Dicle

2.4K posts

Dicle banner
Dicle

Dicle

@diclesfk_

Sadece kul ve anne.

가입일 Mayıs 2017
234 팔로잉2.2K 팔로워
고정된 트윗
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Ben de bir Hıristiyan okulunda okudum. Haftada iki gün Religion, (din) dersi olurdu. 1. Sınıfa başladığım zaman, o derste öğretmen yanıma gelip, gülümseyerek şöyle demişti: “Sen hobi dersine geçebilirsin. Bu ders sana zorunlu değil.” Ya o yaşımda bile Müslüman kimliğime saygı duyulurdu. Ben o yıllarda İslamofobi nedir, bilmezdim. Ta ki kendi ülkemde, kendi milletimden, bana tepeden tırnağa tiksinir gibi bakan gözlerle karşılaşana dek. Yine ortaokuldaydım. Almanya'da bir okul kampına gitmiştik. Kayıt formunda muhafazakar olan ailem "Müslüman" seçeneğini işaretlemiş,altına da bir not düşmüştü; “Domuz eti yemesi yasak.” Kampın ilk günü.. Gelen yemeği tavuk sanıp yemeye başlamıştım. Ama o an uzakta bir öğretmen beni görmüş, elindekileri bırakıp koşa koşa yanıma gelmişti; “Hayır, hayır! Sen bunu yiyemezsin! Sen Müslümansın. Sana bu yasak! Merak etme, siz müslümanlar için başka menü hazırlanıyor.” Şaşırmıştım. O bir Hristiyandı. Ama benim inancıma benden daha çok sahip çıkmıştı. Ve bugün.. Türkiye’de bir üniversitenin mezuniyet töreninde, Kur’an’dan bir ayet taşıyan gençlere “Bunu burada açamazsınız!” diyen, Müslüman kimlikli başka gençler.. Gerçek İslamofobi'yi ben Almanya’da değil, İslam’ın adını çokça anan, ama ruhunu hiç tanımayanlar arasında gördüm.. Ne garip… Hristiyan okulunda Müslüman kimliğim korunurdu; Müslüman memlekette bir okulda, Kur’an’a savaş açılır oldu. Sonuç olarak laikliğin geldiği noktada, Avrupa’da yaşadığım özgürlükleri, Türkiye’de arar oldum..
Türkçe
367
756
6.9K
612.7K
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Ah yüreğim.. Geçmişimizi yağmaladılar.. Geleceğimizi parçaladılar.. Yiğitlerimizi hedef aldılar.. Çocuklarımızın sığındıkları kucaklara bombalar attılar.. Yok etmeye, bitirmeye çalıştılar.. Ama bilmediler.. Bu yetimler intikamla büyüyecek. Dişlerini sıkarak.. Bu yetimler enkazdan doğan bir hafızaya dönüşecekler. Ve o gün geldiğinde… ne o kuleler kalacak, ne o sahte özgürlükler, ne de o büyülü camlar, kurulu işkencehaneler... Sadece bir hakikat kalacak, Bu yetimlerin ahı tüm tahtlarını sarsarak..
Türkçe
0
0
9
48
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Ramazan ziyaretlerinde kucağıma aldığım bir yetimle muhabbet ederken, ona sordum; “Bu hayatta en çok neyi istersin?” Sıradan bir soru, sıradan bir cevap bekledim. Değil mi ki çocuklar oyuncak ister, güzel elbiseler ister, gezmek ister.. Öyle bir cevap bekledim. Ama o yetim yüzü kızararak öyle bir hayali fısıldadı ki kulağıma; “Benim en büyük hayalim, bir kere pizza yemek.” dedi. İcimde sert bir şey kırıldı. Bir yetim,“Bir kere” dedi. Bu dünyada o hayale kaç defa uzanıp geri çekildiğini düşünmeye başladım.. Sonra yanında ki diğer yetim dedi ki, “annem demiş ki, Allah size cennette verecek." Sonra her iftar anı ne yesem, ne içsem.. o “bir kere” kulaklarımda yankılandı. O gün niyet ettim, her ay başında, çevremizde ki yetimlere pizza ulaştıracağız. O sözün ilk adımını bugün attık. Tam 100 yetim yavruya pizza ulaştırdık. Bazı hayallerin adı sadece pizzadır, çocukların hayal dünyası böyle tatlıdır.:)
Odak TV@OdakTV1

Şanlıurfa’da evlenen Muhammed ve Fatma Çakmak çifti, düğünlerine gelecek davetlilerden takı yerine birer yetimle gelmelerini istedi.

