mesud
38 posts


أذان المغرب للمؤذن #عبدالله_الحنيني الأربعاء ، ١٧ ذو الحجة ١٤٤٧هـ


Tasavvuf Hiç Bu Kadar Tahrife Uğramamıştı Âdem aleyhisselâmdan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e kadar Allah’ın hiçbir peygamberi, hiçbir nebisi; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bu yana, hiçbir sahâbî, tâbiîn, imam, âlim, velî veya mürşid “Ben ölsem de sizi kabirden idare ederim” dememiştir. Dünya kuruldu kurulalı böyle bir iddia ne duyulmuş, ne görülmüş, ne de nakledilmiştir. Bu söz, ne bir peygamberin dilinden çıkmış, ne bir sahâbînin kalbinden geçmiş, ne bir velînin eserinde yer bulmuştur. Böylesine bir iddia, sünnetullaha, yani hayatın ilahî düzenine apaçık bir başkaldırıdır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem —ümmetine karşı en şefkatli, en merhametli, en himayetkâr olan o kutlu Nebî— vefat ederken “Refîk-i A‘lâ”ya yönelmiş, tabiri caizse arkasına dahi bakmadan Rabbine kavuşmuştur. "Dünya sizin olsun ahiret bize yeter" demiştir. O, “Ben kabirden ümmetimi idare ederim” dememiş; ümmetini dirilere, halifelerine, ulemâya emanet etmiştir. O’ndan sonra gelen binlerce âlim, mürşid ve evliyâ da aynı sünnet üzere yaşamış; irşad görevini diri iken yürütmüş, vefat ettiklerinde vazifeyi ehil olan dirilere devretmiştir. Aksini iddia edenler nasıl bir yola girdiklerinin farkında bile değiller.














