Barbarossa

21.8K posts

Barbarossa banner
Barbarossa

Barbarossa

@pagrup

Önemli gördüğüm haberleri sunarım. Sert polemikler hariç, ara ara siyasete girebilirim. Hayat felsefem Türkçülüktür. İletişim için: [email protected]

شامل ہوئے Mayıs 2019
913 فالونگ118.7K فالوورز
پن کیا گیا ٹویٹ
Barbarossa
Barbarossa@pagrup·
Bu Zamana kadar yazdığım ve yazacağım tüm Bilgiselleri bu tweet altında topluyorum,keyifli okumalar.
Barbarossa tweet media
Türkçe
53
223
2K
0
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
8 Nisan ateşkesiyle 39. gününe giren İran ABD&İsrail savaşında Hürmüz Boğazı’nda klasik serbest geçiş rejimi fiilen çöktü. Bugün ortaya çıkan yapı barış hukuku ile savaş hukuku arasında sıkışmış seçici geçiş modelidir ve bu durum sadece bölgesel değil küresel sistem için kırılma yaratmaktadır. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün geçtiği bu arterde yaşanan aksama enerji arzından üretime kadar zincirleme etkiler üretirken boğazlar her koşulda açıktır varsayımını fiilen ortadan kaldırmıştır. Mesele artık geçişin varlığı değil hangi kurallarla ve kimin denetiminde yapılacağıdır. İran’ın ateşkes sonrası ilan ettiği yeni trafik düzeni de deniz mekansal planlama adı altında askeri kontrolü kurumsallaştırmakta ve boğazı fiilen güvenlik alanına dönüştürmektedir. Bu yapı savaşta meşru olsa da barışta sürdürülebilir değildir. Çözüm barış zamanı Montrö benzeri bir rejimin Hürmüz’e uyarlanmasıdır. Çünkü Türk Boğazları örneği sınırsız serbestliğin değil kurallı serbestliğin istikrar getirdiğini kanıtlamıştır. Tonaj, tip ve süre sınırlamaları ile bölge dışı askeri yığılma kontrol altına alınmalı, İran ve Umman eş sahiplik temelinde güvenliği sağlamalıdır . Sahada ortaya çıkan fiili uygulamalar geçişlerin artık güvenlik primi ve hatta dolar dışı ödeme sistemleri ile yürüdüğünü göstermekte Hürmüz’ü aynı zamanda finansal sistem rekabetinin sahasına dönüştürmektedir. Ancak bu model uzun vadede uluslararası dirençle karşılaşacaktır Bu nedenle en akılcı yol güvenlik ile ekonomik çıkarı dengeleyen çok taraflı bir rejimdir. Aksi takdirde Hürmüz’de başlayan parçalı yapı küresel deniz ticaretini de parçalayacaktır. Bu substack yazımda Montrö Rejimi benzeri bir yapının Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazına Uygulunabilirliğini yazdım. open.substack.com/pub/mavivatan/…
Cem GÜRDENİZ tweet media
Türkçe
0
147
577
34.7K
Barbarossa
Barbarossa@pagrup·
2035’e demiryolu ile girecek yani Ambarlı, ne büyük bir atılım :)
Aly@Muhammad_Aly123

