Lost Library

3K posts

Lost Library banner
Lost Library

Lost Library

@LibraryLost

İsmail Şen

İstanbul, Türkiye शामिल हुए Haziran 2017
192 फ़ॉलोइंग10K फ़ॉलोवर्स
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
18 Mart Deniz Savaşından bir gün önce Punch dergisinde yayınlanan bir karikatür. “Kraliçe Elizabeth Çanakkale Boğazı’na girer.” Punch, 17 Mart 1915 Buradaki “Kraliçe Elizabeth”, İngilizlerin güçlü zırhlısı Queen Elizabeth’i sembolize ediyor. Gemiyi, İngiltere’nin güçlü ve görkemli bir kraliçesi gibi resmederek Britanya dehşetli deniz gücünün boğazı kolayca aşacağı mesajı veriliyor. Karikatürün yayımlandığı tarih ise Çanakkale Deniz Zaferi'nden bir gün önce. Punch'ın karikatürünün 17 Mart 1915 itibarıyla mesajları şöyle özetlenebilir: - İngiliz donanmasının üstünlüğü - Çanakkale'nin kolay geçileceği inancı - İngiliz halkına "zafer yakındır" mesajı veren propaganda 18 Mart 1915'te İtilaf donanması ağır kayıplar verip geri çekilmek zorunda kaldıktan sonra ise bu karikatür; - Gerçekleşmeyen beklentinin, - Basiret eksikliğinin, - Kibrin yıkamayacağı krallık olmadığının simgesi olarak tarihe düşülen bir not olur...
Lost Library tweet media
Türkçe
0
5
17
617
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
Bu Alman karikatürü, 18 Mart'tan beş gün önce Çanakkale Boğazının İtilaf Donanması için barındırdığı tehlikeyi tasvir etmiş. “Boğazdaki Sfenks efsanevî bakışıyla düşmanı selamlıyor.” 13 Mart 1915, Lustige Blatter Journal Karikatürde boğaz bir kadın yüzlü Sfenks olarak çizilmiş. Sfenks, mitolojide, bilmece soran, geçidi koruyan, yaklaşanları sınayan bir varlıktır. Muhtemelen, Çanakkale Boğazı'nın sıradan bir geçit olmadığı, yaklaşan düşmanı sınayacak ve yok edebilecek bir bekçi olduğu mesajı verilmiş. Çanakkale Boğazı'nın nerenin bekçisi olduğu ise sağ arkada görülen İstanbul silueti cevaplıyor. Devasa pençeler, küçük gemilerden oluşan İtilaf Donanması gibi simgelerin yanında sfenksin peçesinin Çanakkale Boğazı'nın derinliklerini belirsizleştirmesi de önemli. Bu belirsizlik, gizli mayın hatlarını, gemilerin kabusu denizaltıları ve tamamının yeri belirlenememiş tabyaları akla getiriyor. Nitekim, İtilaf Donanması Çanakkale Boğazı'nda bir günde bozguna uğrayıp geri çekilecektir.
Lost Library tweet media
Türkçe
1
11
60
3.1K
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
"Çanakkale Tuzağı" Alman Ulk dergisinin, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferinden bir gün sonrasının tarihini taşıyan kapağında Fransa, İngiltere ve Rusya'yı temsil eden fareler bir kapanın önünde... Ulk, 19 Mart 1915
Lost Library tweet media
Türkçe
0
4
17
858
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
@mesutuyar10 Anladığım kadarıyla Mete hoca hikayeyi okumadan başlığı kullanmış. Bağlamını anlamadan, gül mü, gel mi, kel mi, nereden bileceksin:)
Türkçe
0
0
0
92
mesut uyar 🇹🇷🇦🇺🎖
Günün Osmanlıca macerası Mete Tunçay hocadan. Hortlak nasıl Hür Talâk oldu?
