Abdullah_bey

20.2K posts

Abdullah_bey banner
Abdullah_bey

Abdullah_bey

@Baskisla11

Lâ Galibe İllallah

شامل ہوئے Mayıs 2022
3.8K فالونگ3.4K فالوورز
Rıza ZELYUT
Rıza ZELYUT@r_zelyut·
Çok önemli bir haber arada yitti gitti: -Hani ABD bu terörist liderinin başına 10 milyon dolar fidye koymuştu ya… -Sonra bu Colani’yi Türkiye’nin de yardımıyla Suriye’nin başına oturtmuştu ya… -Bu İslamcı şaki, geçen günkü duyurusunda dedi ki: “Suriye’deki bir Hizbullah grubunun İsrail’i bombalamasını engelledik!” -Ey Colaniseveverler şimdi anladınız mı Beşşar Esat’ın niye devrildiğini? Colani’ye yardım edenlerin aslında İsrail’e hizmet ettiklerini… Hüküm: -İslamcı örgütlerin yüzde 90’ı İsrail için çalışır… HAMAS da dahil… -Mezhepçi fanatizmle devam edin desteklemeye…
Rıza ZELYUT tweet media
Türkçe
370
1.4K
5.4K
218.8K
Sinem Dedetaş
Sinem Dedetaş@sdedetas·
Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve çalışma arkadaşları, bir gece yarısı operasyonuyla gözaltına alındıktan sonra ne yazık ki tutuklandı. Ekonomik sıkıntıları, okullara kadar yayılan şiddeti ve cinayetleri CHP’li belediye başkanlarını tutuklayarak çözemezsiniz. Bu ülkenin huzura ve toplumsal barışa ihtiyacı var. Bizler bu ülkenin geleceğine umut olmaya ve sosyal belediyecilik anlayışımızla hizmet üretmeye devam edeceğiz. Halkın egemenliğine, demokrasiye ve hukuka olan inancımızla mücadelemizi omuz omuza sürdürüyoruz.
Türkçe
197
502
3.7K
34.7K
Abdullah_bey ری ٹویٹ کیا
Derûn
Derûn@Kehf_tekI_iz·
Esselamu Aleyküm kardeşlerim… Bu mesele bir tarih anlatısı değil, bir hafıza meselesidir; çünkü hafıza kaybolduğunda sadece geçmiş değil, gelecek de başkasının kalemiyle yazılır. Committee of Union and Progress yani İttihat ve Terakki devleti kurtarmak için geldi ama hatalı kararlar aldı; en kritik hata Birinci Dünya Savaşı oldu ve bu karar Osmanlı’nın sonunu hızlandırdı. Borç batağı büyüdü, üretim zayıfladı, sanayi yok denecek kadar azaldı; Balkanlar gitti, Arap coğrafyası koptu, ortak kimlik zayıfladı. Gerçek şudur: dış güçler tek başına yıkamazdı, iç zayıflık tek başına çökertmezdi ama ikisi birleşince devlet içeriden çözülürken dışarıdan parçalandı ve bir imparatorluk çöktü. Fakat mesele sadece bir çöküş değildi; bir kapı kapandı ve o kapının arkasından başkaları içeri girdi, sessizce, hesaplı, planlı. Osmanlı çekildiğinde Ortadoğu sahipsiz kalmadı, aksine sahipleri değişti. Mark Sykes ve François Georges-Picot bir masanın başına oturdular; önlerinde harita, ellerinde kalem vardı ama ne aşiret tanıdılar ne millet ne tarih; çizdiler, bir çizgi attılar orası Irak oldu, bir çizgi daha attılar orası Suriye, bir çizgi daha attılar orası Ürdün; toprak bölünmedi sadece, insan parçalandı. T. E. Lawrence bir isimdi ama tek başına bir ordu gibi çalıştı; Araplara “Osmanlı’yı yıkın, size özgürlük vereceğiz” dedi, onlar inandı, demiryollarını patlattılar, kendi devletlerine kurşun sıktılar ve sonra verilen sözler çöle gömüldü. Gertrude Bell bir kadındı ama arkasında bir imparatorluk aklı vardı; Irak’ı kurdu ama halkına sormadı, kral seçti ama milletin iradesini umursamadı. St. John Philby adını değiştirdi, kimliğini değiştirdi ama görevini değiştirmedi; Suud ailesinin yanına yerleşti, bir devleti içeriden büyüttü. Sharif Hussein Osmanlı’ya başkaldırdı, özgürlük sandı ama fark etmedi, kendi toprağını başkasına açtı. Faisal I of Iraq kral oldu ama kendi halkının seçimiyle değil, bir imzanın sonucu, bir planın parçası