koyucu
2.3K posts


Milli Gazeteciler!
Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz.
Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz.
İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.
Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir.
O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır.
Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan "sipariş haberlerle" kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir.
Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir.
Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir.
Bilesiniz…
Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır.
Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…



Türkçe

@ajansmuhbir1923 Dünyada ilk kimyasal bombayı sivil. Çocuk ayrımı yapmadan uçakla atan binlerce insanı öldüren cani ve katil bir yaratık olur kendisi
Türkçe

Yılmaz Özdil, Sabiha Gökçen’in Tunceli’ye uçtuğu günü tane tane anlattı.
“Sabiha Gökçen, Dersim harekatına mutlaka katılmak istiyordu. Mustafa Kemal de endişe ediyordu.
Diyordu ki, ‘Çarpıştığın insanların eline esir düşersen sana çok kötü davranırlar.’ Ama Sabiha kararlıydı.
Sabiha Gökçen dedi ki: ‘Şayet böyle bir tarihsizlik olursa emin olunuz canlı olarak kimsenin eline düşmem.’
Atatürk, Gökçen’e Smith Wesson silahını uzattı ve dedi ki, ‘Şeref ve haysiyetine dokunacak bir durumla karşılaşırsan önce karşındakine sonra kendine boşaltmakta tereddüt etmeyeceksin.’
Atatürk, Sabiha Gökçen’i kendi otomobiliyle havaalanına götürdü. Geri dönene kadar da 4 gün boyunca kimseyle konuşmadı Mustafa Kemal.”
Türkçe

@neyikaybettik Yahu kim Niker tank. Top. Devir değişti.artık askere bile gerek yok. Robotlar savaşı devri başladı . Adam tankı ne yapsın
Türkçe

@TheLaikYobaz Ayranımız yok içmeye atla gideriz..... Ulan millet anası ağlıyor. Bu embesiller bedava verdikleri silahlar ile övünüyor
Türkçe

@TheLaikYobaz Lan amud faydası ne? Amk katar bile vize olmadan giremiyorsun. Mal mısın
Türkçe

@tarihiiimerak Erzurum mu olacak yönetim merkezi doğunun..iti bağlasan durmaz orda. O soğuk ve faşist şehirde
Türkçe

@omerturantv72 Nikimin eşeği daha dün ortaya çıktı İran uçakları kuweyt ve bea vurdu. Sen nerde yaşıyorsun
Türkçe

Özgür Özel,
Söylenmesi gereken söz:
Devletin dini adalettir.
Söylenmesi gereken söz:
Bir kızımızın başına gelmiş müessif bir olayı böyle aleladeleştirmek değil, siyasallaştırmak değil; en ufak bir ihtimal dahi sonuna kadar araştırılmalı, soruşturulmalı ve hesabı sorulmalıdır.
Söylenmesi gereken söz:
Devlet töhmet altında kalmamalıdır. Bu soruşturmalarda ihmali ya da soruşturmayı akamete uğratacak müdahalesi olan herkes de suçlularla aynı akıbeti paylaşmalıdır.
Söylenmesi gereken söz:
Adalet Bakanı’nın söylediği doğrudur; ucu nereye kadar giderse gitsin, sonuna kadar gidilmelidir.
Söylenmesi gereken söz:
Kimsenin makamı, mevkii, pozisyonu bir kızımızın canından, hayatından kıymetli değildir.
Söylenmesi gereken söz:
Siyasi mügalata değil; “belki burada tutar” diye siyasi intikamlarınızı alabilmek için her şeyi “Soylulaştırmak” değil, davayı sulandırmak değil; davayı adaletin kollarına teslim etmeyi talep etmek olmalıdır.
Soruşturma sürecinde olan ve titizlikle yürütülen bir davada ancak bu kadar söyleyebilirim. Dava ile ilgili tüm maddi gerçekliklerin ortaya çıkması için; kimi siyasallaştırmayarak, kimi sulandırmayarak katkı sunmalı, kimi ise elinde bilgi, belge, tanıklık varsa adaletin bir an önce tesis edilebilmesi için yargı sürecine destek olarak katkı sunmalıdır.
Vicdanı olmayan insan değildir.
Türkçe