mesut uyar 🇹🇷🇦🇺🎖 tweet media
Türkçe
5
7
59
5.3K
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
19 Ekim 1922’de Refet Paşa komutasında İstanbul'a gelen küçük Türk birliğinin yarattığı tedirginlik ve alınan tedbirlerin işlendiği bir karikatür. İmzasız olsa da muhtemelen Sedat Simavi tarafından çizilmiş altı parçalı karikatürün ilk sırasında, sağ üstteki bantta yine meşhur Milli Mücadele muhalifi Ali Kemal görünür. Bir at ağızlığı takılırken çizilen Ali Kemal hakkında karikatürün altında şunlar yazar: “Mumcu kalemini kırdı ve dilini yuttu. Bu maske sana çok yakıştı. Mumcuzadem. Artık bundan sonra rahat edersin nerede(?)”. İkinci kutuda, şık, papyonlu, kalıplı fesli iki beyefendi oturdukları koltuklarında karşılıklı sohbet ederken görünür. Karikatürün yazısında “İstanbul’da Monşer Beylerin Telaşı” yazılmış olsa da karikatürdeki tavırları oldukça rahattır. Aralarında şu konuşma geçer: “ - Monşer kalpak tedarik ettin mi? - Kalpak tedarik etmeye lüzum görmedim pasaport tedarik ettim.” Bu karikatür, Milli Mücadele kuvvetleriyle bütünleşen kalpakların “Millici” görünmek için kullanıldığını göstermesi açısından önemlidir. Milli Mücadele taraftarı görünmek için kalpak kullanımı veya kalpağın itibar kazandıran bir aksesuar olmasıyla ilgili birkaç karikatür daha vardır. Üç sıralı karikatür bandının ikinci sırasındaki ilk karikatürde, artık İstanbul’da olmayan Damat Ferit, şaşkınlıkla bir harem ağasının getirdiği notu okur: “ - Patrikhane Ayanaros’a naklediyormuş… - .” Bu kutudaki karikatür, İstanbul’u terk eden Damat Ferit gibi kişilerin yanında, bazı kurumların da yeni dönemde İstanbul’da yeri olmadığına dair bir beklentiyi yansıtıyor olabilir. Aynı sıradaki ikinci karikatürde, “İki kirye arasında” şu konuşma geçer: “ - Yolculuk yok mu? Millicilerin jandarmaları sökün ettiler. - Ben işimi yoluna koydum. Bir İttihatçı ile ortak oldum.” Bu karikatürde “kalpak” giyerek yeni döneme uyum sağlayamayacak gayrimüslimlerin yapabileceği bir yönteme dikkat çekiliyor. Kuvayı Milliye kuvvetlerinin temelini oluşturan İttihatçılarla işbirliği… Nitekim bu karikatürdeki tüccar, bir İttihatçı ile ortak olarak, İstanbul’dan kaçmak zorunda kalmayacağını söylüyor. Üçüncü sıradaki karikatürler, gazeteler ve yazdıkları haberlerle ilgili: İlk kutuda masa başında gazete okuyan biri ile karşısındaki konuşuyor: “ - Ben bu gazetenin (Tanin) ismini hiç beğenmedim. Hiç olmazsa men-i ihtikar (karaborsacılığı önleme) koysaydı daha şümullü (kapsayıcı) olurdu, hem de tatlı hatıralarımızı uyandırırdı. (Karaborsacılığın Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki izlerine işaret ediyor olabilir. İttihatçıların yaptıkları, Men-i İhtikar Komisyonu vs…)” İkinci kutuda ise berberde tıraş olan birine elindeki gazetenin yazdıklarını değerlendirmeyi teklif edenle, yazılanların yalan olduğuna inandığı anlaşılan berber koltuğundaki diğeri arasında şu konuşma geçiyor: “ - Takdim eyledim mütalaa buyurur musunuz. - İki defa üst üste tıraş olmak adetim değildir.” Güleryüz, 19.10.1922
Lost Library tweet media
Türkçe
0
3
10
534
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
İstanbul’un işgalinden Londra Konferansına Karagöz Dergisi Milli Mücadelenin ilk döneminde Karagöz, İstanbul'la Anadolu’nun arasında kalmış gibidir. 1920 Mart ve 1921 Şubat aylarında yayınlanan iki karikatüre bakalım. İlk karikatür Mustafa Kemal Paşa’nın 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgali üzerine yaptığı sert açıklama üzerine çizilmiş olmalı ve Paşa'ya itidalli olması tavsiye ediliyor. “Başım rahat olmazsa bu vücut kaç para eder” cümlesindeki “baş” ile İstanbul, “vücut” ile taşranın kastedildiğini söylemek zorlama bir yorum olmaz sanırım: "- Aman berber dayı kabadayılığı bırak da dikine tıraş etmekten vazgeç kuzum. Görüyorsun ya perdah ettikçe kanıyor. Başım rahat olmazsa bu vücut kaç para eder.” 20 Mart 1929, Karagöz *** İkinci karikatürde ise Karagöz, Londra Konferansı öncesi Mustafa Kemal’in “İstanbul’u dışlayan” politikasını eleştiriyor. Zamanla “Millici” olacak dergi henüz boğazın İstanbul yakasında görünüyor... “- Ha bakalım Karagöz Dayı, asıl asıl da görelim. Sen mi beni çekeceksin ben mi seni. Karagöz – Böyle sen bir yana, ben bir yana çekersek zaten kıl kadar kalan urgan kopunca ikimiz de sırt üstü düşeriz. İyisi mi bir araya gelelim de ele güne karşı işimizi bilelim." 9 Şubat 1921, Karagöz
