muserref
74K posts


@1000_Cats If TNR were working, there would be far fewer cats suffering without homes. We must address feline homelessness at its roots by requiring that all cats be spayed or neutered, vaccinated, licensed, microchipped, and kept indoors.



Bir çift ayakkabının ahı peşinizi asla bırakmayacak.. #MahraMelinPınar

Yetkililere,ihmalkâr kurumlara ve “hayvansever”geçinenlere sesleniyoruz!Masum bir çocuğun,bir ailenin hayatı bu kadar ucuz olmamalıydı!Mahra Melin’in hesabını hâlâ vermediniz!Bu umursamazlık,bu beceriksizlik karşısında susmayacağız! Unutmadık,affetmiyoruz! #MahraMelinPınar ♾️

Bugün Mahra Melin Pınar’ın ölüm yıl dönümü… Bir çocuk… Hayalleri olan, okula gitmesi gereken, büyümesi gereken bir çocuk… Başıboş köpeklerden kaçarken hayatını kaybetti. Bu bir “kaza” değil. Bu, açık bir ihmaldir. Bu, yıllardır görmezden gelinen bir sorunun sonucudur. Bir anne hâlâ her sabah eksik uyanıyor. Bir baba hâlâ kızının fotoğrafına bakıp nefes almakta zorlanıyor… Ve o evde sadece bir evlat kaybedilmedi. Kardeşleri de ablasız büyümek zorunda bırakıldı. Birlikte gülecekleri, oynayacakları, büyüyecekleri yıllar ellerinden alındı. Bir ev hâlâ sessiz… Bir oda hâlâ boş… Ama en acısı ne biliyor musunuz? Aradan geçen zamana rağmen hiçbir şeyin değişmemesi. Hâlâ aynı ihmaller… Hâlâ aynı suskunluk… Hâlâ aynı vurdumduymazlık… Mahra geri gelmeyecek. Ama bu ülke, çocuklarını korumak zorunda. Sorumluluk almayan herkes bu acının ortağıdır. Bu mesele vicdana bırakılacak bir konu değil. Bu mesele görmezden gelinecek bir konu değil. YA ÖNLEM ALIN YA DA BU ACILARIN SORUMLULUĞUNU ÜSTLENİN. Bir çocuk daha ölmeden… GEREĞİNİ YAPIN. @RTErdogan @mustafaciftcitr @tcbestepe @eczozgurozel @oktay_saral #MahraMelinPınar

Daha dün doğum belgesine baktığım çocuğumun morgda adına baktım defalarca o mu emin olmak için! Köpek terörünün bizden aldıkları... #MahraMelinPınar


Mahram, benim kızım, hayat ışığım, güneşim aramızdan beceriksiz, umursamaz, ahlaksız yetkililer/ hayvansever geçinen aşağılıklar yüzünden ayrıldıgında 15 aylıktı kardeşi. Bugün 5 yaşında.Ablasını yitirdikten sonra zaten sütüm kesilmişti yemek yemeği bıraktı, bağırsak sorunları yaşadı, agresifleşti, konuşmaya başlamıştı sustu zaten az olan uykusu iyice bozuldu, hep ablasını aradı oda oda her gün her gün.. Çeşitli buralara sığmayacak kadar travma yaşadı çünkü annesi bir sabah aniden evden gitmişti ve eve onlarca yabancı insan dolmuştu ve hayatımız bir gün önceki gibi değildi. Sonra konuşmaya başladı. Gece yarısı ablama gidelim diye çığlık çığlığa ağlıyordu. Onlar etkilenmesin diye her şeyi yaptık ama ölüm girmişti evimize konuşmasan da ölümün o keskin buz gibi soğukluğu vardı üstümüzde. Cennet çok güzel orada çocuklara hiçbir şey zarar vermiyor ben cennete gitmek gitmek istiyorum çünkü ablam orada diyordu ben onu çok özledim ablamı istiyorum bazen gece uykudan uyanınca bazen dalarken bazen oyun oynarken durup dururken. Defalarca aklımı yitirecek gibi oldum ama ağlayamazdım, bağıramazdım, çıldıramazdım, aklımı kaçırmam da kendimi öldürmem de yasaktı öyle ya dalımda iki masum evlat daha var kökümü nasıl sökecektim? Anne olmuştum bir evladımı toprağa sakladım diye öbürlerini de üzerine toprak atmadan mı gömseydim? İçim yataktan kalkmak da istemiyordu konuşmak da uyumak da uyumamak da yemek yapmak da eyleme dair ne varsa yapmak istemiyordum ama yapmak zorundaydım. Çünkü hala anneydim eştim evlattım ablaydım.. Beni kendiyle birlikte götürdü Mahra Melinim.Hala ben varım gibi ama o varken ki gibi değil diğerlerinin payına da düşen bu oldu. Sadece evladımı benden almadılar diğer çocuklarımın annemin kardeşlerimin eşimin de hayatının içinden geçtiler. O günler yeterince haykıramadım şimdi içimden geldiğince kulaklarınızı sağır edercesine diyorum ki Allah belanızı versin sürüm sürüm sürünün de ölmeyin o kendinize kurduğunuz hayatlar başınızda paralansın boğazınızda kalsın zehir zıkkım olsun hayatlarınız ölmek için ben nasıl günde beş vakit secdeye vardıysam siz de ölmek için yalvarın ama ölmeyin ölemeyin..

