Maria Puder

4.7K posts

Maria Puder banner
Maria Puder

Maria Puder

@pasifloran

Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde…

Turkey Entrou em Kasım 2009
127 Seguindo184 Seguidores
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@MhsnBeyy Her anlamda.. Küçükken daha büyük gösteriyordum. Hatta okulda bir çocuk, ben 7. Sınıfa giderken; 8. Sınıfa gidiyor gibi duruyorsun demişti, dünyam yıkılmıştı.
Türkçe
1
0
0
69
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Aşk, çoğunlukla yanlış zamanda ve yanlış insana karşı ortaya çıkar. Aşk, insanın yaşaması gereken en nitelikli duygulardandır. Hayatında hiç aşık olmamış birisi, duygularının sınırlarını hiç tatmamıştır. Bu derinliği hissetmemek insanı ham, anlayışsız ve inceliklerden yoksun bırakır. Çünkü duyguların dipsizliğini deneyimlemek, insanı ciddi bir olgunluk seviyesine ulaştırır. ​Buna rağmen aşk, hayatın yükseliş döneminde veya bir şeyleri başarmanız gereken anlarda zamansızca çıkageldiğinde, insanı amacından uzaklaştıran bir engele dönüşür. Bütün duyguları esir alıp ipotek altına alır, hayatın tüm odağını tek bir noktaya kilitler. İnsan böyle bir ablukada başka hiçbir şeye odaklanamaz. ​Bu yüzden erken yaşlarda, özellikle gelişim sürecinde ve üniversite yıllarının başında ilişkilerden uzak durmak hayati önem taşır. Akademik başarı elde etmek ve hedeflere ulaşmak bu mesafeyi korumayı gerektirir. ​Hayatın bu inşa dönemlerinde sürekli yakınlık arayıp kendinizi bir ateşin içine attığınızda; amaçlarınızı kaybetmiş, başarıdan yoksun ve yalnızlaşmış bir halde kalabilirsiniz. Çünkü gerçekten aşık olan insan arkadaşından, ailesinden, dersinden, işinden ve ticaretinden kopar. ​Her şeyin bir bedeli var elbette... Özellikle lise çağındaki gençlerin ve kariyerini henüz inşa eden üniversitelilerin, karşı cinsle ilişkilerinde mesafeli ve dikkatli olmaları gerekir. Aksi takdirde, hayatın geri alınamaz bir döneminde telafi edilemez kayıplar yaşanır. Ne sağlam bir dostluk kalır, ne aile bağı, ne de akademik bir başarı... Geriye sadece aşkın peşinde tükenmiş bir ömür kalır. ​Kuşkusuz aşk, bazen her şeyi feda etmeye değecek kadar yüce bir duygudur. Ancak hayatı tüketip her şeyi anlamsızlaştıran bir saplantıya dönüştüğünde çok acımasız hale gelir. Aşkları tüketmek adil değildir; fakat uğruna tükenmek de adil değildir...
Daktilock@daktilock

Emir Can İğrek: • Aşkın ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu öğreneli yıllar oldu. • Nice yetenekler sönmüştür aşkla. • Nice güzeller güzelliğini kaybetmiştir. • Nice dağ gibi, dalyan gibi delikanlıların dağları yıkılmıştır yani. • Aşk çok riskli bir şeydir. • Güzelliği çok büyüktür ama büyük de bir tehlikedir. • İnsanın karakterini değiştirir. • Her aşık olduğumuzda, gerçekten böyle büyük duygular yaşadığımızda biraz değişiriz. • Eski biz olamayız. Coşkusu insanı iyiye de kötüye de çekmeye çok müsait bir şey. • Paraşütle atlamak gibidir yani; hem tehlikelidir hem de çok güzeldir. Bağımlılığı da var, yan etkilerini de seviyoruz.

