Brl.Krt

30.5K posts

Brl.Krt banner
Brl.Krt

Brl.Krt

@karaatli_birol

Katılım Kasım 2022
784 Takip Edilen221 Takipçiler
Brl.Krt retweetledi
mahirgra
mahirgra@mahir_gra2·
Devlet valinin oğlu da olsa suçluyu bulur, cezalandırır falan diyorlar. Adamlar cezalandırılmayacaklarına o kadar emin oldukları için yıllarca ülkeyi terketmemişler bile, rahat rahat yaşamışlar. Siz ne anlatıyorsunuz?
Türkçe
59
1.6K
15.8K
165.1K
Brl.Krt retweetledi
Erkan BAŞ
Erkan BAŞ@erkbas·
“Erdoğan’ın himayesinde” yapılan toplantıda Tom Barrack’ın aslında ne dediğini yazamamışlar, ben yazayım. Şöyle diyor Epstein faili: “Eğer bölgeyi incelerseniz, işe yarayan tek şeyin, güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz.” Devam ediyor: “Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim sadece söylemden ibaret. İsrail ile Türkiye'nin ittifak kurması mümkün olabilir.” İşte Trump-Erdoğan dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğinin en kısa özeti bu! Amerika’nın kirli emelleri uğruna Türkiye’yi otoriterliğe teslim ediyor, hatta bu otoriterliği kutsayıp alkışlıyorlar. “Belki de eleştirileceğim” diyerek söze başlayan Tom Barrack şunu iyi bilsin: Türkiye Erdoğan’dan ibaret değildir, ülkemiz asla sizin kirli ittifakınızın parçası olmayacak! Seni de eleştirmekle kalmayacağız, bir daha dönmemek üzere ülkemizden kovacağız!
Anadolu Ajansı@anadoluajansi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen "Antalya Diplomasi Forumu" başladı ▪️ İlki 2021'de düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor ▪️ Foruma 20'yi aşkın devlet ve hükümet başkanı katılıyor v.aa.com.tr/3908936

Türkçe
161
1.9K
7.8K
451.9K
Brl.Krt retweetledi
Fatih Ergin
Fatih Ergin@ferg1923·
Burası Adıyaman Fatih Anadolu Lisesi... Okul girişinde öğrencilere ayet okutuluyor, dini yemin ettiriliyor! Cihatçı terör örgütlerinin, selefi yapıların, tarikat ve cemaatlerin ayinlerini aratmayacak ton ve davranış çocuklara aşılanıyor! Hiç mi ders almayacaksınız?
Türkçe
765
3.1K
11.1K
318.8K
Brl.Krt retweetledi
Halk TV
Halk TV@halktvcomtr·
#SONDAKİKA ABB Başkanı Mansur Yavaş'tan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye çağrı: "Sayın Bakanım, önünüze getirmemiş olabilirler. Melih Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin. Müfettişler gelsin belediyeye. Onlara sunacağımız son derece yoğun ve büyük delillerimiz var"
Türkçe
185
2.6K
13.5K
262K
Brl.Krt retweetledi
Varol Esen
Varol Esen@VarolEsen·
Yaklaşık 24 yıldır ülkeyi AKP yönetiyor. Hemen hemen tüm Devlet okullarını İmam Hatip okullarına çevirdiler. Tarikatlarla protokol yapıp, okullarda tarikat mensuplarını görevlendirdiler. Ramazan etkinlikleri ve namaz etkinlikleri düzenlediler ama yaşanan bu acı olay Kemalist rejimin ürünüymüş!.. Siz ne yiyip içiyorsunuzda bu kafayı yaşıyorsunuz?
Dayı@davam_1453__

Bu çoçuklar Kemalist eğitimin ürünü.!!