@pagrup İnşallah yakında ihalesi yapılacak

Türkçe
2
1
51
13.1K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
Dünya hızla yeni bir jeopolitik düzene savrulurken Türkiye’nin yön arayışı her zamankinden daha kritik hale geliyor. Yazımın ilk bölümlerinde bu büyük kırılmanın tarihsel arka planını, Westphalia’dan Pax Britannica’ya ve Pax Americana’ya uzanan düzen değişimlerini, ABD’nin geri çekilme stratejisini ve NATO’nun anlam kaybını ele alıyorum. Bu çerçeve, bugün yaşanan gelişmelerin tesadüfi değil, uzun süredir biriken jeopolitik fay hatlarının kırılması olduğunu ortaya koyuyor. ABD’nin İsrail ile kurduğu jeopolitik ortaklık üzerinden yürüttüğü savaşlar, küresel sistemi istikrarsızlaştırırken aynı zamanda kendi gerilemesini yönetme çabasıdır. Çin’i çevreleme, Avrupa’yı zayıflatma ve enerji hatlarını kontrol etme hedefiyle yürütülen bu strateji, aslında Pax Americana’nın son evresine işaret etmektedir. Bu süreçte Avrupa Birliği yönsüz, NATO ise ABD’siz işlevsiz bir yapıya dönüşmektedir. Türkiye ise bu kırılma döneminde net bir rota ortaya koyamamaktadır. 1939’dan itibaren başlayan savrulma, Soğuk Savaş sonrası dönemde de devam etmiş; NATO’nun kuruluş gerekçeleri ortadan kalkmasına rağmen Türkiye, Batı eksenli reflekslerden kopamamıştır. 2000 sonrası süreçte ise ABD ve İsrail jeopolitiği ile uyumlu adımlar, Türkiye’yi kendi ekseninden uzaklaştırmıştır. Ukrayna savaşı sonrası oluşan yeni denklem, Türkiye’nin Montrö çerçevesinde sürdürdüğü denge politikasını daha da hassas hale getirmiştir. Buna rağmen Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu gibi yapılarla Türkiye’nin fiili tarafsızlığı aşınmakta, Karadeniz’deki denge rolü risk altına girmektedir. Bu gelişmeler, Türkiye’nin tarihsel olarak en güçlü olduğu alan olan “çatışma dışı denge kurucu” kimliğini zayıflatmaktadır. NATO’nun Soğuk Savaş sonrası dönüşümüyle ortaya çıkan yeni yapılanmalar, özellikle 2023 Vilnius Zirvesi sonrası hız kazanmıştır. Adana’da kurulması planlanan çok uluslu kolordu (MNC TUR) karargâhı bu sürecin bir parçasıdır. Ancak bu kararların, 7 Ekim 2023 sonrası oluşan yeni jeopolitik gerçeklikten önce alınmış olması, bugünün şartlarında ciddi bir sorgulamayı gerekli kılmaktadır. Ancak asıl kritik eşik, yazının son bölümünde ortaya çıkıyor. Türkiye’nin NATO ile ilişkilerinde yeni bir safhaya girildiğini görüyoruz. Adana’da kurulması planlanan çok uluslu kolordu karargâhı ile başlayan süreç, İstanbul Boğazı girişinde Anadolu Kavağı’nda kurulması 2023 Vilnius NATO Zirvesi sonrası gelişen planlama sürecinde gündeme gelen NATO Deniz Unsur Komutanlığı ile çok daha hassas bir boyuta taşınmıştır. Bu gelişme, teknik bir askerî düzenleme değil; doğrudan Montrö rejiminin ruhunu zorlayan jeopolitik bir adımdır. Karadeniz’de sürüklenen mayın tehdidine karşı Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında kurulan bölgesel ve NATO dışı yapı doğru bir modeldi. Nitekim bu görev gücü Montrö’yü koruyan, kıyıdaş ülkelerin sorumluluk üstlendiği