Türkçe
2
48
586
109.1K
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Ruhun zaafı ayrılıklar ve çaresiz yalnızlıklardır. Umursanmak ve özlenmek ise her ruhun en masum arzusudur. ​Yalnızlığın en can yakıcı hali umursanmamak ve değer görmemektir. Etrafında kimse yokken yaşadığın yalnızlık, sadece sıkıcı bir sessizliktir. Ancak, insanlarla çevriliyken görmezden gelinmek, derin bir acı ve aşağılanma duygusu yaratır. Bu, yalnızlığın en rahatsız edici formudur; çünkü varlığın, insanların gözlerinde ve kalplerinde yok sayılmaktadır. ​İnsan belki hiç var olmamış olmayı kabullenebilir, çünkü bu bilinmezlikteki bir boşluktur. Ancak, var olduğu halde yok sayılıp umursanmamak, kişinin benlik duygusunu ve değerini derinden sarsar. Böyle bir yok sayılma asla kabullenilemez; çünkü bu, varlığın inkârı, insan olmanın ve değerinin reddedilmesidir. ​İnsan aslında ölmekle bir şey kaybetmez ama hayattayken düşmeye başlayınca umursanmamanın ıstırabını canlı canlı yaşar ve ölümle bitecek olan o ayrılık acısını henüz hayattayken çeker...
fırat@firattavcii

Böyle bir his tarif et

Türkçe
1
1
31
3K
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@HVMHaber Ee bazılarında da boşanmış çocuklu olma korkusu vardır, normal.
Türkçe
0
0
1
1.9K
Haberin Var Mı?
Haberin Var Mı?@HVMHaber·
Hadise: Anne olmaya hazırım ama önce doğru partneri bulmak lazım.
Haberin Var Mı? tweet mediaHaberin Var Mı? tweet media
Türkçe
28
0
48
2.9M
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
@pasifloran Yaşadığımı iddia etmiyorum ama hayattayım:)
Türkçe
1
0
0
1K
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Birinin sevgilisi veya eşi olmakla onunla ilgili her şeyi temiz bulmak aynı şey değildir. Sırf "romantizm olsun" diye partnerinin kaşığıyla yemek yemek, bardağından bir şeyler içmek, hatta ağzından lokma almak... Ben hayatta böyle şeyler yapamam. Hijyenik bulmadığım gibi, dürüst olmak gerekirse bana biraz iğrenç geliyor. Teması severim; dokunmak, sarılmak, öpmek, koklamak çok başka... Ama kişisel alan ve hijyen hususunda hassasım. Ha, yarım bıraktığı dürümü falan affetmem, gömerim o ayrı:) ​Hijyen konusunda titizim ama takıntılı değilim. Mesela komşunun gönderdiği yemeğe ya da tanımadığım birinin elinden çıkan şeylere şüpheyle yaklaşırım; yemem. Hatta bazı insanların evinde, temiz olduğundan emin olamadığım bardaktan su bile içmem. Öte yandan, hazır ürünler veya restoranlar konusunda o kadar katı değilimdir. Çünkü obsesif kompulsif bozukluk ile temizlik bilinci arasındaki çizgiyi biliyorum; ben sadece titiz biriyim...
ZAM Haber@ZamHaberAjans

Bir kadın, eşinin kahvesinin tadına baktıktan sonra eşinin tiksinerek bardağın ağız kısmını sildiği anları paylaştı. 🔹 “Benden mi tiksiniyorsun?” 🔹 “Hayır.” 🔹 “Tiksiniyorsun, siliyorsun işte.”

