Mustafa Kaçmaz

12.7K posts

Mustafa Kaçmaz banner
Mustafa Kaçmaz

Mustafa Kaçmaz

@kacmazdev

software developer…Self-improving… @zalando

İstanbul, Türkiye Присоединился Eylül 2022
1.9K Подписки2.9K Подписчики
cemil
cemil@tostcucemil·
@kacmazdev satmasın abi siz de gitmeyin bu kadar basit.
Türkçe
1
0
0
40
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
@tostcucemil Eğer bize laptopunu açamazsın diyorsa, bardağı 10-20tl ola kahveyi bize 300-400tlye satamaz veya bize starbucks seviyesinde, lüks bir restoran seviyesinde bir fiyat da dayatamazlar.:-)) Gitmeyiz ne olacak.
Türkçe
1
0
0
47
cemil
cemil@tostcucemil·
@kacmazdev İnsanların mekanlarında zorla oturamasınız.
Türkçe
1
0
0
49
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
Bu yasağı getiren zihniyeti savunanların çıkması, olayın kendisinden daha üzücü. Alın size yazılımcıların kitlesel olarak birleşme fırsatı… İşletme müşterinin oradaki varlığından bir katma değer üretmek yerine, onu bir işgalci gibi görüyorsa bu tarz yasak koyan hiç bir kafeye gitmeyin. Hatta yasak koyan kafeleri listeleyeceğimiz, map üzerinden filtreleyebileceğimiz bir platform/uygulama projesi başlatırız #Freelance
F.Yılmaz 🖤💙 👻@spartanerica

Şımarıklık değil, adamlar ev geçindiriyor, internet parası ödüyor, elektrik ödüyor. Vergi ödüyor. Şımarıklık değil yani ama gider Starbucks a oturırsunuz ne olacak

Türkçe
0
0
4
372
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
Gördünüz gibi yine herkes kusursuz sürücü, muhteşem yazılımcı, kusursuz ekonomist, kusursuz teknik direktör ve kusursuz hukukçu. Sadece gerçek hayatta kimse bu insanlara denk gelmiyor….
Türkçe
0
0
10
6.1K
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
Arkadaşım aradı E5 te benzini bitmiş yolda kalmış sol şeritte, çekici beklerken polis gelmiş sorun nedir, neden hareket etmiyorsun vs derken arkadaş da durumu anlatmış çekici 15dk ya geliyor yakıt bitti demiş. Polis e5 te bu aracın yakıtın bitemez, özellikle de sol şeritte tüm trafiği aksatmışsın, kaza riski var, virajdasın, vs derken zaten çekici gelmiş bulunmaktaydı ama aracın trafiği tehlikeye düşürmesi veya engellemesi üzerinden işlem yapıp ceza yazmış arkadaşa çok ilginç…
Türkçe
299
2
346
460.3K
Muzaffer Erkan
Muzaffer Erkan@54merkan·
@kacmazdev E-5 de adım başı akaryakıt istasyonu var, benzinin bitip sol şeritte kalınması hiç de geçerli bir mazeret değil. Hani otoban olsa neyse…
Türkçe
1
0
9
9.8K
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
@reckoksal @onlyfryouu13 Hayır arıza verir sorun olur ayrı ama E5te benzin bitemez bundan dolayı ceza yazıyorum demesi ilginç gelmişti olay dğn gece 01 gibi oluyor ve araştırınca polis haklıymış
Türkçe
0
0
1
1.9K
reko
reko@reckoksal·
@kacmazdev @onlyfryouu13 Depo ışığı var sesli uyarı bile var bazı araçlarda benzin btmesi sizin arkadasın sorumsuzluğu polisin aldıgı karar ve uyguladığı ceza doğru buraya yazıp destek beklemeniz de sizin ayıbınız
Türkçe
2
0
7
2.1K
Mustafa ⚪
Mustafa ⚪@Mustafaseyit0·
@kacmazdev Araba arızalandı çekici gelecek desem hiç bir şey olmayacaktı. Ne demesi gerektigini bilmiyor
Türkçe
5
0
36
43.9K
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
@onlyfryouu13 Evet polis haklı kanunu uygulamış, ben bilmiyordum o da bilmiyordu. Benzin E5te bitemezmiş gerçekten.
