TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ

9.7K posts

TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ banner
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ

TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ

@tokattes

TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ

40°19'31.8"N 36°33'10.8"E Katılım Mayıs 2013
85 Takip Edilen162 Takipçiler
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türk Eğitim Sen
Türk Eğitim Sen@turkegitimsen·
MİLLÎ EĞİTİM AKADEMİSİNDE GÖREV ALACAK DOKTORA MEZUNU MEB PERSONELİNE DE YÖK PERSONELİ İÇİN UYGULANAN BRÜT ÜCRET TAVANI ESAS ALINMALIDIR! turkegitimsen.org.tr/milli-egitim-a…
Türk Eğitim Sen tweet media
Türkçe
5
9
35
8.5K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türkiye Kamu-Sen
Türkiye Kamu-Sen@Kamu_Sen·
19 Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin kaderini değiştiren kutlu bir başlangıçtır. 19 Mayıs; inancın, cesaretin ve millî birlik ruhunun simgesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine emanet ettiği bu büyük miras, güçlü Türkiye idealimizin en önemli teminatıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Millî Mücadele kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.🇹🇷
Türkiye Kamu-Sen tweet media
Türkçe
0
30
72
1.2K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Önder Kahveci
Önder Kahveci@OnderKahveci·
19 Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin kaderini değiştiren kutlu bir başlangıçtır. 19 Mayıs; inancın, cesaretin ve millî birlik ruhunun simgesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine emanet ettiği bu büyük miras, güçlü Türkiye idealimizin en önemli teminatıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Millî Mücadele kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.🇹🇷
Önder Kahveci tweet media
Türkçe
4
84
181
2.5K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Talip Geylan
Talip Geylan@TalipGeylan06·
19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN! Bandırma Vapuru, istiklale yol alan Türk’ün hürriyet ateşini taşıyordu. 19 Mayıs 1919’da Samsun’da atılan ilk adım, Milli Mücadele’nin Bismillah’ı oldu. Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve Kuvay-ı Milliye’nin yiğit kahramanlarını minnet ve dualarla anıyoruz. #MustafaKemalAtatürk #19MayısAtatürküAnmaGençlikVeSporBayramı
Türkçe
3
73
173
3.2K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türk Eğitim Sen
Türk Eğitim Sen@turkegitimsen·
Türk Eğitim Sen tweet media
ZXX
0
14
57
1K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Talip Geylan
Talip Geylan@TalipGeylan06·
Talip Geylan tweet media
ZXX
1
29
99
1.3K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türk Eğitim Sen
Türk Eğitim Sen@turkegitimsen·
Türk Eğitim Sen tweet mediaTürk Eğitim Sen tweet mediaTürk Eğitim Sen tweet mediaTürk Eğitim Sen tweet media
ZXX
2
14
47
2.3K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türk Eğitim Sen
Türk Eğitim Sen@turkegitimsen·
Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği Genel Başkanı Talip Geylan, 13 Mayıs 2026 tarihinde Eğitim Yöneticileri ve Uzmanları Derneği (EYUDER) tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Eğitim Yönetimi Forumu’na katıldı. Genel Başkan’a UAESEB Genel Sekreteri Cengiz Kocakaplan da eşlik etti. turkegitimsen.org.tr/eyuderden-uaes…
Türk Eğitim Sen tweet media
Türkçe
1
10
48
1.4K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Talip Geylan
Talip Geylan@TalipGeylan06·
ÜCRET POLİTİKASI TAHMİNLERE DEĞİL GERÇEKLERE DAYANMALIDIR!
Talip Geylan tweet mediaTalip Geylan tweet mediaTalip Geylan tweet mediaTalip Geylan tweet media
Önder Kahveci@OnderKahveci