Türkçe
1
2
20
318
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Gazze meselesi sadece bir gündem değil.. Üç yıldır göz göre göre akan bir imtihan. Ve insan bu kadar zulme şahit olunca kendi iç dünyasında bir kırılma yaşıyor. Bir taraf “onlar cennete misafir olacak” diye teselli bulurken, diğer taraf “biz neden sadece izleyen, tükenen tarafız” diye içten içe çöküyor.. Sanırım en doğru ifade, “Kaliteli bir sükût”tur..
Türkçe
1
0
9
121
Dicle 리트윗함
sükûnet ོ
sükûnet ོ@sukunnettt·
Gazze'de idam öncesinde "Baba ve kızın vedası". Son kez babalarını gören bu evlatların ahı bir ömür peşimizi bırakmayacak yazıklar olsun ki bu acıya tanık olmak da bize düştü. #genocidelaw
Türkçe
63
1.4K
4.8K
107K
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Gazze meselesi sadece bir gündem değil.. Üç yıldır göz göre göre akan bir imtihan. Ve insan bu kadar zulme şahit olunca kendi iç dünyasında bir kırılma yaşıyor. Bir taraf “onlar cennete misafir olacak” diye teselli bulurken, diğer taraf “biz neden sadece izleyen, tükenen tarafız” diye içten içe çöküyor.. Sanırım en doğru ifade, “Kaliteli bir sükût”tur..
Türkçe
0
0
0
49
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Hayatı tam manasıyla idrak edebilen insan; özgür olan ve derin düşünebilen insandır. Bu iki nimet, insanın ulaşabileceği en yüksek mertebelerden biridir. Bunlara sahip olan, aslında daha ötesini aramaz.. çünkü hakikate yaklaşmıştır. İster üç duvar arasında yaşa, ister dar imkânların içinde. Eğer zihnin hür, kalbin tefekkür ehliyse; sen zaten en büyük düşünürsün,en özgür ruhsun.
Halis Bayancuk@Halis_Bayancuk

Filistin, Irak ve diğer bazı bölgelerde esirlerin idamına yönelik kararlar alındı ve alınmaya devam ediyor. Bu çalışma, söz konusu zulmü gündeme getirmek, esirleri hatırlamak ve onlara karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak için yapılıyor. Hayırlara vesile olmasını dilerim.

