Dün, Cevizlibağ Kadın KYK yurduna bir erkek hiçbir engelle karşılaşmadan girebildi. Yaşanan durum, yurtlarda kadınların güvende olmadığını ve hiçbir denetim ve güvenlik tedbiri alınmadığını tekrar gösteriyor.
Bu olay, KYK yurtlarında yaşanan ilk güvenlik açığı da değil. Yurt çevrelerindeki taciz olaylarından, yurtlar içerisindeki denetim ve tedbir eksikliklerine kadar her geçen gün daha da şiddetleniyor. Saat 00.00'dan sonra yurda girmeyenlerin ailesine hiç beklemeden mesaj atanlar, yurtta kalan kadın öğrencilerin güvenliğini hiçe sayıyor, tek bir açıklama dahi yapmıyor.
İktidarın uyguladığı cezasızlık politikaları sürmeye, hukuk mekanizması zayıflamaya devam ettikçe biz kadınlar, öğrenciler her gün daha da güvensiz bir yaşama itiliyoruz, daha ağır baskı koşulları altında yaşamaya devam ediyoruz.
Hayatlarımız yoksulluk, denetimsizlik, cezasızlık sarmalıyla kuşatılmaya çalışılırken; bu düzeni değiştirecek tek şey birbirimize kenetlenmek, bir araya gelmek olacak.
Yaşam alanlarımızı birlikte kurabilmek için; yaşanılabilir, güvenli yurtlar, güvenli kampüsler için tüm arkadaşlarımızı Emek Gençliği saflarında mücadeleye çağırıyoruz!
evrensel.net/haber/5979136/…
Ben bu amerikan dizilerinde gösterilen toplu grup terapisinden istiyorum herkes gelsin kendi benzer travmalarını paylaşsın atıştırmalık yiyelim ve gidelim
türkiye hayvan dostu bir ülke değil yolda yüzlerce aç hasta kedi görüp iki saniye sevmeniz de sizi hayvansever yapmıyor bunlarla övünmeyi bırakın utanç vericisiniz
Geçtiğimiz sene 19 Mart'ta Beyazıt’tan, Denizlerin okulundan yükselen o başkaldırı dalga dalga tüm Türkiye’ye yayıldı; gençlik mücadelesine yalnızca bir anı değil, deneyim, birikim ve dersler bıraktı. Bu mücadele dün de vardı, bugün de var ve yarın da sürecek. Bu yüzden, gençliği hayatın her alanında örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz!
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ BEYAZIT KAMPÜSÜNE, TEK ADAM GELİYOR!
Erdoğan, 14 Mart Cumartesi günü öğrencisiz üniversiteye geliyor. Saraydan gelen talimatla akademik özerkliğin dışına çıkan, hukuksuz kararlara imza atan İstanbul Üniversitesi Yönetimi, öğrencilerden arındırılmış bir kampüs yaratmak için güvenlik önlemleri alıyor. Üniversitemize ne için geldiği, ne olacağı bilgisi ise öğrencilere verilmiyor.
Ancak burdan tekrar hatırlatalım: Burası geçtiğimiz sene 19 Mart'ta aldığınız hukuksuz kararlara, yaptığınız hak gasplarına karşı mücadele edenlerin, barikatı yıkanların okuludur!
Antidemokratik ve tepeden inme kararlarınıza karşı kampüslerini mücadele alanlarına çevirenlerin, özgür ve demokratik üniversite için direnenlerin okuludur!
Bu yüzden üniversitemizi saray rejimine ve politikalarına teslim etmeyececeğiz! Kampüslerimizi sarayın arka bahçesi haline getirmeye çalışanlara karşı özgür, özerk ve demokratik üniversite mücadelemizi büyüteceğiz! Bizler Beyazıt'ta var oldukça, kampüslerimizi saray rejimine ve onun temsilcilerine teslim etmeyeceğiz!