Eğitim Sen İstanbul 2

3K posts

Eğitim Sen İstanbul 2 banner
Eğitim Sen İstanbul 2

Eğitim Sen İstanbul 2

@EgitimSen_ist2

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası İstanbul 2 Nolu Şube (Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Sancaktepe, Şile, Ümraniye, Üsküdar)

가입일 Mart 2018
250 팔로잉1.3K 팔로워
Eğitim Sen İstanbul 2 리트윗함
Eğitim Sen
Eğitim Sen@egitimsen·
🔴Eğitim emekçileri, hakkını arayan öğretmenlere destek olmak için Sakarya Caddesi'nde açıklama yaptı. Eyleme destek veren Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkının iade edilmesini, mülakat mağduru ve atanması yapılmayan öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesini istedi. #ÖğretmenlerGözaltında #ÖğretmenHakkınıAlacak
Türkçe
6
177
489
8.3K
Eğitim Sen İstanbul 2
Eğitim Sen İstanbul 2@EgitimSen_ist2·
Kesk İstanbul Şubeler Platformu@kesk_istanbul

Ankara’da haklarını arayan Özel Sektör Öğretmenler Sendikası üyesi eğitim emekçileri ile dayanışmaya giden iş kolu sendikalarımızdan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Genel Tis ve Hukuk sekreteri Özlem Tolu ,SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey ve SES Genel Sekreteri Ferit Ceylan’ın darp edilerek ters kelepçeyle gözaltına alınmasını örgütümüze ve sendikal mücadelemize yönelik doğrudan bir saldırıdır. Yapılanları kınıyoruz asla kabul etmiyoruz.      Özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler en temel talepleri için Ankara’da demokratik haklarını kullanmaya çalışırken şiddete uğradılar ve gözaltına alındılar. Bu uygulamayı kabul etmiyoruz, en güçlü şekilde protesto ediyoruz.     Meslektaşlarımız seçimden önce verilen ve seçim sonrası hemen unutulan sözlerin yerine getirilmesini, talep etmektedirler. Mülakat eşitsizliğinin giderilmesini, taban ücret haklarının geri verilmesini talep eden öğretmenler bunun karşılığında darp, gözaltı ve ters kelepçeyle karşılaşmışlardır.   Ülkenin başkenti en demokratik ve anayasal haklarını kullanan öğretmenlere karşı iki gündür adeta abluka altındadır. Öğretmenler bir yandan mobbing, şiddet, ekonomik şiddet, siyasi baskı ve zorbalıklarla karşı karşıya bırakılmışken bir yandan da en demokratik ve anayasal haklarını kullanmak isterken emekçilere şiddetle uygulanmaktadır. Ayrıca İstanbul’da bu sabah evinden Ses Bakırköy şubesi örgütlenme sekreteri Çiğdem Yıldırım  ve işçi sendikaları yöneticilerinin bulunduğu arkadaşlarımız gözaltına alınmıştır. Haksız hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhâl serbest bırakılmalarını bekliyoruz.        Bizler 120 yıla varan bir mücadele geleneğinin temsilcileri kamu emekçileriyiz. On binlerce üyemizle tarihin hiçbir anında geri adım atmadık. Bugün MYK üyelerimizi ters kelepçeyle gözaltına alanlar şunu bilmelidirler ki dün olduğu gibi bugün de yılmayacağız Parasız bilimsel demokratik anadilinde kamusal hizmet mücadelemizden asla ödün vermeyeceğiz.     Mülakat mağduru meslektaşlarımızın yanındayız, özel sektör çalışanı öğretmenlerimizin talepleri taleplerimizdir. Onların kararlılığını sahipleniyoruz ,birleşerek kazanacağımızı bir kez daha haykırıyoruz   KESK İSTANBUL ŞUBELER PLATFORMU

ZXX
0
0
0
45
Eğitim Sen İstanbul 2
Eğitim Sen İstanbul 2@EgitimSen_ist2·
Kesk İstanbul Şubeler Platformu@kesk_istanbul

Ankara’da haklarını arayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası @ogretmensendika üyesi eğitim emekçileri ile dayanışmaya giden İşkolu sendikamız @egitimsen Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Genel Sekreteri Zülküf Güneş ve @sesgenelmerkezi SES Genel Sekreteri Ferit Ceylan’ın darp edilerek gözaltına alınmaya çalışılması ve bir çok eğitim emekçisinin gözaltına alınmasını kınıyoruz! GÖZALTILAR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN !

