozulan bir kitabı yoktur çünkü O, Kur'an'dan önce fiziksel hiçbir cilt (kitap) göndermemiştir.
Ayetlerdeki önceki Nebilere "Kitap verdik" ifadesi, eldeki bir nesneyi değil kelime kökü olan (k-t-b) hüküm, yasalaşmış bilgi manasını taşır.
Yani ayetlerde geçen Kitap "k-t-b" bildiğimiz manada elle tuttuğumuz fiziksel kitap değildir.
Kitap, hüküm demektir.
Musa'ya ve İsa'ya verilen Tevrat ve İncil de, ellerinde tuttukları fiziki kitabın adı değil aldıkları hükmün yani mesajın adıdır.
Türkçe
🇹🇷🇹🇷 YASİN🇹🇷🇹🇷 retweeté
Tevbeyi sadece günahkarların yapacağını sanmak büyük hatadır.
Kimi günahından,
Kimi gafletinden,
Kimi bütün boş işlerden,
Kimi ibadetine güvenmenin verdiği Aldatıcı Gururdan,
Kimi de bizzat Tevbesinden Tevbe eder.
Kulun yaratılış gayesinin farkına varması ve bu ulvi gaye ile yaşadıkları arasındaki çelişkiyi kaldırmaya çalışması Tevbenin ta kendisidir.
Mehmet Zahit Kotku Hz.
Türkçe