Türkçe
12
2
20
16.7K
Gusholder Haber Bülteni
Gusholder Haber Bülteni@gusholderhaber·
Gurbetçiler, yaz tatiliyle birlikte Türkiye'ye giriş yapmaya başladı: "Hep bir özlem ve hasret var. Buradakiler toprağımızın kıymetini bilsin."
Türkçe
141
3
61
52.6K
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@egitimvemotivas O dönemlerde ilkokul öğrencisiydim. Babası Bosna’da savaşta olup; annesi, kardeşi ve kendisi Türkiye’ye sığınan sıra arkadaşımı ve bu insanların yaşadıklarını unutamıyorum. Dünya tarihinin en büyük, en aşağılık katliamlarından biri.
Türkçe
0
0
13
63.4K
Eğitim ve Motivasyon
Eğitim ve Motivasyon@egitimvemotivas·
Srebrenitsa Katliamı: 'İnsanlığın tanık olduğu en iğrenç suçlardan biri' Sırp güçleri tarafından Boşnak Müslümanların katliamından sonra. Srebrenica, 1995.
Türkçe
69
815
5.2K
3.7M
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@MhsnBeyy İnsanları inançlarını yaşarken ölçü dayatması yapmak zaten hadsizce. Benim 22 yıllık dostum başörtülü ve onunla yaptığım sohbetin lezzeti hiç bir şeyde yok. Bazen buluştuğumuzda ‘nerede’ diye sorduğunda; falanca pubda seni bekliyorum diye takılıyorum:)
Türkçe
1
0
1
1.1K
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Bu ülkede başörtülü genç, eğitimli ve modern kadınların çektiği dramı çok az insan çekiyor; çünkü ne dindarlara ne de sekülerlere yaranabiliyorlar. Bir yanda onları kendi kurallarına hapsetmeye çalışan muhafazakar kesim, diğer yanda ise onlara adeta başka bir dünyadan gelmiş gibi bakan seküler kesim var. Kimsenin kimsenin örtünme gerekçesini sorgulama hakkı yoktur. ​Toplumdaki makul her insan, inançlı birini gördüğünde karşısında emre amade bir köle varmış gibi davranan dincilerle uğraştığı kadar, kendi kriterlerine uymayana saygı duymayan sözde modernlerle de yüzleşmek zorunda kalıyor. ​Başörtüsü takan birinin rock yıldızı olması veya barlarda, meyhanelerde takılmak istemesini insanlar yadırgayabilir. Çünkü bazı şeyler uç yaklaşımlardır. Ama başörtüsü takan bir kadının, o örtünün değerlerini temsil ettiğini düşünen toplulukların tüm kurallarına ve ilkelerine körü körüna bağlı kalacağını düşünmek de akıl kârı değildir; bu baskı şekli bir tür zulümdür. ​Bir kadına başörtülü olduğu için sürekli "Neden oraya gidiyorsun, neden bunu yiyip içiyorsun?" diye baskı kurmak son derece rahatsız edicidir. Dindar kesim "Öyle oturamazsın, böyle kalkamazsın" diye kendi kurallarını dayatırken; seküler kesim de "Başörtülü kadın polis mi olur, asker mi olur, ambulans görevlisi mi olur?" diyerek yapılan işi onlara yakıştırmıyor. ​İşi gereği pantolon giymesi ve sahada olması gereken bir kadını bu yüzden eleştirmek neresinden baksanız yanlıştır. Başörtülü bir kadın sinemaya gidemez mi, gezip eğlenemez mi, gülemez mi? Başörtüsü takan kadınları adeta birer rahibe veya kutsal varlıkmış gibi konumlandırmaktan vazgeçmek gerekir. Onlar da herkes gibi duyguları, arzuları ve düşünceleri olan insanlardır. ​Bu ülkede herkes birbirinin yaşam tarzına saygı duymak zorundadır. Bu karşılıklı saygı dengesini benimsemek, medeni olmanın ve ilerlemenin temel koşuludur. Elbette başörtülü insanlar da başkalarını kendi kriterlerine göre yargılamamalıdır; çünkü kimse başörtüsü takmak ya da belli bir kalıpta yaşamak zorunda değildir.
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923

‘Kapalı olduğu için’ zorbalandığını iddia eden kadın: • Arkadaşımla yemek yedik ve sonrasında göbeğim şişti. • ⁠Arkadaşıma göbeğimi göstererek “Baya şiştim” dedim. • ⁠O sırada 2 tane açık abla bizi izliyordu. Biri diğerine “Ne kadar da meraklılar” dedi. Diğeri de “Ne varsa bu kaplılarda var” dedi. • ⁠Herkese söylemiyorum ama böyle olan bir kitle var. • ⁠İnsanın fikri neyse zikri de odur. Tek duam kalbinizin temizlenmesi.

