Mehmet Bekaroğlu
53.1K posts

Mehmet Bekaroğlu
@MBekaroglu
Tıp Doktoru, Psikiyatri Profesörü, 21. Dönem Rize, 25, 26 ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili
가입일 Nisan 2011
965 팔로잉236.7K 팔로워

Tükürün bu mezhepçi
fitnecilerin yüzüne!
ismail kılıçarslan@kilicarslan_is
Namazı, Rus uçaklarına Suriye'de katledecekleri Müslümanların koordinatlarını verdikten önce mi kılmış acaba yoksa sonra mı? Önemli bir detay bence.
Türkçe

2 Eylül 2013 tarihinde Türkçe, Arapça, Farsça, Kürtçe, İngilizce olarak “Bir Üçüncü Yol Mümkün!” başlığı ile yayımlanıp imzaya açılan bildiri.
On yıllardan beri diktatörlüğün baskıları altında yaşayan Suriye halkının, özgürlük ve adalet talebi ile başlattığı barışçıl gösteriler, sabote edilerek, ülke kısa sürede kanlı hesaplaşmalar ve vekâleten savaşların arenası haline getirilmiştir. Suriye’de iki yılı aşkın bir süreden beri devam eden acımasız iç savaş, 100 bin insanın hayatını kaybetmesine, milyonların mülteci durumuna düşmesine neden olmuştur.
Şimdi de sorunun dışarıdan yapılacak bir askeri operasyonla çözüleceği iddiası ile karşı karşıyayız. Bu iddia inandırıcılıktan yoksundur; muhtemel bir müdahale masumların ölmesini durdurmayacak, aksine bölgedeki yangını büyütecek, kaosu daha da derinleştirecektir.
Silahlı müdahalenin ve işgalin çözüm olmadığını bir milyona yakın insanın öldüğü Irak’ta bütün çıplaklığı ile gördük. Bunca kayıp ve yıkıma rağmen, ülkede kalıcı barış sağlanamamıştır. Bugün Irak, kimlik ve mezhep temelinde bölünmüş, parçalanmış, alt yapısı tahrip edilmiş, kaynakları yağmalanmış, her gün onlarca insanın patlayan bombalarla hayatını kaybettiği bir ülkedir. Yine küresel güçlerin müdahale ettiği Afganistan ve Libya’da durum pek farklı değildir. Askeri darbe ile seçilmiş yönetimin devrildiği Mısır da bir belirsizliğe doğru sürüklenmektedir.
Henüz kim tarafından gerçekleştirildiği bile kesin olarak ortaya çıkarılamamış olan kimyasal silah kullanılması gerekçe gösterilerek, dışarıdan yapılacak silahlı bir müdahalenin Suriye’de de benzer sonuçları doğuracağı açıktır. Ayrıca böyle bir müdahalenin, yıllarca sürecek olan kimlik ve mezhep eksenli kanlı hesaplaşmaların tüm bölgeye yayılmasına zemin oluşturacağı uzak bir ihtimal değildir.
İki yanlıştan bir doğru çıkmaz; Suriye’deki ateşi daha büyük ateşler söndüremez; Esad rejiminin belini bükecek sınırlı bir müdahale de Esad’ı devirecek bir işgal de çözüm değildir. İhtiyaç duyulan derhal ateşkes ve barış görüşmeleridir. Daha fazla zaman ve kan kaybetmeden, tüm tarafların katılımı ile demokratik bir seçim ortamının hazırlanmasına odaklanılmalıdır.