ÜCRET POLİTİKASI TAHMİNLERE DEĞİL GERÇEKLERE DAYANMALIDIR! Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %26’ya yükseltmesi; ekonomide fiyat istikrarına ilişkin beklentilerin bozulduğunu ortaya koyarken, memur ve emekliler açısından da maaş artışlarının daha yılın başında yetersiz kaldığını göstermiştir. Bilindiği üzere kamu görevlileri ve emeklilere 2026 yılı için ilk altı ayda %11, ikinci altı ayda ise %7 oranında maaş artışı öngörülmüştür. Toplamda %18’lik bu artış, daha önce açıklanan %16’lık enflasyon hedefi karşısında dahi kamu çalışanlarının refahını artıracak bir düzenleme olmaktan uzakken; beklentinin %26’ya yükselmesiyle birlikte maaşların satın alma gücündeki erimenin çok daha belirgin hale geleceği anlaşılmıştır. Kaldı ki; 2026 yılının yalnızca ilk dört ayında TÜFE %14,64’e ulaşmıştır. Buna karşılık kamu görevlileri ve emekliler için yılın ilk yarısında öngörülen %11’lik maaş artışı, daha altı ay dolmadan enflasyon karşısında erimiştir. Başka bir ifadeyle memur ve emekliler, yılın ilk dört ayında yaklaşık 3,64 puanlık alım gücü kaybıyla karşı karşıya kalmıştır. Ortaya çıkan tablo, bir kez daha göstermiştir ki; milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik geleceğini enflasyon tahminleri üzerine inşa etmek doğru bir yöntem değildir. Çünkü tahminler değişmekte, revize edilmekte ve yükseltilmektedir; ancak aynı dönemde maaş artışları revize edilmemekte, çalışanların gelir kayıpları telafi edilmemektedir. Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisini yükseltmesi, öngörülerin ne kadar değişken olabileceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Buna rağmen kamu görevlileri ve emeklilere verilen maaş artışlarının sabit kalması; enflasyon riskinin tamamının ücretlilerin omuzlarına yüklenmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle; Merkez Bankası’nın kendi beklentisi gerçekleşse bile memur ve emeklilerin maaşları yıl içerisinde enflasyon karşısında eriyecek, ücretler temel ihtiyaçları karşılamakta daha da yetersiz hale gelecektir. Bu durum yalnızca çalışanların gelir kaybı anlamına gelmemekte; iç talebin daralması, tüketim eğilimlerinin zayıflaması ve ekonomik büyümenin baskılanması yoluyla bütçe dengeleri üzerinde de yeni riskler oluşturmaktadır. Yüksek enflasyon ortamında ücretlerin geride kalması; vatandaşın harcama kapasitesini azaltmakta, borçluluğu artırmakta ve sosyal refahı zedelemektedir. Geliri eriyen milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik sıkıntısı büyüdükçe, sosyal destek ihtiyacı ve kamusal maliyetler de artmaktadır. Ücret politikalarının gerçek ekonomik şartlardan ve güncellenen verilerden kopuk biçimde belirlenmesi; bütçe disiplinini korumak yerine orta ve uzun vadede daha büyük ekonomik ve sosyal maliyetler doğurmaktadır. Bu nedenle; • 2026 yılı için öngörülen maaş artış oranları yeniden değerlendirilmeli, • Memur ve emeklilerin alım gücündeki kaybı telafi edecek ek zam (telafi zammı) derhal gündeme alınmalı, • Sadece geçmiş kayıpları karşılayan değil, çalışanı ve emekliyi ekonomik büyümeden pay sahibi yapacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir, • Maaş artışları; gerçekleşen ve beklenen enflasyon karşısında koruyucu hale getirilmeli, yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin aylarca erimesine yol açan mevcut sistem yeniden düzenlenmelidir, • Tahmine dayalı ücret artışı anlayışından vazgeçilerek, çalışanların alım gücünü koruyacak daha adil ve dinamik bir ücret güncelleme sistemi oluşturulmalıdır. Unutulmamalıdır ki; enflasyon hedeflerindeki her yukarı yönlü revizyon, sabit gelirlinin cebinden eksilen yeni bir pay anlamına gelmektedir. Kamu görevlileri ve emekliler; ekonomik belirsizliğin, hedef sapmalarının ve yanlış hesapların yükünü taşımak zorunda değildir. Bu nedenle talebimizi yineliyoruz: Memur ve emeklilere vakit kaybetmeden telafi zammı verilmeli, refah payı uygulaması hayata geçirilmeli ve ücret politikaları tahminlere değil, hayatın gerçeklerine göre belirlenmelidir.

