gulin gunvar
2.1K posts

gulin gunvar
@gulingunvar
Twitter Takipçi Arttırma : http://t.co/T3SeUkeakX
加入时间 Haziran 2013
2K 关注170 粉丝

biz oğlumla böyle başladık, böyle devam ediyoruz
2009 Nisan'da bu hesabı açmıştım ve ilk paylaşımım da 2 Nisandı, bu mecraya girmemin amacı da buydu
yolumuza devam ediyoruz, bu süreç beni bazen yerden yere vurdu sırtım yere geldi gökteki yıldızları izledim, bazen inadımı perçinledi diriltti ne alçak ruhlu insanlar varmış şu hayatta dedim, bazen bana kendimi bir hiç gibi hissettirdi, bazen de büyüttü beni, olgunlaştırdı
hepsi için şükürler olsun, oğlumla bu yolu yürümeye ve her adımda onunla gurur duymaya devam edeceğim
tüm twitter dostlarımıza her zaman eksik etmedikleri destekleri için de bizden sevgiler, teşekkürler 💙❤️
#otizm365günbizimle #OtizmFarkındalıkGünü


Türkçe

Otizm eksiklik değil farklı olma durumudurBizi anlamaya çalışın değiştirmeye değil.Otistik bir yüzücüyümGürültülü dünyada suyun içinde ritmim nefesim hedefim varKendim varımDoğru destek sabır ve inançla daha fazlasını başarabiliriz.Farkındalık için💙lütfen
#OtizmFarkındalıkGünü

Türkçe
gulin gunvar 已转推

Çocukların sırtındaki okul çantasına bakın…
Bir de o dereyi nasıl geçtiklerine bakın!
Bu manzara hangi ülkede olur?
Gelişmiş bir hukuk devletinde mi?
Çocuk haklarının korunduğu bir ülkede mi?
Eğitimin anayasal güvence altında olduğu bir ülkede mi?
Hayır!
Bu görüntüler;
ihmalin, eşitsizliğin ve adaletsizliğin olduğu yerlerde olur.
Türkiye’nin hiçbir çocuğu
okula gitmek için hayatını riske atmak zorunda değildir!
Ama bugün Şanlıurfa’da, Siverek ilçesine bağlı Çukur Yanı Köyü’nde çocuklar
eğitime değil, tehlikeye yürütülüyor.
Depremde köydeki okul yıkılmış…
Aradan zaman geçmiş ama yenisi yapılmamış.
Çocuklar ne yapıyor?
Her sabah sırtlarında çantalarıyla,
Viranşehir’e bağlı Elbegendi Köyü’ne ulaşmak için
bir dereyi geçmek zorunda kalıyorlar.
Küçücük çocuklar…
Ayakları kayarsa hayatlarını kaybedebilecekleri bir sudan geçerek
okula gitmeye çalışıyor!
Köprü yok.
Servis yok.
Güvenli yol yok.
Ama çocuklar var…
ve her gün hayatları pahasına eğitim hakkına ulaşmaya çalışıyorlar.
Bu bir kader değil,
açık bir yönetim ve hukuk sorunudur.
Bu;
Anayasa’nın eğitim hakkına,
yaşam hakkına ve eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır.
Açık söylüyorum:
Bu çocukları bu koşullara mahkûm eden anlayış sorumludur.
Buradan çağrımdır:
– Yıkılan okul derhal yapılmalıdır
– Güvenli ulaşım sağlanmalıdır
– Çocukların can güvenliği garanti altına alınmalıdır
Çünkü hiçbir çocuk
okula giderken ölümle sınanamaz.
Bu düzen değişmelidir.
@ankahabera @halktvcomtr @szctelevizyonu @tele2haber @TvCumhuriyet @BirGun_TV @Bizim
Türkçe
gulin gunvar 已转推
gulin gunvar 已转推

@Yldrmbrcn_ @alibaydas “Rızası vardı" ne demek. Ondört yaşında bir çocuk o. Herkes biraz empati yapsın lütfen.
Türkçe