Türkçe
11
10
219
68.4K
Renkli Döngü
Renkli Döngü@Renklidongu·
Zarif Kadınların Sofrada Asla Yapmadığı 7 hata. Sen hangisini daha önce fark etmeden yaptın☺
Türkçe
94
141
2.5K
850K
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@MhsnBeyy Neyse gözlüklerimle rahat okuyorum , artık linç sahalarında ben de varım, yok öyle rahat rahat yazmak 😝
Türkçe
0
0
0
45
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@MhsnBeyy Bazen ‘bad boy’ musun diye düşünmüyor değilim:)
Türkçe
2
0
0
486
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
"Erkeklerin hepsi aynı" diyen bir kadın, muhtemelen sürekli aynı tip erkekleri kendisine çekiyordur. Erkekler fizyolojik olarak üç aşağı beş yukarı benzer olsa da karakter olarak kesinlikle aynı değildir. Bir kadının tüm erkekleri aynı kefeye koyması, erkeklerin onu sadece eğlenmek, tüketmek ve sevişmek için bir "aparat" olarak gördüğü ilişkiler yaşadığını gösterir. Çünkü erkekler, özellikle de nitelikli olanlar, kadınları seçer ve onlara rollerine göre yaklaşır. ​Aklı başında, olgun, dengeli ve dürüst erkeklerin sayısı az değildir; ancak bu erkekler önüne gelenle ya da kendisine her yüz verenle ilişki yaşamazlar. Ciddi ilişki niyetiyle yola çıkarlar, kimin evlenilecek kadın kimin eğlenilecek kadın olduğunu çok iyi ayırt ederler. Gerçek manada edepli, ne yaptığını bilen ve ilişkiye değer veren kadınları bulduklarında onlara dört elle sarılırlar. Eğlenmelik gördükleri kişileri ise hayatlarında fazla tutmaz, kolay yoldan hayatlarından çıkarırlar. ​Niyeti sadece takılmak olan erkekler ise zaten ciddi ve düzgün kadınlara yaklaşmazlar, çünkü onlardan istediklerini alamayacaklarını bilirler. Bu tip erkekler, sınırlar konusunda esnek olan, erkeğin kullanımına ve eğlencesine müsait kadınları tercih ederler. Doğal olarak, tüm erkeklerin bu tarz kadınlara karşı tutumu aynıdır: Değer vermezler, kullanırlar, hevesleri geçince umursamazlar ve iş ciddiye binip evliliğe gelince hızla uzaklaşırlar. ​Bu tür ilişkilerde erkekler her zaman parayı, arabayı veya kariyeri kadına tercih ederler. Çünkü parayla ve arabayla bu tip kadınlardan onlarcasını elde edebilirler. Maddiyat karşısında süzülüp eriyen kadınlar, erkekler için daha iyisi bulununca hemen vazgeçilecek geçici birer hevesten ibarettir. ​Buna karşın, aklı başında ve olgun erkeklerin parayla satın alınamayacak nitelikli, değerli ve edepli kadınlara duyduğu saygı ve tutum tamamen farklıdır; onları hiçbir güce ve maddiyata değişmezler. Bu yüzden bir kadının "Erkeklerin hepsi aynı" diye şikayet etmek yerine, önce "Ben nasıl bir kadınım ve nasıl erkekleri kendime çekiyorum?" sorusunu kendisine sorması gerekir. Unutulmamalıdır ki erkeklerin iyisi, kötüsü, ahlaklısı ve ahlaksızı olduğu gibi, kadınların da vardır...
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923

“Tüm erkek tipleriyle çıktım ve hepsi aynı” diyen kadın, ‘Erkekle birlikte olmanın gerçeklerini’ anlattı: • 29 yaşındayım ve bir şey öğrendiysem o da bu hayattaki bütün erkeklerin aynı olduğudur. • ⁠Uzunuyla, kısasıyla, şişkosuyla, kaslısıyla, zenginiyle, fakiriyle, çirkiniyle, yakışıklısıyla çıktım ve hepsi aynı. • ⁠Bir erkeğe her şeyini verdiğin an hiçbir şeyin kalmaz. • ⁠Eğer sana mesaj atmıyorsa seni sevmiyordur. • ⁠Bütün erkekler aldatır, mikro aldatma olsa bile. • ⁠Çirkini seçmen daha az değil daha fazla aldatılacağın anlamına gelir. • Tolere etmek sana yalnızca eziyet çektirir. • ⁠Red flagler asla yeşile dönmeyecek. • ⁠Erkekler her zaman bir kadının yerine kendini ve parayı seçer.