dengeli bir çözüm sundu. Ancak bu teknik ve sınırlı yapının zamanla NATO’ya bağlı kalıcı bir deniz komutanlığına evrilmesi, meselenin doğasını tamamen değiştirmektedir. Bu dönüşüm, Karadeniz’de ilk kez NATO’nun kurumsal ve operasyonel bir kimlikle yerleşmesine kapı aralamaktadır. Daha da önemlisi, bu durum tarihsel hafızamızda son derece hassas bir kırılmayı çağrıştırmaktadır. Anadolu Kavağı’nda NATO bayrağı ile kurulan bir karargâh görüntüsü, 1923–1936 arasında egemenliğimizin sınırlı olduğu Lozan Boğazlar Komisyonu dönemini hatırlatmaktadır. Türkiye’nin Montrö ile kazandığı tam egemenlik yetkisinin, kendi eliyle aşındırılması riski söz konusudur. Üstelik mesele yalnızca hukuk değil, doğrudan güç dengesi meselesidir. Karadeniz’de NATO kimliğiyle kalıcı bir deniz yapılanması, Türkiye’yi fiilen Rusya karşıtı bir askeri mimarinin parçası haline getirir. Bu da Türkiye’nin Montrö sayesinde elde ettiği “denge kurucu ve çatışma dışı aktör” konumunu zedeler. Tarih bize açık bir ders vermektedir: İkinci Dünya Savaşı’nda dahi Almanya Boğazları aşamamış, denizaltılarını Tuna üzerinden parça parça taşımak zorunda kalmıştır. Türkiye o dönemde Montrö’yü deldirmemiştir. Bugün ise benzer bir baskı altında bu rejimi zayıflatmak, stratejik bir hata olacaktır. Sonuç açıktır: Karadeniz’de güvenlik NATO üzerinden değil, kıyıdaş ülkeler üzerinden sağlanmalıdır. Montrö’nün verdiği yetki, Türkiye’nin elindeki en güçlü jeopolitik kaldıraçtır. NATO Deniz Unsur Komutanlığı gibi girişimler bu dengeyi bozma potansiyeline sahiptir ve uzun vadede Türkiye’yi doğrudan bir çatışma hattına sürükleyebilir. Bu Substack yazımda, küresel güç dönüşümünden başlayarak Türkiye’nin stratejik savrulmasını ve son olarak Boğaz’da kurulan NATO unsurunun yaratacağı jeopolitik kırılmayı bütüncül bir çerçevede ele alıyorum. Montrö’nün sadece bir sözleşme değil, Türkiye’nin jeopolitik sigortası olduğunu hatırlatıyorum. Karadeniz’de dengeyi korumak, bugün her zamankinden daha hayatidir. open.substack.com/pub/mavivatan/…
Cem GÜRDENİZ tweet media
Türkçe
0
317
979
70.6K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Yankı Bağcıoğlu
Yankı Bağcıoğlu@YankiBagcioglu·
‼️ MONTRÖ SÖZLEŞMESİ ⚓️ Emekli Amirallerin Montrö Sözleşmesi’nin önemi konusunda yaptıkları uyarılar; “darbeci, vesayetçi, cuntacı” gibi söylemlerle karşılık bulmuş, amiraller kabul edilemez muamelelere maruz kalmışlardı. ⚓️ Çok değil açıklamadan 10 ay sonra RF - Ukrayna arasında yaşanan gelişmeler amiralleri haklı çıkarmıştı. ⚓️ Montrö Sözleşmesi; Dışişleri Bakanlığı ve TSK personeli tarafından onlarca yıldır titizlikle ve tavizsiz uygulanıyor. 🔴 Montrö Sözleşmesi Türk milletinin “kırmızı çizgisidir”.
Türkçe
1
52
154
6.6K
Barbarossa
Barbarossa@pagrup·
Aziz ruhu şad olsun, sadece savunma sanayine değil Türk denizciliğine de çok büyük katkıları olmuştu. Türkiye’nin denizcileşmesi için ömrünü verdi. İsmini yaşatmak, adını hafızalarda canlı tutmak bizlerin sorumluluğu.
BATTLESHIP LOVER ⚓@Yamato_Armada