olarak. Abdulaziz Ibn Saud ile bir güç doğdu ama arkasında yalnız değildi; destek vardı, yön vardı ve o yön başkasına aitti. Gerçek neydi? Ortadoğu’da devletler kurulmadı, kuruldu sandırıldı; Liderler yükselmedi, yükseltildi; Sınırlar oluşmadı, çizildi. Mısır’dan Irak’a, Şam’dan Hicaz’a aynı senaryo işledi: Önce kaos, sonra kurtarıcı, sonra bağımlılık. Bugün hâlâ savaş neden bitmiyor, neden sınırlar huzur getirmiyor, neden kardeş kardeşe düşman; çünkü temel çürük. O gün çizilen haritalar bugün akan kanın sebebi, o gün kurulan düzen bugün yıkılmayan zincir. Irak’ı hatırla ama sadece Irak’ı değil, Mısır’ı hatırla, Suriye’yi hatırla, Hicaz’ı hatırla ve şunu unutma: bir milleti dışarıdan yıkamazlar, içeriden kapı açılmadan; kapıyı kim açtıysa tarihin en ağır yükünü de o taşıyacak... ve o yük İttihat ve Terakki’nin omuzlarına da yazıldı. Yanlış hesaplar yapıldı, dünya doğru okunamadı, devlet ateşin ortasına sürüldü; dışarıda hesap yapanlar, içeride hataya açık olanlar ve bir an geldi karar verildi, savaş başladı. Sonrası toprak kaybı değil, hafıza kaybıydı; sınır değil, kopuştu; sadece ümmet dağılmadı, denge bozuldu. Osmanlı çekildiğinde sadece bayrak inmedi, denge çöktü ve o günden sonra çizilen harita bir coğrafya değil bir hesap defteri oldu. Bir zamanlar aynı gövdenin damarları olan topraklarda petrolün kokusu yayılınca kardeşlik geri çekildi, çıkar öne geçti; Musul alındı, Kerkük tartışmalı bırakıldı çünkü mesele halk değildi, enerjiydi. Mısır bir medeniyetin kalbiydi ama Süveyş’e kilit vurulunca yönetimler değişti, iradeler yönlendirildi; artık Mısır sadece bir ülke değil bir geçiş kapısı. Saudi Arabia çölün ortasında bir güç olarak doğdu ama bu güç kendiliğinden büyümedi, denge üzerine kuruldu; petrol vardı ama yön başka yerdeydi. Suriye parçalanmış bir harita olarak kaldı, bitmeyen savaşla birlikte bir devlet olmaktan çıktı, bir paylaşım alanına dönüştü. Ürdün sessizdi ama stratejikti; bir tampon, bir denge noktası olarak var oldu, kendi iradesinden çok konumuyla ayakta kaldı. Palestine ve özellikle Gaza Şeridi artık bir şehir değil bir imtihan oldu; çocuklar aç, toprak yanıyor, gökyüzü susmuyor ama dünya susuyor. Bu harita doğal değil; cetvelle çizildi, krizle beslendi, çatışmayla ayakta tutuldu ve bugün denge hâlâ kurulmadı çünkü o denge toprakla değil adaletle kurulacaktı. Musul ağlıyor, Kerkük bekliyor, Şam yorgun, Kahire suskun, Riyad hesapta, Amman dengede ama Gazze yanıyor. Unulmasın... Devlet bir anda büyümez, bir anda ayağa kalkmaz, katman katman ilerler; Mustafa Kemal bir enkazdan devlet çıkardı, önce sınırı çizdi sonra egemenliği millete verdi, bu bir kabuk değil temeldi. Adnan Menderes kapıları açtı, toprağı üretime, milleti harekete soktu, devletin nefesini genişletti. Turgut Özal ekonomiyi dünyaya bağladı, risk aldı, Türkiye’yi içe kapanıklıktan çıkardı. Necmettin Erbakan sanayi dedi, milli üretim dedi, bağımsızlık fikrini diri tuttu. Sonra sahne değişti; @RTErdogan uzun iktidarla önce içeride devleti toparladı, sonra dışarıda devleti görünür kıldı; savunma sanayisi büyüdü, sınır ötesi refleks kalıcı hâle geldi, diplomasi masada oturan değil sahada alan açan bir dile dönüştü. Ve bugün geldiğimiz yerde artık eski Ortadoğu yok; Suriye’de bir dönem dışarıdan kurulmuş denklemler, vekil yapılar, taşeron örgütler, bölge halkının üstüne giydirilmiş kimlikler vardı ama şimdi o kabuk kırılıyor. Arap aşiretleri kendi toprağının hesabını