Türkçe
3
3
86
20.4K
MARS VE ÖTESİ İÇİN YENİDEN KÖY ENSTİTÜLERİ
Ooo Muhsin Bey evladım,kalemi yine kalbinin mürekkebine bandırmışsın, döktürmüşsün bakıyorum! ​Yazdığın cümle ne kadar da doğru... İnsan o son çizgiye gelip aşka teslim oldu mu, gözü dünyayı görmez, ruhu sanki o koca bilinmezin içinde huzuru bulur. Kalbine,o güzel felsefene sağlık.. ​Ama yalnız... Şöyle bir fotoğrafa bakıyorum da, o derin sözlerin altına bu duruş... Maşallah, yazlıklar da pek bir yakışmış! ​Hafif rüzgârda uçuşan o gömlek,o asil ve cool duruş... Vallahi tam bir Alain Delon imajı olmuşsun be Evlat!😎 Jilet gibi,karizmatik ve bir o kadar da beyefendi.Hani o eski Türk filmlerindeki jönler olur ya,aynen öyle bir hava sezdim sende. 🎬🌟 ​Hem derin düşünüyorsun,hem de karizmandan ödün vermiyorsun; yakışır güzel yürekli Muhsin Bey'e... Rastgele, kalbinin o güzel derinliği hiç bozulmasın... 🌊👏☀️ Not :Kebapçı ve "Şıllık" tatlısı alacağım bâkidir...🤣 Google unutur,Yapay Zekâ unutur ama ben unutmam...🤣😇
Türkçe
2
0
1
131
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Aşka teslim oluşumuz bilinmeyene dair bir ipucu sunduğu içindir. Zaten o son çizgide, başka hiçbir şeyin önemi kalmaz...
Muhsin Bey tweet media
Türkçe
1
0
7
990
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
@pasifloran Kesinlikle haklısın sevgili Maria. Bu bir hayat tarzı olmalı, geri dönüşü olmayan yeni bir düzen... bu sırada, çok iyi kilo vermişsin, tebrikler😊🍀🌸
Türkçe
1
0
2
157
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Piyasada "mucizevi kilo verme iğnesi" olarak ün salan Ozempic’in kendi başına kilo verdirme gibi bir özelliği yok; keramet iğnede değil, yine iradede ve çabada bitiyor. Eğer bu hayallerle iğneye dünyanın parasını dökecekseniz, sonu büyük bir hayal kırıklığı olur. Çünkü Ozempic, zannedildiğinin aksine bir zayıflama ilacı değil, özünde diyabeti dengeleyen ve şeker hastalığı tedavisinde kullanılan bir tür insülin iğnesidir. ​Doğrudan kilo yakımıyla hiçbir alakası olmayan bu iğne, sadece besinleri midede biraz daha uzun süre tutarak beyne tokluk sinyali gönderiyor. Şeker yüksekse onu dengelediği ve insülin direncini düşürdüğü için de açlık hissi azalıyor ve vücudun yağ yakması bir miktar kolaylaşıyor. Yani iğne, kilo vermenizi sağlamıyor; süreci yönetmeniz için bir motivasyon aracına dönüşüyor. ​Bu yüzden yemeği oburluk düzeyinde sürdüren, tokken bile sırf ağız alışkanlığı ve zevk için yiyen bir insanın bu iğneden alabileceği bir fayda olmaz. Kafada bazı şeyleri bitirip dikkatli bir yaşam tarzına geçmeden, sıkı bir diyet yapmadan iğneyi basıp canının istediği gibi yiyerek kilo vermek imkansızdır. ​Kilosu ve yağ oranı normalin çok üstünde olan insanların bu iğneyle çok hızlı zayıflamasının ardında da bir mucize yok. Celal Şengör’ün hızlı ve ciddi miktarda kilo vermesinin mantığı tam olarak budur: Kendisi iradesi çok sağlam bir insan, kafasında bu işi bitirdi ve çok sıkı bir diyet yapıyor. İğne ise ona sadece bir miktar tokluk hissi verip motivasyonuna katkı sağlıyor; şekeri dengelendiği için de aşırı yağlı vücudu katı bir diyetle karbonhidrat ve şekeri kesince kaçınılmaz olarak hızla eriyor. ​İradenize güveniyorsanız ve sabredecekseniz, cebinizden bir sürü para dökmeden de iğnesiz şekilde aynı kiloları verebilirsiniz. Ozempic kullanınca süreç ister istemez bir ritüele dönüşüyor: Dünyanın parasını veriyorsunuz, doktor takibi başlıyor, kan tahlilleri yaptırıyorsunuz; doktorunuz, çevreniz ve siz büyük bir beklentiye giriyorsunuz. İşte insanı zayıflatan şey iğnenin kimyası değil, bu paranın ve takibin yarattığı psikolojik motivasyon ve arkasından gelen sıkı diyettir... Arkadaşlar, ben tıp doktoru değilim ama obezite cerrahı profesör bir arkadaşım var, onunla da konuşmuştum, kendim de araştırdım ve kullananların gerçek deneyimlerini dinledim. Genel çıkarımlarım bu şekilde. Siz yine de bir uzmana danışın...
Boşuna Tıklama@bosunatiklama

