

Elif Şafak
2.1K posts




5G ÜZERİNE YÜRÜTÜLEN ALGI OPERASYONLARINI BERTARAF EDİYORUZ! 5G açılışı gerçekleştikten hemen sonra - aslında "açılış"tan kastın, GSM operatörlerinin 5G anlaşmalarında belirlenen 5G'ye geçiş tarihinin başlangıcı olduğunu anlamalıyız zira henüz tüm Türkiye'de 5G'nin tam entegrasyonu sağlanmadı - sosyal medyada etki ajanları eliyle, çok kapsamlı bir algı operasyonu yürütülmeye başlandı. - "Avrupa ülkeleri, ABD, Çin vs. 5G'ye yıllar öncesinden geçmişti. Biz henüz şimdi 5G'ye geçiyoruz." tarzı sahte yakınmalarda bulundular. 5G'ye daha erken geçişin teknolojide ilerlemenin belirteci, 5G'ye "geç" kalmayı ise teknolojide geri kalmak olarak sundular. - Sık sık internet hızında hiçbir değişiklik gözlemlenmediğini bilakis hız düşüşü dahi yaşandığını yazıp durdular. - 5G'nin, 4G ve 4.5G ile kayda değer bir frekans farkı olmadığını, o kadarcık bir farkın da hiçbir sağlık problemine yol açmayacağını savundular. - Birçok ülkenin halihazırda 6G, 7G... 10G kullanmasına rağmen ilgili ülkelerde bu teknolojiler sebebiyle insanların sağlık problemleri yaşamadığı (resmi bilgi olmaması gerekçesiyle) iddiasında bulundular. - 5G ile ayrıca faturaların kabartılmasının hedeflendiği, 5G'nin bir tür ekonomik soygun aracı olarak kullanılacağı yönünde sözüm ona insanları uyarmaya kalktılar. İşte tüm bunlar toplumu 5G tehlikesine dikkat kesilmekten alıkoymak, 5G ile esasta neyin amaçlandığının sorgulanmasını engellemeye çalışmak için izlenen algı operasyonu taktikleriydi. 5G'nin çok çeşitli biyolojik yıkımlar getirmek üzere tasarlanan çok güçlü bir mikrodalga silahı olduğu gerçeğini örtbas girişimiydi! Özellikle ki 5G'nin frekans özellikleri, frekans bant aralığı vb. konularında apaçık yalan söylediler, toplumu fütursuzca iğfal ettiler. Bir yandan da algı operasyonunun "kontrollü" kanadıyla, 5G tehlikesinin farkında olanları, 5G'ye karşı direnç göstermekten alıkoymaya çalıştılar. Çaresizlik aşıladılar, çözümsüzlüğü biricik çözüm olarak sundular, "ne yaparsanız yapın 5G'den kaçış yok" gibi söylemlerle teslimiyete zorladılar. Ve hâlâ da sürdürüyorlar, bu kötülüğü, bu zulmü, bu ihaneti... İstiyorlar ki insanların ekseriyeti nasıl bir belayla karşı karşıya olduğunu asla bilmesin, bilenler de bu durumu kabullenip mağlubiyeti baştan içselleştirsin. Lâkin onların istediği olmayacak. Yazının bu bölümünde 5G üzerinden yürüttükleri algı operasyonlarında kullandıkları son derece ilkel, ucuz argümanları, ortaya saçtıkları, kağıttan ev misali temelsiz ve yıkılması bir üfleme cesaretine bakacak olan büyük yalanları, rasyonaliteden, realiteden ve bilimsellikten fersah fersah uzak spekülatif bilgileri bertaraf edeceğiz. Öncelikle gerçekte 5G'nin desteklediği frekans bant aralığı nedir, ona bakalım. Ekteki 1. görsel Grok'a ait, 2. görsel Google AI'ye... 5G'nin 1 Ghz - 100 Ghz arası frekans bant aralığına sahip olduğunu doğruluyorlar. Bu bilgiyi, 5G frekanslarının özelliklerini bildiren, aralarında ASELSAN'ın internet sitesinin de yer aldığı teknoloji