"Milgem’in babası, Türk Denizciliğinin dahi amirali, donanmanın altın çocuğu.." Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, Çimenlik Kalesi’nde bulunan ve restorasyonu tamamlanan Nusret Mayın Gemisi’ni yeniden halkın ziyaretine açarken… 11 Mayıs 2004, Çanakkale

Türkçe
1
54
573
14.8K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Yankı Bağcıoğlu
Yankı Bağcıoğlu@YankiBagcioglu·
ÇOK ULUSLU KOLORDU ve DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI ! ⚠️ Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu iki girişimde uluslararası yükümlülükler ile millî egemenlik, Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. ⚠️ Açık, kapsamlı ve düzenli bilgilendirme ile sürece ilişkin periyodik güncellemelerin yapılması, kamuoyundaki tereddütleri giderecek; aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki güvenilirliğini ve kurumsal tutarlılığını güçlendirecektir.
ANKA Haber Ajansı@ankahabera

Yankı Bağcıoğlu: Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir ankahaber.net/haber/detay/ya…

Türkçe
6
33
101
7.8K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Yankı Bağcıoğlu
Yankı Bağcıoğlu@YankiBagcioglu·
MİLLİ GÜVENLİK ! 1/ Çok ciddi gelişmeleri kısa ve sıradanlaşan “X mesajları” üzerinden öğreniyoruz. 2/ @tcsavunma’nın İstanbul’da konuşlananacak Deniz Unsur Komutanlığı hakkında kamuoyundaki soru işaretlerini giderecek bir açıklama yapmasını tavsiye ediyoruz. 3/ Bu kapsamda cevabı aranan sorular müteakip maddelerdedir. A/ Deniz Unsur Komutanlığı Karadeniz’de mayın karşı tedbirleri harekatından mı sorumlu olacaktır? B/ Halihazırda devam eden Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın yürüttüğü mayın karşı tedbirleri girişimi ayrı bir kimlik mi kazanacaktır? C/ Faaliyete Karadeniz sahildarı olmayan devletlere ait deniz kuvvetleri unsurları katılacak mıdır? D/ Montrö Sözleşmesi’nde belirtilen sınırlamalara uyulsa dahi Karadeniz sahildarı olmayan gemilerin örneğin Beykoz’da kısa süreli liman ziyareti yapıp tekrar harekata katılması ve bunu sürdürmesi Montrö’nün ruhuna aykırı olmaz mı? E/ Eğer bu uygulama yapılırsa onlarca yıldır Dışişleri Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından titizlikle uygulanan, saygınlığı korunan ve uğruna bedel ödenen Montrö sözleşmesi aşındırılmış olmayacak mıdır? F/ Yunanistan’ın Kerpe Adası’na hava savunma sistemleri koyarak Paris Anlaşmasını aşındırmasından sonra bu uygulama ile sıra Montrö Sözleşmesi’ne mi gelecektir? Bu konularda kamuoyunun beklentisi tereddütleri giderici bir açıklamadır.
T.C. Millî Savunma Bakanlığı@tcsavunma

🗓️24 Mart 2026 Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığına ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarete, İstanbul Boğaz Komutanı Tuğamiral Özgür Erken ve Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Birol Orak ile Deniz Unsur Komutanlığı personeli de katıldı. 🗓️ 24 March 2026 Major General Jean-Pierre Fague (France), Commander of the Multinational Force Ukraine Operational Headquarters (MNF-U OHQ), and Deputy Commander Major General Richard Stewart Charles Bell (United Kingdom), together with their delegation, visited the Maritime Component Command (MCC), planned to be established in Anadolukavağı/Beykoz. The visit was also attended by Rear Admiral (LH) Özgür Erken, Commander of the Istanbul Strait Command, Rear Admiral (LH) Birol Orak, Commander of the Mine Fleet Command, as well as the personnel from the Maritime Component Command. #MillîSavunmaBakanlığı