50 kilo veren Celal Şengör'ün son hali.

Türkçe
1
0
16
8K
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Çocukluğumdan beri o kadar çok bayramı yalnız geçirdim ki sayısını unuttum. Yurt içinde ya da yurt dışında yaşadığım farklı yerlerde, bayram sabahı tek başına kahvaltı yapmanın o buruk tadını iliklerime kadar hissettim; lokmalar boğazıma dizilir, yutkunmak bile zorlaşırdı. Sonrasında ise içimdeki o ait olamama hissi, etrafım en yakınlarımla çevriliyken bile bayram sevincini yaşamamı engelledi. Gerektiğinde rol yapmayı iyi becersem de içsel yalnızlık ve aidiyet sorunuyla yaşıyorsanız, ne bayramlar sizi ısıtır ne de neşeli kalabalıklar ruhunuza dokunur. ​Çünkü insan, mutluluğu hep kaçışlarda ve sahip olmadığı şeylerde arıyor. Gelişmiş bir ülkeye gidince mutluluktan gebereceğini, lüks bir arabaya binince kuduracağını veya ışıltılı bir kariyerle acayip mutlu olacağını sanıyor. Oysa insanı mutlu eden en temel şey; aidiyet, koşulsuz bağlar, sevgi ve içinde sıkıntılarını unutacağı aile ve gerçek dostlardır. Bunlar olmadığında, yıllarca biriktirdiğiniz o parıltılı hayat bir zaman sonra elinizde koskoca bir yalnızlığa dönüşüyor; ne yiyebiliyorsunuz ne içebiliyorsunuz. ​Modern zaman aldatmacaları, aidiyet yerine bireyselliği, birliktelik yerine yalnızlığı dayatıyor. En sonunda, zor bir gününüzde arayacak kimsenin kalmadığı yapay bir dünya kalıyor geriye. Elinizde lüks bir arabanın anahtarı, cebinizde bir miktar parayla huzursuz ve mutsuz bir yaşlılık vaat ediyor size. Kariyer yaparken veya hedefler koyarken insanlarla olan bağları koparmamak bu yüzden hayati önem taşıyor. ​Gençlere özellikle tavsiyemdir: Bugün belki anlayamazsınız ama gelecekteki mutluluğunuz, bugün kuracağınız güçlü bağlara, sevdiklerinize yapacağınız yatırıma ve gerçek bir aile kurmaya bağlıdır. Kendinizi soyutlayarak inşa ettiğiniz gelecek, sizi sadece imkan sahibi ama mutsuz ve yalnız bir insana dönüştürür. Unutmayın; en büyük yatırım aile ve sevdikleriniz, en büyük sermaye ise içinde huzursuzluğunuzu unuttuğunuz o gerçek insanlardır...
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923

Amerika’da yaşamak için Diyarbakırlı sevgilisiyle evlenmeyen kadın pişmanlığını paylaştı: • Amerika’da yaşamak yerine Türkiye’de kalıp Diyarbakırlı erkek arkadaşımla evlenmeyi seçseydim bu bayramda Diyarbakır’a kaynanamı ziyarete gidiyor olabilirdim. • ⁠Keşke olabilseydim. Şu an oradaki bayram coşkusunu merak ediyorum. • ⁠17 kişi yer sofrasında ciğerler, köfteler… Bunların hayalini kuruyorum. • ⁠Şu an 10 kişi aynı çay bardağından çay içiyor olabilirdik. • ⁠”Özgür kız olacağım” diye geldim başım göğe mi erdi?

