AlaycıHaN
44.5K posts


Özgür Özel: (Ekrem İmamoğlu’nun ‘yargılamaya geldim’ sözleri hk.) “Hayatımda duyduğum en doğru cümle. Bunu öylesine bir söz veya basit bir tehdit gibi algılamasın kimse. Tarihe şerh düşüyoruz. Bunları duyun, öyle uyuyun.”

İmamoğlu’nu yargıladığını sanan mahkeme “yargılamanın bir usulü var, savunma süreniz şu kadar saat, ben böyle uygun gördüm, benimle pazarlık yapmayın” diyor. Siz uzattınız diye avukatları azarlıyor. Evet yargılamanın bir usulü var. Özünde de savunma hakkının kutsallığı var. Mahkemenin açıkça diyemediğini ben diyeyim “en az isnadı olanı bile günlerce dinledim ki sana sana süre kalmasın”. Sen konuşama. Bu yapılan artık yargılama faaliyeti yapıyormuş gibi bile yapmadıklarının resmidir! Hakim İmamoğlu’nu dışarı çıkarıyor!!

6 TAHLİYE KARARI İBB Davası'nda mahkeme 6 kişi hakkında tahliye kararı verdi: ▪️İnan Güney ▪️Ceyda Kıryak ▪️Serap Karay ▪️Mehmet Karataş ▪️Metin Bal ▪️Seyfullah Demirel Davanın 2. celsesi 17 Ağustos'ta başlayacak. #İBBDavası

Ara sonrası salona gelen mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun susma hakkını kullanmayacağını söylemesine rağmen, duruşma zaptına “Sanığın susma hakkını kullandığı tespit edildi” ifadelerini duruşma zaptına geçirdi. Mahkeme başkanı, duruşma zaptına şunların geçirildiğini söyledi: “Kimlik tespitine geçildiği esnada sanığın kimlik bilgileri vermek istemediğini, şu an savunma yapmayacağını, sadece yargılamanın işleyişi için birtakım taleplerinin bulunduğunu beyan etti. Kendisi kimlik tespitine geçilerek 5271 sayılı CMK 147. maddesi hükmü uyarınca savunma yapıp yapmayacağı soruldu. Sanık söz alarak savunma yapmayacağını belirtmesi üzerine tarafımızca sanığa susma hakkını kullanabileceği ve yargılamadaki sıfatının sanık sıfatı olduğu hatırlatıldı. Buna rağmen ısrarla konuşmaya devam ettiği, kimlik tespiti yapılarak savunma yapması konusunda tekrar uyarıldı. Savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı tekrar edildi. O esnada sanığın, ‘ben buraya yargılanmaya değil, yargılanmaya geldim’ dediği görülmekle, sanığın daha önceden mahkememizde belirlenen sorgu sırası gelmekle birlikte ısrarla kimliğinin test edilmesinden kaçındığı anlaşılmakla, sanığın güncel kimlik bilgileri UYAP sistemi üzerinden alındı. Sanığın savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı ifade edilmesine rağmen savunma yapmayacağını belirttiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK 147. maddesi hükmü uyarınca susma hakkının kullanıldığı tespit edildi. Sanığın mahkeme başkanıyla sözlü tartışma devam etmesi nedeniyle duruşma düzenini bozan davranışlarına devam ettiği anlaşılmakla, 5275 sayılı CMK'nın 203. maddesi gereğince duruşma salonundan çıkartılmasına karar verilmekle, duruşmaya 14.49 itibariyle ara verildi.”