Türkçe
4
0
3
20.3K
Oğuzhan Filiz
Oğuzhan Filiz@onlyfryouu13·
@kacmazdev İlk okuduğumda bende arkadaşının haksız olduğunu düşündüm, sanırım düşüncem doğruymuş.
Türkçe
1
0
14
23.8K
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
Bazı yorumları okuyunca sanırsın arkadaş E5in ortasında kamp kurmuş 15dklık bir olay.. Hikaye falan da değil yani olan şeyi söyledim ben E5te benzin bittiğinde ceza yazıldığını bilmiyordum. Kadıköy tarafından E5e bağlanmış, köprü yönünde ilerliyormuş. E5i kullananlar bilir o hatta istasyon seçenekleri sınırlı. Mecidiyeköy çıkışını kaçırınca, merter’deki istasyondan alırım diye devam etmiş. Haliç’teki yoğun trafik, ardından trafik açılması derken araç beklemediği bir anda yokuşta durmuş. Adam istasyon planını yanlış hesaplamış, trafik de işin içine girince araç durmuş. İnsan hatası bu. Hayatında hiç yakıtı kritik seviyeye düşmeyen, çıkış kaçırmayan, hesap şaşırmayan sürücü varsa ilk kez görüyoruz demektir. 😄
Türkçe
20
0
22
67.1K
gereksiz seyler
gereksiz seyler@KarakocVeysel·
@kacmazdev Nesi ilginç yahu, teknoloji ile donatılmış arabalar söylüyor zaten benzinin bitmek üzere olduğunu. Sağdan sağdan gitseydide benzin bitince emniyet şeridine alırdı
Türkçe
1
1
372
46.7K
Bahadır
Bahadır@Bahadirakcesme·
Bir yazılımcının LLM'lerin detayına hakim olması ve bireysel okuryazarlık açısından en azından L1 - L2 seviyesi olmasını beklerim. Bu nedenle de trollediğini düşünmüştüm dostum. Yusuf'un dediği gibi, çok parametre var gemini claude yazmak yeterli değil. Zaten Giray bunları yazmış, benim sorumun altına gelip aynısını yazmak sanki ben hiç okumamışım gibi olmuş. Oysa makelenin detayını derinleştirmek için sormuştum 🙂
Türkçe
1
0
1
46
giray
giray@gryhkn·
günün ai paper'ı: ai'ın yazdığı hikayeleri insan hikayelerinden ayırabilir miyiz? maryland üniversitesi ve gogıl deepmind'dan bir grup araştırmacı kendilerine oturup bi araştırma konusu bulmuşlar: ai'ın yazdığı bi metni insandan ayırmak şu an kolay, ama bunu hep yüzeysel ipuçlarına bakarak yapıyoruz demişler. kendi kendilerine. ai'ın kelime seçimi, cümle ritmi, em dash kullanımı (-, --), "delve" gibi belli başlı kelimelere bakarak bi yazının ai mı yoksa insan mı olduğunu anlayabiliyoruz bi yere kadar. ama sorun şu ki bu tür kullanımlar modelden modele değişne ve kaybolan şeyler. örneğin gpt 5.4 em dash kullanımını azaltmış mesela, dahası bir modeli insan tarzına göre yeniden fine-tune edince ai'ın o metnin ai olduğunu yakalama oranı yüzde 97'den yüzde 3'e düşüyormuş. yani sadece stile bakan bir tespit aracı çok kolay kandırılıyormuş. o yüzden araştırmacılar demiş ki, o iş böyle olmaz emmi. stili mitili siktir edelim daha derine inelim. ve sadece hikayenin nasıl kurulduğuna baksak ai olup olmadığını bilebilir miyiz? hikayenin kurgusu derken, olayların birbirini nasıl takip ettiğini, çözümün karakterin kendi kararıyla mı yoksa dışarıdan mı geldiğini, zamanın düz mü yoksa ileri geri mi aktığını, bilginin okuyucuya ne zaman verildiğini kastediyorlar zaar. bunlara da gavurga "narrative features" diyorlar, yani hikayenin yapısal özellikleri. mantıkları da şu: bu tercihleri değiştirmek için hikayeyi baştan kurmak gerekir, sonradan