Barışa öncülük etmesi gerekenler bölge ülkeleridir. Çatışmayı desteklemek, dışarıdan yapılacak müdahalelere ortam hazırlayan girişimlere ümit bağlamak yerine, Suriye halkının kendi geleceğine yönelik kararı kendilerinin vermesine saygı duymak ve bunun zeminini oluşturmak için gayret göstermek gerekir.
Başta Türkiye ve İran olmak üzere tüm bölge ülkeleri dış politika yönelimlerini gözden geçirmek durumundadır. Suriye’de ateşkes yapılması ve barış görüşmelerinin başlaması, bölge ülkelerinin taraf olmaları ile değil arabuluculuk yapmaları ile mümkündür. Bu coğrafyanın bir parçası yanarken diğer parçalarının emniyette olmasının mümkün olmayacağı unutulmamalıdır. Türkiye ve İran, anlamsız üstünlük ve güç mücadelesini terk etmeli; bölge halkı onlardan çatışmaların tarafı olmalarını değil çözümün aktörleri olmalarını bekliyor. Derhal barış masası kurulmalı ve tüm taraflar, çözüm üretmeden kalkmamacasına bu masaya oturmalıdır. Savaşlardan, iç çatışmalardan, katliamlardan, acılardan yorgun düşen bir coğrafyanın halklarının yeni ölümler getirecek arayışlardan uzak durması gerekir. Suriye’de ve tüm bölgede ihtiyaç duyulan barıştır. Barış, tüm farklılıkların, kimlik ve mezheplerin bir arada yaşamasını garanti edecek gerçek demokrasiler ve ortak kurumlar inşa etmekle mümkün olacaktır.
Yaşanan bu insanlık trajedisi ve yaklaşmakta olan daha büyük savaşa karşı ortak ilkesel bir tavır sergilenmek zorundayız. Ne yazık ki Türkiye kamuoyu keskin bir kutuplaşma içindedir. Her şey, böylesine bir insanlık trajedisi bile, bu kutuplaşmanın malzemesi yapılabilmektedir. Her konuda olduğu gibi Suriye’de yaşanan trajedi ile ilgili de iki kanlı yol önümüze konmaktadır. “Askeri müdahaleye karşıysan eli kanlı diktatörden yanasın” deniliyor. Hayır; diktatörlüğü de diktatörün yaptığı katliamları da reddediyoruz. Aynı şekilde Suriye’nin bombalanmasını, işgal edilmesini de asla kabul etmiyor, çözüm olarak görmüyoruz.
Bir üçüncü yol mümkündür. Bu yol, düşmanlık değil kardeşlik, savaş değil barış, diktatörlük değil demokrasi yoludur.
Gelin, birlikte güçlü bir çağrıyı yükseltelim; her türlü zulüm, sömürü ve savaşa karşı “barış olmadan özgürlük, adalet olmadan barış olmaz” diyelim. Güç odaklarının, çıkar çevrelerinin, savaşlardan medet uman iktidarların karşısına dikilelim; barışın ve birlikte yaşamanın hukukunu inşa edelim.
ÇAĞRICILAR
Cihan AKTAŞ, Ümit AKTAŞ, Mehmet BEKAROĞLU, Ayhan BİLGEN, Ali BULAÇ, Aydın ÇUBUKÇU, Mehmet EFE, Ömer Faruk GERGERLİOĞLU, Şebnem Korur FİNCANCI, Gencay GÜRSOY, Cihangir İSLAM, Hüda KAYA, Zeki KILIÇASLAN, Jülide KURAL, Ömer LAÇİNER, Nuray MERT, Sırrı Süreyya ÖNDER, İzzettin ÖNDER, Yıldız RAMAZANOĞLU, Nuray SANCAR, Sonnur SEZER, Cem SOMEL, Şebnem SÖNMEZ, Nur SÜRER, Altan TAN, Cem TERZİ, Mehmet TURKAY, Ahmet Faruk ÜNSAL, Beyza ÜSTÜN
05.09.2013
Türkçe

