Gülistan Doku olayında bir kez daha tanık oluyoruz ki devletin gücünü arkasına alan özel savaşçılar her türlü kötülüğü yapıyor.
Peki bu sırada biz ne yapıyoruz? Dersim halkı ne yapıyor? O kahvelerden, kafelerden, okey masalarından kalkıp ne zaman toplumda dönüşümü yaratacak, ne zaman köklere dönüşü sağlayacak, ne zaman geleceğimizi kurtaracaklar?
Gülistan olayının Dersim yerelinde bilinmediğine inanmıyorum, Atatürk mahallesinde bir şey yaşansa saniyesinde olay merkezden duyulur, konuşulur. Kim niye sustu? Altaşlar, Açıkgözler ve diğerleri günden günde zenginleşirken, çocukları toplumda mafyavari dolaşırken hiç mi bir şey anlamadınız? Eskiden Dersim’de biri aniden zenginleştiğinde “kesin altın buldular” diyorduk, şimdi pisliğe bulaşanlar zenginleşiyor, gücü arkasına alanlar zenginleşiyor…
Umarım ki bu dediğim olmaz ama Gülistan’ın bedeni hiç bulunmayabilir. Baba Oğul Soneller suç şebekesi, bir kaç kez mezar yerini değiştirmişler, sonunda ondan tamamen kurtulmak istemiş olabilirler. “Cenaze yoksa cinayet de yoktur” mantığıyla, devletin tüm imkanlarını da kullanarak tamamen yok etmiş olabilirler.
Ortada suç şebekesi olur da Süleyman Soylu bir yerinde olmaz mı? Tabiki var
Zainal Abarakov’un annesi olaydan hemen sonra Vali Tuncay Sonel’in onayı ve yardımıyla oğlunu Rusya’ya kaçırmış, ardından sosyal medyada gündem olunca SÜLEYMAN SOYLU aile ile konuşmuş, “geri getirin yoksa, Gezi gibi olacak” demiş. Bunun üzerine Zainal Türkiye’ye geri dönmüş.
Gülistan Doku olayından sonra, o lanet üniversitede o dönem ya da bu dönem okuyan tüm kadınlar o kentte, Atatürk Mahallesindeki o kafelerde neler yaşandığını çıkıp anlatmalı, her şeyi, her kesi bir bir ifşa etmeli.
Dersim’de son 10-15 yıl içinde aniden ve açıklanamayan bir biçimde zenginleşen kişiler de mercek altına alınmalı.
Gülistan Özel Savaş Politikasının kurbanıdır. Dersim Özel Savaş politikalarının merkezlerinden biridir. Eskiden yani bizlerin döneminde değil polis, vali çocuklarıyla arkadaş olmak, devlet memurlarının çocuklarıyla bile aramızda ciddi bir mesafe vardı. Çok mu bilinçliydik; şimdi düşününce belki en cahil dönemlerimiz di ama bu kesimlere karşı kesin bir duruşumuz vardı.
Polisler toplumun dışında, lojmanlarında oturur, eşlerini çocuklarını toplumsal yaşamın hiçbir alanında görmezdik. Okula özel servis ve zırhlı araçla getirilir aynı şekilde götürülürlerdi. Teneffüslerde bile yan yana durmazdık.
Şimdi duyuyoruz gençler polis çocuklarıyla arkadaş oluyor, cafelerde her türlü pislikler dönüyor, eskiden lojmanlarında oturan polisler şimdi halkın içinde yaşıyor, Dersim kadınları polis kadınlarıyla altın günü yapıyor. Sorgulamamız gereken çok şey var maalesef ki…