Ayağa kalk Türkiye Sena çocuğa sahip çık‼️
Bu çocuk kim biliyor musunuz❓❓❓
Tecavüzün RIZASI var denilerek,Tecavüzcüsü mahkemece AKLANMIŞ, umudu kalmayınca ADALETİ aramaya çalışan bir KIZ ÇOCUĞU❗️❗️
14 yaşındayken aile içinden birinin, eniştesinin yanına güvenle gönderilen o çocuk, hayatının en büyük kabusuyla orada tanıştı.
"Baban ikimizi de öldürür" tehditleriyle, omuzlarına yüklenen ağır suçluluk duygusuyla tam 4 yıl boyunca sessizliğe mahkum edildi.
Yıllarca süren bu istismar, sadece çocukluğunu değil, ruhunu da parça parça etti.
Korku duvarlarını yıkıp arkadaşlarıyla paylaştığında her şeyin değişeceğini, adaletin yerini bulacağını sanıyordu.
Ailesiyle birlikte şikayetçi oldu, ses kayıtlarını, görüntüleri, tüm delilleri adalete sundu. Tam 2 yıl boyunca mahkeme salonlarında o korkunç anları tekrar tekrar yaşayarak mücadelesini verdi.
Ancak bugün mahkemeden çıkan karar, yarasına merhem olmak yerine yeni bir darbe vurdu: Davayı kaybetti.
14 yaşında bir çocuğun susturulduğu, hayatta kalmaya çalıştığı o yıllar, mahkemece sanki kendi rızası varmış gibi görüldü.
Şimdi ise tek bir isteği var; bu karanlıkta sesinin duyulması ve kimsenin onu bu adalet mücadelesinde yalnız bırakmaması.
#SenaİçinAdalet
Bircan YILDIRIM@Yldrmbrcn_
Korkunç bir son dakika haberiyle birazdan geliyorum. Tek sözüm Allah belanızı versin.
Türkçe
gulin gunvar 已转推
gulin gunvar 已转推
gulin gunvar 已转推

Ablam Tuğba 500 ( BEŞ YÜZ) gün önce 29 Ekim 2024'te gece 2'de balkondan düşerek hayatını kaybetti.
Sanık eşiyle Çanakkale'deki evinde yalnızdı.
Ablam öylesine bir günde düşmedi. Eşiyle 2 saatlik kanlı bir boğuşmanın hemen ardından düştü.
Profesör olan sanık eşi 17 yıldır ailemizin içindeydi ve ablam düştüğü gün bizimle direkt bağlantısını kesti.
Mahkemeler eşe karşı kasten öldürme yerine intihara yönlendirme olarak devam etti.
Bir kahramanlık hikayesi anlattı ama yaşananlara uymuyordu.
5 mahkemedir adalete olan inancımız artık kalmamıştı ama 6. mahkemede savcılık olayı SONUNDA şüpheli buldu ve dosya KASTEN ÖLDÜRME'ye döndü.
SONUNDA!
500 gündür ailecek kaybımızın acısı, anlamsız gelen adalet mücadelesi derken hissizleştik iyice.
Tek istediğimiz soruların cevaplanmasıydı.
Sorularımıza cevap bulmadan bu davayı kabullenmek hiçbir ailenin kabullenemeyeceği birşey
Biz sorularımıza cevap istiyoruz. Adalet tecelli etsin istiyoruz. Fizik mühendisi ve uygun bilirkişiler Güllü olayındaki gibi sürece dahil olsun. Adalet Güllü'ye ayrı Tuğba'ya ayrı işlemesin!
YETKİLİLERE TUĞBA'NIN AİLESİ OLARAK ÇAĞRIMIZDIR!
Bu kişi üniversitede profesör ve gençlere eğitim veriyor. Eşe karşı kasten öldürme ile yargılanan biri açığa alınmalı. Bu durumun psikolojisini bile ifade edebilmek normal değil.
500 gün oldu. Öğrencilere de üzülüyoruz. Biz de üniversite öğrencisi olduk. Bu normal bir durum değil.
Nur Sena Düzgün olayında Dicle Üniversitesi etik değerlerimiz diyerek gerekeni yapmıştı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ni de gereğini yapmaya davet ediyoruz!
Tek isteğimiz tüm şüphelerin giderilmesi ve adaletin tecelli etmesi!
SESİMİZİ DUYUN!
#TuğbaYavaşİçinAdalet #Düşersemİnanma
@tcailesosyal @yilmaztunc @MahinurOzdemir @EmineErdogan @erolozvar @YuksekogretimK @esik_platform @AsuKaya80TBMM @AylinNazliaka @Canakkalebarosu @alimahir @GiderAyhan @turanbulent @fidanataselim @gulbenergen @PuCCaa @sokakkedisitv @AvTurkanKara @comugazete @ComezTurhan @onsekizmartuni @kampusfmcomu @oncecocukkadin @bpthaber @ajans_muhbir @abakingurlek