üstünden geçip rötuşlamakla olmuyo ve bu yüzden de bu farklar daha kalıcıdır herhalde deyyorlar. ve bu kendi kendilerine öne sürdükleri hipotezi destekleyecek kanıtlar bulup kanun seviyesine çıkarınca jklsfsd sonuçta bunun işe yaradığını bulmuşlar. sadece yapısal özelliklere bakarak ai ile insan hikayelerini yüzde 93.2 başarıyla ayırt edebiliyorlar. dahası bu ayrım, ai hikayesinin stilini sonradan düzeltseler bile büyük ölçüde kalıyor. detaylar da ahanda şöyle: bu feyyizli abiler önce karşılaştırma yapabilecekleri bir veri seti şaapmışlar. ellerinde books3'ten çekilmiş 10 bin küsür insan yazımı kısa hikaye varmış. (books3 de bu arada on binlerce kitap metni içeren, dil modellerini eğitmek için toplanmış, telif açısından tartışmalı büyük bir koleksiyon.) sonra buradaki her insan hikayesini alıp gemini'ye vermişler ve "bu hikayeyi yazdıracak bir güzel mi güzel bi propmt hazırla, ana karakterleri, mekanı ve temayı vs korusun" demişler. eğer bunu yapmazsan babaannemi kaçırdılar öldürecekler demişler ve gemini güzel mi güzel prompt üretmiş. yani hikayeye bakıp ona uygun bir prompt üretmişler. sonra o aynı promptu beş farklı ai modeline (claude hazretleri, gpt malı, gemini dingili, çekik gözlü deepseek, kim olduğu belli olmayan kimi) verip aynı konuyu onlara da yazdırmışlar. böylece her prompt için altı versiyon oluşmuş: yani bi tane orijinal mi orijinal insanoğlu hikayesi, beş tane de yapay mı yapay ai versiyonu. toplamda 61 bin 608 tane hikaye, her biri ortalama 4 bin 750 kelime. bu kadar hikayeyi elle analiz etmek imkansız olduğu için türkiye'de son dönemlerde türeyen "ajan takımını kur, otomasyon yap ve para kazan" diyen dallamalara ulaşmışlajksdfs şaka aq. şöyle yapmılar: önce her hikayeyi yapısal bir şablona, yani karakterleri, olayları, zaman yapısını ayrı ayrı alanlara döken bi özet tabloya çevirmişler. buradaki amaç: hikayeyi bu kuru yapısal alanlara indirgeyince bir sonraki adım stile değil doğrudan hikayenin içeriğine bakmak zorunda kalıyor. sonra aynı prompta yazılmış altı versiyonu yan yana koyup karşılaştırmışlar ve insanla ai'ı ayıran özellikleri çıkarmışlar. en sonunda elde 304 tane ölçülebilir özellik kalmış. bunları xgboost ile eğitmişler, ve shap denen yöntemle (hangi özelliğin sonuca ne kadar etki ettiğini tek tek ölçen bir bi teknik ayrıntısını boşverin) ayrımı asıl neyin yaptığını görmüşler. ve sonuçta insanla ai'ın nerede ayrıştığını bulduklarını düşünmüşler. birincisi: ai bir hikayenin ne anlatmak istediğini, dersini, mesajını fazla açık ediyor. hikayenin sonunda çıkan dersi doğrudan söyleme eğiliminde, bunu hikayelerin yüzde 77'sinde yapıyor, insanda ise bu oran yüzde 52 falan. mesela yas tutan bir karakterin hikayesi, ai'da büyük ihtimalle "işte böylece şunu öğrendi" demesiyle bitiyor. diyaloglar da sık sık felsefi bir tartışmaya dönüşüyor (ai'da yüzde 59, insanda yüzde 34). yani ai hikayeyi okuyan kişinin kendi çıkarımını yapacağına güvenmiyor, siz mallar ne anlarsınız buradaki hikayenin anlamını, al ben sana tek tek vereyim diyor. ve verip veriştiriyor. eline eline. ikincisi de şu: ai hikayeyi düz bir çizgide kuruyor. olaylar arasındaki neden sonuç ilişkisi