Türkçe
12
21
305
95.1K
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Bir kadının; kendisinden daha yüksek statülü, güçlü, itibarlı ve maddi imkânları daha iyi bir erkekle hayatını birleştirmek istemesi son derece doğaldır ve insan doğasına en uygun olanıdır. Ancak bu noktada gözden kaçan asıl gerçek şudur: Kadınlar eğitim ve kariyer hayatında basamakları tırmandıkça değer kazandıklarını düşünürken, bu süreçte akıp giden zaman ne yazık ki biyolojik ve sosyal avantajları açısından aleyhlerine işler. Erkek için ise durum tam tersidir; bir erkek maddi ve manevi güce ulaştıkça, bilgi ve birikim kazandıkça, yaş alıp imkânlarını artırdıkça kadınların gözündeki değeri yükselmeye devam eder. ​İşte bu yüzden, bir kadının temel gayesi evlenmek ve sağlıklı, uzun ömürlü bir yuva kurmaksa; yöntem olarak sürekli daha yüksek eğitim, daha agresif bir kariyer ve daha fazla para kazanmayı hedeflemek yerine, mümkün olduğunca genç yaşta, estetik ve dinamik açıdan en verimli dönemindeyken; nitelikli, dengeli, aklı başında ve vefalı bir erkekle hayatını birleştirmeyi tercih etmesi çok daha gerçekçidir. ​Günümüzde kadın ve erkeklerin birbirini anlayamamasının temel sebebi, iki cinsiyetin arayışlarındaki bu varoluşsal farkı çözememiş olmalarıdır. Kadın, daha fazla takdir edilmek ve seçilmek için yıllarını eğitime, paraya ve kariyere harcıyor; oysa yüksek statülü bir erkeğin gözünde bunların öncelikli bir karşılığı bulunmuyor. Erkekler kadında öncelikle sadakate, saygıya, bağlılığa, iyi bir anne olabilme potansiyeline ve huzurlu bir yuva ortamı sunabilmesine odaklanıyor. Bununla birlikte bir kadını ilk etapta cazip kılan unsurlar; her zaman gençliği, zarafeti, dinginliği, vefası ve erkeğine duyduğu saygıdır. Fazlasıyla baskın ve eril bir güç sergileyen kadın figürü, erkek dünyasında çekim yaratmaktan ziyade mesafe doğurur. ​Erkekte aranan özellikler ise tamamen güce, ağırlığa ve karaktere dayanır. Bir kadının pasif, zayıf ve iradesiz bir erkeğe saygı duyması, dolayısıyla tahammül etmesi mümkün değildir. Kadının gözünde değer kazanmak için sadece para ya da diploma sahibi olmak da yetmez; erkekte mutlaka koruyuculuk, sağlayıcılık, güven veren bir itibar, entelektüel derinlik ve varoluşsal bir otorite aranır. ​Kısacası, erkeklerin kadında aradığı nitelikler ile kadınların erkekte beklediği özellikler taban tabana zıttır. Bu asimetri, modern ideolojilerin iddialarından bağımsız, insan doğasının köklü ve değişmez gerçeklerinden ibarettir...
Türkçe
14
37
499
90.4K
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@MhsnBeyy Ne yani ben her sabah emekli cafeye gidip boşuna mı ders çalışıyorum 🙄 Baştan söyleseniz ya.
Türkçe
1
0
0
178
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
@pasifloran Elbette öyle ama dediğim gibi, erkek gerçekten tahsile, kariyere falan hiç bakmaz. Ama muhabbet edebilmek, bir şeyler paylaşabilmek, fikrine ve kararlarına güvenmek önemli ve değerli...
Türkçe
2
0
3
1.4K
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@MhsnBeyy Bunun içinde ‘bilgi’ ve ‘muhakeme’ şart tabi. Bir dost
Türkçe
0
0
0
39
Maria Puder
Maria Puder@pasifloran·
@MhsnBeyy Bence sadece evdeki kutsal görev ikna etmemeli. Aklıyla büyüleyecek, fikirleriyle ışık tutacak, saygı ve hayranlık uyandıracak bir aura, sohbetin ve suskunluğun su gibi akacağı bir uyum çok kıymetlidir. Bunları da öncülemeyenler sadece kurulu düzen mantığına hapsolabilirler.
Türkçe
2
0
4
2K