Türkçe
20
290
3K
49.4K
Brl.Krt retweetledi
Murat Emir
Murat Emir@muratemirchp·
Hazırladığınız kanun teklifine sahip çıkmayan siz, mecliste olmayan siz, gecikmeden de muhalefeti sorumlu tutan yine siz olunca gerçekleri duymaya ve hak ettiğiniz eleştiriye hazır olacaksınız. Başkanlık divanının oluşmamasının nedeni sizin de bir parçası olduğunuz AKP grup yönetiminin bir gün önce perşembe günü için çalışmama kararı alıp meclise aç-kapa yaptırmasıdır. Çalışmama kararı tarafımıza Kahramanmaraş’taki acı olay henüz kamuoyu gündemine düşmeden iletilmiştir. Çalışmama kararının gerekçesi Kahramanmaraş’taki cenazelere katılmak değil bir çok milletvekilinin İstanbul’daki PAB toplantılarına katılması olarak ifade edilmiştir. Kahramanmaraş’taki cenazelere her partiden milletvekillerimiz katılmıştır. Böyle bir acının dahi bize saldırı fırsatı olarak değerlendirilmesi ancak size yakışır. Siz de bilirsiniz ki iktidar grubu meclisi çalıştırmayacağız, aç kapa yapacağız dedikten sonra muhalefet milletvekilleri tek başlarına meclisi çalıştıramayacakları için o oturuma zaten katılmazlar. Son söz olarak; sıkışınca kabalaşan tarzınızı biliyoruz, sahtekarlık sözünü aynen iade ediyoruz.
Dr. Leyla Şahin Usta 🇹🇷@leylasahinusta

CHP’de sahtekarlık olağan bir hayat akışı olduğu için paylaştığınız videodaki sahtekarlıktan bile utanmamışsınız. Kapalı bir Meclis’te bizim sıralarımızı boş göstermeye çalışırken kendi sıralarınızın boşluğu da kadrajınıza girmiş. Meclis bugün divan kurulunun teşekkül etmediğinden hiç açılmadı. Dolayısıyla bu sahtekarlığınızda tutmadı. Milletvekillerimizin nerede olduğunu merak etmişsiniz. Kahramanmaraş’ta taziyelerdeyiz. Tabi sizin tek işiniz acılardan siyaset elde etmek olduğu için burada değil orada şov çekimlerindesiniz. Bundan sonra işiniz zor. Yoklama isteyip yoklamaya katılmadığınız her oturumu Milletimizin önüne koyacağız. Ayrıca Aile kanununu da size rağmen çıkaracağız…