Bu da güzel taktik ha. "Mezhepçi" diye bir kategori icat et, bütün politik itirazları "dini saik"e yönlendir, kitlene yaran böylelikle.
Laricani'nin Şii olması umurumda değil. Hiç olmadı. IŞİDli katillerin mezhebi de hiç çekmedi ilgimi. Onlarca yazım duruyor arşivde.
Siz Suriye'de Müslümanlar katledilirken katilleri (s)aklamak için üçüncü yol müçüncü yol bir dünya zırvaladınız. Hiçbir konuda ahlaki üstünlüğünüz yok ama bayılıyorsunuz poz kesmelere.
Sizin sayın "gözde", sizin sadece pozunuz ve pozisyonunuz var. Pozunuz bozulmasın diye de her pozisyonu kabulleniyorsunuz. Gidin de başka yerde satın bu bayatlamış kariyerinizi.
Bir de not: Mahkemede sizden tazminat almayı başarırsam kazandığım para doğrudan babası İran tarafından katledilen sünni Suriyeli yetimlerle, babası İsrail tarafından katledilen şii İranlı yetimlere eşit şekilde gidecek. Niye biliyor musunuz? Çünkü şükürler olsun ki sizin gibi değilim.
Mehmet Bekaroğlu@MBekaroglu
Tükürün bu mezhepçi fitnecilerin yüzüne!
Türkçe