Türkçe
8
84
207
11.3K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
1956 Süveyş Krizi ile 2026 Hürmüz Krizi; Sovyetlerin 1956 Macaristan müdahalesi ile bugünün Çin ve Tayvan gerilimi arasında yalnızca tarihsel bir benzerlik yoktur. Aynı jeopolitik reflekslerin, aynı güç mücadelelerinin ve aynı hataların farklı aktörler üzerinden yeniden üretildiği bir kırılma anı yaşıyoruz. Yeni Substack yazımda bu sürekliliği tek bir stratejik hat üzerinde okuyorum. Makale, eş zamanlı krizlerin nasıl birbirini beslediğini gösteriyor. 70 yıl önce Süveyş’te İsrail’in tetikleyici rolüyle başlayan süreç nasıl İngiltere’nin imparatorluk ve jeopolitik çöküşünü hızlandırdıysa, bugün de Hürmüz’de benzer bir dinamik yine İsrail sayesinde ABD’yi zorlayan bir çöküş sürecine dönüşüyor. 70 yıl önceki çöküş batı bloku içindeki parçalanma sayesinde soğuk savaş döneminin en büyük gücü Sovyetlere kendi sistemini Macaristan müdahalesi ile konsoldie etme fırsatı vermişti. Ancak bu kez fark daha büyük. 1956'da İngiltere imparatorluğunu ABD'ye devretmişti. Bu sefer karşıda sadece askeri değil, aynı zamanda üretim, ticaret ve finans alanında sistem kurmaya aday bir Çin var. Bu nedenle bu kriz bir bölgesel savaşın ötesinde, küresel güç dengeleri tartışmasının merkezine oturuyor. ABD’nin dikkat ve kaynak kaybı, Pasifik’te caydırıcılığı zayıflatırken Çin’e alan açıyor. Bu sadece askeri değil, sistemik bir kayma. Enerji hatlarının kilitlenmesi, deniz ulaştırmasının aksaması, donanma gücünün sınırlarına dayanması ve finansal sistemin zorlanması… Tüm bu unsurlar tek bir tabloya işaret ediyor: Küresel düzen kırılıyor. Bu kırılma, 20. yüzyılın ortasındaki gibi kontrollü bir geçiş olmayabilir. Yazıda ayrıca ABD’nin donanma kapasitesindeki aşınma, doların rezerv para rolündeki erozyon ve savaşın ekonomik sürdürülebilirliği gibi kritik başlıkları da detaylı olarak ele alıyorum. Güç sadece sahada değil, bütçede, üretimde ve lojistikte ölçülür. Bugün bu alanların hepsinde bir zorlanma var. Türkiye açısından ise mesele çok net. Makalemde Türkiye tavsiyeleri bölümünü bu nedenle uzun tuttum. Böyle bir kırılma anında refleks değil strateji belirleyici olur. Aktif tarafsızlık, denge siyaseti ve milli çıkar odaklı yaklaşım hayati önem taşıyor. Bu sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur. Tarih bazen tekerrür etmez, kendini daha sert biçimde hatırlatır. Süveyş bir sondu. Hürmüz ise yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Tam analiz burada: open.substack.com/pub/mavivatan/…
Cem GÜRDENİZ tweet media
Türkçe
0
207
645
56.8K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Yankı Bağcıoğlu
Yankı Bağcıoğlu@YankiBagcioglu·
DENİZ GÜVENLİĞİ - YAPILMASI GEREKENLER- YAPILAMAYANLAR ! ⚓️🇹🇷 1/ Deniz güvenliğinin söylemle değil eylemle sağlanabileceğini anlayabilmek. 2/ Karadeniz’de deniz güvenliğine yönelik bir süredir devam eden tehditlere karşı durumsal farkındalık sağlayabilmek, öngörülü olabilmek. 3/ Kritik bölgelerde deniz ve deniz hava unsurları ile gözetleme yaparak tanımlanmış deniz resmini kesintisiz elde edecek tedbirleri alabilmek. 3/ Diplomatik girişimler ile caydırıcılık maksatlı askeri tedbirleri koordineli belirleyerek zamanında uygulayabilmek. 4/ Karadeniz’in en güçlü Deniz Kuvvetleri olan Türk Bahriye’sinin “Donanma varlığı” ile Karadeniz’de “caydırıcılık” sağlayabilmek. 5/ Karasularımızın ve hava sahamızın hemen dışındaki böyle bir saldırının Türkiye’nin güvenirlik ve prestijine olabilecek zararını anlayabilmek. ⚓️ Devlet tarafından denizlerdeki hak ve menfaatlerimizi korumak için verilen makamlar herkes için “geçicidir”. ⚓️ Gün gelir bunu layıkı ile yapamayan herkes tarihteki yerini alır, ayrıca daima esas olan “Poyraz Sicili” ile de anılır.
Anadolu Ajansı@anadoluajansi

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, DENİZKURDU-I/2025 Tatbikatı'nı değerlendirdi — Şu anda inşa ettiğimiz yerli ve milli fırkateynimiz, korvetimiz, karakol gemimiz, çıkarma gemilerimiz var — İHA'larımızın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle yeni taktikler geliştirdik — Gerek İHA'larımızı gerek insansız deniz araçlarımızı çok iyi kullanan bir Deniz Kuvvetleriyiz — Aynı zamanda şu anda muhriplerimizi, milli denizaltımızı ve en büyüğü olan milli uçak gemimizi inşa ediyoruz v.aa.com.tr/3713978

Türkçe
6
38
148
18.4K
Barbarossa
Barbarossa@pagrup·
“Konteynerdan füze fırlatılıyor, ticaret gemileri hedef haline gelecek” deniyor, özellikle Çin için söyleniyordu yıllardır. Ancak konuya kimse bu füzelerin olabildiğince hızlı bir biçimde hava-kara-deniz yolu-demir yolu ile nakliyesinin kolaylaşacağını, lojistik açıdan ve hız/maliyet açısından ne kadar işlevsel hale gelebileceğini konuşmuyor. Bu füze sistemleri için özel taşıyıcı araçlar büyük, yavaş ve açık hedef. Ancak konteynerın avantajı sayesinde istediğiniz sahil şeridine birden fazla ulaştırma biçimiyle lojistiğini sağlayabilirsiniz. Özellikle bu tarz kıyı savunma sistemlerinde bu esneklik büyük avantaj.
TRHaber Savunma@savunma_trhaber