Türkçe
6
39
122
4.7K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Önder Kahveci
Önder Kahveci@OnderKahveci·
ÜCRET POLİTİKASI TAHMİNLERE DEĞİL GERÇEKLERE DAYANMALIDIR! Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %26’ya yükseltmesi; ekonomide fiyat istikrarına ilişkin beklentilerin bozulduğunu ortaya koyarken, memur ve emekliler açısından da maaş artışlarının daha yılın başında yetersiz kaldığını göstermiştir. Bilindiği üzere kamu görevlileri ve emeklilere 2026 yılı için ilk altı ayda %11, ikinci altı ayda ise %7 oranında maaş artışı öngörülmüştür. Toplamda %18’lik bu artış, daha önce açıklanan %16’lık enflasyon hedefi karşısında dahi kamu çalışanlarının refahını artıracak bir düzenleme olmaktan uzakken; beklentinin %26’ya yükselmesiyle birlikte maaşların satın alma gücündeki erimenin çok daha belirgin hale geleceği anlaşılmıştır. Kaldı ki; 2026 yılının yalnızca ilk dört ayında TÜFE %14,64’e ulaşmıştır. Buna karşılık kamu görevlileri ve emekliler için yılın ilk yarısında öngörülen %11’lik maaş artışı, daha altı ay dolmadan enflasyon karşısında erimiştir. Başka bir ifadeyle memur ve emekliler, yılın ilk dört ayında yaklaşık 3,64 puanlık alım gücü kaybıyla karşı karşıya kalmıştır. Ortaya çıkan tablo, bir kez daha göstermiştir ki; milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik geleceğini enflasyon tahminleri üzerine inşa etmek doğru bir yöntem değildir. Çünkü tahminler değişmekte, revize edilmekte ve yükseltilmektedir; ancak aynı dönemde maaş artışları revize edilmemekte, çalışanların gelir kayıpları telafi edilmemektedir. Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisini yükseltmesi, öngörülerin ne kadar değişken olabileceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Buna rağmen kamu görevlileri ve emeklilere verilen maaş artışlarının sabit kalması; enflasyon riskinin tamamının ücretlilerin omuzlarına yüklenmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle; Merkez Bankası’nın kendi beklentisi gerçekleşse bile memur ve emeklilerin maaşları yıl içerisinde enflasyon karşısında eriyecek, ücretler temel ihtiyaçları karşılamakta daha da yetersiz hale gelecektir. Bu durum yalnızca çalışanların gelir kaybı anlamına gelmemekte; iç talebin daralması, tüketim eğilimlerinin zayıflaması ve ekonomik büyümenin baskılanması yoluyla bütçe dengeleri üzerinde de yeni riskler oluşturmaktadır. Yüksek enflasyon ortamında ücretlerin geride kalması; vatandaşın harcama kapasitesini azaltmakta, borçluluğu artırmakta ve sosyal refahı zedelemektedir. Geliri eriyen milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik sıkıntısı büyüdükçe, sosyal destek ihtiyacı ve kamusal maliyetler de artmaktadır. Ücret politikalarının gerçek ekonomik şartlardan ve güncellenen verilerden kopuk biçimde belirlenmesi; bütçe disiplinini korumak yerine orta ve uzun vadede daha büyük ekonomik ve sosyal maliyetler doğurmaktadır. Bu nedenle; • 2026 yılı için öngörülen maaş artış oranları yeniden değerlendirilmeli, • Memur ve emeklilerin alım gücündeki kaybı telafi edecek ek zam (telafi zammı) derhal gündeme alınmalı, • Sadece geçmiş kayıpları karşılayan değil, çalışanı ve emekliyi ekonomik büyümeden pay sahibi yapacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir, • Maaş artışları; gerçekleşen ve beklenen enflasyon karşısında koruyucu hale getirilmeli, yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin aylarca erimesine yol açan mevcut sistem yeniden düzenlenmelidir, • Tahmine dayalı ücret artışı anlayışından vazgeçilerek, çalışanların alım gücünü koruyacak daha adil ve dinamik bir ücret güncelleme sistemi oluşturulmalıdır. Unutulmamalıdır ki; enflasyon hedeflerindeki her yukarı yönlü revizyon, sabit gelirlinin cebinden eksilen yeni bir pay anlamına gelmektedir. Kamu görevlileri ve emekliler; ekonomik belirsizliğin, hedef sapmalarının ve yanlış hesapların yükünü taşımak zorunda değildir. Bu nedenle talebimizi yineliyoruz: Memur ve emeklilere vakit kaybetmeden telafi zammı verilmeli, refah payı uygulaması hayata geçirilmeli ve ücret politikaları tahminlere değil, hayatın gerçeklerine göre belirlenmelidir.
Türkçe
32
80
194
14K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türkiye Kamu-Sen
Türkiye Kamu-Sen@Kamu_Sen·
ÜCRET POLİTİKASI TAHMİNLERE DEĞİL GERÇEKLERE DAYANMALIDIR.
Türkiye Kamu-Sen tweet mediaTürkiye Kamu-Sen tweet mediaTürkiye Kamu-Sen tweet mediaTürkiye Kamu-Sen tweet media
Önder Kahveci@OnderKahveci