kuruluşlarının internet sitelerinden alıyorlar. Bu teknoloji kuruluşlarından öne çıkanı ise "iPCB." Çin merkezli, 5G teknolojisinde kullanılan antenler, RF modüller, baz istasyonları (özellikle küçük hücreler), CPE cihazları ve radar gibi sistemlerde yüksek frekanslı özel PCB’leri (Baskılı Devre Kartı) üreten bu kuruluşun internet sitesinde 5G'nin 100 Ghz'e dek desteklediği net bir şekilde açıklanıyor. ipcb.com/tr/hfpcb/889.h… 5G'nin 100 Ghz gibi devasa bir frekans değerine dek desteklediği bilgisi bu denli ortadayken, göz göre göre inkar ediyorlar. Olur olmadık her şeyi; ortaya bir portakal fotoğrafı bırakıp üzerine de "bu bir portakaldır" yazsanız, yorum kısmına gelip "Grok bu doğru mu?" diye soracak olan kitle de ne ilginçtir ki bu defa Grok'a 5G bant aralığını sormayı düşünemiyor, 5G konusunda bu kadar bariz bir şekilde bilgi kirliliğine yol açan etki ajanlarının peşinden sürüklenip gitmeyi tercih ediyor! Kendileriyle birlikte, ailesi ve sevdikleri adına doğru bilgiye muhtaç olan masum insanları da büyük bir yanlışa/tuzağa sürüklüyorlar. Bu noktada şu notu geçmem elzem olacak: "Yapay zeka" her ne kadar 5G frekans bant aralığı hususunda doğruyu bildirmek zorunda kalırken (zira 5G teknolojisini üreten şirketlerin açıklamalarını manipüle edemeden olduğu gibi aktarmak zorunda), sıra, bu teknolojinin olumsuz biyolojik etkilerini tartışmaya geldiğinde, yine bu teknolojinin üreticilerinin inkar ettiği gibi, 5G'nin olumsuz biyolojik etkilerini inkar etme yoluna gidiyor. "Yapay zeka" ondan fikir edinmeye kalktığınızda sadece sistemin propagandasını yürütür. Öyleyse onu basit bir arama motoru olarak kullanmak gerekir. Yazının ikinci bölümü için (5G'nin tüm sağlık tehditlerini konu edecek) bu yöntemle, teorik magnetobiyoloji, elektromanyetik alanlar ve insan sağlığı alanlarında uzmanlaşmış kıdemli bir fizikçi olan Prof. Dr. Vladimir Binhi tarafından yazılmış, manyetobiyolojik çalışmaların %60'ından fazlasını temsil eden Sovyet araştırmalarına ağırlık veren "MAGNETOBİOLOGY" isimli muhteşem bir eserin pdf'ini internet ortamından satın alıp, bu kitap temelinde 5G (100 Ghz'e dek olan frekanslar) EMR'sinin sebep olacağı sağlık yıkımlarını ortaya koyan bilimsel çalışmaları "yapay zeka"ya arattık ve buldurduk. Doğrudan "5G'nin sağlığa zararları var mı?" gibi bir soru sorduğunuzda elbette size "5G frekansları biyolojik açıdan güvenli sınırda" gibi bir palavra karşılık verecek olan "yapay zeka", işte bu yöntemle tamamen köşeye sıkışıp 5G'nin tüm sağlık tehditlerini deklare etmek zorunda kaldı. Şimdi, 5G frekans bant aralığını öğrendiğimize göre, 5G alt yapısının desteklediği frekansların özelliğini de açıklayarak "5G'ye geçtik ama internet hala yavaş" "Avrupa ülkeleri, ABD, Çin vs. 6G, 7G... 10G'de, biz daha yeni 5G'ye geçiyoruz" vb. saçmalıkları da şöyle bertaraf edelim. Öncelikle şu gerçek net bir şekilde anlaşılmalı, 5G, çok geniş bir frekans bant aralığını/spektrumunu destekleyen tek bir paket/alt yapıdır. Düşük bant - orta bant - yüksek bant... 100 