ROKETSAN, Kara ATMACA (ATMACA-UM) füzesini konteynerlerden fırlatabilecek ▪️Yeni sistem, ÇAKIR, ATMACA ve Kara ATMACA (ATMACA-UM) seyir füzeleriyle uyumlu olarak geliştirildi. ▪️Füzeler, standart 20 veya 40 feet’lik kargo konteynerlerine yerleştirilen yalıtımlı fırlatma bölmeleri sayesinde kolayca taşınabiliyor ve istenilen bölgede konuşlandırılabiliyor. ▪️Sistemin öne çıkan özelliklerinden biri, 400 kilometrenin üzerindeki menziliyle Kara ATMACA füzesini fırlatabilmesi. ▪️Bu sayede sahil şeritleri, limanlar ve stratejik geçiş noktaları etkin şekilde korunabiliyor.

Türkçe
5
21
365
59.6K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
Trump iç ve dış baskılar altında İsrail’in savaşının malzemesi olmaya devam ediyor. Bu youtube programımda ateş çemberinin tam ortasında aklı ve stratejiyi duygulardan uzak jeopolitik bakışla konuşmaya devam ediyoruz. Bu bölümde; Hürmüz’ün 500 mili içine giremeyen Amerikan donanmasından USS Tripoli amfibi hücum gemisinin harcanabilir bir kurban olarak bölgeye sürülmesinin gerçek anlamına, uçak gemisi doktrininin sınırlarına ve amfibi harekâtın neden yeni bir “Çanakkale riski” taşıdığına kadar kritik başlıkları gündeme getiriyorum. USS Tripoli gibi platformların öne sürülmesi neyi gösteriyor? Trump ve ekibinin risk iştahının arttığını mı, yoksa büyük kayıpların artık “yönetilebilir” görüldüğünü mü? Amfibi harekât ihtimali neden sahada bir kumar anlamına geliyor? Çanakkale’den Vietnam’a uzanan tarihsel hafıza bize bugün için ne söylüyor? Bu konulara dikkat çektim. Bugün deniz gücü, enerji akışı ve jeopolitik irade arasındaki ilişkiler hiç olmadığı kadar çıplak. ABD’nin son 80 yılda kurduğu dolar–donanma ekseninde kurduğu sistem ilk kez bu ölçekte zorlanırken; İran’ın asimetrik caydırıcılığı, mayın tehdidi ve dar su yollarındaki erişimi engelleme ve alan yasaklama yeteneği oyunun kurallarını değiştiriyor. Enerji savaşları, tedarik zincirleri, deniz ulaştırma hatları ve finansal kırılganlıklar aynı anda baskı altında. Hürmüz’de yaşanan her dalga, sadece bölgeyi değil; Avrupa’dan Asya’ya, piyasadan siyasete kadar tüm sistemi etkiliyor. Bugün Hürmüz’de yazılan senaryo, yarının dünya düzeninin kaderini belirliyor. Nasıl ki Çanakkale Savaşları Birinci Dünya Savaşını İngiliz planları dışında 2 yıl uzatarak İmparatorluğun kaçınılmaz çöküşünü hızlandırmışsa bugün de 111 yıl sonra benzeri yaşanıyor. Bu büyük bir kırılma anıdır. Programımızın mottusunu tekarar hatırlatalım: ‘’Algılarla değil, olgularlla.’’ Programını kaçırmayın, izleyin ve rbüyük resmi görün. youtu.be/ErVRzN_OQao?si…
YouTube video
YouTube
Türkçe
0
204
642
107.1K
Barbarossa
Barbarossa@pagrup·
Aileniz ve sevdikleriniz ile birlikte nice sağlıklı, sıhhatli bayramlara ulaşmanız dileğiyle. Bayramınız mübarek olsun.
Türkçe
2
0
71
5K
Barbarossa ری ٹویٹ کیا
Yankı Bağcıoğlu
Yankı Bağcıoğlu@YankiBagcioglu·
🇹🇷 Savunma sanayimiz milli gururumuzdur. 🇹🇷 Türk milletinin ortak eseridir. 🇹🇷 Yönetim hatalarını gündeme getirmek vatanseverlik gereğidir. 🇹🇷 Parti holiganlığı ile yanlışları savunmak milli güvenliğe en büyük kötülüktür.
Türkçe
0
40
128
6K