Gürsel Tekin@gurseltekin34
Sayın Timur Soykan, bir gazetecinin sermayesi belgedir, haberdir, hakikattir; sizin gibi hakaret, sığ yakıştırmalar ve "tetikçilik" değildir. Ortada binlerce sayfalık itirafçı beyanı ve ciddi iddialar dururken bunları görmezden gelip, sadece bir siyasetçiye şahsi kin kusmanız gazetecilik değil, bir operasyon aparatlığıdır.
Şu ayrımı net yapalım: Siz bu siyasi partinin bir mensubu değilsiniz ama o partinin içinde odaklanmış belli bir yapının "aparatı" gibi, hatta onlardan daha ateşli bir nefer gibi davranıyorsunuz. Bir gazeteciyi, kendi mesleğine ihanet edercesine bir siyasi grubun kalemşörlüğüne soyunduran motivasyon nedir?
Tarafsızlık zırhını kuşanıp, bir yapının içerisinden nemalanan bir figür gibi sahneye çıkmanız; kaleminizin iradesini hangi odaklara teslim ettiğinizin en açık kanıtıdır.
Bizim için Zübük yakıştırması yapanlara şunu hatırlatalım: Eğer zübük olsaydık, sizin o canhıraş savunduğunuz "yönetemeyenlerin" yanında saf tutar, rüzgara göre eğilir, koltuğumuzu ve konforumuzu garantiye alırdık. Eğer ihanet içinde olsaydık, bugün sizin gibi birilerinin "hizmetkarı" haline gelmiş kalemlerin hedefinde değil, o çıkar ağlarının sofrasında başköşede olurduk.
Gerçek zübüklük; elindeki basın kartını, fonlandığı veya nemalandığı çevrelerin siyasi operasyonlarına kalkan yapmaktır.
Bir siyasetçiyi "koltukçu" diye suçlamadan önce, o koltuklarda oturanların savunuculuğunu yaparak kendinize nasıl bir ikbal devşirdiğinizi açıklayın.
Sizin bu üslubunuz ne bir özel habercilik başarısıdır ne de bir yolsuzluk ifşası; bu sadece, bir yerlerden beslendiği belli olan bir üslubun dışa vurumudur.
Unutmayın ki belgeler susar ama kalemini satanların bıraktığı o kirli iz, tarihin sayfalarından asla silinmez.