Türkçe
53
276
1.6K
45.5K
Brl.Krt retweetledi
inan mutlu
inan mutlu@inanmutlu1·
Her katliam sonrası tek ses yükseliyor: Siyaset Yapma Soma'da 301 madenci ölür. Siyaset yapma Depremde 53 binden fazla insan ölür. Siyaset yapma Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 kişi ölür. Siyaset yapma Kahramanmaraş'ta okulda 8 öğrenci, 1 öğretmen öldürülür. Siyaset yapma. Bu siyaset insanların canını korumak için yapılmayacaksa, niye var? Muhalefetin bütün önerileri, AKP-MHP oylarıyla reddedilsin diye mi var?
Türkçe
189
3.8K
14K
210.5K
Brl.Krt retweetledi
Cemil KILIÇ
Cemil KILIÇ@m_cemilkilic·
Okullardaki din dersleri... 1- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2- Hz. Muhammed'in Hayatı 3- Temel Dinî Bilgiler 4- Kur'an-ı Kerim 5- içeriği din dersine çevrilen felsefe dersleri -Ayrıca 90 bin cami -150 bin dolayında din görevlisi -450 dolayında tarikat -Dinsel yayın yapan onlarca televizyon, yüzlerce radyo -Binlerce dinsel kitap, dergi -Diyanet'e bağlı binlerce ana okulu Okullarda cirit atan din merkezli yüzlerce dernek, vakıf... Binlerce İmam Hatip Orta Okulu Binlerce İmam Hatip Lisesi On binlerce Kur'an Kursu 105 ilahiyat fakültesi Tüm bunlara karşın kalkıp diyorlar ki din eğitimi eksik.
Türkçe
659
2.9K
13.5K
383.7K
Brl.Krt retweetledi
CEM TOKER🐬
CEM TOKER🐬@tokcem·
Kendi partisinin vekillerinin mecliste “milletvekillerinin, siyasetçilerin bürokratların mal varlıkları araştırılsın” önergesine red oy veren partinin genel başkanı, CHP Gn. Bşk’na “partinde Yolsuzluklardan Arınma Başkanlığı kur” tavsiyesinde bulunuyor. Gerçekten çok enteresan bir ülke!!!
Türkçe
125
1.7K
7.7K
81.5K
Brl.Krt retweetledi
Muhalif Kalem
Muhalif Kalem@muhalfkalem·
24 yıldır bu ülkeyi tek başınıza yönettiniz. İstediğinizi bakan yaptınız, istediğinizi görevden aldınız. Defalarca müfredatı değiştirdiniz. “Dindar nesil yetiştiriyoruz” diyerek din derslerini artırdınız. Okulların büyük bölümünü imam hatiplere çevirdiniz. Öğretmen alımlarına mülakat getirip kendi ideolojinize yakın insanları yerleştirdiniz. Okul idarelerini yandaş sendika üyeleriyle doldurdunuz. Ve şimdi, kurduğunuz bu eğitim sisteminin ortaya çıkardığı; okulları basan, insan öldüren çocukların sorumluluğunu almıyor, suçu hâlâ çağdaş ve laik eğitim isteyenlere yıkıyorsunuz, öyle mi? Ulan, ne utanmaz, ne arlanmaz, ne yüzsüz insanlarsınız…
Sinan Burhan@snnburhan

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da silahlar neden patladı ? Aileden koparılmış, ekranlara hapsedilmiş, üretmekten uzaklaştırılmış bir nesil büyüyor… Mesleği olmayan, amacı olmayan, sanal hayallerin peşinde tükenen çocuklar… Milli ve manevi değerlerinden koparılan, kökleriyle bağı kesilen, “özgürlük” adı altında başıboşluğa terk edilen gençler… Bu bir gelişim değil, bu bir kayıptır. Bu çocuklar tembel doğmadı. Bu çocuklar değersiz değil. Onları bu hale getiren bir sistem var. Görmezden gelmeyin! Bu gidişat normal değil! Her geçen gün bir çocuk daha kayboluyor… Eğitim adı altında dayatılan bu boşluk, bu kimliksizleştirme, bu kopuş… Bir nesli sessizce yok ediyor. Artık yeter! Sn Erdoğan ne zaman gelenek, aile, ahlak din dese çağdaşlık nöbeti geçirenleri, bize gerici diyenleri artık dinlemeyeceğiz. Bu sessiz çöküşe dur demek zorundayız. Çağdaşlık putu maskesiyle toplumun imhası bitmelidir. #SONDAKİKA