Türkçe
gulin gunvar 已转推

Artık gerçekten son sabrımla yazıyorum,
Benim çocuğum BABASI TARAFINDAN İSTİSMARA UĞRADI,
ÖFKE SORUNLARI VAR!
Benim kızımın DÜZENLİ olarak alması gereken psikatri ilacı var.
Geçen hafta Kızımın Psikatri Doktorunun Doğum izinine ayrıldığını, hastanede başka bu ilacı yazacak DOKTOR OLMADIĞINI öğrendim.
Bunun üstüne İl Sağlık Müdürülüğü ile iletişime geçtik, bir kaç görüşme sonrası geçici görevle ÇARŞAMBA günleri haftada 1 gün Fatsa Devlet Hastanesi’nden Doktor geleceğini, ÇARŞAMBA günü ilacınızı ona yazdırabilirsiniz dendi, ilacımız da bittiği için o güne kadar Ezcaneden ilacı BORÇ alın dendi. Borç aldım.
Bu sabah Ünye Devlet Hastanesi’ni aradım, Geçici olarak gelen DOKTORUN sadece Heyet Hastalarına baktığını, ilaç YAZDIRAMAYACAĞIMI söyledi sekreteri.
Tekrar İl Sağlık Müdürülüğü arandı,
gidin Başhekimle görüşün hastanenin dendi!
BEN ÇOCUĞUMUN DÜZENLİ ALMASI GEREKEN İLAÇ İÇİN DE Mİ MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIM YA?!
YETER ARTIK , İŞİMİZİ KOLAYLAŞTIRACAĞINIZA BİZE SIKINTIMIZ YETMİYORMUŞ GİBİ DAHA FAZLA SIKINTI ÇIKARTIYORSUNUZ!!!
BİR İLAÇ YAZDIRILACAK, BİR İLAÇ!!!
BU KADAR ZOR OLMAMALI!
@saglikbakanligi @drmemisoglu
@orduilsaglik @tcailesosyal
@MahinurOzdemir
#İstismaraKarşıAdalet
Türkçe
gulin gunvar 已转推

Kamuoyuna ve Yetkililere Duyurulur
Bugün saat 10:50’de İzmir’den Van’a hareket edecek uçuş için havalimanında bulunduğum sırada son derece üzücü bir olaya şahit oldum. Saat 09:00 sularında, 121 kapi numarası uçağa yetişmeye çalışan yaşlı bir hanımefendi, elinde birkaç poşet ve küçük bir çanta ile telaş içinde yardım arıyordu. Duyarlı bir beyefendi ve eşi kendisine yardımcı olarak ilgili kapıya kadar indirdiler.
Ancak kapı önünde görevli iki Pegasus personelin, bu yaşlı hanımefendiye karşı sergilediği tavır insanlık onurunu zedeleyecek nitelikteydi. Yüksek sesle bağırarak, poşetlerini geri fırlatarak iki ve aşağılayıcı bir üslupla konuşarak hanımefendiyi adeta rencide ettiler. Hanımefendi poşetler için 1 200 000 tl istendi ancak cüzdanda 600 TL’ çıktı yalvarmasına rağmen kabul edilmedi ve çok sert bir dille uzaklaştırılmak istendi.
Olay karşısında sessiz kalamayarak müdahale ettim. Ücreti kendi kartımla ödemeyi teklif ettim. Ancak bu kez de şahsıma yönelik yüksek sesli ve saygısız ifadelerle karşılaştım. “Sen karışamazsın, sen bu uçağın yolcusu değilsin kimsin?” şeklinde ifadeler kullanıldı.ücreti zor belayla ödedik yalvara yalvara uçağa bindirdik ..🗣️
Bu tür davranışlar ne kurumsal ciddiyetle ne de insanlık değerleriyle bağdaşmaktadır. Yaşlı bir anamıza bu şekilde muamele edilmesi kabul edilemez. Bu olayın takipçisi olacağımı ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyoruz kamuoyuna duyurulur..@ucurbenipegasus @thydestekhizm
Saygılarımla.

