miya retweetledi
miya
891 posts

miya retweetledi

Öğrenciler tembel oldukları için değil…
Beyinlerinin zor bir şeyi öğrenirken nasıl çalıştığını bilmedikleri için başarısız oluyorlardı.
Dersin adı: “Az Çalış, Akıllıca Çalış”
10 milyondan fazla izlendi.
Yıllardır Reddit’te, Discord’da, üniversite gruplarında dolaşıyor.
Ve içinde saklı olan fikir aslında yıllardır bilimde var…
Sadece kimse bunu bu kadar sade anlatmamıştı.
İşte bakış açımı tamamen değiştiren o sistem:
Beynin, düşündüğün gibi sürekli odaklanamaz.
Gerçek öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalar şunu gösteriyor:
Ortalama bir insanın odak süresi 25–30 dakika.
Sonrasında verim sadece düşmez…
Çöker.
Masada oturmaya devam edersin.
Sayfaya bakarsın.
Ama neredeyse hiçbir şey zihnine girmez.
Lobdell bunu gerçek bir örnekle anlatıyor:
Tanıdığı bir öğrenci, kendini toparlamak için haftada 5 gün, günde 6 saat çalışmaya karar veriyor.
Toplam 30 saat.
Ve o dönem…
Tüm derslerden kalıyor.
Sorun tembellik değildi.
Sorun şuydu:
Kitap başında geçirilen zaman ile
Gerçek öğrenme zamanını karıştırıyordu.
Her akşam saat 18:30’da zihni çöküyordu.
Ve kalan 5,5 saati…
Odaklanamamış halde oturup “çalışıyorum” sanıyordu.
Çözüm ise şaşırtıcı derecede basit:
Düşüşü hissettiğin an dur.
5 dakika ara ver.
Kendine küçük bir ödül ver.
Sonra geri dön.
Bu 5 dakikalık reset, verimini neredeyse tamamen geri getirir.
6 saatlik bir süreçte fark şu olur:
30 dakika gerçek öğrenme yerine…
5,5 saat gerçek öğrenme.
İkinci nokta ise ezber sandığımız şeyi yıkıyor:
Altını çizmek…
Notlara tekrar bakmak…
Bunlar verimli gibi hissettirir.
Ama aslında değil.
Çünkü tanıma (recognition) ile
hatırlama (recall) aynı şey değildir.
Bir şeyi daha önce gördüğünde “biliyorum” hissi gelir.
Ama sayfayı kapattığında tek bir cümleyi bile kuramazsın.
Bunu sınıfta canlı gösterdi:
13 rastgele harf söyledi.
Neredeyse kimse hatırlayamadı.
Sonra aynı harfleri iki kelimeye dönüştürdü:
“Happy Thursday”
Herkes anında hatırladı.
Aynı harfler.
Aynı sayı.
Değişen tek şey:
Anlam.
Beyin tekrarları değil…
Anlamı depolar.
Yeni bilgi, bildiğin bir şeyle bağ kurduğu anda
öğrenme tamamen değişir.
Buna psikolojide
“anlamlandırarak kodlama” (elaborative encoding) denir.
Ve etkili öğrenmenin temeli budur.
Üçüncü prensip ise en kritik olanı:
Çalışma sürenin %80’i
aktif hatırlama olmalı.
Kitabı kapat.
Kendi cümlelerinle anlat.
Birine öğret.
Ya da kimse yoksa boş bir sandalyeye anlat.
Çünkü asıl öğrenme…
Hatırlamak için zorlandığın o anda gerçekleşir.
Notları tekrar okumak,
başkasının senin yerine çalışmasını izlemek gibidir.
Ve son cümlesi:
Eğer anlattıklarım davranışını değiştirmezse…
Aslında hiçbir şey öğrenmemişsindir.
Sadece kulağına hoş gelen bir şeyi dinlemişsindir.
Gerçekten öğrenenler, daha fazla saat harcayanlar değil.
Onlar sadece şunu fark etti:
Çalışıyor gibi hissetmek ile
gerçekten öğrenmek aynı şey değil.
Türkçe
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi

45 dakikada bir 10 çömelme hareketi = 10.000 adım.
Teksas Üniversitesi'nden yapılan bir araştırma, her saatte sadece 10 squat yapmanın, 30 dakikalık tam bir yürüyüşten daha iyi kan şekeri kontrolü sağlayabileceğini ortaya koydu.
Bütün gün oturduğunuzda kan şekeriniz yükselir, dolaşımınız yavaşlar ve en büyük kaslarınız -bacaklarınız ve kalçalarınız- adeta devre dışı kalır.
Ama 10 squat her şeyi anında uyandırıyor.
Bacak kaslarınız kan dolaşımınızdan glikozu çeker, kan dolaşımınız iyileşir ve metabolizmanız yeniden çalışmaya başlar.
İşte bu yüzden bu kısa süreli hareketler çok güçlü faydalar sağlıyor.
Aslında araştırmalar, her 45 dakikada bir on squat yapmanın, günde 10.000 adım atmaya benzer kardiyometabolik faydalar sağlayabileceğini gösteriyor.
Bu, kalbinizi güçlendirir, eklemlerinizin hareketliliğini sağlar ve insülin direncine yol açan tehlikeli kan şekeri yükselmelerini önler.
Yani uzun yürüyüşlere veya kapsamlı egzersizlere zamanınız olmasa bile, ayağa kalkın…
Her 45 dakikada bir 10 squat yapın ve enerjinizde, gücünüzde ve metabolik sağlığınızda neler olduğunu gözlemleyin.

Türkçe
miya retweetledi
miya retweetledi

Tembelliğin Üstesinden Gelmenizi Sağlayacak 8 Japon Tekniği:
1- Ikigai
Hayattaki amacını bul. Seni her sabah uyandıran nedeni belirle.
2- Kaizen
Her gün %1 iyileş. Küçük ama sürekli gelişim = büyük değişim.
3- Shoshin
“Yeni başlayan zihni.”
Her şeye ilk kez yapıyormuş gibi merakla yaklaş.
4- Danshari
Reddet – At – Ayır.
Hayatındaki fazlalıkları temizle, zihinsel yükleri bırak.
5- Hara Hachi Bu
%80 kuralı.
Karnını tamamen doldurma; kendine hafiflik ve enerji bırak.
6- Ichigo Ichie
Bu an bir daha asla yaşanmayacak.
Anı hazineler gibi değerlendir.
7- Wabi-Sabi
Kusurlarda güzellik gör. Mükemmellik değil, sadelik ve doğallık değerlidir.
8- Kintsugi
Kırıklarını altına çevir.
Yaşadığın her yara seni daha güçlü ve eşsiz yapar.
Kaydet → Uygula → 30 günde hayatındaki farkı gör.

Türkçe
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi
miya retweetledi