Ghz gibi devasa bir frekans değeri, 5G yüksek bant aralığının en uç frekans değeridir. Ve hepsi 5G teknolojisi içine dahildir. Özellikle ki biz daha çok "yüksek bant" (24 - 100 Ghz) için konuşuyoruz; bu boyuttaki karasal radyo sinyallerinin veriyi taşıma kapasitesi fazlayken, dalga boyları ise aşırı kısadır; bu radyo sinyallerinin optiğe yakınsamasıyla diğer bir ifadeyle parçacık özelliği göstermeye başlamasıyla, cisimlerden geçişi de zorlaşır. Tam da bu sebeple 5G'nin yüksek bant aralığındaki frekansların yayınlanabilmesi için, birbirine bir hayli yakın mesafede, birbiriyle iletişimde bulunmaya programlı, her sokak hatta belki her bina önüne baz istasyonları dikmek isteyeceklerdir. Bunu zamana yayıyorlar ve şimdilik her mahalleye baz istasyonu dikme aşamasındalar. - Bu noktada çok önemli bir açıklamayı eklemek istiyorum: "Her sokak hatta belki her bina önüne baz istasyonları dikmeye ihtiyaçları var." dedik. İşte 5G teknolojisinin açığı budur! "5G'den kaçış yok, alışmaya bakın" diye insanlara çaresizlik aşılayanlar 5G teknolojisinin bu açığından asla bahsetmiyor, bahsedemez! Bunlar, 5G frekanslarının özelliklerini anlatıp insanları çözüm arayışı yönünde motive etmiyor, edemez! Oysa en güçlü çözüm sokağınıza 5G baz istasyonu dikmelerine engel olmanızdır. Bunu yapamıyorsanız binanızın önüne 5G baz istasyonu dikmelerine engel olmaya çalışmalısınız. 5G baz istasyonlarından ne kadar uzaksanız, o kadar kârdasınızdır. - Avrupa, ABD vs. 6G'de falan değil! Çin 10G'de falan değil! Hepsi hala 5G'de. Hepsi hala 5G'nin desteklediği frekans bant aralığını kullanıyor. Baz istasyonları yaygınlaştıkça, frekansları yükseltebiliyorlar. Baz istasyonları yaygınlaştıkça, 5G frekanslarını yükseltmeleri artık sadece bir kumandaya basmalarına bakıyor. Hala 5G'ye dahil olan frekans bant aralığından (örn. 6 Ghz - 10 Ghz arası diyelim) seçmece yapılıp buna 6G, 7G... 10G vs. denilmesi, bunun "Avrupa çoktan bilmem kaç G'ye geçti" vs. diye servis edilmesi, sahtekarlıktan ötesi değildir! Ayrıca not, bu ülkelerin 5G'ye dahil olan, henüz şu evrede Türkiye'deki 5G frekanslarıyla kıyaslandığında daha yüksek frekansları kullanması, "oradaki insanlar olumsuz sağlık etkilerini yaşamıyor" gibi bir iddiayı hiçbir surette desteklemez. Bizim uyarısını yaptığımız boyutlarda (özellikle ki özellikle yüksek bant aralığındaki frekansların tehlikelerine dikkat çekiyoruz) kitlesel bazda büyük sağlık sorunları şu aşamada yaşanmıyor olsa da, frekanslar yükseldikçe birçok insanda ne gibi ve ne şiddette sağlık sorunları ortaya çıkıyor, ne biliniyor? Bunlar "5G EMR kaynaklı" diye resmi olarak rapor ediliyor mu? Bu mümkün mü? Covid aşılama programıyla birlikte kanser, tromboz, pıhtı atma vakaları olağanüstü bir şekilde arttı, artıyor yine önceki senelere göre miyokardit, perikardit gibi kardiyak problemleri, kalp krizleri muazzam seviyelerde artış gösteriyor da bugün hangi biri "Covid aşısı kaynaklı" olarak rapor ediliyor? "Odada devasa bir fil var." Ama görülmüyor, görülsün istenmiyor. Diğer palavralar: "5G internet hızı için..." "5G ile faturaları kabartmayı amaçlıyorlar." Hayır, 5G teknolojisinin geliştiricileri, kimsenin kıytırık dizi filmini duraksamadan izlemesini umursamıyor. 