sormaya başladı, bir dönem YPG/SDF çatısı altında tutulan yapı çözülmeye başladı, Şam merkezi yeniden alan toplamaya başladı, ABD geri çekildi, Rusya kuzeydoğuda gevşedi, İran’ın gölgesi geriledi, sahaya dışarıdan sürülen düzen zayıfladı. Demek ki mesele şuydu: bölgeyi kuran yabancı akıl kalıcı değildi, kalıcı olan toprağın sahibi olan halktı. Artık St. John Philby’nin devri değil, artık Lawrence masallarıyla yürüyen çağ değil, artık Bell’in cetvelle çizdiği harita tek başına hüküm veremiyor çünkü bölge halkı yeniden sahaya indi. Barzaniler dahi Türkiye ile aynı yolda yürüme kararı aldı. Mısır’la kurulan yeni temas da bu yüzden önemliydi; Türkiye ile Mısır arasında yıllar süren kopuşun ardından ilişkiler yeniden açıldı ve bu yakınlaşma Doğu Akdeniz’den Gazze dosyasına kadar bölgesel dengeyi etkileyen bir başlık hâline geldi. Buradan sonra asıl gerçek şudur: Türkiye bugün sadece sınır koruyan bir devlet değil, çevresindeki boşluğu dolduran bir merkezdir. Silah sanayisi bunun omurgası oldu; SİHA’lar, akıllı mühimmat, hava savunma katmanları, deniz gücü, elektronik harp bunlar sadece teknoloji değil siyasi iradenin çelikleşmiş hâlidir. Suriye’nin geri dönüşü dediğin şey de budur; Türkiye artık sınırına kurulmuş terör koridorunu seyreden ülke değildir, sahaya giren, denge kuran, sonucu zorlayan ülkedir. Irak tarafında da tablo yalnız Bağdat merkezli okunmuyor; Kuzey Irak dengesi, aşiretler, Erbil hattı, Türkmen coğrafyası ve Türkiye’nin güvenlik baskısı birlikte okunuyor. PKK bitti, Talabanilerden sonra Barzaniler de Türk devleti tarafında yer aldı; gördüler oyunu, bölge halkı olarak artık biz varız dediler. İran’ın zayıflayan bölgesel ağı da bu sahayı yeniden şekillendiriyor ve Filistin meselesi devlet olarak tanınması için baskı başlıklarından biri hâline geliyor. Ortadoğu’dan sonra halkalar genişledi; çünkü devlet dediğin sınırda durmaz, ufukta yürür. Akdeniz’e bak, bir zamanlar başkalarının çizdiği bir denizdi ama şimdi o sularda gezen her gemi, her radar, her sondaj “ben buradayım” diyen bir iradenin izidir; orası sadece su değil, enerji, güç ve gelecek ve Türkiye artık o geleceğin dışında değil. Balkanlar’a bak, silah yok ama etki var; top mermi yok ama bağ var; bir köprü yapılıyor, bir cami restore ediliyor, bir masa kuruluyor ve herkes biliyor ki kriz çıkarsa Ankara konuşur; sessiz güç ama kalıcı güç. Kafkasya’ya bak, bir savaş oldu ve o savaş sadece cephede kazanılmadı; akıl kazandı, teknoloji kazandı, strateji kazandı ve bir gerçek ortaya çıktı: Türkiye artık sadece destekleyen değil oyunun sonucunu etkileyen güç. Afrika’ya bak, yıllarca unutulan kıta şimdi okullar, hastaneler, eğitim ve savunma iş birlikleriyle yeniden bağ kuruluyor; bu bir yardım değil, bir stratejik temas. Hint Okyanusu’na bak, uzak gibi durur ama ticaret oradan akar, enerji oradan geçer ve Türkiye artık sadece karada değil denizde de hesap yapıyor. Aslında olan şudur: Ortadoğu’da zincir kırıldı ve o kırılan zincirin halkaları genişlemeye başladı; artık Türkiye bekleyen değil, tepki veren değil, seyreden değil, hamle yapan bir devlettir. Mustafa Kemal devleti kurdu, sonrakiler onu büyüttü, Erdoğan dönemiyle birlikte o güç dışarı taştı; 145 yıllık hücresel bekleyiş sonunda devlet gördü, çözdü, planlamayı öğrendi ve gardını aldı. Ve şimdi yeni bir eşikteyiz; bu artık sadece büyüme meselesi değil, bu ölüm kalım meselesi, sadece Türkiye için değil dünya için. Kıyameti