AK Parti
53.3K posts

AK Parti
@Akparti
Adalet ve Kalkınma Partisi resmi hesabı
Türkiye Katılım Temmuz 2013
561 Takip Edilen3.4M Takipçiler
AK Parti retweetledi

Enerji arz güvenliğinin küresel ölçekte sınandığı bu süreçte Türkiye; güçlü altyapısı, yerli kaynakları ve çok boyutlu tedarik stratejisiyle istikrarlı duruşunu muhafaza ediyor.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde rotamız da hedefimiz de Enerjide Tam Bağımsız Türkiye! 🇹🇷
Türkçe
AK Parti retweetledi
AK Parti retweetledi
AK Parti retweetledi

Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken Türkiye’de bu sayı yıllık 574 milimetredir.
Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz.
Tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum.
Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz.

Türkçe
AK Parti retweetledi

Orman yangınlarına karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz.
Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık.
28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2 bin 766 ilk müdahale aracımız, 1.953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz.

Türkçe
AK Parti retweetledi

Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gönderdiğimiz F-16'lar, her şeyden önce Ada'nın güvenliğini tesis etmek içindir. Bu adım, herhangi bir haksız saldırı karşısında garantörlük hukukunun gereğini yerine getirecek unsurların kuvvetlendirilmesidir. Avrupa basınından veya siyasetçilerinden gelen eleştirilerin bizim nezdimizde hiçbir kıymeti yoktur. Bunlar kurumsallaşmış ikiyüzlülüğün neticesidir.
Hollanda’dan Fransa’ya kadar pek çok devlet, güvenlik ihtiyacı bahanesiyle Rum kesimine ek kuvvet gönderirken kimse hukuktan bahsetmiyor. Rum kesimine destek yarışına girenler, önce Rum tarafının İsrail ile kurduğu utanç verici ittifakın hesabını vermelidir.
Türkiye, bir yandan kendisini bu savaşın dışında tutarken diğer yandan garantör ülke sorumluluğuyla hem kendi topraklarını hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bu güvenlik krizlerinden korumaya çalışmaktadır. KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın bu konudaki tespitleri yüzde yüz doğrudur ve yerindedir. Bizim cevabımız da bu doğrultudadır. Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini korumak için gereken her türlü adımı tereddütsüz atmaya devam edeceğiz.
Türkçe

Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Milletin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanlığı makamını 'cuntacı' sıfatıyla hedef alan bir zihniyetin, demokrasiden en ufak bir nasibini almadığı ortadadır. Şayet Türk siyasi hayatı sözlüğü hazırlayacak olsak, 'cunta' kelimesinin karşısına 'CHP' yazılır. Çünkü bu yapı kendi geçmişindeki vesayetçi genlerle henüz yüzleşebilmiş değildir.
CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız gereği onların gönül verdiği partiye de saygı duyarız. Ancak bugün CHP’li vatandaşlarımızın dahi sabrını zorlayan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. İktidara geldiğimiz günden bu yana pek çok CHP genel başkanı gördük. Şu anki yönetimin öncekilerle mukayese edilecek bir yanı kalmamıştır. Özgür Özel, adeta kendisi bir cunta tarafından yönlendiriliyormuşçasına partiyi yönetmeyi bırakmış, başka odakların kefili olarak hareket etmeye başlamıştır. Biz kendisine siyasi eleştirilerimizi yönelttiğimizde ise argo ifadelere ve yakışıksız üsluplara sığınmaktadır.
Türkçe

Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
İsrail Meclisi'nin sadece Filistinli kardeşlerimize uygulanmak üzere kabul ettiği idam cezası kararı açık bir ırkçılık, bir ayrımcılık ve bir suçtur. Bu karar, parlamento tarihinde alınmış en lanetli kararlardan biridir. Sadece Filistinlileri değil, tüm insanlığı hedef alan bu yaklaşımı kategorik olarak reddediyor ve en sert şekilde kınıyoruz.
Türkçe

Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Katolik dünyasının ruhani lideri, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14’üncü Leo’nun Hz. İsa'nın savaşların meşrulaştırılması için kullanılmaması gerektiğini ifade etmesi son derece kıymetlidir.
Netanyahu, hukuksuzluğunu eleştirenlere karşı Hazreti İsa’ya yönelik hadsiz ve yakışıksız ifadeler kullanarak haddini aşmıştır.
7 Ekim olaylarının hemen ardından Netanyahu, dinî literatürü kendi saldırganlığının ve soykırım siyasetinin meşrulaştırılması için kullanmaya başladı. Maalesef bu kirli dile Amerikalı bir senatör de 'Haçlı seferi' diyerek, eski ABD Dışişleri Bakanı ise diplomatik kimliklerini bir kenara bırakıp dinî kimliklerini masaya sürerek destek vermişlerdir. Batı tarihinin yaşadığı o acı din savaşları tecrübesine rağmen, İsrail’in faaliyetlerini dinî literatür içerisine yerleştirmek yoğun bir faaliyet var.
Dinî değerleri kendi soykırımcı emelleri için istismar eden bu figürlere karşı en başta Yahudilerin ve Hristiyanların ses yükseltmesi gerekir. İnsanlığı yok etmek için en temel kutsalları siper eden bu vahşet çetesine karşı hep beraber, aynı anda karşı çıkmalıyız. Bu, sadece bir siyasi duruş değil, bir hakikat mücadelesidir.
Türkçe

Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Dünyanın içinden geçtiği bu kritik tabloya ve CHP yönetiminin oluşturmaya çalıştığı suni gündemlere baktığımızda hem Türkiye’nin hem de dünyanın gerçeklerinden tamamen kopuk CHP yönetimi görüyoruz. Kendi iç bütünlüğünü sağlayamamış, politika üretemeyen ve bizzat kendi partilileri tarafından dile getirilen yolsuzluk iddialarına cevap veremeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Demokrasinin kurallarını ve cumhuriyetin değerlerini kendi politik ihtiyaçlarına göre eğip bükebileceklerini sanmak bir CHP geleneğidir. Bugün bir seçim olsa CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır.
CHP Genel Başkanı için daha önce 'silgisi kaleminden önce bitiyor' demiştim fakat bu sözümü de geri alıyorum. Çünkü ortada bir kalem de yok sadece silgiyle çalışan, sürekli hata yapan bir yönetim var.
CHP’nin en büyük sorunu bizzat kendi yönetimidir. Türk siyasi hayatının böyle bir sorunu yoktur. Seçimlerin nasıl yapılacağı, demokrasinin kuralları, cumhuriyetin temel değerleri son derece açık ortadadır. Cumhuriyetin temel değerlerini yıllarca sahte rejim krizleri çıkararak istismar ettiler. Bugün aynı istismarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk üzerinden yapmaya çalışıyorlar. 'Atatürk'ün koltuğunda oturuyorum' diyenlerin, önce Atatürk’ün vasiyetine neden saygısızlık yaptıklarının hesabını vermesi gerekir. İş Bankası hisselerinden Türk Tarih Kurumu'na, Türk Dil Kurumu'na ayrılan paylar CHP tarafından bu kurumlara verilmemiştir. Bu kurumlar CHP'yi mahkemeye vererek Atatürk'ün vasiyetinin yerine gelmesini sağlamıştır. Bunların hesabını vermemiş, bunlarla yüzleşmemiş bir CHP Genel Başkanı var.
Türkçe

Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kurulan mekanizmalarımız ve strateji heyetlerimiz vasıtasıyla kesintisiz devam etmektedir. Devlet politikası olan bu süreç, Meclis’in de devreye girmesiyle yeni bir boyuta ulaştı. Burada bizim için üç temel boyut söz konusudur. Birincisi, Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz iradesi ve siyasi bütünlüğüdür. Cumhur İttifakı olarak birlik ve bütünlük içerisinde bu hedefe doğru gereken çalışmaları yapıyoruz ve kamuoyuna gerekli mesajları aynı tutarlılık ve bütünlük içerisinde vermeye devam ediyoruz. İkincisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devlet kurumlarının tam bir koordinasyon içinde bu politikayı yürütmesidir. Üçüncü ve nihai boyut ise Yüce Meclis’tir.
Meclis bünyesinde kurulan komisyonun raporuyla şekillenen yol haritamız gayet açıktır. Silah bırakma tam olarak gerçekleştikten sonra yasal düzenlemeler için adımlar atılacaktır. Bizim gündemimiz PKK terör örgütünün feshi ve silahların tamamen bırakılmasıdır. Bunun dışındaki yapay tartışmalar bu sürecin konusu değildir.
Türkçe

Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Sayın Neçirvan Barzani’ye yönelik gerçekleştirilen saldırı sebebiyle geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendisi, Türkiye ile dostane ilişkilerin geliştirilmesine büyük katkılar sunmuş, yakinen tanıdığımız ve istişarelerde bulunduğumuz bir siyasetçidir. Can kaybı yaşanmamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Kuzey Irak’taki Kürt kardeşlerimizin güvenliğini ve refahını her zaman önemsediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
İsrail tarafının, Kürt kardeşlerimizi bölgedeki bu savaşın içine çekmek için yoğun bir faaliyet yürüttüğünü hem istihbari verilerle hem de açık kaynaklara yansıyan beyanlarla biliyoruz. Bazı örgüt temsilcileri, İsrail ile yakın iş birliği içinde olduklarına dair açıklamalar yaptı. Burada hayati bir ayrım yapmak zorundayız. Irak, Suriye ve İran’daki Kürt kardeşlerimizin onurlu ve kardeşçe geleceği bizim için esastır ancak Kürtler adına hareket ettiğini iddia eden PJAK ve Komala gibi terör örgütlerini bu kardeşlerimizden hassasiyetle ayırmak gerekir.
Kürt kardeşlerimizi terör denklemlerine hapsetme çabalarına karşı, bölgedeki Kürt kanaat önderlerinin sergilediği sağduyulu duruş takdire şayandır. Bu haksız savaşın bir parçası olmayacaklarını ilan eden kardeşlerimizin ferasetini ve basiretini tebrik ediyoruz.
Türkiye olarak, bu kaos planlarına karşı duran tüm kardeşlerimizin yanında olmaya ve bölge barışını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Türkçe