ÜCRET POLİTİKASI TAHMİNLERE DEĞİL GERÇEKLERE DAYANMALIDIR! Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %26’ya yükseltmesi; ekonomide fiyat istikrarına ilişkin beklentilerin bozulduğunu ortaya koyarken, memur ve emekliler açısından da maaş artışlarının daha yılın başında yetersiz kaldığını göstermiştir. Bilindiği üzere kamu görevlileri ve emeklilere 2026 yılı için ilk altı ayda %11, ikinci altı ayda ise %7 oranında maaş artışı öngörülmüştür. Toplamda %18’lik bu artış, daha önce açıklanan %16’lık enflasyon hedefi karşısında dahi kamu çalışanlarının refahını artıracak bir düzenleme olmaktan uzakken; beklentinin %26’ya yükselmesiyle birlikte maaşların satın alma gücündeki erimenin çok daha belirgin hale geleceği anlaşılmıştır. Kaldı ki; 2026 yılının yalnızca ilk dört ayında TÜFE %14,64’e ulaşmıştır. Buna karşılık kamu görevlileri ve emekliler için yılın ilk yarısında öngörülen %11’lik maaş artışı, daha altı ay dolmadan enflasyon karşısında erimiştir. Başka bir ifadeyle memur ve emekliler, yılın ilk dört ayında yaklaşık 3,64 puanlık alım gücü kaybıyla karşı karşıya kalmıştır. Ortaya çıkan tablo, bir kez daha göstermiştir ki; milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik geleceğini enflasyon tahminleri üzerine inşa etmek doğru bir yöntem değildir. Çünkü tahminler değişmekte, revize edilmekte ve yükseltilmektedir; ancak aynı dönemde maaş artışları revize edilmemekte, çalışanların gelir kayıpları telafi edilmemektedir. Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisini yükseltmesi, öngörülerin ne kadar değişken olabileceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Buna rağmen kamu görevlileri ve emeklilere verilen maaş artışlarının sabit kalması; enflasyon riskinin tamamının ücretlilerin omuzlarına yüklenmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle; Merkez Bankası’nın kendi beklentisi gerçekleşse bile memur ve emeklilerin maaşları yıl içerisinde enflasyon karşısında eriyecek, ücretler temel ihtiyaçları karşılamakta daha da yetersiz hale gelecektir. Bu durum yalnızca çalışanların gelir kaybı anlamına gelmemekte; iç talebin daralması, tüketim eğilimlerinin zayıflaması ve ekonomik büyümenin baskılanması yoluyla bütçe dengeleri üzerinde de yeni riskler oluşturmaktadır. Yüksek enflasyon ortamında ücretlerin geride kalması; vatandaşın harcama kapasitesini azaltmakta, borçluluğu artırmakta ve sosyal refahı zedelemektedir. Geliri eriyen milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik sıkıntısı büyüdükçe, sosyal