beklemiyorlar, onu tetikleyecek ortamı hazırlıyorlar. Ortadoğu’da zincir kırıldı dedik, haritalar sarsıldı, halk sahaya indi ama bir şey daha vardı; gözle görülmeyen ama yön veren anlam. Bu coğrafya sadece toprak üzerinden okunmadı; sadece petrol değildi mesele, sadece sınır değildi; bazıları için burası bir inanç sahnesiydi. Dünya bazen akılla değil inanç kodlarıyla yönetilir ve o kodların içinde sadece ibadet yoktur; plan vardır, bekleyiş vardır ve hızlandırma isteği vardır. Bir anlayış der ki kıyamet beklenmez, zemin hazırlanır; kaos büyürse, savaşlar artarsa, dünya sarsılırsa son gelir ve o sonla birlikte yeni bir düzen kurulur. Jacob Frank yani Yankiev Leibowicz geleneksel inançları reddedip kuralları tersine çeviren bir anlayış kurdu; takipçileri bir dönem Katolik Hristiyanlığa geçti ama bu geçiş samimiyetten çok baskıdan kaçmak ve güç kazanmak içindi. Yahudi toplumunun büyük çoğunluğu tarafından reddedilen bu yapı 1897’de Basel’de Theodor Herzl ile birlikte bir devlet fikrine dönüştü ve Siyonizm ile birlikte 1948’de İsrail Devleti olarak devam etti; plan işliyordu. Görünürde farklı yapılar vardı ama geri planda başka bir akıl vardı. 1990 sonrası yeni dünya düzeni ile birlikte yeni bir planlama devreye alındı; mesihi getirme çabası hızlandırıldı, süreç 1997’ye kadar ilerledi ama sonra tek bir yapının planı olmaktan çıktı, büyük devletlerin güç mücadelesinin yeni versiyonu hâline geldi. Kurdukları düzen sarsıldı çünkü Afrika, Ortadoğu, Arap coğrafyası ve Türkiye uyanmaya başladı; bunun üzerine bu bölgelerde savaşlar başlatıldı, rejimler hedef alındı, yerel güçler ve liderler kullanılarak ateş hatları oluşturuldu. Son aşamada ise mesihin gelişini zorlamak adına yeni görevler verildi, senaryolar kuruldu ve inanç üzerinden bir kaos zemini üretildi. Ve sonuç… dünya bir kaosun içine çekildi. Bu bir yorum değil, bu bir hatırlatma; çünkü mesele sadece geçmişi bilmek değil, o geçmişin bugün nasıl devam ettiğini görmektir. Bu yazı bir son değil, bir eşiktir; çünkü fark eden için artık hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Devam Edecek.....
Türkçe
33
94
282
2.6K
Emin Pazarcı
Emin Pazarcı@eminpazarci·
Aleni yapılmaz bazı işler. Bazen neler döndüğünü insanın en yakını, karısı bile bilmez. Ama Özgür Özel anında sahip çıktı. Sokaklara döküldüler bu adam için, CHP miting yaptı. Ama, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve 18 kişi tutuklandı. Dökülür ortaya yakında dosyanın tamamı ve neler olduğu. Peki CHP ne yapar? Diğer örneklerinde olduğu gibi ne pahasına olursa olsun, sonuna kadar savunur... Maalesef bu hale geldi CHP!
Emin Pazarcı tweet media
Türkçe
28
109
430
4.2K
Abdullah_bey
Abdullah_bey@Baskisla11·
@sevdaturkusev 3500x400tl= 14.000.000 milyon Oofff deli para bir gecede 5 para etmezlere
Türkçe
0
0
1
4
sevda turkusev
sevda turkusev@sevdaturkusev·
Yahu tabi Gülben Hanım suçlu seyirciler. Organizasyonun hiçbir suçu yok. İnsanlar gelip ne sunarsanız onu kabullenecekler! Ama konfor parası ödeyecekler! Hepiniz sütten çıkmış ak kaşıksınız!
sevda turkusev tweet media
Türkçe
68
70
505
12.3K
Zafer Şahin
Zafer Şahin@zafersahin06·
Komplo teorisi mi bilmem ama bu yıl bizim de içinde bulunduğumuz bölgede hava haritası tamamen değişti! Sürekli yağmur yağıyor. İran’ın iddiasına göre Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulut tohumlama ve iklim manipülasyonu için gizli merkez vardı. Ve her şey orası yok edildikten sonra değişti!!