Türkçe
4
295
1.1K
40.6K
Brl.Krt retweetledi
Tunç Soyer
Tunç Soyer@tuncsoyer·
“Yarın Adliye’ye sevk edecekler, oradan çıkartılar mutlaka” 3 Temmuz 2025’te Emniyetin nezarethanesinde Defnemle böyle konuşmuştuk. Ertesi gün tutuklanmış ve gece geç vakit Buca’daki hücreme gelmiştim. O günden bu yana geçen 9,5 aylık süre içinde defalarca bu cümleyi kurduk. Suçsuz olduğunu bilmenin özgüveniyle bu inancımızı hep koruduk. Fakat dün gece 3. kez tutukladılar. 9,5 ayda 3 kez tutuklanan kimse var mıdır bu memlekette bilmiyorum ama size çok kısaca bu akıl dışı sürecin hikayesini anlatayım: Zaten Danıştay kararıyla belediye başkanı olarak yargılanamayacağım, görevi ihmal dahi olmadığı kesinleşmiş bir konuda ilk tutukluluk gerekçesi nitelikli dolandırıcılıktı. 6 aylık dava süreci adeta bizi aklıyordu. Tüm bilirkişi raporları, uzman görüşleri, tanık ifadeleri ilk yapılacak duruşmada “tahliye” olacağım fikrini çok güçlendirmişti. Nitekim 5 Ocak’taki duruşmada mahkeme heyeti tahliye kararı verdi. Ancak bu ihtimali öngören ve tahliye edilmeme tahammül edemediğini gizleyemeyen başsavcılık makamı elinde tuttuğu büyük gücü kullanarak 5 gün önce yeni bir operasyon başlattı ve 2. kez tutuklandım. Bu suçun konusu “zimmete yardım” idi ve dahil edilemem mümkün olmayan kooperatiflerin iç işleyişi ile ilgiliydi. 2. Tutukluluğun ardından, devam eden soruşturmada gelen bilirkişi raporları, isnat edilen suçu çürütüyordu. Nitekim 2 gün önce gelen MASAK raporları bizim masumiyetimizin en net kanıtı oldu. 28 yıl öncesine, 1984 yılına kadar geri giden 256 sayfalık raporda tek bir satır adım olumsuz geçmiyordu. Ne kooperatif yöneticileri ile ne onların ihale ettikleri işi yapan müteahhitlerle, taşeronlarla benim aramda tek bir para hareketi tespiti yoktu. “Bu sefer oldu, çok yakında kesin serbest bırakılmam kararı verecektir mahkeme” diyordu herkes. 15 yıl önce Seferhisar’da belediye başkanlığına adım atarken ailece kurduğumuz ve 20 yıl boyunca işlettiğimiz tatil köyünü devretmiştim. Aile meclisinde sadece belediye başkanlığı yapacağımı, ticaretle, turizmle uğraşmayacağımı ve avukatlık da yapmayacağımı konuşup onaylarını almıştım. Başkan seçilmemle birlikte “para mevzularını” bir kenara bırakmış ve gençliğimden beri hayalini kurduğum yeni bir sayfayı açmıştım. MASAK raporu 28 yıllık bir arama-tarama sonucunda burada anlattığım 2-3 cümlelik hayatımı raporlamış, bu temiz geçmişi kanıtlamıştı. Haftaya iddianame yazılır ve “kapı gibi” MASAK raporu ortadayken daha fazla tutamazlar diyorduk. Günler ilerledikçe aynı cümleyi kurmaya başladık. “Yarın Adliye’ye sevk edecekler, oradan çıkartırlar mutlaka”. Yine öyle