Türkçe

@fevziyesp @nasuhbektas Sizler bizler gibi insanların asla anlamlandıramayacağımız bu günler geçecek elbette. Yakışıklı olunuza ve tüm ailenize sağlık ve huzur diliyorum.🎂🧿🎉
Türkçe

Elbette bu kötü zamanların bir sonu olacak…
Elbette güneş yarınlara bambaşka doğacak…
Elbette yeniden yeşereceğiz.
Elbette umutlu türküleri yeniden söyleyeceğiz.
Yılmak yok.
Yorulmak yok.
Vazgeçmek, bizim kelime haznemizde dahi yok.
Mehmet’im, canım, canparem;
32 yıl önce, tam da bugün bir mucize gibi geldin bana…
Yeni yaşın sana; her şeyden önce en çok arzu ettiğin adaleti, ardından da doyasıya yaşayacağın özgürlüğü getirsin.
Yine bir mucize gibi gel bana mavişim…
İyi ki doğdun, iyi ki’m…
İyi ki varsın ve hep var olacaksın.
Bu yaşını ve bundan sonraki tüm yaşlarını; arzu ettiğin, uğruna özgürlüğünle bedel ödediğin adil ve özgür yarınlarda kutlamanı diliyorum.
Canparem… Hayat seni şu an, şeytanın bile masum kalacağı kadar kötü zihniyetlerin; yalnızca kendi konforları bozulmasın diye güçlerini kullanarak iftiralar attırdığı karanlık bir sınavdan geçiriyor olabilir.
Ama ben senin adaletine, dürüstlüğüne, karakterine ve gücüne her zaman inandım.
Sen, her şartta dimdik duran; vicdanı, adalet duygusu güçlü bir adamsın.
Unutma; annenin duası ve sevgisi her zaman seninle.
Mesafeler ne olursa olsun, kalbim senin kalbinin yanı başında.
Bu zor günler geçecek…
Biz yine birlikte nice doğum günlerini huzurla kutlayacağız.
Vermiş olduğun onurlu mücadeleyle her zaman gurur duyuyorum Mehmet Pehlivan canım canparem.
Seni sonsuz seven annen. 💙


Türkçe

Çocukluğum kolay geçmedi.
Üniversiteye hazırlandığım yıllara kadar sokaklarda tatlı ve simit sattım. Soğuk sabahlarda tezgâhın başında dururken içimde hep başka bir hayatın hayali vardı. Yurt dışında bir laboratuvarda, adı bilinmeyen ama yaptığı işle iz bırakan bir bilim insanı olmak istiyordum.
İmkânlarım sınırlıydı. Kendi gücümle ancak Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirebildim. Maddi şartlar nedeniyle yedi yıl pratisyen hekimlik yaptım. Uzmanlığı ancak 2009 yılında düşünebildim. Hayat biraz gecikmişti belki; ama insanın ayağa kalkmak için bir yaşı yoktur. Ben de geç kalmış bir hayatın içinden yeniden doğrulmaya karar verdim.
Kendi başıma yazılar yazdım. Makaleler üretmeye çalıştım. Kimseden hazır bir yol almadım; tırnaklarımla kazıya kazıya ilerledim.
2017 yılında doktor öğretim üyesi oldum. Üç yıl sonra, 2020’de doçent unvanını aldım.
Ve bugün…
Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’na profesör olarak atandım.
Mutlu muyum?
Evet, çok.
Hayallerimin tamamı gerçekleşti mi?
Hayır. İçimde hâlâ başka ufuklar var. Ama şunu biliyorum: İnsan, hayallerinin hepsine ulaşamasa da yürüdüğü yolu onurla yürüyebilir. Benim hikâyem tam olarak budur.
Bu süreçte en büyük gücüm, her an yanımda olan, beni motive eden, arkamı toplayan kıymetli eşim oldu. Ona minnettarım. Kadro sürecinde gösterdikleri teveccüh için üniversite yönetimine teşekkür ediyorum.
Ve bu başarıyı üç oğluma armağan ediyorum.
Onlar bilsinler ki emek, sabır ve inat; insanı hiç ummadığı kapılardan geçirir.
En çok da annemin bunu görmesini isterdim.
Yaşasaydı…
Ama bir yerlerden gördüğünü, gurur duyduğunu ve mutlu olduğunu hissediyorum. Bu his bana yetiyor.