destek ihtiyacı ve kamusal maliyetler de artmaktadır. Ücret politikalarının gerçek ekonomik şartlardan ve güncellenen verilerden kopuk biçimde belirlenmesi; bütçe disiplinini korumak yerine orta ve uzun vadede daha büyük ekonomik ve sosyal maliyetler doğurmaktadır. Bu nedenle; • 2026 yılı için öngörülen maaş artış oranları yeniden değerlendirilmeli, • Memur ve emeklilerin alım gücündeki kaybı telafi edecek ek zam (telafi zammı) derhal gündeme alınmalı, • Sadece geçmiş kayıpları karşılayan değil, çalışanı ve emekliyi ekonomik büyümeden pay sahibi yapacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir, • Maaş artışları; gerçekleşen ve beklenen enflasyon karşısında koruyucu hale getirilmeli, yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin aylarca erimesine yol açan mevcut sistem yeniden düzenlenmelidir, • Tahmine dayalı ücret artışı anlayışından vazgeçilerek, çalışanların alım gücünü koruyacak daha adil ve dinamik bir ücret güncelleme sistemi oluşturulmalıdır. Unutulmamalıdır ki; enflasyon hedeflerindeki her yukarı yönlü revizyon, sabit gelirlinin cebinden eksilen yeni bir pay anlamına gelmektedir. Kamu görevlileri ve emekliler; ekonomik belirsizliğin, hedef sapmalarının ve yanlış hesapların yükünü taşımak zorunda değildir. Bu nedenle talebimizi yineliyoruz: Memur ve emeklilere vakit kaybetmeden telafi zammı verilmeli, refah payı uygulaması hayata geçirilmeli ve ücret politikaları tahminlere değil, hayatın gerçeklerine göre belirlenmelidir.

Türkçe
4
36
59
2.9K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Talip Geylan
Talip Geylan@TalipGeylan06·
Eğitim Yöneticileri ve Uzmanları Derneği’nin (EYUDER) düzenlediği 17. Uluslararası Eğitim Yönetimi Forumu’na katılarak ülkemizin dört bir yanından gelen meslektaşlarımızla biraraya geldik. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının meseleleriyle dertlenen her gayreti kıymetli buluyoruz. EYUDER Başkanı Sayın Adem Çilek ve ekibini çalışmalarından ötürü tebrik ediyorum.
Talip Geylan tweet mediaTalip Geylan tweet mediaTalip Geylan tweet mediaTalip Geylan tweet media
Türkçe
5
24
98
2.5K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Talip Geylan
Talip Geylan@TalipGeylan06·
Talip Geylan tweet media
ZXX
16
51
156
4K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türk Eğitim Sen
Türk Eğitim Sen@turkegitimsen·
Türk Eğitim Sen tweet media
ZXX
8
24
94
3.5K
TÜRK EĞİTİM-SEN TOKAT ŞUBESİ retweetledi
Türk Eğitim Sen
Türk Eğitim Sen@turkegitimsen·
Türk Eğitim Sen tweet media
ZXX
0
8
30
1.4K