Lost Library tweet mediaLost Library tweet media
Türkçe
0
2
6
501
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
11 Ekim 1922 tarihinde Mudanya Mütarekesinin imzalanmasından sonra Trakya toprakları Türk kuvvetlerine teslim edilir ve bu konuda da birçok karikatür yayınlanır. 19 Ekim 1922’de Refet Paşa komutasında TBMM Muhafız Grubu'ndan 100 kişilik bir kuvvet Gülnihal vapuru ile Mudanya'dan ayrılıp İstanbul'a gelir. Aynı gün yayınlanan Güleryüz dergisinin kapağı Trakya topraklarının kurtuluşunu işler. Karikatür , silahını kırıp, bayrağını ele geçirdiği bir efzon askerini tekmeleyen Türk askerini gösterir. Arka planda, Türk bayrağı dalgalanan, Selimiye camisiyle Edirne görünür. Karikatürün altında “Mart İçeri Pire Dışarı!” başlıklı bir dörtlük vardır: “Kavuştuğu günden beri İzmir’e Türk askeri Gün görmeyen ufuklarda artık güneş doğuyor. Dağılıyor sayesinde kalbimizin kederi, Kahramanlar Yunanlıyı Trakya’dan kovuyor.” Güleryüz, 19.10.1922
Lost Library tweet media
Türkçe
0
2
12
394
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
Karikatürde İngiltere ve Fransa’nın Lozan’daki temsilcileri çizilmişken, Türk temsilci olarak İsmet Paşa yerine Mustafa Kemal Paşa’nın çizilmesi, müzakereler sırasında son sözü söyleyenin Ankara’daki lider olduğuna olan yaygın kanının yansıması.
Türkçe
0
0
1
202
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
"Kırmızı halı Bu artık yeşil halıdaki konferans değil. Masaları kaplayan kırmızı kadife halıdır. (Gazeteler) - Daha ziyade bir petrol tabakası…" Les Potins de Paris, 4.1.1923 Lozan’daki Musul tartışmalarının önemli bir kısmının petrol kaynaklarının kontrolü için yapılan bir güç mücadelesi olduğuna dair bir Fransız karikatürü. Masa örtüsü iki kişi tarafından çekiştiriliyor. Biri Mustafa Kemal Paşa, diğeri İngiltere’nin Lozan’daki temsilcisi Lord Curzon. Masanın yanında düşünceli ve pasif duran Fransa temsilcisi Poincaré. Curzon ve Poincaré’nin tutumları hem iki ülkenin Türkiye konusundaki farklı bakış açılarını hem de bölgedeki etkinlik alanlarının farklı olduğunu gösteriyor.
Lost Library tweet media
Türkçe
1
1
6
558
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
Aynı zamanda Kızıl Ordu kurucusu da olan “dünya devrimi ideoloğu” Troçki’nin top üzerinde çizilmesi, devrimin askeri güçle yayılması endişesini yansıtıyor.
Türkçe
0
0
0
221
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
"Moskof Kanı Kabarıyor mu? Troçki – Dişle saldırana dişle, süngü ile hücum edene süngüyle, topla karşı durana topla cevap vereceğiz! Karagöz – Aman çelebi! Her ilkbahar senin biraz kanın bozuluyor galiba! Bu palavraları her çayır vakti (ilkbahar) dinleyecek miyiz yahu!" Karagöz, 14 Mayıs 1924 1920’lerin başındaki Avrupa siyasetindeki Bolşevizm korkusu ve Sovyet devriminin dış dünyaya yönelik söylemlerini hicveden bir karikatür. Her bahar gündeme gelen tehditler 1 Mayıs törenleri sırasında yapılan sert konuşmalarla da ilgili olmalı. Karikatürde Sovyetleri neden Troçki’nin temsil ettiğine gelince… Lenin’in ölümünden sonra Sovyet liderliği hemen tek bir kişinin eline geçmedi. Birkaç yıl süren bir iktidar mücadelesi yaşandı. Bu süreçte Stalin’in gücü yavaş yavaş arttı ve Troçki sistemin dışına itildi. Bu sürecin ilk aşamasında hem Türk hem de Batı basınında Sovyetleri temsil eden lider olarak Troçki çiziliyordu.
Lost Library tweet media
Türkçe
7
4
11
898
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
Bu karikatürde Troçki’nin yer alması ünlü “sürekli devrim” düşüncesiyle de uyumludur. Troçki’nin sürekli devrim teorisi, Sovyet devrimini uluslararası bir süreç olarak görüyordu. Stalin döneminde bu yaklaşım “tek ülkede sosyalizm” ile kısmen geri plana itildi. Bu yüzden 1920’lerde Troçki figürü Batı ve Türkiye basınında daha devrimci ve tehditkâr bir sembol olarak kullanıldı.