Zafer Şahin tweet media
Türkçe
265
622
2.6K
87.4K
Abdullah_bey
Abdullah_bey@Baskisla11·
@nedimsener2010 Kuran'ı Kerim'de Rabbimiz bunlar esfelesafilin buyuruyor Yani havandan da aşağılar.
Türkçe
0
0
0
0
Nedim Şener 🇹🇷
Nedim Şener 🇹🇷@nedimsener2010·
Bunlar insan değil Hayvan da olamaz Kendilerine bir de “seçilmiş halk” diyen Siyonist soykırımcılar ancak Allah tarafından; kötülüğün cisimleşmiş hali insanlara ibret olarak görünsün diye seçtiği mahluk olabilirler.
Nedim Şener 🇹🇷 tweet mediaNedim Şener 🇹🇷 tweet mediaNedim Şener 🇹🇷 tweet media
Türkçe
320
4.7K
13.3K
175.1K
Umut Akdoğan
Umut Akdoğan@AKDOGANumut·
İBB duruşması iddianamesinden Boğaziçi imar için 10 milyon $’lık BİM yardım kartı aldılar - Nereden duydun? Bir arkadaşım söyledi - Kim bu arkadaşın? Doğuş Grubunda çalışıyor - Adı ne? Hatırlamıyorum - Somut belge sunar mısın? Sunamam
Türkçe
337
2.1K
9.9K
496.8K
Abdullah_bey
Abdullah_bey@Baskisla11·
@omerrcelik Tipitip kafası karışık belediyelerde gergin pislik akıyor yolsuzluk had safhada Onun için psikolojisi sıkıntılı hocam
Türkçe
0
0
0
10
Ömer Çelik
Ömer Çelik@omerrcelik·
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve Sayın Devlet Bahçeli’den bahsettiği cümlelerde kullandığı ifadelere çok dikkat etmesi gerekir. O çirkin ifadeleri Özgür Özel’in kendisine iade ediyoruz. O çirkin ifadelerin yakıştığı yer kendisinin yanıdır. Özgür Özel’in, Sayın Cumhurbaşkanımızı Netanyahu ile aynı cümlede zikretmesi ise siyasi bir zavallılık örneğidir. Özgür Özel zihniyeti, Hamas’a terör örgütü diyen, Filistinli çocuklara İsrailli diyen, bugün de safını belli eden niteliksiz ve şuursuz bir zihniyettir. Özgür Özel, Cumhurbaşkanımızın Filistin hassasiyetini sorgulamaya kalkan hadsiz cümleleri Gazze’de, Batı Şeria’da veya Kudüs’te kursun bakalım ve Filistinli kardeşlerimizden alacağı cevabı o zaman görsün. Cumhurbaşkanımızın Filistin hassasiyetini sorgulamaya kalkan birine Filistinli kardeşlerimizin “Netanyahu zihniyetinin işbirlikçisi” olarak bakacağı çok nettir.
Türkçe
573
649
1.9K
103.7K
NE KADAR OLDU?
NE KADAR OLDU?@NekadarolduTR·
Müjdat Gezen'i üzmüşler, hastanelik olmuş! Kahramanmaraş'ta yaşanan faciaya rağmen Gırgıriye Müzikali'ni iptal etmeyen Müjdat Gezen, 4 bin liraya bilet satıp seyircileri tabure gibi koltuklara oturunca isyan çıktı. Seyirci tepkisine alışık olmayan Müjdat Gezen, "Madem öyle, ben oynamıyorum" diyerek sahneyi terk etti. Uğur Dündar, “Müjdat Gezen'i çok üzdüler” diyerek suçu, seyirciye attı.