olmadı. Ankara CHP İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklandığı, 3. Soruşturmada benim de “şüpheli” olduğumu ve ifademin alınacağını söylediler. Oysa soruşturma yine bir kooperatifin iç işleri ile ilgiliydi. İfadem başlarken avukatlarım Sayın Savcıya hangi suç isnadıyla sorgulayacaksınız diye sordular. Savcı Bey de “zimmet, resmi evrakta sahtecilik ve görevi ihmal” dedi. İfade sonunda yine avukatlarım, Sayın Savcı’ya “sahtekarlık olduğunu gösteren tek bir evrak, zimmeti ortaya koyan tek bir para hareketi göstermediniz” dediler. Sayın savcı sustu, cevap vermedi ama tutukluluk talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti. Şaşkınlık içindeydik, tam bir “deja vu” yaşıyorduk. Sayın Hakimle, gece saat 24:00’da başlattığı duruşmada, aramızda şöyle bir konuşma geçti; Hakim: Buyurun Ben: Siz buyurun Hakim: Buyurun savunmanızı yapın Ben: Sayın Hakim, avukatlarım Sayın Savcıya sahtekarlık yapılan bir evrak, zimmeti ortaya çıkartan bir para hareketi göstermediniz demişlerdi. Tutukluluk talebiyle size gönderdiğine göre muhtemelen bunları size gönderdi. Siz bunları bana sorarsanız ben de bununla ilgili bir savunma yapayım. Hakim: 7 klasör arasında dosyayı anlamaya çalışıyorum. Savcılık “para hareketlerinin aklanması için yapılan eylemlerden” bahsetmiş. Ben: Bir tane imzam olan belge, bir tane para hareketi söyleyin Hakim Bey, tek bir tane söyleyin, ne ile suçlandığımı anlayayım. Hakim: ... Ben: Sayın Hakim eğer bana somut bir soru sormazsanız ben savunma yapmayacağım. Neyle suçlandığımı bilmediğim için savunmam yoktur. Burada sustum ve sonrasında avukat arkadaşlarım konuştular. Gece 2:00’da 3. kez tutuklandım. Yedek tutuklamanın yedeği tutuklama böyle gerçekleşti. Sayın Başsavcı, 3 değil 33 kez aynı şeyi yapsanız suç yaratamayacaksınız. Bunu kaçıncıda anlayacaksınız bilmiyorum. Ama siz anlayana kadar bu memlekette hukuka güven duygusu azalmaya devam edecek. Önünde sonunda alnım ak başım dik İzmirle, memleketimle kucaklaşacağım… İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63 Buca – Kırklar 15.04.2026
Türkçe
0
397
2K
80.1K
Brl.Krt retweetledi
ORHAN BURSALI
ORHAN BURSALI@ORHANBURSALI·
Tunç Soyer'e hiç bir somut suçlama yapılamadan 3.kez tutuklama kararı.... yargının düştüğü hallere bakın ... bu kadarının Macaristan'da Orban yönetiminde bile gerçekleşmedigine bahse girerim. Askeri mahkede yargılanan bir kişi olarak...evet koğuşta dayak yiyordum ama askeri hakemlerin bile böyle bir cesareti hiç olmamıştı. Onlar bile kendilerini bağlayan hukuki metinlere safık kaldılar. Tunç beyin babası örnek gösterilecek bir askeri savcıydı.. yani.....
Tunç Soyer@tuncsoyer

