Abdullah Biricik@abdullahbiricik
Galatasaray UEFA kupasını müzesine götürdüğü 2000 yılında (dönemin Liverpool’u olan) Leeds United’ı İstanbul’da 2-0 yenmiş rövanş için İngiltere’ye gitmişti.
Fatih Terim maçtan önce yaptığı açıklamada;
“Savunma yapmayı beceremiyoruz, o yüzden kendi oyunumuzu oynayacağız" demişti.
Nitekim öyle de oynanmış, Galatasaray deplasmanda Leeds ile 2-2 berabere kalarak bir üst tura çıkmayı başarmıştı.
O kadroda şu an Teknik Direktör olan Okan Buruk da vardı.
Fatih Terim ünlü Okan-Suat-Emre orta sahasını bozmamış takıma çok net bir mesaj vermişti.
O maç özelinde mesajı alan Okan Buruk, belli ki uzun vadede o felsefeyi edinememiş.
Oysa ki önceki yıllarda Manchester United ve Bayern Münih maçlarında bu cesareti ve oyunu ortaya koyabilmişti Okan Hoca.
Ne değişti bilmiyorum ama değişen her neyse Galatasaray’a ciddi bir imaj kaybı yaşattı.
Büyük maçlara ofansif 4 oyuncu ile çıkmak yerine ofansif 3 oyuncu ile oynamaya evrildi Galatasaray.
Bu tercihin oyunculara verdiği mesaj şu;
“Rakipten korkuyoruz ve orta sahayı üçleyip bilmediğimiz işi (savunmayı) yapmaya çalışacağız.
Oysa ki; 2-3’lük zaferle dönülen Manchester United deplasmanına Icardi-Zaha-Kerem-Tete 11’i ile başlanmıştı.
2-1 mağlup olunsa da Bayern Münih deplasmanına Icardi-Zaha-Kerem-Ziyech hücum hattı ile çıkılmış oynanan dominant futbolun tadı damaklarda kalmıştı.
Dün akşam aynı cesaretle oynansaydı ne kaybederdi Galatasaray?
Veya neden korktu Okan Hoca?
Rakibe %62 topla oynama yüzdesi vermekten mi korktu?
4 gol yemekten mi korktu?
16’sı isabetli 32 şut attırmaktan mı korktu?
Verilebilecek 1 penaltıdan, 1 direkten dönen toptan mı korktu?
Rakibi kendi ceza sahasında 57 kez topla buluşturmaktan mı yoksa 8 net gol kaçırmalarından mı korktu?
Eğer korkuları bunlar ise tamamı dün gece gerçekleşti zaten.
Olmadı Okan Hoca!
Avrupa’ya bu şekilde veda etmek sana da Galatasaray’a da yakışmadı…