yalan dünya
10.3K posts









Lütfen bu yazıyı yetkililerin önüne düşürelim. Paylaşımın altına vekilleri; bakanları etiketleyin. Zira bu yazıyı sizler için değil yetkililer için yazıyorum. #KriptoVergiyeHayır diyerek başlayalım. Biliyorum, eleştirmek kolay, önemli olan çözüm üretmek. Bu yüzden dünyada işe yarayan modellere bakarak Türkiye'ye uyarlanabilecek 10 somut öneri hazırladım. Bunlar hayal değil, başka ülkelerde test edilmiş ve çalışan uygulamalar. 1 - Çıkış vergisi modeli: Slovenya 2023'te kriptoda alım satımı vergilendirmek yerine sadece paraya çevirme anını vergilendirdi, yani kripto→fiat dönüşümünde %10 vergi aldı. Türkiye de lokal borsadan bankaya çekim anında %5-10 stopaj alsa hem yatırımcı rahat eder hem devlet her kuruşu yakalar çünkü bankaya çekmeden harcayamazsın. 2 - Uzun vadeli tutma teşviki: Almanya'da kriptoyu 1 yıldan fazla tutarsan vergi sıfır. Bu model uzun vadeli yatırımı teşvik ediyor, spekülatif kısa vadeli ticareti caydırıyor ve piyasa dalgalanmasını azaltıyor. Türkiye 1 yıl üzeri tutmalara %0, 1 yıl altına kademeli vergi uygulasa hem piyasayı stabilize eder hem uzun vadeli sermayeyi çeker. 3 - Geriye dönük uygulamadan vazgeçilmeli: Kanunun 1 Ocak 2026'dan itibaren geriye dönük işlemesi hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı. Hiçbir yatırımcı kuralları bilmeden cezalandırılmamalı. Kanun en erken yayınlandığı tarihten ya da 1 Ocak 2027'den itibaren uygulanmalı. İsviçre, Singapur ve BAE dahil hiçbir ciddi finans merkezi geriye dönük vergi uygulamıyor. 4 - Sermaye kazancı vergisi gelir vergisinden ayrılmalı: Şu an kripto kazançları gelir vergisi tarifesine tabi yani %15'ten %40'a kademeli. BAE'de bireysel kripto kazancı %0, İsviçre'de sermaye kazancı vergisi yok sadece yıllık servet vergisi var ve bu %0.1-1 arasında. Türkiye kriptoya özel sabit oranlı bir sermaye kazancı vergisi koysa, mesela %10 sabit, hem tahsilat artar hem yatırımcı kaçmaz. 5 - Küçük işlemler muaf tutulmalı: Günlük kahve alımından market harcamasına kadar her kripto işleminin vergilendirilmesi pratik olarak uygulanamaz. El Salvador teknolojik yenilik kapsamındaki küçük işlemleri tamamen muaf tuttu. Türkiye de yıllık belirli bir eşiğin altındaki kazançları, mesela 50.000 TL altını muaf tutsa hem küçük yatırımcıyı korur hem bürokrasiyi azaltır. 6 - CARF takvimi ile uyumlu geçiş süreci: Türkiye CARF kapsamında 2028 grubunda, yani yabancı borsalardan bilgi paylaşımı 2028'den önce başlamayacak. Kanunun beyan zorunluluğunu bilgi paylaşımı altyapısı hazır olmadan getirmesi uygulanamaz bir durum yaratıyor. Geçiş süreci CARF takvimine paralel olmalı ve 2028'e kadar gönüllü beyan teşvik edilmeli, zorunlu beyan 2028 sonrasına bırakılmalı. 7 - Yerel borsa teşviki: Singapur'da kripto borsaları Monetary Authority of Singapore lisansı altında çalışıyor ve lisanslı borsalardaki işlemler daha düşük vergi oranına tabi. Türkiye de SPK lisanslı borsalarda düşük oran, lisanssız platformlarda yüksek oran uygulasa sermayeyi lokal ekosistemine çeker ve düzenleme altına alır. 8 - Staking ve madencilik geliri ayrı değerlendirilmeli: Staking geliri ile alım satım kazancı farklı nitelikte gelirler ama kanun hepsini aynı kefeye koyuyor. Portekiz'de 1 yıl üzeri tutma vergisiz, Hong Kong'da yatırım fonları kripto kazancından muaf. Türkiye staking gelirini pasif gelir olarak daha düşük oranla vergilendirebilir. 9 - Blok zincir şirketlerine özel teşvik bölgesi: Dubai'nin VARA düzenlemesi ve serbest bölge modeli yıllarca kripto şirketlerini çekti. Türkiye'de İstanbul Finans Merkezi bünyesinde blok zincir şirketlerine özel vergi avantajları sunulsa, savaş nedeniyle Dubai'den çıkan şirketler Türkiye'ye gelebilir. Zamanlama mükemmel çünkü Körfez şu an istikrarsız. 10 - Varlık barışı ile geçiş dönemi: Türkiye daha önce yurt dışı varlıklarda varlık barışı uyguladı ve ciddi kaynak çekti. Kripto için de benzer bir model uygulanabilir: belirli bir süre içinde beyan edilen varlıklara düşük sabit oran, mesela %2-3, sonrasında normal oran. Bu hem sermayeyi kayıt altına alır hem de yatırımcıya gönüllü beyan için motivasyon verir. Bu 10 maddenin ortak noktası şu: Dünyada kripto sermayesini çeken ülkelerin hepsi cezalandırmak yerine çekmek stratejisi uyguladı. Yasakla, ağır vergile, korkut yaklaşımı tarihte hiçbir zaman işe yaramadı. 1933'te ABD altını yasakladı, insanlar sakladı. Hindistan %30 vergi koydu, 6.1 milyar dolar kaçtı. Çin üç kez yasakladı, madenciler taşındı. Türkiye'nin şu an elinde altın bir fırsat var: savaş yüzünden Körfez'den kaçan sermaye, arabuluculuk rolüyle artan diplomatik güç ve 12 milyon kripto yatırımcısıyla dünyada üçüncü en büyük pazar. Bu fırsatı %40 vergiyle kaçırmak yerine akıllı bir düzenlemeyle yakalamak mümkün. Umarım Genel Kurul'daki vekiller bu satırları okur. #kriptodavergiyehayır







🚨🇮🇱 SON DAKİKA: Hayfa'daki petrol üretim tesisleri İran füze saldırılarıyla imha edildi. Bu tesis, İsrail'in petrol ihtiyacının yaklaşık %60'ını karşılıyor; bu ihtiyaçlar arasında şunlar yer alıyor: -%59 benzin -%65 dizel -%52 jet yakıtı Özetle: İsrail çöküşün eşiğinde.