100 Ghz'e dek aşırı yüksek frekansları destekleyen alt yapısıyla 5G teknolojisi için bir kişinin "daha hızlı internet sağlamak adına geliştirildi" diyebilmesi, o kişinin ya kasıtlı ya da cehaletin en dibinde olduğunu gösterir. "İnternet hızı adına..." fakat insanların kullanım konforu için değil (zira insanlara günlük hayatlarında yetecek olan internet hızını 4G, daha fazlası 4.5G -700 Mhz - 2.7 Ghz- frekansları zaten hayli hayli karşılıyor) tamamen "akıllı şehirler" için geçerli. 5G'nin biyolojik açıdan tehlikelerinin yanı sıra en büyük tehlikesi de "akıllı şehirler" denilen açık hava hapishaneleri için kullanılmak istenmesi. "Akıllı şehirler" projesinde, milyonlarca akıllı cihazla elde edilen büyük ölçekli verileri merkezi sistemde işleyebilmek, analiz edebilmek için "yapay zeka"ya (AI), bu verilerin olağanüstü hızla akışı için gerekli bant genişliğini sağlayacak olan 5G'ye ihtiyaç var. Dolayısıyla "akıllı şehirler" 5G kablosuz ağ altyapısında inşa edilmek üzere tasarlanıyor. "5G akıllı şehirler için neden bir zorunluluk?" turkcell.com.tr/blog/5g-ve-aki… Gizlemiyorlar ki... Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere; 5G demek, "akıllı şehirler" demektir, "akıllı şehirler"de aşı kaydı, sosyal kredi sistemi, CBDC/dijital para vs. tanımlanan çipleriyle, sürekli bir takip ve denetim altında tutulacak Yeni Dünya Düzeni/Tek Dünya Devleti vatandaşlığı/köleliği demektir. 5G, "akıllı şehirler" projesi, zorunlu aşılama, sosyal kredi sistemi, karbon ayak izi takibi, dijital para sistemi vb. hepsi ahtapot kolları gibi Yeni Dünya Düzeni gövdesine bağlı. Yani 5G demek, Yeni Dünya Düzenidir, Yeni Kölelik Düzeni demektir. 5G açılışıyla birlikte 5G üzerine en aşağılık yalanları sıralayarak 5G tehlikesini örtbas ederken aslında Yeni Dünya Düzeninin kademe kademe tesis edildiği gerçeğini örtbas ediyorlar! 5G üzerine söyledikleri bu yalanlarla, insanların kademe kademe köleleştirilmeye çalışıldığı gerçeğini örtbas ediyorlar! Bu kötülüğün boyutunu izah edemiyorum. Bu nasıl bir ihanettir izah edemem. Yine ve yeniden herkesi uyarıyorum: 5G'ye karşı direnin, kendiniz, evladınız, aileniz için direnin! Özgürlüğünüz için direnin!

German MEP Christine Anderson warns that under-16 social media bans are ultimately just a pretext to link everybody's online activity to a digital ID. "The EU wants to scan private messages sent from your phone. They say it's about illegal material online, but in practice it means scanning everything that people say." "It would inevitably require identifying every user through digital ID." "That is called surveillance. And putting one's own citizens under surveillance is the practice best known in totalitarian regimes."














5G uyumlu telefonlara 5 yıl garantili sözde kampanya başlatmışlar 5G den uzak dur,sağlığını koru