Türkçe
gulin gunvar 已转推

Bu gönderiyi olabildiğince geniş alana duyurmakta bana destek verebilirseniz, Türkiye'de tabiatı koruma yönündeki hukuk mücadelesine önemli destek vermiş olursunuz. Minnettar olurum.
Hem X hem Instagram hesaplarımdan, Milas Akbük mevkiindeki tabiatı katleden madenlerle hukuk mücadelesi başlattığımı ve kendi adıma dava açtığımı 11 Ağustos 2025 tarihinde duyurmuştum.
Gururla ve mutlulukla bildirmek isterim ki, ÇED raporu olmadan madenlere izin veren Aydın Valiliği’nin işlemi, kendi adıma bizzat açtığım dava sonucunda iptal edilmiştir.
Orman alanlarında çevre etki değerlendirmesi yapılmadan madencilik işlemleri yürütülemez. Devlet buna himaye veremez. Hukuk, kamu menfaatini dengeleyen ve gözeten tedbirlerin alınmasını emreder. Gerekirse, bir avukat kendi kendisini ağaçlarla ve toprakla beraber müvekkil yapar; mahkemeye emanet eder.
Aydın Valiliği’nin "ÇED Gerekli Değildir" kararını iptal eden Aydın 2. İdare Mahkemesi'ne selam olsun.
Ben konuyu hukuk yoluna götürdüğümde "memlekette hukuk mu var hocam?" diyerek yılgınlık gösterenlere selam olsun. Yollar yürümekle aşınmaz. Hukukçunun elinde bir tek hukuk vardır. Ona asla sırt dönmez.
Aydın 2. İdare Mahkemesinin verdiği bu kararın, Türkiye’nin farklı illerindeki farklı valiliklerin verdiği veya verecekleri “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı iptal davalarında emsal niteliğinde kullanılabileceğini de memnuniyetle belirtmek isterim.
Bu türden durumlar karşısında dava açmak isteyen ve dayanak noktası arayanların ilgisine, detaylar aşağıdadır:
1- Akbük’te yer alan saha için yapılması planlanan “kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi” kapsamında Aydın Valiliği 23.07.2025 tarihinde ÇED Gerekli Değildir kararı vermişti. Proje sahasının ormanın, tarım alanlarının ve yerleşim yerlerinin yakınında bulunduğu, proje kapsamında hukuki gereklerin usulüne uygun şekilde yerine getirilmediği, jeolojik, sismik ve halk üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilmediği ve özetle Valiliğin işleminde kamu yararı olmadığından bahisle bu kararı yargı yoluna taşımıştım.
2- Valilik ve projenin verildiği şirket savunmalarında projenin ÇED Yönetmeliğine uygun olduğunu, gerekli kurumlardan görüş alındığını ve projenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yapılacağını öne sürmüşlerdi. Akabinde Mahkeme dosyanın esaslı incelenmesi amacıyla bir bilirkişi heyeti atamaya karar verdi. Bilirkişi heyetindeki uzmanlar ÇED gerekli değildir kararını çevre mühendisliği, biyoloji bilimi ve orman mühendisliği yönlerinden hukuka uygun bulurken maden ve jeoloji mühendisliği bakımından hukuka aykırı bulmuştu. Ayrıca bir bilirkişi “sahanın olduğu gibi korunmasında parayla ifade edilemeyen üstün kamu yararı” olduğunu vurgulamıştı.
3- Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkeme; (i) proje tanıtım dosyasındaki jeolojik ve sismik analizlerin yetersizliğini ve bölgedeki su sorununu, (ii) orman, zeytinlik, yerleşim yeri ve turizm bölgelerine olan yakınlığı dolayısıyla flora/fauna üzerindeki riskleri ve (iii) bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarımı değerlendirmiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda, proje kapsamında yürütülecek madencilik faaliyetlerinin mevsimsel dereleri ve yeraltı sularını kirletme riski, dere yataklarının yönünü değiştirme ihtimali ve kalker tozlarının deniz turizmine vereceği zararları dikkate alarak, ÇED raporu hazırlanması gerektiğine karar vermiştir.
4- Ayrıca Mahkeme, projenin sadece kazı alanı değil, pasa stok, cevher stok ve tesis alanlarının toplamı üzerinden hesaplanması gerektiğini ve bu durumda 25 hektar sınırının geçildiğini ve kırma eleme tesisi için planlanan yıllık 1.200.000 tonluk üretimin, yönetmelikteki 400.000 tonluk eşik değerin çok üzerinde olduğunu tespit etmiştir.
Sonuç olarak Mahkeme, yukarıda özetlediğim gerekçelerle, oybirliğiyle, “ÇED Gerekli Değildir” kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek Aydın Valiliği’nin davaya konu işlemini iptal etmiştir.
Yurdumuza, Aydın'a, Bozbük'e hayırlı olmasını dilerim.
Mahkemenin gerekçeli kararının tamamı şurada:
drive.google.com/file/d/1SPltbj…


