Sırf birileri kırılmasın diye büründüğün o roller, zamanla üzerine yapışır. Bir bakarsın ki başkalarının senaryosunu mükemmel oynamışsın ama kendi filminin jeneriğinde adın bile yok.
Seni kırmaktan korkmayan insanların etrafında 'anlayışlı' rolü oynamayı en kısa sürede bırakmalısın. Çünkü sen sustukça onlar haklı olduklarını sanıyor. Bırak duvar yıkılsın, altında kimin kalacağı seni ilgilendirmesin.
Sürekli birilerini "iyileştirmeye" veya "düzeltmeye" çalışırken, aslında kendi içindeki kırıklardan kaçıyorsun. Kimsenin rehabilitasyon merkezi değilsin.
İnsan en çok, bir başkası için “bu kadarını da yapmaz herhalde” dediği yerde kırılıyor. Çünkü herkesi kendi gibi sanıyor. O yapmaz diye başkası da yapmaz diye düşünüyor.
Sana vurduğu her darbeyi 'beni buna sen zorladın' diye açıklayacaktır. Kendi vicdan yükünü senin omuzlarına yıkarak özgürleşmeye çalışsın bakalım. Bırak.
İnsanlar senin dürüstlüğünü değil, onların hatalarını örtbas eden nezaketini seviyorlar. Sınır çizdiğin gün, nezaketin 'kabalık' olarak etiketlenecek. Bil istedim.