Mahram, benim kızım, hayat ışığım, güneşim aramızdan beceriksiz, umursamaz, ahlaksız yetkililer/ hayvansever geçinen aşağılıklar yüzünden ayrıldıgında 15 aylıktı kardeşi. Bugün 5 yaşında.Ablasını yitirdikten sonra zaten sütüm kesilmişti yemek yemeği bıraktı, bağırsak sorunları yaşadı, agresifleşti, konuşmaya başlamıştı sustu zaten az olan uykusu iyice bozuldu, hep ablasını aradı oda oda her gün her gün.. Çeşitli buralara sığmayacak kadar travma yaşadı çünkü annesi bir sabah aniden evden gitmişti ve eve onlarca yabancı insan dolmuştu ve hayatımız bir gün önceki gibi değildi. Sonra konuşmaya başladı. Gece yarısı ablama gidelim diye çığlık çığlığa ağlıyordu. Onlar etkilenmesin diye her şeyi yaptık ama ölüm girmişti evimize konuşmasan da ölümün o keskin buz gibi soğukluğu vardı üstümüzde. Cennet çok güzel orada çocuklara hiçbir şey zarar vermiyor ben cennete gitmek gitmek istiyorum çünkü ablam orada diyordu ben onu çok özledim ablamı istiyorum bazen gece uykudan uyanınca bazen dalarken bazen oyun oynarken durup dururken. Defalarca aklımı yitirecek gibi oldum ama ağlayamazdım, bağıramazdım, çıldıramazdım, aklımı kaçırmam da kendimi öldürmem de yasaktı öyle ya dalımda iki masum evlat daha var kökümü nasıl sökecektim? Anne olmuştum bir evladımı toprağa sakladım diye öbürlerini de üzerine toprak atmadan mı gömseydim? İçim yataktan kalkmak da istemiyordu konuşmak da uyumak da uyumamak da yemek yapmak da eyleme dair ne varsa yapmak istemiyordum ama yapmak zorundaydım. Çünkü hala anneydim eştim evlattım ablaydım.. Beni kendiyle birlikte götürdü Mahra Melinim.Hala ben varım gibi ama o varken ki gibi değil diğerlerinin payına da düşen bu oldu. Sadece evladımı benden almadılar diğer çocuklarımın annemin kardeşlerimin eşimin de hayatının içinden geçtiler. O günler yeterince haykıramadım şimdi içimden geldiğince kulaklarınızı sağır edercesine diyorum ki Allah belanızı versin sürüm sürüm sürünün de ölmeyin o kendinize kurduğunuz hayatlar başınızda paralansın boğazınızda kalsın zehir zıkkım olsun hayatlarınız ölmek için ben nasıl günde beş vakit secdeye vardıysam siz de ölmek için yalvarın ama ölmeyin ölemeyin..



Mahram, benim kızım, hayat ışığım, güneşim aramızdan beceriksiz, umursamaz, ahlaksız yetkililer/ hayvansever geçinen aşağılıklar yüzünden ayrıldıgında 15 aylıktı kardeşi. Bugün 5 yaşında.Ablasını yitirdikten sonra zaten sütüm kesilmişti yemek yemeği bıraktı, bağırsak sorunları yaşadı, agresifleşti, konuşmaya başlamıştı sustu zaten az olan uykusu iyice bozuldu, hep ablasını aradı oda oda her gün her gün.. Çeşitli buralara sığmayacak kadar travma yaşadı çünkü annesi bir sabah aniden evden gitmişti ve eve onlarca yabancı insan dolmuştu ve hayatımız bir gün önceki gibi değildi. Sonra konuşmaya başladı. Gece yarısı ablama gidelim diye çığlık çığlığa ağlıyordu. Onlar etkilenmesin diye her şeyi yaptık ama ölüm girmişti evimize konuşmasan da ölümün o keskin buz gibi soğukluğu vardı üstümüzde. Cennet çok güzel orada çocuklara hiçbir şey zarar vermiyor ben cennete gitmek gitmek istiyorum çünkü ablam orada diyordu ben onu çok özledim ablamı istiyorum bazen gece uykudan uyanınca bazen dalarken bazen oyun oynarken durup dururken. Defalarca aklımı yitirecek gibi oldum ama ağlayamazdım, bağıramazdım, çıldıramazdım, aklımı kaçırmam da kendimi öldürmem de yasaktı öyle ya dalımda iki masum evlat daha var kökümü nasıl sökecektim? Anne olmuştum bir evladımı toprağa sakladım diye öbürlerini de üzerine toprak atmadan mı gömseydim? İçim yataktan kalkmak da istemiyordu konuşmak da uyumak da uyumamak da yemek yapmak da eyleme dair ne varsa yapmak istemiyordum ama yapmak zorundaydım. Çünkü hala anneydim eştim evlattım ablaydım.. Beni kendiyle birlikte götürdü Mahra Melinim.Hala ben varım gibi ama o varken ki gibi değil diğerlerinin payına da düşen bu oldu. Sadece evladımı benden almadılar diğer çocuklarımın annemin kardeşlerimin eşimin de hayatının içinden geçtiler. O günler yeterince haykıramadım şimdi içimden geldiğince kulaklarınızı sağır edercesine diyorum ki Allah belanızı versin sürüm sürüm sürünün de ölmeyin o kendinize kurduğunuz hayatlar başınızda paralansın boğazınızda kalsın zehir zıkkım olsun hayatlarınız ölmek için ben nasıl günde beş vakit secdeye vardıysam siz de ölmek için yalvarın ama ölmeyin ölemeyin..





