
murat ülgen
6.3K posts








Serbilindî

Eğer Allah’ın evi de İran korkusundan cenazeyi alamıyorsa İran ile birlikte o Allah’ın evi de yıkılsın, imamı da ilelebet cehennemi boylasın!

“Komün belediyedir, belediye komündür” şiarıyla, Demokratik Yerel Yönetimler İl Konferanslarımızı 18–30 Nisan tarihleri arasında, 15’i aşkın yerelde; kadın özgün ve genel konferanslar biçiminde gerçekleştireceğiz. Kadınların ve gençliğin öncülüğünde, komün ruhuyla hem kendimizi hem de kentlerimizi örgütleyeceğiz.

Dayîka Nadiya: Em rastî lêdanê hatin dema me hewla vegerandina keça xwe kir





"Masum bir çocuktan bir canavara nasıl dönüştü?" Sosyal medya? Oyunlar? Filmler? Kültürel Erozyon ve Kimlik Krizi Katilin dijital geçmişi araştırılmalı.. Anne öğretmen baba polis başmüfettişi.. Maddi imkanlar var.. Okumuş eğitimli bir aile profili.. Ruh sağlılığı bozuk ise aile neden önlem almadı? Silahlar neden ulaşılabilir yerlerdeydi.. 14 yaşındaki çocuklarındaki ruh halini bazen aileler ERGNENLİK olarak indirgiyor.. Siz perdesinin arkası farklı olabiliyor.





Alaa Al-Amin, Qamişlo’da doğdu, büyüdü. Annesinin kucağında huzur bulduğu günler… IŞİD gelince her şey bitti. Ailesiyle İsveç’e kaçtı, vatandaşlık aldı ama kalbi hep Rojava’da kaldı. “Döneceğim anne,” diyordu gözleri yaşlı. 7 Eylül 2025’te döndü. Nişanlandı. Fotoğrafta gülümsüyordu: siyah smokin, papyon, beyaz güller arasında, hayat dolu, umut dolu bir adam. “Bu sefer kalıyorum,” demişti annesine, sesi mutlulukla titreyerek. 20 Ekim’de Asayiş aldı götürdü. Sebepsiz, suçsuz. Annesi kapıda kaldı, “Oğlum!” diye haykırdı. Aylar geçti. Her gece dua etti: “Gel evladım… Sensiz ev mezar.” Ocak’ta haber geldi: Öldü. 8 Mart’ta cenazeyi verdiler. Sağdaki fotoğraf yürek yakıyor: morarmış yüz, şiş gözler, yaralar, kan izleri, işkenceyle solmuş bir beden. Soldaki gülümseyen Alaa’yla yan yana… Annenin kalbi paramparça oldu. Diz çöktü, elini tuttu: “Neden evladım? IŞİD’den kurtuldun, döndün diye… Bu mu ödülün? Masumdun, sadece evlenmek istiyordun.” Rudaw’a ağlayarak anlattı: “Altı ay haber alamadık. Yüreğimiz yangın yeri. Geceleri kapıyı izliyorum, belki gelir diye… Adalet istiyoruz.” Bu vahşet PKK’nin Rojava’daki eli PYD/YPG’nin kanlı yüzü. “Özgürlük” diye diye kendi halkını işkenceyle öldürüyorlar. Masum bir gencin gülüşünü söndürdüler, bir annenin yüreğini yaktılar. PKK’nin zulmü IŞİD’den aşağı değil; Kürt davasına en büyük ihanet bu. Hesap vermeliler! Alaa’nın hayali yarım kaldı. Düğün şarkıları ağıta döndü. Annesi hâlâ bekliyor… Ama o gülüş, soğuk hücrede sustu. Bir anne daha feryat etti: “Oğlumu geri verin!” Unutmayalım. Unutturmayalım.



Komeleya Zehmetkêşan: Pêşmergeya me di êrişa dronî de şehîd ket rudaw.net/kurmanci/kurdi…



Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde atılmayan adımlar Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademi Üyesi Duran Kalkan: -Önder Apo ve hareketimiz bu sürece ideolojik ve stratejik yaklaştı; partinin feshi ve silahlı mücadelenin sonlandırılmasıyla değişim ve dönüşümde kararlı olduğumuzu,