2 Eylül 2013 tarihinde Türkçe, Arapça, Farsça, Kürtçe, İngilizce olarak “Bir Üçüncü Yol Mümkün!” başlığı ile yayımlanıp imzaya açılan bildiri
On yıllardan beri diktatörlüğün baskıları altında yaşayan Suriye halkının, özgürlük ve adalet talebi ile başlattığı barışçıl gösteriler, sabote edilerek, ülke kısa sürede kanlı hesaplaşmalar ve vekâleten savaşların arenası haline getirilmiştir. Suriye’de iki yılı aşkın bir süreden beri devam eden acımasız iç savaş, 100 bin insanın hayatını kaybetmesine, milyonların mülteci durumuna düşmesine neden olmuştur.
Şimdi de sorunun dışarıdan yapılacak bir askeri operasyonla çözüleceği iddiası ile karşı karşıyayız. Bu iddia inandırıcılıktan yoksundur; muhtemel bir müdahale masumların ölmesini durdurmayacak, aksine bölgedeki yangını büyütecek, kaosu daha da derinleştirecektir.
Silahlı müdahalenin ve işgalin çözüm olmadığını bir milyona yakın insanın öldüğü Irak’ta bütün çıplaklığı ile gördük. Bunca kayıp ve yıkıma rağmen, ülkede kalıcı barış sağlanamamıştır. Bugün Irak, kimlik ve mezhep temelinde bölünmüş, parçalanmış, alt yapısı tahrip edilmiş, kaynakları yağmalanmış, her gün onlarca insanın patlayan bombalarla hayatını kaybettiği bir ülkedir. Yine küresel güçlerin müdahale ettiği Afganistan ve Libya’da durum pek farklı değildir. Askeri darbe ile seçilmiş yönetimin devrildiği Mısır da bir belirsizliğe doğru sürüklenmektedir.
Henüz kim tarafından gerçekleştirildiği bile kesin olarak ortaya çıkarılamamış olan kimyasal silah kullanılması gerekçe gösterilerek, dışarıdan yapılacak silahlı bir müdahalenin Suriye’de de benzer sonuçları doğuracağı açıktır. Ayrıca böyle bir müdahalenin, yıllarca sürecek olan kimlik ve mezhep eksenli kanlı hesaplaşmaların tüm bölgeye yayılmasına zemin oluşturacağı uzak bir ihtimal değildir.
İki yanlıştan bir doğru çıkmaz; Suriye’deki ateşi daha büyük ateşler söndüremez; Esad rejiminin belini bükecek sınırlı bir müdahale de Esad’ı devirecek bir işgal de çözüm değildir. İhtiyaç duyulan derhal ateşkes ve barış görüşmeleridir. Daha fazla zaman ve kan kaybetmeden, tüm tarafların katılımı ile demokratik bir seçim ortamının hazırlanmasına odaklanılmalıdır.
Barışa öncülük etmesi gerekenler bölge ülkeleridir. Çatışmayı desteklemek, dışarıdan yapılacak müdahalelere ortam hazırlayan girişimlere ümit bağlamak yerine, Suriye halkının kendi geleceğine yönelik kararı kendilerinin vermesine saygı duymak ve bunun zeminini oluşturmak için gayret göstermek gerekir.
Başta Türkiye ve İran olmak üzere tüm bölge ülkeleri dış politika yönelimlerini gözden geçirmek durumundadır. Suriye’de ateşkes yapılması ve barış görüşmelerinin başlaması, bölge ülkelerinin taraf olmaları ile değil arabuluculuk yapmaları ile mümkündür. Bu coğrafyanın bir parçası yanarken diğer parçalarının emniyette olmasının mümkün olmayacağı unutulmamalıdır. Türkiye ve İran, anlamsız üstünlük ve güç mücadelesini terk etmeli; bölge halkı onlardan çatışmaların tarafı olmalarını değil çözümün aktörleri olmalarını bekliyor. Derhal barış masası kurulmalı ve tüm taraflar, çözüm üretmeden kalkmamacasına bu masaya oturmalıdır.
Savaşlardan, iç çatışmalardan, katliamlardan, acılardan yorgun düşen bir coğrafyanın halklarının yeni ölümler getirecek arayışlardan uzak durması gerekir. Suriye’de ve tüm bölgede ihtiyaç duyulan barıştır. Barış, tüm farklılıkların, kimlik ve mezheplerin bir arada yaşamasını garanti edecek gerçek demokrasiler ve ortak kurumlar inşa etmekle mümkün olacaktır.
Yaşanan bu insanlık trajedisi ve yaklaşmakta olan daha büyük savaşa karşı ortak ilkesel bir tavır sergilenmek zorundayız. Ne yazık ki Türkiye kamuoyu keskin bir kutuplaşma içindedir. Her şey, böylesine bir insanlık trajedisi bile, bu kutuplaşmanın malzemesi yapılabilmektedir. Her konuda olduğu gibi Suriye’de yaşanan trajedi ile ilgili de iki kanlı yol önümüze konmaktadır. “Askeri müdahaleye karşıysan eli kanlı diktatörden yanasın” deniliyor. Hayır; diktatörlüğü de diktatörün yaptığı katliamları da reddediyoruz. Aynı şekilde Suriye’nin bombalanmasını, işgal edilmesini de asla kabul etmiyor, çözüm olarak görmüyoruz.
Bir üçüncü yol mümkündür. Bu yol, düşmanlık değil kardeşlik, savaş değil barış, diktatörlük değil demokrasi yoludur.
Gelin, birlikte güçlü bir çağrıyı yükseltelim; her türlü zulüm, sömürü ve savaşa karşı “barış olmadan özgürlük, adalet olmadan barış olmaz” diyelim. Güç odaklarının, çıkar çevrelerinin, savaşlardan medet uman iktidarların karşısına dikilelim; barışın ve birlikte yaşamanın hukukunu inşa edelim.
ÇAĞRICILAR
Cihan AKTAŞ, Ümit AKTAŞ, Mehmet BEKAROĞLU, Ayhan BİLGEN, Ali BULAÇ, Aydın ÇUBUKÇU, Mehmet EFE, Ömer Faruk GERGERLİOĞLU, Şebnem Korur FİNCANCI, Gencay GÜRSOY, Cihangir İSLAM, Hüda KAYA, Zeki KILIÇASLAN, Jülide KURAL, Ömer LAÇİNER, Nuray MERT, Sırrı Süreyya ÖNDER, İzzettin ÖNDER, Yıldız RAMAZANOĞLU, Nuray SANCAR, Sonnur SEZER, Cem SOMEL, Şebnem SÖNMEZ, Nur SÜRER, Altan TAN, Cem TERZİ, Mehmet TURKAY, Ahmet Faruk ÜNSAL, Beyza ÜSTÜN
05.09.2013
@kilicarslan_is
Türkçe