“Yarın Adliye’ye sevk edecekler, oradan çıkartılar mutlaka” 3 Temmuz 2025’te Emniyetin nezarethanesinde Defnemle böyle konuşmuştuk. Ertesi gün tutuklanmış ve gece geç vakit Buca’daki hücreme gelmiştim. O günden bu yana geçen 9,5 aylık süre içinde defalarca bu cümleyi kurduk. Suçsuz olduğunu bilmenin özgüveniyle bu inancımızı hep koruduk. Fakat dün gece 3. kez tutukladılar. 9,5 ayda 3 kez tutuklanan kimse var mıdır bu memlekette bilmiyorum ama size çok kısaca bu akıl dışı sürecin hikayesini anlatayım: Zaten Danıştay kararıyla belediye başkanı olarak yargılanamayacağım, görevi ihmal dahi olmadığı kesinleşmiş bir konuda ilk tutukluluk gerekçesi nitelikli dolandırıcılıktı. 6 aylık dava süreci adeta bizi aklıyordu. Tüm bilirkişi raporları, uzman görüşleri, tanık ifadeleri ilk yapılacak duruşmada “tahliye” olacağım fikrini çok güçlendirmişti. Nitekim 5 Ocak’taki duruşmada mahkeme heyeti tahliye kararı verdi. Ancak bu ihtimali öngören ve tahliye edilmeme tahammül edemediğini gizleyemeyen başsavcılık makamı elinde tuttuğu büyük gücü kullanarak 5 gün önce yeni bir operasyon başlattı ve 2. kez tutuklandım. Bu suçun konusu “zimmete yardım” idi ve dahil edilemem mümkün olmayan kooperatiflerin iç işleyişi ile ilgiliydi. 2. Tutukluluğun ardından, devam eden soruşturmada gelen bilirkişi raporları, isnat edilen suçu çürütüyordu. Nitekim 2 gün önce gelen MASAK raporları bizim masumiyetimizin en net kanıtı oldu. 28 yıl öncesine, 1984 yılına kadar geri giden 256 sayfalık raporda tek bir satır adım olumsuz geçmiyordu. Ne kooperatif yöneticileri ile ne onların ihale ettikleri işi yapan müteahhitlerle, taşeronlarla benim aramda tek bir para hareketi tespiti yoktu. “Bu sefer oldu, çok yakında kesin serbest bırakılmam kararı verecektir mahkeme” diyordu herkes. 15 yıl önce Seferhisar’da belediye başkanlığına adım atarken ailece kurduğumuz ve 20 yıl boyunca işlettiğimiz tatil köyünü devretmiştim. Aile meclisinde sadece belediye başkanlığı yapacağımı, ticaretle, turizmle uğraşmayacağımı ve avukatlık da yapmayacağımı konuşup onaylarını almıştım. Başkan seçilmemle birlikte “para mevzularını” bir kenara bırakmış ve gençliğimden beri hayalini kurduğum yeni bir sayfayı açmıştım. MASAK raporu 28 yıllık bir arama-tarama sonucunda burada anlattığım 2-3 cümlelik hayatımı raporlamış, bu temiz geçmişi kanıtlamıştı. Haftaya iddianame yazılır ve “kapı gibi” MASAK raporu ortadayken daha fazla tutamazlar diyorduk. Günler ilerledikçe aynı cümleyi kurmaya başladık. “Yarın Adliye’ye sevk edecekler, oradan çıkartırlar mutlaka”. Yine öyle olmadı. Ankara CHP İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklandığı, 3. Soruşturmada benim de “şüpheli” olduğumu ve ifademin alınacağını söylediler. Oysa soruşturma yine bir kooperatifin iç işleri ile ilgiliydi. İfadem başlarken avukatlarım Sayın Savcıya hangi suç isnadıyla sorgulayacaksınız diye sordular. Savcı Bey de “zimmet, resmi evrakta sahtecilik ve görevi ihmal” dedi. İfade sonunda yine avukatlarım, Sayın Savcı’ya “sahtekarlık olduğunu gösteren tek bir evrak, zimmeti ortaya koyan tek bir para hareketi göstermediniz” dediler. Sayın savcı sustu, cevap vermedi ama tutukluluk talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti. Şaşkınlık içindeydik, tam bir “deja vu” yaşıyorduk. Sayın Hakimle, gece saat 24:00’da başlattığı duruşmada, aramızda şöyle bir konuşma geçti; Hakim: Buyurun Ben: Siz buyurun Hakim: Buyurun savunmanızı yapın Ben: Sayın Hakim, avukatlarım Sayın Savcıya sahtekarlık yapılan bir evrak, zimmeti ortaya çıkartan bir para hareketi göstermediniz demişlerdi. Tutukluluk talebiyle size gönderdiğine göre muhtemelen bunları size gönderdi. Siz bunları bana sorarsanız ben de bununla ilgili bir savunma yapayım. Hakim: 7 klasör arasında dosyayı anlamaya çalışıyorum. Savcılık “para hareketlerinin aklanması için yapılan eylemlerden” bahsetmiş. Ben: Bir tane imzam olan belge, bir tane para hareketi söyleyin Hakim Bey, tek bir tane söyleyin, ne ile suçlandığımı anlayayım. Hakim: ... Ben: Sayın Hakim eğer bana somut bir soru sormazsanız ben savunma yapmayacağım. Neyle suçlandığımı bilmediğim için savunmam yoktur. Burada sustum ve sonrasında avukat arkadaşlarım konuştular. Gece 2:00’da 3. kez tutuklandım. Yedek tutuklamanın yedeği tutuklama böyle gerçekleşti. Sayın Başsavcı, 3 değil 33 kez aynı şeyi yapsanız suç yaratamayacaksınız. Bunu kaçıncıda anlayacaksınız bilmiyorum. Ama siz anlayana kadar bu memlekette hukuka güven duygusu azalmaya devam edecek. Önünde sonunda alnım ak başım dik İzmirle, memleketimle kucaklaşacağım… İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63 Buca – Kırklar 15.04.2026