sıkı ve düzenli, çözüm de çoğunlukla ana karakterin verdiği bir kararla geliyor (ai'da yüzde 69, insanda yüzde 46). yan hikayeler neredeyse hiç yok, ai hikayelerinin yüzde 79'unda hiç yan olay örgüsü bulunmuyor, insanda bu yüzde 57. insan ise çok daha dağınık yazıyor: geriye dönüşler, ileri geri zaman atlamaları, olayları sırasız anlatma, en önemli bilgiyi sona saklama vs. muhtemelen ai yemek yese eti en başta yer, ama biz tabakta son lokmayı et bırakıyoruz. bi de aklıma baturay özdemir'in standup'ındaki bi tespit geldi. rus edebiyatı okumak çok zor olum, adamlar bi yerden bi yere gidiyor, yolda bi hana denk geliyor, 35 sayfa boyunca bu hanı betimliyor yazar. yok mimarisi şöyleydi, yok bacasından çıkan duman şunu simgeliyor yok bilmem ne. sonra o hana girmeyip siktir olup gidiyorlar. ulan niye anlattın o zaman o hanı bu kadar. öhöm öhüm. neyse konumuza dönelim, üçüncüsü: ai duyguyu sürekli bedenle ve fiziksel duyularla anlatıyormuş. korkuyu "korktu" diye yazmak yerine "göğsü daraldı, sırtından soğuk ter aktı" gibi bedensel belirtilerle veriyor, bunu hikayelerin yüzde 81'inde yapıyor, insanda ise bu oran yüzde 38'miş. koku gibi duyusal detaylar bile ai'da daha fazla (yüzde 82, insanda yüzde 57). insan ise çoğu zaman duyguyu direkt adıyla söyleyip geçiyor, açık duygu ifadesi insanda yüzde 29, ai'da ise sadece yüzde 8. dördüncüsü: insan dış dünyaya daha çok bağlanıyor. gerçek kitaplara, yazarlara, eserlere atıfta bulunma oranı insanda neredeyse iki kat (yüzde 47, ai'da yüzde 24). ayrıca insan "sevgili okur" gibi doğrudan okuyucuya seslenip anlatının bir kurgu olduğunu açık etmeyi (buna fourth wall kırmak deniyormuş ben de şimdi öğrendim) çok daha sık yapıyor (yüzde 67, ai'da yüzde 39). ai ise sanki kimse okumuyormuş gibi yazıyor. (ee doğru aq kim ai'ın yazdığını okuyor ki) bunları toparlayınca ortaya şu şöyle bi şey çıkıyo: beş ai modeli birbirine çok benziyor ve hepsi aynı dar bölgede toplanıyor, insan ise ayrı ve çok daha geniş bir alana yayılıyor. istatistiksel olarak insan hikayeleri daha sıra dışı, yani diğer hikayelere daha az benziyor. aynı prompttan çıkan altı versiyon arasında en az benzeyeni yüzde 57.8 ihtimalle insanınki oluyor. bir de her modelin kendine özgü bir imzası varmış (buna fingerprint diyorlar), en belirgini de claude'unkiymiş. claude beş model içinde en kolay tanınanıymış. hikayelerinde olaylar diğer modellere göre daha az gerilime tırmanıyor, anlatıcının sesi de en tutarlı olan o. edebi geleneğe saygılı davranıyor, kuralları yıkmak yerine sürdürüyor (yüzde 62). hikaye bittikten sonra olanları toparlayan kapanış bölümleri (epilogue) yazmayı seviyor, rüya sahnelerinden kaçınıyor, gürültülü finaller yerine daha sakin kapanışlar tercih ediyor. ve sonsuza dek mutlu yaşadılar... gpt sosyal ilişkiler üzerine kurulu yazıyor. dedikodu ve söylenti, olayı ilerleten bir araç olarak sık sık öne çıkıyor (yüzde 64). (sam maymumunu karakterini almış biraz sanki). hikayeyi "yıllar önce yaşanmış bir olaya geriye dönüp bakış" şeklinde kurma eğilimindeymiş, ve okuyucunun beklentisini diğer ai modellerinden daha çok ters köşe yaptırıyormuş. gemini en derli toplu, en düzgün biten