@kilicarslan_is Doğru sizin güruh Amerikayı çağırırken biz “İslam ülkeleri bir araya gelsin ve kendi sorunlarımızı kendimiz çözelim”diyorduk. Yine iç savaşı kışkırtıp on binlerin ölmesine sebep olan da sizlerdiniz.
Türkçe

@mehmetyilmazer Helal olsun; bayramınız mübarek olsun. Murat Yılmazer’i unutmadık, Allah rahmet eylesin, mekanı Cennet olsun.
Türkçe

@MBekaroglu 🤲🏻Allah senden razı olsun Babamın arkadaşı. Hakkını helal et, seni daha önce kızdırmıştım.
Türkçe

Yıldıray Oğur'dan bir Halk Bankası Davası yazısı bekliyorum. Bu yazı ile Hakan Fidan'ın niçin hepimizin başını öne eğdiren bildiriye imza attığını öğreneceğiz.
Yoksa yazdı da ben mi kaçırdım?
@yildarado
serbestiyet.com/yazarlar/iran-…
Türkçe

Katar’da helikopter düştü: 1 TSK personeli, 2 ASELSAN teknisyeni dahil 6 kişi hayatını kaybetti serbestiyet.com/featured/katar…
Türkçe

Bunların hepsi doğru ama bizi/dünyayı felaketlere sürüklemekten bir psikopat ile bir kötüyü sorumlu tutmak kapitalizm denen kötülük organizasyonunu aklamak anlamına gelir.
3W@WorldWarWatch
Amerikalı Ekonomi Profesörü Jeffrey Sachs'tan çarpıcı sözler: "John F. Kennedy'yi CIA öldürdü." "Demokrasimiz 300 milyarderin elinde." "Epstein bir Mossad ajanıydı." "Trump klinik olarak bir psikopattır." "Netanyahu bizi 3. Dünya Savaşı'na doğru sürüklüyor."
Türkçe
Mehmet Bekaroğlu 리트윗함

El Cezire'nin bir sunucusu, Amerika ve İsrail'in elinde bir araç olmayı reddederek kanaldan ayrıldı ve canlı yayında istifa etti.
Paradan pul'dam Önce Dürüstlük: Bir Al Jazeera Sunucusunun Propaganda Yerine İnsanlığı Seçtiği An!
Bugün tarih yazıldı! Bir Al Jazeera sunucusu, Amerikan ve İsrail çıkarlarının bir aracı olmayı reddederek, CANLI YAYINDA istifa etti. 'Anlatıların' alınıp satıldığı bir dünyada, bu gazetecilik cesaretinin bir ustalık dersidir.
Sadece bir işten ayrılmadı; bir sessizlik sisteminden ayrıldı. Senaryo vicdanınıza ihanet etmenizi gerektiriyorsa, senaryoyu yırtarsınız!
Türkçe

Bu bildiriyi kaydenin ve saklayın. Tarih bunları elbette yazacak. Arap ülkeleri ile Türkiye Dışişleri Bakanları bir araya gelmiş ve bu 'rezil' bildiriyi yayınlamışlar. İran'ı kınıyorlar; ama İran'a yağan bombalara ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine tek kelime etmiyorlar. Hadi buna da tamam diyelim, İran'ı yerle bir eden, kaynaklarını yok eden, yöneticilerini kalleşçe suikastlarla öldüren, kız çocuklarının üzerine tonlarca bomba yağdıran, binlerce insanı katleden soykırımcı-sadist-pedofil psikopatların yönetettiği Amerika'ya tek kelime etmiyorlar. Yazıklar olsun!
serbestiyet.com/haberler/turki…
Türkçe

Yalan; yapay zekadır, ABD-İsrail muhipleri üzelmesin!
karar.com/dunya-haberler… @KararHaber aracılığıyla
Türkçe
Mehmet Bekaroğlu 리트윗함

Dün bir askeri uzmanın bir röportajını dinlemiştim: "uzun menzilli roketler çıkınca artık bu uçak gemilerinin modası geçti, artık eskidiler. Askeri olarak yarardan çok büyük risk haline geldiler ve İran'ın bu iki uçak gemisini vurmasını örnek vermişti.
Mehmet Bekaroğlu@MBekaroglu
Girit’e çekiliyor, yangın çıkmış… Aşırı sıcaklardan herhalde..!
Türkçe

Dışişleri Bakanımız Fidan “İran’a yapılan saldırılar ne kadar yanlışsa İran’ın bölge ülkelerine sebepsiz saldırıları da yanlıştır, şiddetle kınıyoruz” diyor.
Sayın Bakan bu bölge ülkelerinin hepsinde ABD üslerinin bulunduğu ve İran’a bu üslerden saldırıldığını bilmemesi mümkün değil. Bakanın bu söylemi en yumuşak ifade ile hakikatin bükülmesidir, haksızlıktır, insafsızlıktır, ayıptır. Bu söylem ancak ABD ve İsrail’e yarar.

Türkçe

@orhansut Sen kendini yokla, bak hele nasıl bir ses geliyor. Sen ABD-İsrail propaganda makinesinin yalanları üzerine hüküm kuruyorsun, iki ay önce ne olduysa bugünü hazırlamak içindi.
Türkçe

@MBekaroglu O yüze varlık iki ay önce nerdeydi, onbinlerce çocukları katledilirken. Niye çıkmadı o zaman sokağa. Bekaroğlu boş adamsın.
Türkçe