Ekrem İmamoğlu’nun duruşmadan çıkarılması talimatı verilmeden önce mahkeme başkanıyla arasında yaşananlar şöyle: Ekrem İmamoğlu: Yani işin temelinde Cumhurbaşkanı adaylığı var, Cumhurbaşkanı olmak var. Ülkenin bugünkü Cumhurbaşkanı'nın bu işe nasıl muhatap olduğuyla ilgili bizim düşüncelerimiz var. Ekrem İmamoğlu'nun Türkiye'ye nasıl baktığı meselesi var. Elbette burada yargılanan bütün arkadaşlarımızın da sizin huzurunuzda gelip anlattıkları, kendilerini savundukları, olaylara dair olmadıkları hususlar var. Bakınız, 63 duruşma bitti. Tek bir delil evrak ekrana iddia makamınca yansıtılamadı. Tek bir evrak, tek bir ses kaydı, tek bir delil, tek bir husus yansıtılamadı. Şimdi siz, iddia makamını zaten biz kınıyoruz, yok sayıyoruz. Her türlü bunu bir saldırı olarak, hukuk cinayeti olarak görüyoruz. Ama şu anda bizim güven duyarak yüzünüze baktığımız ve ömür boyu yüzünüze bakacağımız böyle bir süreçte bu yanlış kararın altında gerçekten yere düşen Türk yargısına kimsenin tekme vurmasına müsaade etmeyin, çok net söylüyorum. Tekmelemesine müsaade etmeyin. Onun için beni susturmanın ne faydası var? Bakın yani dünya liderleri Türkiye'de, Ankara'da, böyle bir ortam oradayken Ekrem İmamoğlu'nun burada susturulmasını kime izah edebilirsiniz? Yani hangi ülkeye, hangi paydaşa, hangi ortama ikna anlatabilirsiniz? Mahkeme başkanı: Şöyle, itirazları sabırla dinliyoruz. Sabırla dinliyoruz. Ekrem İmamoğlu: Sabırla dinlemiyorsunuz. Mahkeme başkanı: Sabırla dinliyoruz itirazları, sabırla dinliyoruz. Şimdi şöyle; bu programın bu kadar, yine söylüyorum, gecikmesine neden olan bir sebep de ben değilim. Biz ısrarla ve sabırla tüm, tüm yargılama boyunca, tüm yargılama boyunca savunma haklarına müdahil olmadık. Ancak burada iyi niyetli, iyi niyetli, iyi niyetli... iyi niyetli olmayan birtakım davranışlarla yargılama süreci bu noktaya getirildi. Şimdi sus... Bizim burada sizi susturma gibi bir durumumuz söz konusu değil. Biz bir program yaptık, bu programı belirttik. Alt katlarımız da buradayken, sanıklarımız da buradayken bunu herkese takvimi söyledik, tamamlayacağımız günü söyledik. Israrla uzatmak için sürekli pazarlık halinde biz burada iki gün kaybettik fazladan. Yani bunu sizin savunmanızın üzerine ekledik. Yani bu anlamda... Ekrem İmamoğlu: Hangi 2 günü kaybettik Sayın Başkan? O pazarlıklar nerede? Hangi pazarlık Sayın Başkan? Ben pazarlık falan yapmadım. Perşembe sabahı saat Mahkeme başkanı: Ekrem Bey şu anda da aynısını yapıyorsunuz. Bakın ben size şu an şimdi bakın bir yargılama, bir usul var. Ekrem İmamoğlu: Mikrofonu alıp size sadece 10 dakika izahta bulundum. Nasıl engel oldum ben anlamadım? Mahkeme başkanı: Şimdi yargılamanın bir usulü var. Ekrem İmamoğlu: Evet. Mahkeme başkanı: Bu usulün dışında hiçbir şey yapmıyoruz. Şu an huzura almışız. Hakkınızdaki isnatlar belli, iddianame belli. 4 ay yargılama sürdü. 4 ay öncesinde tensip zaptından yargılama başlayıncaya kadar 8 aylık bir süre geçti. Yani burada şu an ya savunmanızı alacağız ya da savunma almıyorsak susma hakkınızı kullandığınızı yazacağız zapta, celseyi kapatacağız. Takdir sizin. Yani bu anlamda ben ben şimdi burada hani bunun pazarlığını yapacak mecrada, makamda değilim. Belirlediğimiz belirlediğimiz bir takvim var, bu takvime uyun. Yani biz makul de bir süre veriyoruz herkese. Bu anlamda da savunma hakkım kısıtlandı algısı yaratarak böyle şey yapmayın yani. Biz burada hangi soruyu sormanızı engelledik? Ya avukatlarınız niye ısrarla ses çıkarıyorlar ya? Yani niye? Şimdi hangi soruyu hangi soruyu sordunuz engelledik? Ya ısrarla takvimi bu hale getirmek için elinizden geleni yaptınız hep beraber. Yani burada şu an bu şekilde bağıran, ses çıkaran avukatlarımız mı bu şekilde aynı zamanda? Burada bize burada bize iddianame dışında bakın Ekrem Bey iddianame dışında bize burada ses kayıtları dinlettirilmedi, sporcu görselleri izlettirilmedi yani yapmadığınız şey kalmadı burada. Ondan sonra da savunma hakkımız kısıtlandı. Böyle bir şey yok yani. Savunma hakkı bu kadar sınırsız da bir şey değil yani bunun makul bir süresi var yani. Ekrem İmamoğlu: Kimin kısıtlanmasından bahsediyorsunuz? Buradaki sanıklar hak arama derdinde. Neyin sporcusu, neyin şeycisi? Sayın Başkan, ne gerekiyorsa Mahkeme başkanı: Biz buradayken beraber izledik bunu. Ekrem İmamoğlu: Bakın bu insanlar 16 aydır hapiste, 16 aydır tutuklu. Mahkeme başkanı: Ekrem Bey savunmanızı yapıyorsanız savunmanıza geçelim. Savunma yapmayıp bu şekilde dönüp buraya pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım. Ekrem İmamoğlu: Hayır, siz… Mahkeme başkanı: Avukatlarımız hiçbir şekilde ses çıkarmasın. Ekrem İmamoğlu: Şimdi bu noktadan bu noktadan bu niyetini tutun, bakın bu bu bu tutumla beni beni… Mahkeme başkanı: Bakın burası böyle şey değil yani böyle söz hakkı vermeden rahatça bağırıp çağıracağınız yerler değil. Ekrem İmamoğlu: Tamam bakın… Mahkeme başkanı: Ekrem Bey ya savunmanıza geçelim kimlik tespitini alalım ya da savunma yapmayacaksanız sizi salondan çıkartacağım. Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, tekrar ediyorum, müsaade edin arkadaşlar. Sayın Başkan, tekrar ediyorum. Siz ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz. Siz Türk yargısına büyük bir zarar veriyorsunuz. Siz açıklanamaz bir şekilde 9 Temmuz'u milat koydunuz. Ne adli tatil başlangıcı, ne Sayın mahkeme Mahkeme başkanı: Duruşma günü verirken duruşma takvimini verirken altına gerekçe yazmaz şundan dolayı şu tarihte diye. Yani bunun neden böyle başka mecralara çekmeye ısrarla... Ekrem İmamoğlu: Siz böyle yapınca uzuyor işte, siz yaptınız, siz uzattınız. Böyle yapınca uzuyor, müsaade edin, bitireyim. Mahkeme başkanı: Ekrem Bey müsaade edin, müsaade edin. Ekrem İmamoğlu: Tamam son cümlelerimi kurayım. Mahkeme başkanı: Ne dinliyoruz şu an savunma mı alıyoruz? Ne dinliyoruz biz şu anda? Savunma mı alıyoruz, neyi dinliyoruz? Tamam, kimlik tespitini alalım. Ekrem Bey yani neden ısrarla? Bakın savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz. Kimlik tespitinizi alalım. Bu çok siyasi bir yaklaşım. Hayır, kimlik tespitini alalım. Ben hiçbir şey, ben kimseye zorla savunma yaptırmam. Ekrem İmamoğlu: Ben savunma yapmam. Ben yargılayacağım, yargılayacağım. Mahkeme başkanı: Sen yargılayacak makamda değilsin. Ekrem İmamoğlu: Ben iddianameyi yargılamaya geldin. İddianame yapanlar… Mahkeme başkanı: Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın makam değil. Burası senin yargılayacağın makam değil, biz de senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. Biz seni yargılayacak makamda oturuyoruz. Hakkında 203 uyguladım, salondan dışarı çıkartın. Alın, dışarı çıkartın. Ekrem İmamoğlu: Benim Ankara'da yargılayacaklarım, buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı bir çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir. Ben millete konuşuyorum. Millete yüzümüzü dönelim.