Türkçe
0
0
13
201
Dicle 리트윗함
Halis Bayancuk
Halis Bayancuk@Halis_Bayancuk·
Irak ve Filistin’de esirler idam edilecek. Şayet iki yüzlü dünya bu esirler için bir şey yapmayacaksa —ki yapmayacak— o zaman bizlerin bir şeyler yapması, onların sesine ses olması lazım. Belki sonuç değişmeyecek, zalimler zulümlerini icra edecek; ama bizler karınca misali safımızı belli etmiş olacağız. ​Allah’ım, Sen onların üzerine sabır yağdır, ayaklarını sabit kıl, kafir topluluğa karşı onlara yardım et.
Türkçe
175
1.3K
2.9K
53.2K
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Bu tarz ifşa yazılarının amacı ne, gerçekten bilmiyorum. Ama şunu açıkça söylemek gerekir ki; ifşa eden de çoğu zaman, en az ifşa edilen kadar bu zeminin bir parçasıdır. Kimin haklı, kimin haksız olduğu meselesine girmiyorum. Fakat bir hakikati hatırlatmak zorundayız: Tek taraflı anlatımlarla hüküm vermek ne adaletlidir ne de İslami bir duruştur. Bir insanın beyanı ne kadar güçlü olursa olsun, karşı taraf dinlenmeden verilen her hüküm eksiktir, hatta çoğu zaman yanlıştır. Bugün herkesin bildiği bir şeyi yeniden söylemeye gerek var mı bilmiyorum ama; Sosyal medya, insanların olduğu gibi değil, olmak istediği gibi göründüğü bir vitrin. Bunu 10 yaşındaki bir çocuk bile biliyor. Oğlum, bir oyun uygulamasında kendine bambaşka bir karakter inşa edip, İngilizce konuşarak eğleniyordu. Ben müdahale ettiğimde verdiği cevap çok basitti: “Ne var bunda, sahte kimlikle eğleniyordum.” Şimdi soruyorum: Bir çocuğun bile bu kadar rahat kurabildiği sahte bir dünyada, yetişkinlerin sergilediği sahte karakterlere ve isimlere, şeffaf olmayan hayatlarına nasıl bu kadar kolay inanabiliyorsunuz? Elbette ki inanıldığında sonuç çoğu zaman hayal kırıklığı oluyor. Bunda da şaşılacak, ben aldandım diyecek bir durum yok. Aldanmak istedim demek ki. Aldatılmak ya da.. Yani bence meselenin asıl konuşulmayan tarafı şu; Sosyal medya üzerinden kurulan bu “tanışma” biçimi başlı başına problemli. Kadınların kendini bu kadar ulaşılabilir hâle getirmesi,tanımadığı insanlarla sınırları bu kadar kolay kaldırması, çoğu zaman farkında olmadan bir davetiye çıkarıyor. Bu, yapılan yanlışı meşru kılmaz. Ama yanlışın zeminini de yok sayamayız. Çünkü bugün ifşa edenlerin büyük bir kısmı,dün o ilişkiyi aynı zeminde kuran kişilerdir zaten. Bu yüzden mesele sadece birinin hatası değil. Bu çift taraflı verilen tavizlerin, kaybolan sınırların ve zayıflayan takvanın sonucudur.. Sosyal medya bir imtihan yeridir. Ve bu imtihanda herkes, eninde sonunda kendine yakışanı yapıyor.. Ve son olarak şunu söylemek isterim: Evlilik dediğiniz şey, bir ekranın arkasında kurulan bir tanışıklıkla emanet edilecek kadar basit değildir. Evliliklerinizi; kendi çevrenizden,tanıdığınız, bildiğiniz, hakkında şahitlik edebileceğiniz insanların referansıyla kurunuz. Benim ilk evliliğim çocukluk tanışıklığına dayanıyordu. Komşumuzun oğlu, yıllarca her haline şahitlik ettiğim biriydi. Son evliliğim ise yine çocukluğumdan bu yana, yıllardır tanıdığım, yedi yıl boyunca sessizce bana talip olan, sabrını ve ciddiyetini gösteren biriydi. Şimdi gerçekten sormak istiyorum; İnsan, hiç tanımadığı birine nasıl bu kadar kolay güvenebilir? Acaba ben mi güven problemi yaşıyorum. Bir kadın nasıl olur da bu kadar kolay kendini, iffetiyle, kalbiyle, hayatıyla varsa çocukları ile birlikte tanımadığı birine teslim eder? Cesaret dediğiniz şey bazen basiret eksikliğidir bence. Ve bu çağda en büyük kayıp, yanlış insanlara duyulan güvendir..
melikeben1@miftahulkalb

Bu bir karalama ya da intikam yazısı değil. Bu flood, yaşadığım bir evliliğin ve sonrasında gördüğüm şeylerin belgeli anlatımıdır. Yazmamın sebebi kimseyi linç ettirmek değil, kimsenin benim yaşadıklarımı yaşamaması içindir. +

Türkçe
0
2
33
980
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Bir insana 28.000 TL maaş verip 100.000 TL trafik cezası kesmek, adalet değil, açıkça yük bindirmektir. Ceza dediğin şey: İnsanı düzeltmeli, ezmemeli. Ödenemeyen cezalar,caydırıcılık değil; çaresizlik üretiyor.. Bir çok Avrupa ülkeleinde en büyük trafik cezası, maaşın 4/1 ini geçmez. Yani trafik cezaları ödenebilir olmalı. Bu ceza rakamları şaka mı? Bu nasıl akıl! Bu nasıl bir halk düşmanlığı! Bu nasıl bir hak düşmanlığı!
Türkçe
4
2
33
792
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Bu görseli geçenlerde oğlum bana yolladı “Hayat ve annem” diye. Bir erkeğin hayatında çiçek açan bir kadın olalım da ister eş olarak, isterse anne olarak:) Rabbim, varlığımızı alemde yalnızca fani değil, salih amel olarak yazsın bize. Hayatımızda açan her sevgi, her fedakârlık, her sabır, O’nun katında değerini bulsun. Rabbim Salih amel olarak yazsın bize kadınlığımızı.
Recep Çelik@recep_muderris

"Dünya geçici bir faydadan ibarettir, en hayırlı varlığı ise saliha kadındır" (İbn Mace, Nikâh, 5)