Türkçe
gulin gunvar 已转推

28 Ocak’taki duruşmadan sonra uzun süre sustum.
ÇÜNKÜ ÖĞRENDİKLERİM KANIMI DONDURDU KENDİME GELEMEDİM LÜTFEN BÜTÜN YAZIMI OKUYUN
15 yaşındaki kardeşim Fatih Acacı , akranı tarafından 12 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Katil, cinayetten önce telefonundan şunları araştırmış:
“Kasten adam öldürmenin cezası nedir?”
“Kasten yaralamanın cezası nedir?”
SSÇ olduğu için karşısına çıkan düşük cezaları görünce bu cinayeti işleme kararı verdi.
Yani Fatih normal hayatına devam ederken uyurken, yemek yerken,ailesi arkadaşları ile vakit geçirirken karşısındaki onu öldürmeyi planlıyor, alacağı cezayı hesaplıyordu.
Bıçağı yanında getiren oydu.
Fatih’in olduğu kafenin önüne gelen oydu.
“Konuşalım” deyip onu ıssız bir parka götüren oydu.
Yaz günü uzun kollu kıyafet giyip bıçağı saklayan oydu.
Fatih’i hayati yerlerinden 12 kez bıçaklayarak öldüren de oydu.
Ve Fatih’i kanlar içinde öylece bırakıp kaçan da oydu
Buna rağmen savcı, mütalaasında hafifletici indirim talep ediyor.
Zaten SSÇ olduğu için alabileceği en yüksek ceza 24 yıl. Onun da yatarının o kadar olmadığını hepimiz biliyoruz.
Bu tabloda sorulması gereken tek soru şu: Neyin indirimi?
3 Mart’ta karar duruşması var.
Sosyal medyanın gücü doğru kullanılırsa çok büyük. Bu caninin indirimsiz 24 yıl ceza
alması için ses olalım.
24 yıl bile adalet değilken, daha azına razı olamıyorum çünkü ortada planlı bile isteye alacağı cezaya kadar araştırma yapıp bu cinayeti işlemiş bir fail var
lütfen ufacık bir desteğiniz dahi Fatih’in adaletinin sağlanması için çok kıymetli
#Fatihİçin24Yıl özellikle RT yapıp bu Hashtag (#) kullanarak destek olabilirsiniz 🥺🙏🏻
#Fatihacaciicinadalet
#SSÇ
#ADALETİSİYORUZ @abakingurlek
#MinguzziYasasıÇıksın

Türkçe

Bu sabah tuhaf bir olay yaşadım... Mahallemizdeki kedi evlerinden birinde kalan Teko'ya mama veriyordum. Yanımdan geçen yaşlı bir adam "Bu mikroba para harcadığına göre insanlıktan çıkmışsın" dedi ve yürüyüp gitti.
70'li yaşlarda olduğu için karşılık vermedim. Muhtemelen, o da yaşına güvenerek böyle konuşmaya cesaret etmiştir.
Ama bu olay aklıma takıldı. Kendi kendime düşündüm. Bir hayvanı "mikrop", ona yiyecek veren kişiyi ise "insanlıktan çıkmış" olarak gören bir zihniyet tarafından yetiştirilen çocuklar şu an kim bilir nerede, ne yapıyorlar?..
Bir arkadaşım aradı, sohbet sırasında ona bu olaydan bahsettim.
Yaşlı adamı tanıyormuş... "Bir oğlu var, o da aynen babası gibi" dedi.
Bunu duyunca huzursuz oldum. Çünkü sabahtan beri aklımdan geçen düşüncelerle birebir örtüşen bir durumdu.
O an, Teko'nun yüzü gözümde canlandı. Bulunduğu yer güvenli değildi; yaşlı adam ve oğlu ona zarar vermeye kalkışabilirdi.
Teko'yu, kedi evini ve o evde yaşayan diğer iki kediyi oradan alıp, bahçeme getirdim.
Velhasıl, bundan sonra gözümün önünde olacaklar.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Türkçe