#İBBDavası'nda 64.Gün "Başkan, ben susma hakkımı kullanmıyorum. Beni susturacak insan..." İBB Başkanı #Ekremİmamoğlu kürsüde: "Bu dava, tek başına bir dava olmadığı için Sayın Başkan, Sayın Heyet; bu dava, tam 143 eylem, 109 tutuklu arkadaş, 400’ün üzerinde bir işten mesul tutulan ve "sanık" diye yargılanan insanların olduğu bir dosyada. Artı, ilişkili ve ilintili, 20’nin üzerinde mahkemesi olan... Bakınız, ben daha evvelsi gün bu binada dünyada tektir, bir daha olmaz inşallah, olmasın da, hiç olduğunu da zannetmiyorum burada casusluk davasındaydım. Burayla ilişkili, çünkü orada yargılandığım kişi, aynı zamanda burada örgüt yöneticisi Sayın Başkan. Diploma davası, diplomada sahtecilik davası... 19 Mart darbesi yapılmadan bir gün önce benim diplomam iptal edildi. Ve o diploma iptal edilişiyle ilgili hakkımda 18 yaşındaki Ekrem’e, evraktaki sahtecilik davası açıldı. Buna benzer 20 dava. 🔺️Sayın Başkan, Sayın Heyet; söyleyeceklerim elbette bunlarla kısıtlı değil itirazlarıma dair, ama siz eğer 9'unda biz netiz ve bu şekilde diyorsanız bazı itirazlarımı hukuken burada size beyan etmek istiyorum ve kayda da geçsin istiyorum. Ama başka bir düşünceniz varsa onu ben duymak hakkımdır diye düşünüyorum. O konuda siz bu tahmini, tahminimi daha doğrusu... Dünkü kararda net netseniz, müsaade ederseniz bunlara geçmek istiyorum. Birkaç husus, çok uzun olmayacak. 🔺️Hakim: İki haftadır biz programı zaten sürekli salonda da deklare ediyoruz. Bunun 4 ay, bu ilk celsenin 4 ay sürmesini, bu anlamda sizin ve avukatlarınızın da bu kadar uzamasında katkısı olduğu kanaatindeyiz. Gereksiz yere çok fazla uzatıldı yargılama. Birçok gün duruşma yapamadık, bu da dahil oldu. Birçok gün duruşma yapamadık. Burada savunmalarda sizin de buna riayet etmeniz gerekiyordu, diğer sanıkların da aynı şekilde. Biz, 9 Temmuz olarak bitireceğimizi belirttik savunmaların. Avukatlarımıza da bunu söyledik. Ancak ısrarla devam ettiler bu şekilde savunmalarını sürdürmeye. O yüzden biz programda bir değişiklik yapmayacağız. Yargılamayı belirlediğimiz takvimde, ilk celsesini sona erdireceğiz. ⚫️ Savunma yapıp yapmamak sizin takdiriniz. Savunma yapmak istemiyorsanız "susma hakkımı kullandım" şeklinde zapta geçer, celseyi kapatırım. 🔴 Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, ben susma hakkımı kullanmıyorum. Beni susturacak insan... Allah... ⚫️ Hakim: Savunma yapacaksanız savunmanızı alalım yoksa zapta geçeriz.... 🔴 İmamoğlu: Hayır efendim ne alakası var? Hayır ben susma hakkı kullanmam. Ona siz karar veremezsiniz, böyle siz pazarlık yapacağınız mecra değil. ⚫️ Hakim: Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız. 🔴 İmamoğlu: Hayır Sayın Başkan, bu nasıl bir şey? Tam aksine... ⚫️ Hakim: Susma hakkını kullanmayacaksanız o zaman savunma alacağız tamam susma hakkı... Kimlik tespitine geçelim savunma alalım tamam susma hakkı... Kimlik tespitine geçelim o zaman kimlik tespitinizle başlayalım savunmanızı alalım. 🔴 İmamoğlu: Sayın Başkan susma hakkını kullanmadığım gibi... ⚫️ Hakim: Kullanmıyorsanız, susma hakkını kullanmıyorsanız kimlik tespitini yapalım, savunmanızı alalım. 🔴 İmamoğlu: Buraya çıkma amacım... Buraya çıkmadaki amacım... ⚫️ Hakim: Kimlik tespitine geçelim o zaman. 🔴 Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, susma hakkını kullanmadığım gibi… Az önce diyorsunuz ki… Müsaade ederseniz… ⚫️ Hakim: Avukat Bey... Avukat Bey aceleniz yok diyorum yani süreden dolayı şikayet ediyorsunuz ve acelemiz yok diyorsunuz yani bunun böyle bir... 🔴 Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, Sayın Başkan müsaade ederseniz bakın, ilk celseyle ilgili beni suçladınız ilk celseyle ilgili beni suçladınız. 9 Mart'ta başladığı zaman ısrarla ilk konuşmacı olmam gerektiğini ifade etmiştim size bunu reddettiniz. İfade ettiniz, reddettiniz ona göre başladınız. Sonra listenin yanlış olduğunu söyledim. Niye? "

