
“sulfata karnımı avuçla güneşimi ver sulfata ham zerdaliler ve kavunlar ve bataklar ölsün”
Ahmet Erkam Saraç
3.4K posts

@aesarac
istanbul-ankara. kış gecesi bir yolcu.

“sulfata karnımı avuçla güneşimi ver sulfata ham zerdaliler ve kavunlar ve bataklar ölsün”

47 Yıl Boyunca: 1) Halkına Zulm edersen, 2) Baş örtüsü takmayan Kadınlarını darp edersen, 3) Diktatörlük rejimini istemeyen her muhalife işkence edersen, 4) İstediğin insanı şehir ortalarında inşaat Vinçleri ile idam edersen, 5) Vatandaşlarını Dil-Din-Irk-Mezhep ile bölersen, 6) Toplumun bir kısmını rejimin ile mutlu ederken, bir kısmına hayatı zindan edersen, 7) 47 yıl önce DARBE yapıp, demokratik hakları askıya alırsan, 8) BİLİM ve teknolojiye yatırım yapmak yerine İDEOLOJİK takıntılarına koca ülkeyi kurban edip, ucuz propaganda oyunları ile sosyal medya videosu hazırlamaya zamanını harcarsan: Sözde rejimin bir günde devrilir ve vatandaşların da sokak da bunu böyle kutlar. Daha da KÖTÜSÜ: Sen öldükten sonra, molla rejimin bile senin öldüğünü öğrenmeden önce fotografını ABD başkanı görür. Çünkü DEVLET dediğin şey köy muhtarlığına dönmüştür. Dini Lider dediğin tipler de birer ajan olmuştur. Çünkü Liyakat yerine Sadakat, Demokrasi yerine senin sözde Diktatörlüğünü koymuşsundur. Son 24 saat, görmek isteyen gözler için inanılmaz dersler ile dolu… Görmek istemeyenler için HAMASET Edebiyatına devam. Neyse Türkiye bu olaylardan uzak dursun, bize zarar gelmesin yeter. Bir de zırt pırt NATO’dan çıkalım diyen Avrasyacılara da yeter. Çökmüş ideolojilerini alıp gidip biraz matematik ve mantık dersi alsınlar.










Bu yıl okuduğum harika 4 kısa kitap.

Zarifoğlu’nun güncesi “Ne çok acı var” diye başlıyordu. Basit bir cümle değildi, tek boyutlu bir acıyı değil ayrıksılığı, gönüllü bir sürgünlüğü de imliyordu. Son birkaç gündür Ahmet Uluçay’ın güncesini okudukça hep o söz dolandı zihnimde. Her sayfada, neredeyse her cümlede.


It's Friday! What are you reading this weekend?



#Futbol Bahis soruşturmasında gözaltına alınan Mert Hakan Yandaş'tan ilk açıklama geldi



ben bunu yıllardır anlatıyorum da işte anadilini sevmeyene anlamak zor. hiç yerli edb okumayanlarla ve bununla övünenlerle dolu çevremiz.