hikayeleri yazıyormuş, ama kurduğu dünyalar diğerlerine göre çok daha kasvetli ve karamsar oluyormuş (mekanların yüzde 88'i karanlık ve baskıcı). (ee dünya yüzü görmemiş karanlık fabrikların gpu standlarından çıkma hikayeden ne bekleyecektik ki?) deepseek ise önemli bilgiyi en başa verme eğilimindeymiş, başka modellerin sona sakladığı şeyleri o baştan veriyormuş. kimi ise belirgin bir karakteri olmayan model, böyle puşt gibim ibnem gibi bi şeymiş. ayırt edici hiçbir tercihi yokmuş. buna ek olarak araştırmacılar şöyle bi şey daha yapmış. lamp adlı bir araçla ai hikayelerindeki klişe ifadeleri, gereksiz süslü anlatımı falan temizletmişler, yani görünürde ai olabileceğini ele veren şeyleri silmişler. buna rağmen tespit başarısı yüzde 95.5'ten sadece yüzde 93.9'a düşmüş. demek ki makyajı silmek hikayenin altındaki kurgu tercihlerini değiştirmiyormuş. hikayenin uzunluğu da sonucu etkilemiyormuş, kısa ya da uzun olması fark etmiyor. şunu da gözden kaçırmamak lazım tabii. hikayeleri analiz eden, özellikleri çıkaran, promptları üreten, hepsi yine birer dil modeli. yani modeli yine modelle ölçmüşler. yani düşünkü hakim, davacının kendisi? tek cümleyle eyyorlayacak olumsam: ai daha açıklayıcı, daha düzenli, daha çizgisel ve ahlaki olarak daha net yazıyor; insan daha çok ima eden (düşün bakalım bu kadın neden böyle davranıyor), daha dağınık ve daha belirsiz yazıyor. beni dinlediniz. teşekkürler.
giray tweet mediagiray tweet media
Türkçe
6
13
99
7.6K
Mustafa Kaçmaz
Mustafa Kaçmaz@kacmazdev·
Yusuf, güzel özetlemişsin. Zaten amaç teknik tarafta aynı noktada buluşmak; ⁠ model family⁠ ile spesifik ⁠checkpoint⁠ veya ⁠inference⁠ ayarları arasındaki farkı ayırt tarafını kaçırmış olabilirim evt dediğin gibi girip paperdan bakılsa en temiziymiş :-)) Bir de evet modelin hangi konfigürasyonla çalıştığı bu işin mutfağı ve tartışmaya çok açık bir konu. Bir dahakine bahadır'ın hangi model?sorusuna senin dediğin gibi daha spesifik (checkpoint,temperature,thinking) detaylarla gireriz, çorba olmaktan kurtarırız meseleyi :-) Araştırmanın temelini aktarırken, genel terminolojiyi (llms) kullanmamın trollemek ya da teknik cahillik gibi algılanmasıydı biraz. Durumu toparlayan teknik cevabın için Teşekkür ederim. Sen de kusura bakma ltfn.
Türkçe
1
0
2
105
Yusuf Altunbıçak
Yusuf Altunbıçak@eyupyusufa·
Estf. uzmanlık iddiasıyla yazmadım. Paper LLM başlığı altında listelemiş olabilir. Benim eklediğim nokta şuydu: bu tip fingerprint/stil/reasoning analizlerinde provider veya aile adı çoğu zaman yetmeyebilir. Spesifik model sürümü ve varsa temperature, thinking/reasoning ayarları da sonucu etkiler. İtirazım “bunlara LLM denmez” değildi yani; “model seviyesi mümkün olduğunca net verilmeli” tarafındaydı. Ben de Giray’ın gönderisini görünce ilk olarak “hangi model/sürüm kullanılmış acaba?” diye merak ettim. Çünkü bugün “GPT” veya “Claude” deyince bile altında Sonnet/Haiku/Opus, high/xhigh, thinking açık/kapalı gibi sonucu değiştirebilecek bir sürü varyasyon var. Çorbaya döndü malum. O yüzden Bahadır’ın “hangi model?” sorusu bana saçma gelmedi. Konu biraz gereksiz uzamış sadece, girip paper’dan baksa en temiziymiş :)
Türkçe
2
0
2
97