#SONDAKİKA Hakim, Ekrem İmamoğlu'nu salondan çıkardı

Öğle arası sonrası, Ekrem İmamoğlu dahil tutuklu isimler salona giriş yaptı. İmamoğlu’nun, sanık kürsüsüne gelmesi bekleniyor. Duruşmayı, seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel de takip ediyor.

Mahkeme başkanı, "Jandarma arkadaşlar salonu komple boşaltın" diye talimat verdi. İmamoğlu, "Yazık sana" diyerek tepki gösterdi.






📌İzlanda Başbakanı Frostadottir NATO zirvesine ev sahipliği yaptığımız saraya şaşkınlıkla (AKP'lilere göre hayranlıkla) bakıyor. Bu arada İzlanda'da kişi başı yıllık gelir 110.000 dolar. #NATOsummit



#İBBDavası'nda 64.gün Hakim, 12.10'da Av. Nergis İnce'ye birazdan mikrofonunu kapatacağını ve toparlamasını söyledi. Hakim süre vermeyeceğini söyledi. Av. Nergis İnce, savunmasının daha yarısına gelmediğini belirterek bunun zapta geçmesini istedi.


#İBBDavası'nda 64.gün Hakim, 12.10'da Av. Nergis İnce'ye birazdan mikrofonunu kapatacağını ve toparlamasını söyledi. Hakim süre vermeyeceğini söyledi. Av. Nergis İnce, savunmasının daha yarısına gelmediğini belirterek bunun zapta geçmesini istedi.