Türkçe
1
1
40
1.2K
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Bugüne kadar oğlumun başını kim okşadıysa, yüreğime bir filiz ekti.. Anne olmak böyle bir şey.. Çocuğunun kalbindeki tüm boşlukları bilip; o boşlukları, o çatlakları yüreğinden damlayan gözyaşı ile doldurmaya çalışmak.. Böyledir işte bayramlarımız. Buruk, yarım eksik.. Günümüzde bazı hocalara ulaşmak için kat kat kapılar, sekreterler, mesafeler gerekiyor değil mi? Sanki ilim arttıkça kalpler uzaklaşmalı gibi.. Sanki insanlar büyüdükçe, ulaşılmaz olmayı bir makam zannetmiş gibi.. Oysa bir çocuğa ulaşmak, yada bir çocuğun kendisine ulaşması bu kadar zor olmamalı.. Bir yetimin kalbine dokunmak, bu kadar mesafeli, buz gibi olmamalı.. Bu sabah Halis Hoca, Eymen’e bir sesli mesaj gönderdi. Bir bayram mesajı.. Ama o ses, bir mesajdan çok daha fazlasıydı bizim için.. İçinde kibir yoktu, Tevazu vardı.. Mesafe yoktu, Yakınlık vardı.. Ve şefkat vardı.. Ümmetin yetim kalmış evlatlarına hami olacak bir ton vardı sesinde.. Sonrası Eymenin gözünde ki mutluluk.. Kendini değerli hissetmesi, hatırlanmış olmanın haklı gururu, birkaç dakikalık ses, o içten hitap.. o sıcaklık.. Oğlumun kalbinde yıllarca silinmeyecek bir iz bırakacak bence.. Bu yaklaşım, ileride eğitim hayatında, Eymen’in ensesinde, kulaklarında hep bir rehber izi olarak kalacak. Çünkü çocuklar söyleneni değil, kendilerine nasıl hissettirildiğini hatırlar.. İnanın unutmuyorlar.. Çocukluğundan bu yana, kim ne demiş, hangi bakışı atmış, kim başını okşamış, bayramlarda kim bağrına basmış, hepsini zihinlerine kazıyorlar.. Velhasıl Allah, kalbini ulaşılmaz kılmayan, aksine gönülleri kazanmak amacıyla yetimlere, çocuklara açan ilim ehli hocalardan/kimselerden razı olsun. Çocuk yaşlı demeden, ilminin hakkını şefkatle veren hocaların sayısını artırsın. Vallahi asıl büyüklük; uzakta durmakta, mesafeli olmakta, yükseklerde durmakta değil.. Asıl büyüklük kalplere yakın olabilmektedir… Eymen’e gösterdiği şefkat ve ilgiden dolayı @Halis_Bayancuk hocaya yürekten teşekkür ederim. Rabbim böyle güzel insanları eksik etmesin..
Dicle tweet media
Dicle, Diyarbakır 🇹🇷 Türkçe
2
1
41
830
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Öyle güzel Müslümanlar var ki.. Günlerdir Hollanda’dan bir kardeşimiz zekât parasını yetim giydirme, fakirlere pay etmemiz için göndermek istiyordu fakat bir türlü gönderemedi. En sonunda bir gecelik yolculuğa çıkıp dün gece parayı bizzat getirip bize teslim etti. Bir Arkadaşımızda konakladı ve bugün tekrar yola çıktı, Hollanda'ya döndü. 7 bin Euro civarında bir emanet.. Ama asıl kıymetli olan para değil, o emaneti Allah’ın hakkı olarak görüp gecesini, yolunu, yorgunluğunu düşünmeden getiren o samimiyet. Demek ki coğrafyalar uzak olsa da kalpler aynı kıbleye bakınca kardeşlik yakın oluyor.. “Yaptığınız çalışmaları gördükçe içim eridi. Yediğim lokmada yetimin hakkı olduğunu düşündüm.” dedi. Demek ki hâlâ kalbi titreyen, lokmasının hesabını düşünen Müslümanlar var. Rabbim böyle samimi kardeşlerimizin sayısını artırsın. Allah’ın hakkını ve yetimin hakkını gözeten böyle güzel insanlara daha çok versin.. Rabbim onların samimiyetini kabul etsin..
Türkçe
1
4
58
1.1K
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Bu Bilgi israiliyat. Yani Hz. Yakup sevdiği kadına 14 yıl sonra kavuştu şeklindeki ifade Kur’an’da veya sahih hadislerde geçmez. Peygamber kıssalarını lütfen romantik hikâyelere çevirmeyin. Onların hayatı aşk romanı değildir. Kurân kıssaları romantize edilsin diye değil, ibret alınsın diye, peygamberlerin hayatı da bizlere Hidayet rehberi olsunlar diye anlatıldı.
kandehlevi@kandehlvy