ZXX
0
1
3
100
Eğitim Sen İstanbul 2
Eğitim Sen İstanbul 2@EgitimSen_ist2·
Zülküf Güneş@zulkufgunesh

Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümü, eğitim emekçilerinin çalışma yaşamında karşı karşıya kaldığı baskı, mobbing, yalnızlaştırma ve güvencesizlik sorunlarını bir kez daha açığa çıkarmıştır. Bu acı olayın ardındaki tüm iddialar eksiksiz biçimde açıklığa kavuşturulmalıdır. Olası ihmal, baskı, mobbing, şiddet, görevi kötüye kullanma ve idari sorumluluklar etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturmayla tüm yönleriyle ortaya çıkarılmalı, sorumlular hesap vermelidir. Kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında, okul müdürünün Irmak öğretmene yönelik baskı ve mobbing uyguladığına dair ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu iddialarla sorumluluk yalnızca ilgili kişi ya da kişilerle sınırlı tutulamaz. Sürece zamanında ve etkili biçimde müdahale etmeyen ilçe ve il milli eğitim yöneticileri, ilçe kaymakamlığı ve Ağrı Valiliği de yaşananlardan kendisini azade tutamaz. Ne yazık ki bu baskı ve mobbing iddiaları münferit değildir. Ülkenin dört bir tarafında okulları ziyaret ettiğimizde, özellikle genç eğitim emekçilerinin benzer olaylar yaşadığını duyuyoruz. Birçok yerde bazı idareciler, kamu gücünü ve yetkili sendikanın sağladığı koruma alanını arkalarına alarak eğitim emekçileri üzerinde baskı, ayrımcılık ve mobbing uygulayabilmektedir. Öğretmenlerin yalnızlaştırıldığı, şikâyet mekanizmalarının işletilmediği, yöneticilerin hesap vermediği bir düzen; benzer acıların yaşanmasına zemin hazırlamaktadır. Buradan bir kez daha Millî Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz: Okullarda barışçıl, demokratik ve güvenli bir çalışma ortamı yaratmanın yolu; liyakat esaslı, tarafsız ve hesap verebilir yöneticiler görevlendirmekten geçmektedir. Güvencesiz çalışmayı derinleştiren, aile bütünlüğünü bozan ve öğretmeni idare karşısında zayıf bırakan sözleşmeli öğretmenlik uygulaması derhal kaldırılmalıdır. Mesleğe başlarken ulaşım, barınma ve geçim sorunlarıyla boğuşan genç öğretmenlerin güvencesiz bir çalışma yaşamına mahkûm edilmesi ciddi bir psikolojik yıkım yaratmaktadır. Tüm eğitim ve bilim emekçilerine sesleniyoruz: Yaşadığınız baskı, mobbing, ayrımcılık ve hak ihlalleri karşısında yalnız değilsiniz. Sorunlarınızı görünür kılmak, haklarınızı savunmak ve dayanışmayı büyütmek için eğitim emekçilerinin gerçek temsilcisi @egitimsen ulaşın. Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Gerçeğin ortaya çıkması ve adaletin sağlanması ve benzer olayların yaşanmaması için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

ZXX
0
0
0
119
Eğitim Sen İstanbul 2
Eğitim Sen İstanbul 2@EgitimSen_ist2·
Eğitim Sen@egitimsen