Türkçe
3
79
373
8.2K
Brl.Krt retweetledi
Zafer Arapkirli
Zafer Arapkirli@ZaferArapkirli·
GAZETECİLİĞİ SİZDEN Mİ ÖĞRENECEĞİZ? Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yine RTÜK'lüğünü yapmış ve Kahramanmaraş'taki okul saldırısı üzerine yayın kuruluşlarını uyarmaya karar vermiş. Neymiş efendim?.. - Olay anına ilişkin görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıymış. - Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılacakmış. - Mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla RÖPORTAJ YAPILMAMALIYMIŞ - Olay yerinden HERHANGİ BİR GÖRÜNTÜ yayınlanmamalıymış... Ve... (burada iyice tüy dikiyorlar) - Yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalıymış. Ve en sonunda, iyice kendilerine güldürüyorlar. - Toplumsal hassasiyet ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacakmış. 1. Olay yerinden görüntü verilmeden TV haberi nasıl yapılır? Dünyanın hangi okulunda öğretiliyor bu tür bir habercilik? 2. Görgü tanıklarıyla ve mağdur aileleriyle röportaj yapılmadan, olayla ilgili bilgilere nasıl ulaşılıyormuş? O insanlarla sadece polis mi görüşecek? Biz olanı biteni polisten mi öğreneceğiz? 3. Çocukların ruh sağlıklarının bozulması, tam da RTÜK'ün arkasındaki devlet zihniyetinin elindeki eğitim sisteminin ve tam da RTÜK'ün müdahale etmemekte ısrarlı davrandığı, "silah, şiddet, mafya bozuntuluğu, racon, kan revan içinde yayınlar" nedeniyle gerçekleşmedi mi? Bugüne kadar bu yayınlarla ilgili ne yaptınız? TV'lere ayar çekeceğinize, silahla dolaşmanın yüceltilmesi ve gençlerin özendirilmesini sağlayan yayınların üzerine gitsenize, 4. Medyaya nasıl çalışması, nasıl habercilik yapılmasını öğretmeye çalışmak yerine, dolaşımdaki ruhsatsız silah miktarını sıfırlamak üzere İçişleri Bakanlığı neler yapıyor onu sorgulasanıza! Sen kendi işine bak ey RTÜK! Okullarda dökülen ve gelecekte de dökülmesi muhtemel kanların hesabını bizden yani yayıncılardan - gazetecilerden değil, başka kapılardan sorun! Haydi işinize!
Türkçe
27
215
1.2K
51.3K
Brl.Krt retweetledi
Batuhan Çolak
Batuhan Çolak@batuhancolak33·
Bu yayın yasağı geleneğinin nereden geldiğini bilemiyorum. Yayın yasağı yerine televizyonlardaki ve sosyal medyadaki şiddetin önüne geçilmesi daha mantıklı değil mi? Her can kaybı sonrası bir yayın yasağı hâli. Olayı konuşamıyoruz; nedenlerini, sorumlularını sorgulayamıyoruz.
Türkçe
75
532
4.2K
109.4K
Brl.Krt retweetledi
Prof. Veysel Ulusoy
Prof. Veysel Ulusoy@ekonomikanaliz·
Sen milli eğitim bakanı.... Sendeki kin seni de yiyecek yakında... Cumhuriyet değerleri ile mücadele içindesin. Halk düşmanı, zavallı birisin sen. Rolünü yapmaya çalışan bir piyonsun...
Türkçe
20
408
3.3K
30.8K