Hz Yakup sevdiği kadına 14 yıl sonra kavuştu. Hz Zekeriya yıllarca dua ettiği evladına 120 yaşında kavuştu. Hz Nuh kavmine 950 yıl bıkmadan, sabırla tebliğ yaptı. Ashab-ı Kehf 309 yıl mağarada bekletildi. Allaha inananlar için geç kalmışlık diye bir şey yoktur.

Türkçe
0
1
31
957
Dicle
Dicle@diclesfk_·
@RGURDALLL Çok güzel. Devamı gelir ümidiyle.
Türkçe
0
0
2
145
Rumeysa Gürdal
Rumeysa Gürdal@RGURDALLL·
Bugün hayatımda yeni bir sayfa açtım, artık böyleyim. O kadar farklı bir duygu ki sanki bende bir şeyler eksikmiş de tamamlanmış gibi, içim o kadar huzurla doldu ki.. Kalbim kanat takmış uçuyor gibi. Keşke daha önce yapsaymışım. Allah kalbinden gölünden geçiren herkese nasip etsin 🤲
Rumeysa Gürdal tweet media
Türkçe
2.1K
354
12.1K
483.2K
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Bugün yine feminizmin dibini sıyıracak bir dünya ileti görüyoruz.. Allah Azze ve Celle müslümanları feministlerin şerrinden de korusun. (amin)
Türkçe
1
0
38
634
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Çocukluğumdan beri özgürlüğe sevdalı bir ruh taşıdım içimde. Belki de bu yüzden güvercinleri hep başka sevdim. Onların göğe doğru kanat çırpışında bir Umut, bir özlem, bir çağrı hissederdim. Evlenince eşim, mısralarımda sıkça özgürlüğe uçan şehitleri anlatmamdan dolayı bana önce “Şehide” diye hitap etti. Sonra bir gün, bir isim daha verdi: “Hamame”… Yani güvercin. O günden sonra bu isim, kalbimde bir hatıra gibi yer etti.. Bugün açık unuttuğum mutfak balkonumdan evime misafir olan bu güvercini, mutfak masamda görünce o günleri hatırladım. Sanki gökyüzünden kopup gelen yaralı bir hatıra gibisin Hamame.. Kanatlarında özgürlüğün kokusu, gözlerinde yorgunluk.. Yorgundu, ürkekti..ama yine de gökyüzünün kokusunu taşıyordu kanatlarında.. Seni seviyorum ey yaralı Hamamenin Rabbi… Evet, seni seviyorum Ey yaralı kuşları bile havada tutan Sahibim… Seni seviyorum Ey kanat çırpışlarımızın en ince sesini bile işiten Semî… Seni seviyorum Ey kuşlarla gözlerimizi gökyüzünde raks ettiren Nâfi… Seni seviyorum Ey örneksiz güzellikler yaratan Bedî… Seni seviyorum Ey bütün cazibe merkezlerimi kendinde toplayan Câmi… Seni seviyorum Ey “Seni seviyorum” cümlesine en çok yakışan Vedûd… Ve Rabbim… Bizi de özgürlüğe kanat çırpan Şehîdelerden eyle..
Dicle tweet media
Türkçe
1
0
30
696
Dicle
Dicle@diclesfk_·
Çünkü Ebu künyesini kaldırdı. O artık Ebu Hanzala değil, Halis Bayancuk. Ozamanlar (yıllar önce) eleştirdiğim hususu da iyi biliyorsunuz. Devleye ait bazı kan donduran görüntüler, bir gencin namaz için müsade istemesine rağmen kör bıçakla katlini eleştirmiştim. Aşağıda Facebook paylaşımım. Ben bir insanın olumlu yönde değişebileceğine inanıyorum. HÜDA-PAR konusunda konuşmak istemiyorum.
Dicle tweet media
Türkçe
0
0
0
150
Dicle
Dicle@diclesfk_·
@cundullah076 Ebu Hanzala konusunda da, HÜDA-PAR ile ilgili de fikirlerim sabit ki.
Türkçe
0
0
0
46