Kerkük’te Sessiz Dönüşüm: Valilik Kürtlerden Türkmenlere Geçiyor
Kerkük İl Meclisi Başkanı’nın üyeleri 16 Nisan 2026 günü saat 12.00’de yapılacak “acil” toplantıya davet etmesi, kentte uzun süredir beklenen yönetim değişikliğinin habercisi olarak değerlendiriliyor. Mevcut Kerkük Valisi ve Rebvar Taha’nın görevinden istifa etmesinin beklendiği süreçte, il meclisinin yeni döneme ilişkin kritik bir karar alması öngörülüyor. 2003 sonrası oluşan siyasi dengeler çerçevesinde valilik makamı Kürt siyasi aktörlerde kaldığı Kerkük’te, bu kez farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Kulis bilgilerine göre, yeni dönemde valilik görevine Türkmen bir ismin, Muhammed Salman’ın getirilmesi planlanıyor. Bu değişim, Kürdistan Yurtseverler Birliği içindeki dengeler ve Bafel Talabani yönetiminin bölgesel gelişmelere verdiği stratejik bir yanıt olarak yorumlanıyor. Bölgedeki jeopolitik gerilimler, Irak iç siyasetindeki yeniden yapılanma arayışları ve Türkiye ile ilişkilerin yeniden dengelenmesi çabaları dikkate alındığında, Kerkük’teki bu değişim yalnızca yerel bir yönetim kararı değil, aynı zamanda daha geniş çaplı diplomatik ve siyasi bir mesaj niteliği taşıyor.
Türkçe

@ResadAslanOFF Ulan bizden para alıyor sen ne diyorsun. 😂😂😂.dünyada tarihini vatandaşına para ile gezdiren tek ülke biziz 😂😂
Türkçe

Turizm sezonu yaklaşıyor.
Azerbaycanlıların Türkiye’yi ziyaret ettiklerinde en çok şikâyet ettikleri konulardan biri: Türkiyede herhangi bir tarihi eseri ya da müzeyi görmek isteyen bir Azerbaycan vatandaşı, İngiliz veya İtalyan turistlerle aynı kategoriye konularak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına göre 3 kat daha fazla ücret ödemek zorunda kalıyor. Üstelik bu ücretler avro üzerinden belirleniyor.
Bu noktada şu soru soruluyor: “Madem kardeşiz, neden bizi Hollandalı, İngiliz ya da Rus turistlerle aynı kategoriye koyuyorsunuz?”
Aynı şikâyeti, Türkiye’den Azerbaycan’ı ziyaret eden kardeşlerimiz de dile getiriyor.

Türkçe

“Türkiye’de aynı anda 50 savaş
gemisi üretiyor” diye yazmıştım.
Organize kötülük binlerce küfür ve hakaret yağdırmış.
Ülkesinden nefret eden insan sayısı bu kadar olamaz. Bu ülkede bu kadar "vatan haini" olamaz!
Bu başka bir organizasyon olmalı!
Şöyle tekrar edeyim:
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu:
“Halen 37’si Deniz Kuvvetleri’ne, 4’ü de Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait 41 askeri geminin inşasının aynı anda devam ediyor.
9 gemimizin inşasına da çok kısa zaman sonra başlayacağız. Böylece aynı anda 50 askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız.”

Türkçe

@brahimMteferri8 @savunmasanayix Lan nikim nijeri. Milletin anası ağladı vergi ve zamlardan.
Türkçe

@savunmasanayix Abi aklı olan şu haberi okuyunca gururlanır, aksine yumuşak güç dedeğimiz kazan kazan ilişkisi üzerine kurulu güven duyulan bir devletimiz var.
Türkçe