NE KADAR OLDU? tweet media
Türkçe
121
223
1.2K
139.6K
Abdullah_bey ری ٹویٹ کیا
NUH ALBAYRAK
NUH ALBAYRAK@NuhAlbayrak·
Londra'da devşirdikleri Mason Reşid Paşa, bize "Batılılaşma" diye yutturulan "Tanzimat Fermanı"nı 3 Kasım 1839 günü Gülhane'deki törende okurken, ön sırada oturan James Mayer de Rothschild, Hahambaşının kulağına "İmparatorluk bünyesindeki bütün Yahudi cemaatlerine, Tanzimat Fermanı'nın açtığı yolda atılması gereken adımları anlatan bir 'emirname' gönderin" diye fısıldamıştı! İşte bu "fısıltı" İsrail'in başlangıcıydı! Bakın sonra neler oldu... star.com.tr/yazar/israilin…
Türkçe
9
191
402
7.4K
Abdullah_bey ری ٹویٹ کیا
Sağcı Gazete
Sağcı Gazete@sagcigazete·
Hakan Fidan, gençlerle bir araya geldi. Programda “hızlı soru–cevap” konseptiyle dikkat çeken anlar yaşandı. Fidan’a şu sorular yöneltildi: — “Halep mi, Şam mı?” — “Semerkand mı, Buhara mı?” — “Dışişleri mi, MİT mi?” — “Saha mı, masa mı?” — “Kravatlı mı, kravatsız mı?”
Türkçe
44
89
2.5K
305.7K
Abdullah_bey ری ٹویٹ کیا
TRHaber Savunma
TRHaber Savunma@savunma_trhaber·
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş'tan 'nükleer silah' sorusuna cevap: ▪️Gerektiğinde gerektiği kadar hazırız. Bazen bir şey söylememek, çok şeyi söylemektir. İnşallah dünyanın böyle bir şeye ihtiyacı olmaz. ▪️Çoğu zaman yaptıklarımızın daha azını söylüyoruz, söylememek de lazım. Elinizi göstermemeniz lazım. ▪️(F-35'lerin gelip gelmeyeceği sorusu) Türk savunma sanayiinin F-35 diye bir derdi yok. Allah'a şükür KAAN'ımız var. ▪️İçiniz rahat olsun, çok yakın bir zaman sonra KAAN'ımız geliyor. Bizi seyretsinler. ▪️F-35 bizim sorunumuz değil, başkalarının sorunu. KARATAŞ: SERİ ÜRETİM DÖNEMİMİZ BAŞLADI ↘️ trhaber.com/savunma/turk-s…
Türkçe
56
361
1.8K
106.1K
Abdullah_bey ری ٹویٹ کیا
NUH ALBAYRAK
NUH ALBAYRAK@NuhAlbayrak·
İçimizdeki İngiliz uşaklarının yazdığı tarih kitaplarında nesiller boyu "Bileklerini keserek intihar etti" diye okuduk. Oysa Abdülhamid Han döneminde yargı, hain cinayeti tescil etmişti! 🔴Yıldız Mahkemesi'nde ifade veren Pehlivan Mustafa, Sultan Aziz'i nasıl öldürdüklerini şöyle anlatmıştı: "Mabeynci Fahri Bey, ben ve diğer pehlivanlar üzerine atladık. Mukavemet etmeye çalışmışsa da mindere yatırdık. Fahri Bey, omuzlarına binerek hareketini engelledi. Cezayirli Mustafa ile Hacı Mehmed dahi Padişah'ın birer bacağını tuttu. Ben ise iki bileğindeki damarlarını kestim!" 🔴Bu ülkenin nimetlerinden istifade eden herkes, bu cinayetin sebebini bilmiyorsa yazıklar olsun...🔻 star.com.tr/yazar/israilin…
NUH ALBAYRAK tweet media
Türkçe
49
667
1.3K
15.3K
Bahadır Erdem
Bahadır Erdem@BBahadirErdem·
Burası Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu 103 yıllık Türkiye Cumhuriyeti. Neredesiniz yahu!
Türkçe
475
655
4.5K
55.5K
Gaffar Yakınca
Gaffar Yakınca@GaffarYakinca·
Kanada’da “üçlü birliktelik” yaşayan 3 eşcinsel erkek, 3 yaşında bir kız çocuğunu “evlat edindi”. Kanada yasaları bu tip birlikteliklere bir tür evlilik statüsü tanıyor ve evlat edinmeye izin veriyor. (Haber 2025 yılından)
Türkçe
235
216
745
62.5K
Abdullah_bey ری ٹویٹ کیا
Gizli Arşiv 🇹🇷
Gizli Arşiv 🇹🇷@GizliArsiv·
YKS’de Türkiye 102 olan, Tarih bölümünü tercih eden gencin konuşması izleyenleri mest etti.👏👏
Türkçe
27
148
1.3K
54.1K