🔴GEZİ DİRENİŞİ’NİN 13. YILDÖNÜMÜ: “YILGINLIK YOK, MÜCADELEYE DEVAM!   Gezi Direnişi’nin üzerinden tam 13 yıl geçti. Milyonlarca insanı eşitlik, özgürlük, adalet, barış, demokrasi ve laiklik talebiyle alanlarda buluşturan Gezi; Türkiye tarihinin en kitlesel, en yaygın ve en görkemli halk hareketlerinden biri olarak hafızalarımızdaki canlılığını ve toplumsal mücadele açısından taşıdığı umudu korumaktadır. Gezi’de yaşamını yitiren gençlerimizi bir kez daha saygıyla anıyor; katillerinin ve bu cinayetlerin arkasındaki siyasi iradenin peşini bırakmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Gezi’nin bize bıraktığı en büyük miras dayanışmadır. Çünkü biliyoruz: Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz! Bugün Gezi’yi hatırlamak, sadece geçmişte yaşanmış bir halk hareketini anmak değildir. Aynı zamanda Gezi’nin yarattığı toplumsal umuttan intikam almak amacıyla yürütülen hukuksuzluklara karşı ses yükseltmektir. Siyasi iktidar, Gezi’yi yıllardır demokratik muhalefeti cezalandırmanın bahanesi haline getirmiştir. Uydurma delillerle ve siyasi intikam hırsıyla Gezi Parkı davasında verilen ağır cezalar ile sürdürülen tutukluluklar, Türkiye’de yargının bağımsızlığını büyük ölçüde yitirdiğinin en somut göstergelerinden biridir. Daha da vahimi, bu süreçte Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararları ve tahliye hükmü içeren bağlayıcı kararlar yerel mahkemelerce açıkça tanınmamıştır. Bu durum, ülkede hukuk devletinin, anayasal düzenin ve temel hak güvencelerinin siyasi iktidarın keyfi uygulamaları karşısında nasıl aşındırıldığını bütün açıklığıyla göstermektedir. Gezi Direnişi’ni bugün de canlı kılan temel neden, iktidarın baskıcı ve otoriter uygulamalarından rahatsız olan milyonların korku duvarını aşarak alanlara çıkmasıdır. Gezi; yaşam alanlarına, doğaya, emeğe, laikliğe, özgürlüklere ve kamusal haklara sahip çıkma iradesinin ortak bir mücadele zemininde buluşabileceğini göstermiştir. Gezi sürecinde siyasi iktidar tarafından üretilen ayrımcı, kutuplaştırıcı ve nefret yüklü dil, aradan geçen yıllar içinde daha da sistematik hale getirilmiştir. İktidar karşısında diz çökmeyen, biat etmeyen kişi, kurum, sendika, demokratik kitle örgütü ve siyasi partiler hedef haline getirilmekte; baskı, ceza, yargı sopası ve sindirme politikalarıyla toplumsal muhalefet teslim alınmak istenmektedir. Ancak Gezi, bu ülkenin halklarına korku duvarlarının aşılabileceğini, dayanışmanın büyütülebileceğini ve milyonların yan yana geldiğinde iktidarların bütün baskı mekanizmalarına rağmen geri adım atmak zorunda kalabileceğini göstermiştir. Meydanlarda dayanışma içinde direnmenin gücünü gören Türkiye halklarının emek, demokrasi, barış, adalet, eşitlik ve özgürlük taleplerindeki ısrarı bugün de sürmektedir. Başta işçiler ve kamu emekçileri olmak üzere toplumun sömürülen, ezilen, ötekileştirilen ve haksız yere zindanlarda tutulan tüm kesimleri Gezi’nin açtığı yolda yürüdüğü sürece, mücadelenin olduğu her yerde Gezi’den bir iz mutlaka olacaktır. Gezi Direnişi, geçmişte örülen korku duvarlarını yıkmış; “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” sözüyle bizlere yürünmesi gereken yolu göstermiştir. Ülkede yaşanan tüm hukuk dışı uygulamalara, hak ihlallerine, anayasayı dahi tanımayan siyasi keyfiyete ve sindirme politikalarına karşı tek çıkar yol; emekçilerin örgütlü, kararlı ve kitlesel mücadelesidir. Eğitim Sen olarak Gezi Direnişi’nin 13. yılında meydanları dolduran milyonları, Gezi’de yaşamını yitiren gençlerimizi, Gezi davası bahanesiyle zindanlarda tutsak edilen ve iradesi gasp edilen dostlarımızı selamlıyoruz. Gezi umuttur. Gezi direniştir. Gezi, halkların özgürlük, eşitlik ve adalet iradesidir. YILGINLIK YOK, MÜCADELEYE DEVAM! #Gezi13Yaşında #KaranlıkGiderGeziKalır

ZXX
0
0
2
122
Eğitim Sen İstanbul 2
Eğitim Sen İstanbul 2@EgitimSen_ist2·
KESK@KESK1995

Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı. Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır. Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir. Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dışındaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve bugün parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır. Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir. Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur. Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz. Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Demokrasi, Adalet ve Barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.

ZXX
0
0
0
98
Eğitim Sen İstanbul 2 리트윗함
Kesk İstanbul Şubeler Platformu
Yaşasın 1 Mayıs Biji Yek Gulan Kadıköy Söğütlüçeşme kolunda sesimizi daha gür çıkarmak için hazırlıklar tamam… Haydi 1 Mayıs’a… #BirleşelimDeğiştirelim
Türkçe
1
8
22
1.5K