Türkçe
0
0
1
219
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
Sovyet hiciv dergisi Krokodil’de 3 Aralık 1922’de yayımlanmış Saltanatın kaldırılmasını yorumlayan bir karikatür. Üst başlık: “TBMM kararı” “Türkiye Milli Meclisinin kararıyla sultan tahttan indirildi. Ancak o tahttan feragat etmeyi reddetti.” Sol tarafta kırmızıyla yazılmış “ТВНС” harfleri de muhtemelen TBMM’nin Rusça transliterasyonu (TBNS / TBMM’nin Kiril karşılığı) olarak çizilmiş. Mustafa Kemal Paşa figürü: En soldaki fesli ve askeri kıyafetli kişi büyük ihtimalle Mustafa Kemal Paşa… Yanında Milli Orduyu temsil eden ama aynı zamanda İttihatçı semboller taşıyan asker, elindeki tüfekle yukarıdaki sultan figürünü tehdit ediyor. Tüfeğin süngüsünde “Tahttan çekilme ya da feragat” yazıyor… Yani: “Tahttan çekil ya da zorla indirileceksin.” Bu, TBMM’nin askeri gücünün siyasi yansıması olarak görülebilir. Sultan figürü: Sağ üstte korkmuş, tahtı devrilmek üzere olan kişi: Daha çok selefi Mehmet Reşat’a benzetilmiş Sultan Vahdettin. Tahtı devrilmek üzereyken “Ben tahttan çekilmek istemiyorum; geniş Türk halk kitlelerinin desteğine dayanıyorum” diyor. Ancak tahtın devrilmesini önlemeye çalışanlar işgal güçlerinin temsilcileri… Yıkılan bloklar: Ortada siyah bloklardan oluşan bir yapı ve üzerlerinde parçalanmış kelimeler görünüyor. Bunlar muhtemelen Babıâli’yi ve yıkılan eski rejimi temsil ediyor. Minarelerdeki din adamları: Padişaha dönmüş ve elleri semaya yükselmiş, minarelerdeki müezzin ya da imamlar büyük olasılıkla, padişahın dini meşruiyetini, din adamlarının monarşiye desteğini ve Sovyet bakışında “gerici dinî güçlerini” sembolize ediyor. Kırmızı renk ve devrim sembolizmi: Karikatürün baskın rengi kırmızı. Bu Sovyet propaganda dilinde devrim, eski düzenin yıkılması anlamına gelebilir. Yani bu karikatür, Türkiye’de işgale karşı başlatılan bağımsızlık savaşının, Sovyet gözünde bir “devrim” olarak algılanmasının ilk örneklerinden biri olabilir. Velhasıl: Karikatür şu mesajları veriyor diyebiliriz: TBMM, Osmanlı monarşisini yıkıyor. Sultan halk desteği iddiasında bulunsa da aslında dayandığı işgal kuvvetleri. Askeri başarısını siyasi güce dönüştüren Kemalist hareket zor kullanarak eski düzeni devirecek kadar muktedir. Bu süreç Sovyet gözünde devrimci ve ilerici bir dönüşüm.
Lost Library tweet media
Türkçe
0
1
19
722
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
Lozan Anlaşması sonrası Batı basınındaki hakim görüşü özetleyen bir karikatür: Türkler istediklerini almış ve Avrupa'nın hasta adamı sağlığına kavuşmuştur.
Lost Library tweet media
Türkçe
0
11
27
1.3K
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
"Napoleon: I conquered more land than you in Russia... Hitler: I think I will go further back than you..." Tanin, Sep. 22, 1943
Lost Library tweet media
English
0
1
7
532
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
A French cartoon showing the dictators of Europe on the eve of the Second World War #wwii. Adolf Hitler is the she-wolf, and those who feed on this she-wolf are Italian leader Mussolini and I think Spanish leader Franco: Lupa, Romulus and Remus. Le Cri de Paris, Sep. 23, 1938
Lost Library tweet media
English
1
1
13
668
Lost Library
Lost Library@LibraryLost·
Türk karikatürlerinde, 1870’lerden itibaren Rusya ve sonrasında Sovyetler Birliği ayı olarak tasvir edilirdi. 1. “93 Harbi” olarak da bilinen Türkiye-Rusya Savaşı öncesi, Rumi 1292 sonlarında Çaylak'ta yayınlanan bir karikatür: "Sen burada adam yok mu zannettin. Hele bir adım daha at. Ta kurşunu beyninden yiyeceksin" Çaylak Dergisi 23 Aralık 1876 2. Bu karikatürde II. Dünya Savaşının galiplerinden biri olan Sovyetler ayı, lideri Stalin ise elinde komünizm tefi ile ayı terbiyecisi olarak çizilmiş. “İşinin ehli bir usta” Turhan Selçuk, Aydede 13.8.1949
Lost Library tweet mediaLost Library tweet media
Türkçe
0
5
19
987